İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1328 E. 2025/725 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1328
Karar No
2025/725
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1328 Esas - 2025/725 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/1328 Esas KARAR NO : 2025/725 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/10/2019 KARAR TARİHİ: 01/07/2025 K. YAZIM TARİHİ: 17/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’nün 27.05.2019 tarihinde davalıya sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle uğramış olduğu maddi zararlarının ödenmesi için 25.06.2019 tarihinde davalı şirkete başvuruda bulunulmuş olmasına rağmen davalı şirket tarafından bu zarara ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, kaza neticesinde müvekkilinin geçici ve sürekli iş göremezlik zararına uğradığını, kazadan sonra bakıcı yardımına ihtiyacı olduğunu, aynca tedavi gördüğü hastanelere gidip gelirken ciddi bir ulaşım masrafı yapmak durumunda kaldığını beyanla fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, 7.000,00-TL. maddi tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... plakalı araç için müvekkili şirketçe 30.04.2019-2020 tarihleri arasında ... nolu poliçe ile ZMMS poliçesinin düzenlendiğini, poliçenin sakatlık hali için kişi başına teminat limitinin azami 360. 000,00-TL olarak sınırlandırıldığını, davaya konu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tarafların kusur oranları ile davacının sürekli sakatlık ve meslekte kazanma gücü iddialarının araştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, davacının kaza tarihinden itibaren faiz isteminin haksız ve mesnetten yoksun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı CBS nin ... sayılı soruşturma dosyası, Ankara Batı ... ASCM nin ... esas sayılı dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, SGK kayıtları, tedavi belgeleri, ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 08/12/2020 tarihli maluliyet raporu, 10/12/2020 tarihli kusur raporu, 24/03/2021 tarihli tazminat raporu, BAM ilamı, ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 01/07/2024 tarihli rapor, doktor bilirkişiden alınan 10/11/2024 tarihli rapor, aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 06/03/2025 tarihli ek rapor ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizin ... esasına kayden açılan davada yapılan yargılama sonucunda, mahkememizin 03/06/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile "davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 5.116,80 TL bakıcı gideri tazminatının 08.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı tutulmasına, davacının diğer maddi tazminat taleplerinin reddine" karar verilmiş, hükme karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Ankara BAM 26. Hukuk Dairesinin 10/11/2023 tarih 2021/1732 Esas 2023/868 Karar sayılı ilamı ile "...Somut olayda, mahkemece kusur yönünden bilirkişiden rapor alınmış ise de raporun oran içermediği, kesinleştiği belli olmayan ceza dosyasında ATK’dan alınan 22.08.2019 tarihli kusur raporunun da oran belirtilmeden, davacının asli kusurlu, davalı sürücünün tali kusurlu olduğunun belirlendiği,eldeki davada mahkemece oran belirlenmeden davacının asli davalı sigortalı araç sürüsünün tali kusurlu olduğu kabul edilmesine rağmen 24.03.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporuyla belirlenen iki aylık bakıcı gideri karşılığı 5.116,80 TL ‘den kusur indirimi yapılmadan 5.116,80 TL’nin hüküm altına alınması, ayrıca "oransal" olarak kusur tespiti yapılmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 08.12.2020 tarihli maluliyet raporunda; ...nün 26.11.2019 tarihinde babası ... refakatinde anabilim dalında yapılan muayenesinde; 27.05.2019 tarihinde ...'da bisiklet sürerken kendisine araba çarptığını, hususi araç ile ... Hastanesi'ne götürüldüğünü, kazada beyin kanaması geçirdiğini, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne ambulans ile sevk edildiğini, 1 gece yoğun bakımda takip edildiğini, ardından beyin cerrahi servisinde 2-3 gece kadar yattığını, beyin kanamasına yönelik operasyon/girişim yapılmadığını, taburculuk sonrası dönemde yaklaşık 10 defa beyin cerrahi poliklinik kontrolüne gittiğini, nöbet geçirme riski nedeniyle 3 ay kadar epanutin (fenitoin sodyum) 100mg 2*1 şekilde kullandığını, sonrasında riskin ortadan kalkması sebebiyle doktorunun ilacı bıraktırdığını, son poliklinik kontrolünün 1 ay kadar önce olduğunu, kazadan sonra hiç nöbet geçirme öyküsünün olmadığını, uyku ve iştahında değişiklik yaşamadığını, halen korkmadan bisiklet kullandığını, okul başarısında değişiklik olmadığını, arkadaşlarıyla ilişkilerinde değişiklik olmadığını, baş ağrısı veya baş dönmesi şikayeti yaşamadığını, aktif şikayetinin kazadan sonra aile içi ilişkilerinde özellikle annesine karşı çabuk sinirlenmek olduğunu ifade ettiği,yapılan fizik muayenesinde; bilincinin açık, koopere oryante olduğu, tandem yürüyüşünün doğal, kaba kraniyal sinir muayenesinin doğal, serebellar testlerinin becerikli olduğunun tespit edildiği, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (ÇÖZGER) hükümlerinde; 5. Bölüm 14. maddesinde; “30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine çocuk bakımından yapılan atıflar bu Yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılır.” hükmü gereğince Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerince / oran bildirir engellilik raporu düzenlenmesinin uygun olduğu kanaatine varılarak değerlendirme yapıldığı, muayene ve rapor tetkik bulguları bildirilen, ... doğumlu, ...'nün 27.05.2019 tarihli yaralanması neticesinde; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının ”O (yüzdesıfı) olduğu,erişkin olması halinde 9 (dokuz) ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, 2(iki) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği' nin 12. Maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı tespit edilmiştir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (ÇÖZGER) hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Ancak Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/12965 E- 2022/6531K. Sayılı ve 2021/21986 E- 2023/1608 K sayılı ilamları gereğince son uygulamalara göre davaya konu kazanın meydana geldiği tarihte Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre ilgili cetvelde özür oranları olmadığından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu yönetmeliğin ekinde yer alan cetvel kullanılarak düzenlemesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda davacının kaza nedeniyle sürekli iş göremezliğinin bulunup bulunmadığı ve oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli'ne göre rapor alınması gerekirken olay tarihinde yürürlükte bulunmayan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine atıf yapıldığı gerekçesiyle düzenlenen raporun esas alınmış olması doğru değildir. Davacının tedavi süresince ulaşım giderine ilişkin talebi ile davalının müterafik kusura ilişkin itirazları ve davacının yaralanması nedeniyle illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda olumlu olumsuz karar verilmemesi de isabetli görülmemiştir. Bu durumda mahkemece kusur yönünden oransal kusur oranı belirlenmesi, olay tarihindeki yasal mevzuata uygun olarak davacının maluliyetin varlığı ve oranının tespitine yönelik rapor alınarak davacının sürekli işgöremezlik, geçici işgöremezlik, bakıcı gideri ve tedavi süresince ulaşım gideri yönünden hesaplama yapılması için bilirkişiden ek rapor alınarak, davalının müterafik kusur itirazı da tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,..." karar verilmiş, dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. BAM ilamı doğrultusunda, davacının maluliyet durumunun "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi amacıyla ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 01/07/2024 tarihli raporda özetle; davacının 27/05/2019 tarihli yaralanması neticesinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre özür oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, erişkin olması halinde 9 ay süreyle iş göremezlik halinde kalacağı, 2 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Yine BAM ilamında belirtilen maddi tazminat kalemlerinin hesaplanması ile davacının yaralanmasının niteliği ve yaralanma bölgesi gözetilerek kaza ile illiyet bağı ve kask takılıp takılmadığının belirlenmesi bakımından dosya doktor ve aktüerya uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir. Doktor bilirkişiden alınan 10/11/2024 tarihli raporda özetle; "...’nün 27.05.2019 tarihinde geçirdiği ADTK (Araç Dışı Trafik Kazası) sonrasında, sağ posterior paryetal kemikte lineer fraktür, sağ pariyetal bölgede epidural hematom, pnömosefali meydana geldiği, hasta yatırılarak tedavi edildiği rapor edilmiştir. ...’nün geçirdiği tedavilerin davacının yaralanmasının niteliği ve yaralanma bölgesi gözetilerek kaza ile illiyet bağı olduğu tıbbi görüş ve kanaatine varılmıştır. ...‘nün, dosya kapsamına göre tedavisi sırasındaki ulaşım giderleri 2.149,44 TL. Dosya içeriğinde tespit edilen 25.04.2023 tarihli Bilirkişi Ek raporunda ...’nun %75 (Yüzde Yetmiş Beş) oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir. Kusur oranı düşüldükten sonra 537,36 TL, SGK’nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedelleri dışında kalan kaçınılmaz ve belgeye bağlanamayan tedavisi sırasındaki ulaşım giderleri olarak hesaplama yapılmıştır. ...’nün 27.05.2019 tarihinde geçirdiği ADTK (Araç Dışı Trafik Kazası) sırasında kask takıp takmadığı konusunda tıbbi bir görüşe varılamamış olmakla birlikte hastada travmaya bağlı gelişen davaya konu lezyonların kasktan bağımsız olarak gerçekleşebileceği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 06/03/2025 tarihli ek raporda özetle; "...Somut olayda, davacı küçüğün, kaza tarihinde ... yaşında ve öğrenci olduğu , çalışmadığı ve gelirinin bulunmadığı dikkate alınarak, efor kaybı nedeniyle oluşan geçici iş göremezlik zararının hesaplanmasında AGİ içermeyen dönemsel asgari net ücretler esas alınmış ve bu devre iskontosuz olarak değerlendirilmiş olup, davacının müterafik kusuru nispetinde kusur tenkisine gidilmiştir. ¸Kusurun tenkisi...:16.983,60 x %25=4.245,90 TL (Takdire Bağlı) Bakıcı Gideri: ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 01.07.2024 tarihli raporda; davacı küçüğün , 2 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu ve Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin 12. Maddesine göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı tespit edilmiştir. Yüksek Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında ; < bakıcı desteğine muhtaç olma durumunda bu işin kimin yaptığının bir öneminin bulunmadığı, bu nedenle asgari ücret üzerinden hesaplanacak bakıcı giderine hükmedilmesi gerektiği > kabul edildiğinden, davacının 01.07.2024 tarihli rapor ile tespit edilen bakıcı ihtiyaç süresi ve dönemsel asgari brüt ücret ; “ ... bakıcı gideri talebinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanarak dikkate alınması gerekirken...” Yargıtay 4. H. D. 09.03.2022 tarih, 2021/9556 E. 2022/4342 K. esas alınarak davacının talep edebileceği bakıcı gideri aşağıda hesaplanmış, davacının müterafik kusuru nispetinde kusur tenkisine gidilmiştir. ¸Kusurun Tenkisi...:5.166,80 x %25= 1.279,20 TL..." Şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacı vekiline talep ettiği 7.000,00 TL tazminatı açıklamak üzere kesin süre verilmiş, sunduğu 28/05/2025 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat kalemlerini kuruşlandırmıştır. Mahkememizce iddia, savunma, benimsenen kusur durumuna ilişkin 25/04/2023 tarihli, davacı küçüğün iş göremezlik durumuna ilişkin 01/07/2024 tarihli, tazminat hesabına ilişkin 06/03/2025 tarihli, tedavi ve yol giderlerine ilişkin 10/11/2024 tarihli rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir: 27/05/2019 tarihinde bisiklet sürücüsü ..., yönetimindeki bisiklet ile ... Caddesini takiben geldiği dört yönlü ... Caddesi kavşağı, kavşak alanı içinde seyrine göre sol tarafından ... Caddesini takiben ... Caddesi kavşağına gelen sürücü ...yönetimindeki ... plakalı araç ile kavşak alanı içinde çarpışma sonucu iş bu davaya konu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün aracın seyri sırasında önleyici tedbir eksikliği göstermesi nedeniyle %25 kusurlu olduğu, davacı bisiklet sürücüsünün kavşaklarda geçiş önceliğine uymama nedeniyle %75 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı aracın 30/04/2019-30/04/2020 devresi içinde davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğu, davacının yaralanması sonucu özür oranının % 0 olduğu, erişkin olması halinde 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, 2 ay süre ile bakıcı ihtiyacının olduğu, davacının kaza tarihinde ... yaşında olduğu ve gelir getiren bir işte çalışmadığı anlaşıldığından, davacının mahrum kaldığı bir kazancı söz konusu olamayacağından, geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, maluliyet oranı bulunmadığından sürekli iş göremezlik tazminatı da talep edemeyeceği, bakıcı gideri ile tedavi ulaşım giderleri yönünden açtığı davasında ise haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davacının açtığı maddi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı vekili davacının kask takmadığından kazada müterafik kusurlu olduğunu ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuştur. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. Kaza tespit tutanağında davacının kask takıp takmadığının tespit edilemediği görülmüştür. BAM ilamında doğrultusunda alınan raporda ise; ...’de meydana gelen sağ frontal bölgede 3x3 cm’lik yüzeyel abrasyon ve hematom ile paryetemporal bölgede 3x3 cm’lik hematomun öncelikle darbeyi sağ tarafından aldığını, abrasyon (Sıyrık) ve hematom (Damar duvarındaki hasara bağlı olarak, kanın damardan uzaklaşıp farklı bir dokuda toplanması durumuna hematom denir.) travmaya bağlı meydana geldiği kanaatine varılmıştır. Olay yeri tutanaklarında da herhangi bir kask olduğu rapor edilmemiştir. Eğer olay anında ... kask kullanıyor olduğunu varsayılsa bile olay anında çarpma sonucunda 7 metre ileriye düşmesi çok şiddetli bir travmaya neden olacağından travmanın şiddetine göre bu abrasyon ve hematom gelişebileceği gibi olay anında 7 metrelik uzağa düşme sırasında da olayın etkisi ile kaskın başından çıkmasına bağlı olarak da bu lezyonlar meydana gelebilecektir. Bu nedenle ...’nün 27.05.2019 tarihinde geçirdiği ADTK (Araç Dışı Trafik Kazası) sırasında kaskı bulunup bulunamadığı konusunda yorum yapılamamakla birlikte hastada travmaya bağlı gelişen davaya konu lezyonların kasktan bağımsız olarak gerçekleşebileceği sonuç ve kanaatine varıldığından kask takmaması ile yaralanması arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşılmakla müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Hüküm altına alınan maddi tazminata, davalı sigorta şirketi bakımından temerrüde düştüğü 08/07/2019 tarihinden itibaren avans faizi (kazaya sebebiyet veren araç ticari olduğundan) işletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 1.279,20TL bakıcı gideri tazminatı, 537,36TL ulaşım gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.816,56TL'nin 08/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı tutulmasına, Davacının diğer maddi tazminat taleplerinin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 571,00 TL karar ve ilam harcının, 305,12 TL'si (... E. ... K. ... Harç no ile) tahsil edildiğinden, bakiye kalan 265,88 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.096,27 TL (... E. ... K. ... Harç no ile) ile tahsil edildiğinden, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL peşin harç, 44,40 TL başvuru harcı, 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 95,20 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 8.200,00 TL bilirkişi ücreti, 403,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 8.603,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 2.232,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 1.816,56 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3 maddesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 1.816,56 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/07/2025 Katip Hakim e-imza e-imza

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1328, K. 2025/725, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1328-e-2025-725-k-8e076871ba9f