İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/278 E. 2023/774 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/278
Karar No
2023/774
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/278 Esas - 2023/774 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR

ESAS NO : 2023/278 Esas KARAR NO : 2023/774

BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : ... KATİP : ...

DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3-... VEKİLİ : Av. ...

DAVA : İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2023 KARAR TARİHİ : 21/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2023

DAVA: Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ve ...'ın müvekkili şirket ile davalı şirketin avukatları olduğunu, her iki şirket arasında ... ortaklığının kurulması ve müvekkilinin ortaklığa 10.000.000 TL para koyması hususunda ikna edildiğini, Yapılan protokolün her iki şirketin ortak avukatı olan davalı ortaklarda kaldığını, müvekkilinde ise imzasız örneğinin bulunduğunu, müvekkili tarafından tüm edimlerin yerine getirilmesine karşın davalı şirketin üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, en son tarafların bir araya gelerek söz konusu ticari ilişkiyi bitirme kararı aldıklarını, yapılan 20/11/2021 tarihli tasfiye protokolü ile davalı şirket ile olan ortaklığın tasfiye edildiğini, söz konusu işlemlerde birebir sorumlu olan diğer davalılarında davalı şirkete kefil olduklarını, Müvekkili şirkete ait 1 adet benzin tankerinin davalı şirketin yaptığı işlerde çalışmak üzere ...'ya gittiği ve halen protokolde belirtildiği gibi çalışmaya devam ettiğini, Protokolde önceki alacaklılar yönünden de daha önce .... E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, arabuluculuğa başvurulduğunu, bu sırada davalı şirket tarafından borcun bir kısmının müvekkili şirket hesabına yatırıldığını, geri kalan miktarın ise halen yatırılmadığını, Borçlu şirketin müvekkili şirket ile yapmış olduğu ödeme tablosu ile müvekkilinden almış olduğu mal ve nakit paralara ilişkin olarak ödeme tablosu oluşturulduğunu, diğer her iki kefilinde hem müvekkili şirketin hem de diğer şirkete vekili olarak hareket ettiklerini, müvekkili şirketin söz konusu kefillere sözleşmelerini azil yolu ile iptal ettiklerini, daha sonra da tasfiye protokolüne imza attıklarını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki protokol ve sözleşmelerin de azil edilen kefillerde kalmış olup bugüne kadar müvekkiline verilmediğini, Son aşamada müvekkili şirketin avukatlar ile olan sorunları ve alacaklarına ilişkin hem de söz konusu şirket ile olan alacak vereceklerine ilişkin olarak icraya konulan protokolde kefillerin ....'da bulunan bürolarında toplanarak şirketler arasındaki ilişkinin tasfiyesi yapılıp ödeme planının çıkarıldığını, Davalılar tarafından protokol kapsamında yapılmayan ödemelerin tahsili amacı ile .... E. Sayılı dosyasında (.... sayılı dosyası) başlatılan icra takibinin haksız itiraz nedeni ile durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hüküm olunmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından, ilk bu davada talep edilen alacak ortaklığın sona ermesi neticesinde tasfiye protokolünde imza altına alınan bedel ile sınırlı olduğunu, davacı şirket lehine ortaklık payına istinaden, yazılı bedelin ödeneceğini güvence olarak davalı şirket lehine... Parsel numaralı arsa vasıflı üzerinde Su fabrikası bulunan taşınmaz üzerine 2. Dereceden ipotek tesis edildiğini, ipotek kurulan gayrimenkul malın müvekkili şirkete ait olmamakla birlikte taşınmazın kendi satış bedelinden davacı tarafından iş ortaklığına verilen bedelin davacı şirkete ödeneceğinin teminat altına alınması amacı ile davacı şirket lehine anılan taşınmaz üzerinde 2. Dereceden tesis edilen ipoteğin tasfiye protokolünde yazılı bedelinde teminatı olduğunu, Taşınmazın üstün nitelikte ve değerli olması neticesinde satışı halinde davacı şirketin tüm alacağını da karşılayacağını, davacının önce rehine başvurma kuralına aykırı davranarak ilamsız icra takibi başlatmasının haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 581 ve devamı maddelerinde yapılan düzenlenmeye uygun olarak kefaletinin geçerli olması için, mevcut ve geçerli bir asıl borcunun bulunması, kefalet sözleşmesinin yazılı ve kanunda belirtilen şekilde yapılması ve eşin rızasının alınmasının gerekli olduğunu, bu koşulların müvekkili açısından gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini dilemiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türk Borçlar Kanunu'nun 581 ve devamı maddelerinde öngörülen şekilde geçerli bir kefaletinin bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir. GEREKÇE: Dava, davacı şirket ile davalı şirket arasında ... ile ilgili ortaklığın sona erdirilmesi hususunda düzenlenen 20/11/2021 tarihli tasfiye protokolü kapsamında mevcut ödeme tablosunda yer alan ve kesin vade içeren 30/06/2022 tarihli 610.000,00 TL 30/08/2022 ödeme tarihli 510.000,00 TL 30/10/2022 ödeme tarihli 510.000,00 TL'nin toplamı 1.630.000,00 TL ve vade tarihleri ile takip tarihleri arasında işlemiş faizin, borçlu şirket ve kefillerden icraen tahsili istemine ilişkindir, Taraflarca delil olarak dayanılan tasfiye protokolü örneği dosyaya sunulmuş, davalı gerçek kişilerin nüfus kayıt örnekleri ve savunmada yer alan ... Parsel numaralı arsa ile ilgili üzerindeki kısıtlamaları da gösterir şekilde tapu kaydı, UYAP sistemi üzerinden çıkarılarak dosyaya kazandırılmıştır. .... E. Sayılı icra dosyası incelenmesinden, Davacı (alacaklı) şirket tarafından davalı (borçlu) şirket ile davalı gerçek kişi kefiller aleyhine 20/11/2021 tarihli tasfiye protokolü (ödenmeyen 30/06/2022-30/08/2022-30/10/2022 tarihli taksitler ve bu taksitlerin vade tarihleri ile takip tarihi arasında işlemiş faizleri) dayanak gösterilmek sureti ile 1.630.000,00 TL asıl alacak, 69.830,00 TL işlemiş faiz toplamı 1.699.830,13 TL'nin, Asıl alacağı takip tarihi itibariyle yıllık %9 ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak sureti ile tahsili amacıyla 17/02/2023 tarihinde başlatılan ilamsız takipte ödeme emrinin davalılardan ...'e 22/02/2023 tarihinde ...'e 25/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların vekilleri aracılığı ile ( borçlu şirket vekilince henüz ödeme emri tebliğ edilmeden) süresi içerisinde takibe itiraz ettikleri, takibin durduğu, mevcut davanın 1 yıllık yasal süreç içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında davacı ve davalı şirket arasında ... ortaklığının sona erdirilmesine ilişkin kesin vadeli ödeme tarihlerini de içerir davalı şirket tarafından ödenecek toplam tutarı gösterir, davalı şirketin borçlu, davalı gerçek kişilerin kefil sıfatı ile imzaladığı 20/11/2021 tarihli tasfiye protokolünün varlığı hususunda çekişme yoktur. Davalı gerçek kişiler aleyhine açılan davada Davalı gerçek kişilerin kefaletinin geçerli olması, Türk Borçlar Kanunu'nun 584. Maddesi uyarınca, "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızası ile kefil olabilir. Bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır." Amir hükmü dikkate alındığında, davalı gerçek kişilerin sözleşme tarihinde ve halen evli olmaları nedeni ile kefillikleri geçerli olmamakla, davalı (kefil) gerçek kişiler hakkında açılan davanın reddi cihetine gidilmiştir. Davalı şirket aleyhine açılan davada Tarafların yazılı iddia ve savunmaları dikkate alındığında, taraflar arasında mevcut .... Ortaklığının sona erdirilmesine ilişkin 20/11/2021 tarihli tasfiye protokolünde, ödeme tablosunda yer alan ve icra takibine konu edilen 3 adet taksitin davalı şirket tarafından ödenmediği, ödeme yerine geçmesi istemi ile yapılan savunmada, söz konusu borcun teminatı olan .... Parsel numaralı arsa vasıflı üzerinde Su fabrikası bulunan taşınmaz üzerine 2. Dereceden ipotek ile ilgili, ipoteğin paraya çevrilerek alacağın tahsilinin yasal düzenlemeler dikkate alındığında zorunlu olduğunun ifade edildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu taşınmaz ile ilgili temin olunan tedavüllü tapu kaydında söz konusu taşınmaz üzerinde pek çok ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı bulunduğu gibi davacı şirket lehine oluşturulmuş bir rehin hakkı da mevcut değildir. Yukarıda açıklandığı üzere, kesin vade içeren adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin protokolde yer alan ve icra takibine konu edilen, 3 adet taksitin davalı tarafından ödenmediği gibi, cevap dilekçesinde yer aldığı üzere rehinle de teminat altına alınmadığı anlaşılmakla ve mahkememizce de bu yönde kanaat edinilmekle (alacağın likit olma özelliği dikkate alınarak, davacı yararına icra inkar tazminatına da hüküm olunarak) davanın kabulü cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davalılar ... ve ... aleyhine açılan davada, Davanın reddine, 2-Davalı ... Şirketi aleyhine açılan davada, Davanın kabulü ile, ... esas sayılı icra dosyasında, davalı (borçlu) şirketin icra takibine yönelik itirazının iptali ile, takibin takip talebindeki koşullar ile devamına, 1.630.000,00 TL asıl alacağın %20 tutarı 326.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 111.345,30 TL harçtan peşin alınan 19.337,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 92.008,12 TL harcın davalı ... Şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 25,60 TL vekalet harcı, 452,00 TL tebligat ve posta gideri toplamı 477,60 TL yargılama gideri ile 179,90 TL başvurma harcı ile 19.337,18 TL peşin harç toplamı 19.994,68TL yargılama giderinin davalı ... Şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına alınarak davacıya verilmesine, 5-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davacı yararına hesaplanan 202.400,00 TL nispî vekâlet ücretinin davalı ... Şirketinden alınarak, davacıya verilmesine,

7-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalı ... Şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına 8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davalılar ... ile ... yararına hesaplanan 202.400,00 TL nispî vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile, adı geçen davalılara ödenmesine, Dair, Davacı Vekili Av. .... , Davalı ... vekili Av. ... , Davalı ... Vekili Av. .... , davalı ... ... Ltd. Şti. Vekili Av. .... 'nın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/11/2023

Başkan .... ¸ Üye ... ¸ Üye ... ¸ Katip ... ¸

Atıf: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/278, K. 2023/774, T. 21.11.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-278-e-2023-774-k-b5d699c6ec94