İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/697 E. 2025/424 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/697
Karar No
2025/424
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/697 Esas - 2025/424 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2022/697 Esas KARAR NO : 2025/424 HAKİM : KATİP : DAVACILAR : 1- 2- 3- VEKİLİ : DAVALILAR :1- 2- VEKİLLERİ : İHBAR OLUNANLAR: 1- VEKİLİ : 2- 3- DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/06/2022 BİRLEŞEN, MAHKEMEMİZİN ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASI DAVACILAR : 1- 2- 3- 4- 5- 6- 7- VEKİLİ : DAVALILAR : 1- 2- VEKİLLERİ : 3- VEKİLLERİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/07/2022 KARAR TARİHİ: 22/04/2025 K. YAZIM TARİHİ: 22/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Asıl davada davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; müvekkili ...'ye ait ... plakalı aracı sürücü olarak kullanan oğlu ...'nün ... tarihinde ... yolu üzerinde trafikte seyir halindeyken arkadan gelen ve plaka tespiti yapılamayan mavi renkli bir aracın sol taraftan ...'a çarparak kaçtığını, bu çarpmanın etkisi ile ...'ın frene bastığını ve kullandığı ... plakalı aracın 14 metre sürüklenerek orta refüjde durduğunu, polis olan ...'ın, aracı durduktan sonra abisi ...'yü arayarak kazayı haber verdiğini, aynı zamanda 155'i arayarak kendisine vurup kaçan araç hakkında ihbarda bulunduğunu ve önlem almak adına yola retlektör yerleştirmek üzere aracın arka kısmına geçtiği sırada da ... adına kayıtlı ... plakalı araç sürücüsü ...'nun yüksek hızla seyir ederken duramadığını ve ...'ye çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, müteveffa ...'nün kazada tamamen kusursuz olup olay yerinde vefat ettiğini, kazaya %100 kusurlu olarak sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı ... Sigorta AŞ nezdinde kasko sigortalı olduğunu, henüz ... yaşında ve polis memuru olan müteveffanın evli olmadığını, çocuğunun bulunmadığını, ölümüyle annesi ..., babası ... ile kardeşi ...'nın destekten yoksun kaldıklarını, kazaya % 100 kusurlu olarak sebep ... plakalı aracın davalılardan ... Sigorta A.Ş'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin lüm hakları saklı kalmak üzere, haklı davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve sonradan islah edilmek üzere şimdilik baba ... için 1.000,00 TL, anne ... için 1.000 TL ve kardeş ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın ... Sigorta A.Ş.'den 25.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile, diğer davalılardan ise olay tarihinden itibaren işleyecek İaizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; Müvekkili anne ... için destekten yoksun kalma tazminat talebini 1.178.286,25 TL, müvekkil baba ... için destekten yoksun kalma tazminat talebini 633.356,53 TL olmak üzere toplamda 1.811.642,78 TL olarak ıslah edilen destekten yoksun kalma tazminat bedelinin davalılardan ... ve ... yönünden kazanın gerçekleştiği 24.08.2021 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. Yönünden temerrüde düştüğü 25.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketine yönelik taleplerimiz poliçe teminat bedeli ile sınırlıdır.) tahsiline karar verilmesine, birleşen Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dava dosyasında ölümlü trafik kazasının oluşturduğu olumsuz etkenler nedeniyle müvekkillerden anne ... adına 100.000,00 TL, baba ... adına 100.000,00 TL ve beş kardeş için (..., ..., ..., ..., ...) için ayrı ayrı 60.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın kazanın gerçekleştiği 24.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (... Sigorta A.Ş., ... ve ...) müştereken ve müteselsilen (davalı ... sigorta a.ş. 500.00,00 tl teminat bedeli ile sorumludur.) tahsiline karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ...ye ait ... plakalı aracı sürücü olarak kullanan oğlu ...'nün ... tarihinde ... benzinlik önü, .../... yolu üzerinde trafikte seyir halindeyken arkadan gelen ve plaka tespiti yapılamayan mavi renkli bir aracın sol taraftan ...'a çarparak kaçtığını, bu çarpmanın etkisi ile ...'ın frene bastığını ve kullandığı ... plakalı aracın 14 metre sürüklenerek orta refüjde durduğunu, polis olan ...'ın, aracı durduktan sonra abisi ...'yü arayarak kazayı haber verdiğini, aynı zamanda 155'i arayarak kendisine vurup kaçan araç hakkında ihbarda bulunduğunu ve önlem almak adına yola retlektör yerleştirmek üzere aracın arka kısmına geçtiği sırada da ... adına kayıtlı ... plakalı araç sürücüsü ...'nun yüksek hızla seyir ederken duramadığını ve ...'ye çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, müteveffa ...'nün kazada tamamen kusursuz olup olay yerinde vefat ettiğini, kazaya %100 kusurlu olarak sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı ... Sigorta AŞ nezdinde kasko sigortalı olduğunu, sigorta şirketine yapılan manevi tazminat haklarının ödenmesi talepli başvurun 14/03/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, buna rağmen sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığı gibi herhangi bir cevap yazısı da gönderilmediğini, müteveffa ...'ın henüz ... yaşında bir polis memuru iken hiçbir kusurunun bulunmadığı trafik kazasında ani ve acı bir şekilde can verdiğini, Müvekkili ...'ın ...'ın annesi, müvekkili ...'ın ...'ın babası, diğer müvekkillerinin de ...'ın kardeşleri olduğunu, müvekkillerinin henüz ... yaşındaki oğullarının ve kardeşlerinin trajik ölümü neticesinde psikolojik travma yaşadıklarını ve bu durumun ruh sağlıklarının bozulmasına sebep olduğunu, müvekkillerinin halen aşırı derecede ve derin düzeyde ömür boyu sürecek elem, keder, acı, ızdırap, üzüntü ve hasret içerisinde olup günlük yaşantılarına dahi devam edememekte, yaşadıkları şoku atlatamadıklarını, müteveffa ...'ın evli ve çocuk sahibi olmadığından anne baba ve kardeşi ... ile yaşadığını, onlarla ortak bir aile hayatı sürdüğünü ve ailesinin her zaman maddi manevi tüm ihtiyaçlarını üstlendiğini, her ne kadar davaya konu olayda hiçbir maddi değer bir anne baba ve kardeşin acısını yok etmeye yetmeyecek olsa da ve müvekkillerinin acı elem, hasret ve ızdırabını az da olsa dindirebilmek adına manevi tazminat ödenmesi gerektiğini beyan ederek, Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre sigorta şirketi işletenin üçüncü kişilere yerdiği zararları teminat altına almasından kaynaklı olarak ölümden sonra müvekkillerinin maddi-manevi zararmı gidermekle yükümlü olduğunu, bu sebeple, davalı sigorta şirketi ile diğer sürücü ve araç sahibi davalıların müvekkillerine karşı müşterek ve müteselsil olarak manevi tazminat sorumluluğu söz konusu olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak üzere, ölümlü trafik kazasının oluşturduğu olumsuz etkenler nedeniyle müvekkillerinin yaşadığı üzüntü acı keder elem ızdırap ve hasretin bir miktar azaltılabilmesi adına anne ... için 100.000,00 TL baba ... için 100.000,00 'TL, beş kardeş için ayrı ayrı 60.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın olay (haksız fiilin gerçekleştiği tarih) tarihinden ilibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, dava öncesinde sigorta şirketine başvuru şartı getirildiğini, davacı tarafından genel şartlarda belirtilen belgeler ile müvekkili şirkete resmi bir başvuru yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere işbu davada ispat külfetinin davacıda bulunduğunu, müteveffanın davacıya destek olduğunu ispatlaması gerektiğini, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsü kusur oranı ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranlarının tespiti bakımından hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafından elde edilen kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müteveffanın hangi sebeple yolun orta şeridinde durmuş olduğu bilinmemekle beraber kazaya kendisinin sebebiyet verdiğini, müteveffanın kaza mahallinde trafik güvenliği için gereken tedbirleri almadığını, hangi durumda olursa olsun şehirlerarası ana yolda seyir halinde olan diğer araçlar ve kendi can güvenliği için aracın arkasına arkadan gelen araçların fark edebileceği bir mesafede ve şekilde reflektör yerleştirilmesi gerektiğini, müvekkilinin yasal hız limitlerinin aftında seyrettiğini, olay yerine yaklaşırken parçalanmış lastikler gördüğünden hızını azalttığını, trafiğin el vermemesi sebebiyle sol şeride geçemediğinden sağa manevra yaptığı esnada arkadan gelen ... yönetimindeki ... plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucu araçların beraber sürüklendiklerini, kazanın ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarpması sonucu meydana geldiğini, kusur oranlarının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, müteveffanın davacılara destek olduğu iddiasının ispatlanması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesi ile özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete 21.05.2021-2022 tarihleri arasında geçerli ... Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere bu poliçelerden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında bedeni ve maddi zararlar için tefriksiz kaza başına 500.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, sigorta şirketin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, müvekkili şirket araç sürücüsü, kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, müteveffa yayanın kontrolsüz bir şekilde yola çıkması sebebi ile kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu durumda olduğunu, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin günümüz şartlarında çok fahiş olup, davacılar açısından zenginleşme amacı taşıdığını, tüm bu nedenlerden dolayı; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Sigorta poliçeleri, hasar dosyaları, araç trafik tescil kayıtları, trafik kazası tespit tutanağı, nüfus kayıtları, Ankara Batı CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası, Ankara Batı ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ekonomik ve sosyal durum araştırmaları, SGK kayıtları, ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporu, ... Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun raporu, aktüer bilirkişi rapor ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı. ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 23/01/2024 tarihli raporunda özetle; Kaza anında yaya konumunda olan ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'nün % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu, ... plaka sayılı kamyonet sürücüsü ...'nun % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce alınan ATK raporu ile soruşturma aşamasında alınan rapor arasında çelişki oluşması nedeni ile alınan ... Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 23/05/2024 tarihli raporunda özetle; Kaza anında yaya konumunda olan ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'nün % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı kamyonet sürücüsü ...' nun % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Aktüer bilirkişi 29/09/2024 tarihli raporu ile özetle; 24.08.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ölen ve %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilen ...'nün annesi ... için 750.203,06 TL, babası ... için 513.242,08 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, raporun mahsus bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda davacılardan ... yönünden destek hesabı yapılmadığını, davacıların, davalılardan ... Sigorta A.Ş'den poliçe teminat limiti dahilinde talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı tutarı anne ... için 255,323,56 TL, baba ... için 174.676,44 TL ile sınırlı olduğunu, davalılardan ... kazaya karışan ... plakalı hususi kamyonetin sürücüsü, ... işleteni / maliki olduğunu, aracın kaza tarihi itibariyle davalılardan ... Sigorta A.Ş'ye 21.05.2021-21.05.2022 tarihleri arasında ... no'lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, mahkemece hükmedilecek tazminata; davalılardan ... ile ... bakımından kaza tarihi itibariyle, davalılardan ... Sigorta A.Ş'ye ise poliçe teminatının ödenmesi konusunda davacılar tarafından davadan önce 14.03.2022 tarihinde başvuruda bulunulmuş, yeterli belge sunulmadığı gerekçesiyle ödeme yapılmamış olduğunu, mahkemece gerekli belgelerle başvuruda bulunulduğunun tespiti halinde, Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi uyarınca başvuruyu takip eden 8 iş günü sonunda davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek, hükmedilecek tazminata 25.03.2022 tarihi itibariyle yasal faiz takdir edilmesinin uygun olacağının düşünüldüğü bildirilmiştir. Aktüer bilirkişi 20/01/2025 tarihli ek raporu ile özetle; Mahkemenin ara kararı doğrultusunda taraf vekillerinin itirazlarını karşılayacak şekilde ve güncel asgari ücret verileri göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirme yapıldığı, 24.08.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ölen ve % 50 oranında kusurlu olduğu tespit edilen ...'nün annesi ... için 1.178.286,25 TL, babası ... için 633.356,53 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, raporun mahsus bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda davacılardan ... yönünden destek hesabı yapılmadığı, davacıların, davalılardan ... Sigorta A.Ş'den poliçe teminat limiti dahilinde talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı tutarı anne ... için 279.670,53 TL, baba ... için 150.329,47 TL ile sınırlı olduğunu bildirmiştir. GEREKÇE : Asıl dava, trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminat talebine ilişkindir. Birleşen dava, trafik kazası nedeniyle vefat eden ...'nün desteğin desteğinden yoksun kalınması sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Asıl Dosyada; Davacılar, ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden ...'nün annesi,babası ve kardeşi olduğu, oğullarının desteğinden yoksun kaldıklarını ileri sürerek, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla geçerli ZMSS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden ve davalılardan destekten yoksun kalma tazminatı talep etmektedir. Davanın dayanağı 6098 sayılı TBK'nun 53. maddesidir. Birleşen Dosyada; Davacılardan ... trafik kazası nedeniyle vefat eden ...'nün annesi, davacı ..., ...'nün babası diğer davacılar ise vefat eden ...'nün kardeşi olduğu,kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla geçerli kasko poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden ve davalılardan manevi tazminat talep etmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). Bu kapsamda davalıların sorumluluğu cihetine gidilmiştir. Davaya konu olay ... günü saat 15.25 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile ... karayolu üzerinde ... istikametinden ... istikametine seyrederek olay yeri ... İstasyonu yaklaşımına geldiğinde, daha önce meydana gelmiş olan maddi hasarlı kaza nedeniyle ... plaka sayılı otomobilinin arkasında kaplama içerisinde bulunan yaya ...’ye ve söz konusu otomobilin arka kısmına çarpması, her iki aracın sağa savrulması ve arkadan yine aynı yöne seyirle gelen sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobille yol içerisinde savrulan ... plakalı kamyonete çarpması sonucu dava konusu ölümlü trafik kazası meydana ... ATK Trafik İhtisas Dairesinin 23.01.2024 tarihli raporu ile Ankara Batı CBS ... soruşturma sayılı dosyasında alınan rapor arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla raporlar arasında çelişkinin giderilmesi ve tarafların yüzdelik olarak kusur oranlarının tespiti” istemi doğrultusunda Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu’na gönderilen dosya Trafik İhtisas Dairesi bünyesinde 20/05/2024 tarihli Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporu hükme esas alınarak yapılan değerlendirme ile; ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ..., sevk ve idaresindeki araç ile seyirle geldiği olay yerinde meydana gelen maddi hasarlı kaza akabinde, yerleşim yeri dışındaki, hız limiti yüksek, bölünmüş yol üzerinde duruşa geçen aracıyla ilgili bu yol üzerinde seyir halinde olan araçları uyarıcı mahiyette gerekli önlemleri alması gerekirken bu hususlara özen göstermeyip, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak biçimde yerleşim yeri dışındaki mahalde, aracının arkasında yaya olarak bulunmakla, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin kendisine ve otomobiline çarpmasıyla meydana gelen olayda kusurludur. Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile seyri sırasında yola gereken biçimde dikkatini vermemiş, gündüz vakti, görüşün açık olduğu düz ve eğimsiz yolda, ön ilerisinde meydana gelmiş olan maddi hasarlı kaza akabinde yol içerisinde bulunan otomobile karşı zamanında etkin fren tedbirine başvurmayıp, tehlikeli biçimde yaklaştığı bu aracın arkasındaki yayaya ve söz konusu otomobile önlemsizce çarpmasıyla her iki aracın sağa savrulması sonucu meydana gelen olayda kusurludur. Dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili ile yerleşim yeri dışı şartlarında seyirle geldiği olay yerinde, ön ilerisinde meydana gelen kaza nedeniyle savrulan araçlara çarpmamak için sağa manevra yapmasına rağmen bu kaza akabinde sağa yönelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonete çarpması sonucu meydana gelen olayda, bu oluş şartlarında atfı kabil kusuru yoktur. Kaza anında yaya konumunda olan ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'nün % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı kamyonet sürücüsü ...' nun % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.Aktüer bilirkişi 20/01/2025 tarihli ek raporu hükme esas alınarak yapılan değerlendirme ile ile taraf vekillerinin itirazlarını karşılayacak şekilde ve güncel asgari ücret verileri göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirme yapıldığı, ... tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ölen ve % 50 oranında kusurlu olduğu tespit edilen ...'nün annesi ... için 1.178.286,25 TL, babası ... için 633.356,53 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta yönünden poliçe limiti dahilinde 430.000,00 TL ile sorumlu tutularak) 25/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 24/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, Davacı kardeş ...'nün çok yoksul veya bakıma muhtaç olduğunu gösterir bir belge bulunmadığı bu kapsamda Müteveffanın refah içinde olduğunu, kardeşine sürekli ve düzenli olarak destek olduğunu ve ileride olacağını gösterir bir bilgi de bulunmadığından davacı kardeş ... yönünden ise destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede; Davalının kusurlu eylemi neticesinde ...'nün ölümü neticesinde, davacılarda meydana gelen çaresizlik ve acı nedeni ile ruh sağlıklarındaki bozulma ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları, müteveffa ...'nün kusuru, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22/06/1966 tarih, 1996/70 sayılı içtihadı ile belirlenen manevi tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin ilkeler ve Hukuk Genel Kurulunun 26/06/2004 tarihli ve 2004/370 karar sayılı içtihadı ile belirlediği caydırıcılık ilkesi gözetilerek, ihlal sonucu davacıların uğradığı manevi zararın giderimi amacı ile paranın satın alma gücü itibari ile belirlediği bir meblağın davalılardan alınarak, davacılara verilmesi sureti ile zedelenen yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmama, davalıları ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin, daha dikkatli ve özenli olmaya sevketmek hedeflenerek günün ekonomik koşullarına göre takdiren Davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminat, diğer davacılar ..., ..., ..., ..., ...'a 60.000,00'ar TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL tazminatın davalı sigortadan poliçe limiti dahilinde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Asıl dava yönünden; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine, 2-Davacı ... yönünden 1.178.286,25 TL, davacı ... için 633.356,53 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta yönünden poliçe limiti dahilinde 430.000,00 TL ile sorumlu tutularak) 25/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 24/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, Fazlaya dair istemin reddine, 3-Alınması gereken 123.753,30 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harç ile 6.180,85 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 117.491,75 TL karar ve ilam harcının davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 27.887,09 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.395,25 TL'nin asıl ve birleşen dosya davalı sigorta şirketleri arasında kabul oranına göre hesaplanan 645,12 TL'sinin asıl dava davalı sigorta şirketi olan ... Sigorta Şirketi'nden, kalan 750,13 TL'sinin birleşen dosya davalı sigorta şirketi olan ... Sigorta AŞ'den tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 6.180,85 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.353,75 TL harcın davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 1.508,09 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılar ... ve ...'ye verilmesine, 4-Davacılar ... ve ...nün kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen davacı ... için 179.960,08 TL ve davacı ... için 99.003,48 TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketi sorumluluğunun 68.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara ödenmesine, 5-Davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara ödenmesine, B-Birleşen dava yönünden; Davanın KABULÜNE, 1-Davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminat, diğer davacılar ..., ..., ..., ..., ...'a 60.000,00'ar TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL tazminatın davalı sigortadan poliçe limiti dahilinde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, 2-Alınması gereken 34.155,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.447,25 TL karar ve ilam harcının müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 1.707,75 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 46,00 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.834,45 TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacıların kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen; Davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak bu davacılara ödenmesine, C-Davacılar tarafından sarf edilen 1.386,00 TL tebligat ve posta gideri ile 6.000,00TL bilirkişi ücreti, 7.275,00 TL ATK fatura gideri olmak üzere toplam 14.661,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 14.652,91 TL'nin asıl dava davalı sigorta şirketi sorumluluğunun 2.727,16 TL, birleşen dosya davalı sigorta şirketi sorumluluğunun 3.169,37 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, artan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, D-Kararın talep halinde taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin, davalı ... sigorta vekilinin, bir kısım davalılar vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/04/2025 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı TASHİH ŞERHİ Mahkememizin 22/04/2025 tarihli kararının birleşen davaya davaya ilişkin hükmünün 1. Fıkrasında "Davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminat, diğer davacılar ..., ..., ..., ..., ...'a 60.000,00'ar TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL tazminatın davalı sigortadan poliçe limiti dahilinde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, " şeklinde olan hüküm fıkrasının maddi hata sonucu eksik yazıldığı, birleşen dava yönünden kabul kararı verildiği ve diğer davalılar yönünden de hüküm kurulması gerektiği anlaşılmakla bu fıkranın diğer kısımları aynı kalmak üzere sonuç kısmının "....... toplam 500.000,00 TL tazminatın davalı sigortadan poliçe limiti dahilinde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 24/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, " olarak tashihi ile maddi hatanın bu şekilde düzeltilmesine karar verildiği şerh olunur.22/05/2025 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/697, K. 2025/424, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-697-e-2025-424-k-d0ae677736d9