İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/174 E. 2024/1089 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/174
- Karar No
- 2024/1089
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/174 Esas - 2024/1089 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/174 Esas KARAR NO : 2024/1089 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : İHBAR OLUNAN: VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/02/2023 KARAR TARİHİ: 17/10/2024 K.YAZIM TARİHİ: 15/11/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; 16.09.2018 tarihinde müvekkili adına kayıtlı ... plakalı aracı ile ... istikametinden ... istikametine seyir halinde giderken, ... ilçesinde bulunan ... Şirketi adına kayıtlı ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın kural ihlali yapması ve kırmızı ışıkta geçmesi sonucu ... ilçesi ... kavşağında trafik kazası yaptıklarını, trafik kazası sonucunda müvekkilinin aracında ağır hasar oluştuğunu, aracın perte çıktığını, müvekkilinin, kaza esnasında yüzüne patlayan airbag sebebiyle sol elmacık kemiği, sol gözaltı obita kemiği ve burun kemiklerinde kırılmalar meydana geldiğini, yaralandığını, müvekkilinin kazadan sonra uzun bir süre araç kullanamadığı gibi sokaklarda yürürken bile kazanın etkisinden dolayı tedirginlikler yaşadığını, altı ay boyunca hastanelere gidip geldiğini, bu sebeple yüzündeki dış görünümünün değişmesinden dolayı iş arkadaşları ile eşi ve çocuklarının da kendisine karşı bakışlarının değiştiğini hissetmesi, aynı zamanda da burun kemiklerinin de kırık ve ameliyatının da zor olması ve işlem yapılamamasının üzüntüsü ile birlikte nefes alamama sorunları da oluştuğundan psikolojisinin ve ruh sağlığının bozulduğunu, müvekkilinin dava süreci devam ederken ... Hastanesi Plastik Cerrahi Polikliniğinde burun kemiklerinin kırık olması ve nefes alamama sorunlarının devam etmesinden dolayı yeniden 18.11.2019 tarihinde burnunun sağ tarafı ve üst çatısının kırıkları ameliyat ile düzeltildiğini, sol gözaltı orbita kemiğine takılan platinin baskı yapması ve gözün göz çukuruna düşmesi tehlikesi olduğundan sol taraf burun kemiği düzeltilemediğini, müvekkilinin, davalı sigorta şirketi ile anlaşma yaptıktan sonra "bedensel güç kaybı oranında artış" olması nedeni kendisine ek ödeme yapılması konusunda davalı sigorta şirketine 02.11.2022 tarihinde mail yolu ile başvuru yaptığını, davalı sigorta şirketinin 14.11.2022 tarihinde herhangi bir ek ödeme yapılmayacağı yönünde cevap verdiğini, müvekkilinin davalı sigorta şirketi ile %5 oranındaki vücut genel gücü kaybı oranı üzerinden anlaşmış olduğunu, ancak daha sonra müvekkilinin gerekli tüm tedavi ve önlemleri almış olmasına rağmen vücut genel gücü kaybı oranı %15,2'ye, iş göremezlik halinde kaldığı süre de 6 aya çıktığını, söz konusu oran ve sürelerdeki bu artış nedeni ile müvekkilinin maddi anlamda büyük bir kaybı oluştuğunu beyan ederek, talep artırım hakkı saklı kalmak kaydı üzere; 10,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 03/03/2023 tarihli dilekçesi ile müvekkili için talep edile 10,00TL'lik maddi tazminat talebinin bedensel güç kaybı nedeni ile oluşan zarara ilişkin olduğunu belirtmiştir. CEVAP : Davalı vekili; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın, müvekkili şirkete, 21.03.2018-2019 tarihleri arasında ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde kişi başına 360.000,00TL ile sınırlı olup, müvekkili şirket tarafından davacıya yapılan 55.000,00TL maddi tazminat ödemesi sonucunda bakiye 305.000,00TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitinin bildirmesinin bu miktarın mutlak surette ödeneceği ve davayı kabul anlamında olmadığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödeme ile davacının zararı tam ve eksiksiz bir şekilde karşılandığını, davacı vekili dava dilekçesinde maluliyet oranında artış olduğunu iddia etmişse de maluliyetinin arttığına dair yeni bir tedavi evrakı ve yeni bir belge sunmadığını, davayı ve zararı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının gelişen zararının söz konusu ise tedavisinin devam ettiği belirtilerek dosyaya yeni tedavi evraklarının sunularak gelişen zararın söz konusu olup olmadığının özellikle belirtilmesi ve buna göre tespitin yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik zararı ve geçici bakıcı gideri zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin haksız olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, SGK kayıtları, davacının ekonomik ve sosyal durum tespiti, hastane kayıtları, ... Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunca davacı hakkında düzenlenen maluliyet raporu, 09/07/2023 tarihli kusur bilirkişisi raporu ile tüm dosya kapsamı. ... Adli Tıp Kurumu ... Üst Kurulunca davacı hakkında düzenlenen maluliyet raporunda, mevcut belgelere göre; davacının 16.09.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasıyla illiyetli yaralanması sebebiyle; 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre; Kulak Burun Boğaz, D-Yüz, Sınıf 2: Yanakla beraber burun veya frontal kemikte çökme: % 6 olduğuna göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 6 olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı, kişinin tüm vücut engellilik oranının % 6 olduğu, bu oranının dava konusu 16.09.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasında meydana gelen yüz bölgesindeki kemik kırıkları ile buna bağlı gelişen şekil bozuklukları sonucu olup dava konusu kaza ile illiyetli olduğu, ayrıca İlgili İhtisas Kurulunun 04.12.2023 tarihli muayenelerinden elde edilen bulgular ile tespit edildiği ve sabit olduğu, mahkemesince sorulduğu üzere dava konusu olaya bağlı yeni gelişen bir durumun bulunmadığı, maluliyet oranında artış veya herhangi bir azalmanın meydana gelmediği belirtilmiştir. Kusur bilirkişisi raporunda, davalı sigorta şirketin sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...’ın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 47/b-c., 52/a. ve 84/a. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...’in meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olduğu belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan artan bedensel güç kaybı nedeni ile oluşan bakiye maddi tazminat talebine ilişkindir. 16/09/2018 tarihinde, davacının maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nin maliki olduğu, davalı ... Sigorta Şirketince trafik sigortası poliçesi kapsamında, ihbar olunan ... Anonim Şirketi'nce kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olan ... plakalı araç arasında yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazada sürücü ... yaralanmıştır. ... plakalı aracın 21/03/2018 - 21/03/2019 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince trafik sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin ölüm/sakatlık kişi başına 360.000,00TL olduğu, davadan önce taraflar arasında düzenlenen 08/04/2019 tarihli ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesine göre "... SİGORTA A.Ş. ...’e ... poliçe ... hasar nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 16.09.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu ...’in yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi gideri vb. kalemler kapsamında talep ettiği 55.000,00TL maddi tazminat olmak üzere toplam 55.000,00TL ödemeyi kabul etti. ..., ... SİGORTA A.Ş. tarafından yapılacak işbu ödeme nedeniyle, söz konusu trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma/maluliyetten kaynaklı tüm maddi tazminat talepleri yönünden ... SİGORTA A.Ş., sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsüne karşı herhangi bir itiraz, defi ve her ne nam altında olursa olsun herhangi bir talep, dava ileri sürmeyeceğini, ... SİGORTA A.Ş., sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsü aleyhine yukarıda belirtilen maddi tazminat talepleri kapsamında açılmış ve açılacak her türlü davadan, istinaf başvurularından, temyizden, keşide edilmiş ve edilecek her türlü ihtarattan, yapılmış ve yapılacak her türlü icra-i takipten ve bunlar dışındaki her türlü hukuki işlemden geri dönülmemek üzere vazgeçtiğini, anılan tazminat kapsamında munzam zarar da dahil olmak üzere fazlaya ilişkin ve /veya faiz, yargılama gideri, vekalet ücreti talebi, asli vefer’ileri bakımından ... SİGORTA A.Ş.’ni gayri kabili rücu ibra ve feragat ettiğini ve sair herhangi başkaca bir nam altında da bir hak ve talebi kalmadığını kabul etmiştir." şeklinde anlaşma sağlandığı, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmadığı, 15/04/2019 tarihli dekonttan anlaşılacağı üzere anlaşılan 55.000,00TL'nin davacı yana davalı sigorta şirketince ödendiği, sigorta şirketince yapılan anlaşmaya esas olan ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 11/02/2019 tarihli ve ... sayılı Sağlık Kurulu Heyetinden alınan maluliyet raporuna göre davacının maluliyetinin %5 olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Bir sureti dosya arasına alınan Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının ..., davalıların ... ve ... Şirketi olduğu, uyuşmazlığın 16/09/2018 tarihinde, ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası sebebiyle maddi manevi tazminat isteminden kaynaklandığı, mahkemece alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 02/06/2021 tarihli maluliyet raporunda davacının vücut genel çalışma gücünden %15,2 oranında kaybettiği, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının rapor edildiği, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararda 435.709,26TL maluliyet zararına hükmedildiği, kararın istinaf edilmeksizin 08/09/2022 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. Davacı yanın davası artan maluliyet iddiasına dayanmaktadır. Bu iddiasını Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 02/06/2021 tarihli maluliyet raporunda tespit edilen 15,2 oranında maluliyet iddiasına dayandırmaktadır. Mahkememizce davacının hastaneye sevki sağlanmış ve yapılan muayenesi sonucunda ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 09/05/2023 tarihli raporda davacının özür oranının %10 olduğu belirlenmiştir. Raporlar arasındaki farklılığın giderilmesi, davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti için dosya ... ATK'ya gönderilmiş, ... Adli Tıp Kurumu ... Üst Kurulunca davacı hakkında düzenlenen 05/06/2024 tarihli maluliyet raporunda, davacının tüm vücut engellilik oranının % 6 olduğu, dava konusu olaya bağlı yeni gelişen bir durumun bulunmadığı, maluliyet oranında artış veya herhangi bir azalmanın meydana gelmediği rapor edilmiştir. 2918 sayılı KTK’nın 111. maddesinde “Bu kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” biçiminde düzenleme getirilmiştir. Görüldüğü gibi madde, anlaşma belgesinin iptali için zarar görene yetersizlik, zarar verene de fahişlik iddiası ile iptal hakkı tanımış, iptal sebebi olarak da objektif bir unsur olarak bu yetersizliğin veya fahişliğin açıkça belli olması halini kabul etmiştir. Bu durumdan anlaşılacağı gibi, maddede aşırı yararlanmayı düzenleyen TBK'nin 28. maddesinde öngörülen zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmış olması gibi halleri aranmamış diğer bir deyişle sübjektif unsurlara yer verilmemiş, TBK’de öngörülen aşırı yararlanmanın şartları aranmaksızın sadece açıkça yetersizlik veya fahişlik objektif unsurunun yeterli olacağı kabul edilmiştir. Ayrıca, davacı tarafından dava dilekçesinde TBK'nin 28. maddesine de dayanılmamıştır. Davacı tarafından, dava dilekçesinde TBK'nin 28. maddesine dayanılmadığı gibi anlaşma belgesi gereği yapılan 55.000,00TL'lik ödeme kabul edilirken davacı tarafından fazlaya ilişkin haklar yönünden herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediği görülmüştür. Davacı iddiasının artan maluliyet olduğu ve %5 üzerinden anlaşılmasına rağmen Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında belirlendiği üzere davacının maluliyetinin %15,2 olduğunun iddia edildiği, ancak mahkememizce alınan maluliyet raporunda artan maluliyet bulunmadığının belirlendiği gibi davacının maluliyetinin de % 6 oranında olduğunun tespit edildiği, bu sebeple açıkça yetersizlik objektif unsurunun bulunmadığı, anlaşma belgesinin tanzim tarihinin 08/04/2019 olduğu, arabuluculuğa başvuru tarihinin 05/01/2023, son tutanağın düzenlendiği tarihin 25/01/2023 olduğu, dava tarihinin ise 17/02/2023 tarihi olduğu, madde metninde belirtilen 2 yıllık sürenin de dolmuş olduğu anlaşılmakla davacının davasında haksız olduğu sonuç ve kanaatiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.353,22TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 uyarınca 10,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, davacı asil ile vekili ve davalı sigorta vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/10/2024 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı