İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/229 E. 2023/775 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/229
- Karar No
- 2023/775
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/229 Esas - 2023/775 T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/229 Esas KARAR NO : 2023/775
HAKİM : ..... KATİP : .....
DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30.03.2023 KARAR TARİHİ : 20.11.2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22.11.2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının 20.12.2021 tarihli fişte yer alan 51.229.70-TL (KDV dahil) bedelli hizmetin gerçekleştirildiğini, söz konusu hizmetin davacı tarafından davalı tarafa eksiksiz şekilde teslim edildiğini, teslim alan sıfatı ile de davalı şirket satın alma müdürü/şefi ... isim ve imzası ile de teslim alındığını, dolayısıyla davalı tarafça eksiksiz şekilde hizmet ve faturanın teslim alındığını ve itirazsız şekilde de kabul edildiğini, bu hususun taraf ticari kayıtları ile de sabit olduğunu, davalı tarafin çalışanı tarafından teslim alınan ve teslim alındığı da kabul edilmiş olan hizmete ilişkin müvekkilinin alacağının doğduğunu, davacı tarafça gerçekleştirilmiş olan hizmete ilişkin olarak 17.02.2022 tarihinde "20.12.2021 tarihli sipariş fişinize istinaden " açıklaması ile toplam 51.229.70 TL (KDV dahil) bedelli fatura tesis edilerek aynı tarihte davalıya da tebliğ edildiğini, söz konusu faturanın da davalı tarafça hizmet gibi eksiksiz şekilde teslim alınarak itirazsız olarak kabul edildiğini, faturaya davalı tarafça hiçbir şekilde yasal sürede itiraz edilmediğini ve dolayısıyla faturanın davalı tarafça kabul edildiğini, müvekkilinin, davalı taraftan söz konusu hizmete ilişkin alacağını talep ettiğinde ise her ne kadar davalı tarafça hizmet ve fatura eksiksiz şekilde teslim alınmış ve kabul edilmiş olmasına rağmen, davalı tarafça hiç nedensiz şekilde 17.02.2022 tarihli iade faturası tesis edildiğini, davalı tarafça iade faturası tesis edilmiş ise de, davacı tarafından kendilerine teslim edilmiş olan ürün ve malzemelerin hiçbir şekilde iade edilmediğini, iade faturasının esasen bir fatura mahiyetinde olup faturalarda uygulanan hukuki kaide gereği ispatının ve içeriğinin tesis eden tarafça yapılması gerektiğini yani, davalı tarafın iade faturasını ve içeriğinin gerekçesini ispat etmesi gerektiğini, müvekkili tarafından kesilen 06.02.2023 tarihli. 75.986.10-TL bedelli faturanın davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı tarafça kabul edildiğini, da davalı tarafa tebliğ edilmiş olup yine söz konusu fatura ve içeriğinin de davalı tarafça kabul edildiğini, her ne kadar söz konusu faturaya ilişkin olarak basiretli tacir davalı tarafça yasal sürede, kanunda belirtilmiş şekilde taraflarına yapılmış bir iade ve itiraz bulunmamakla birlikte, sistemden faturanın reddedildiğini, davalının yukarıda da ayrıntılı şekilde izah edilmiş olduğu üzere davacı tarafından kendilerine teslim edilmiş ve bu husus da açıkça kabullerinde olan malzemelere ilişkin olarak tesis edilmiş olan faturayı defaatle haksız şekilde iade faturası keserek veya başkaca usule aykırı şekilde reddetmeye çalıştıklarını, dolayısıyla davalı tarafın da her ne kadar haksız olduğunu açıkça bilmekte ise de salt davacıyı haklı alacağından mahrum bırakma kastıyla kötü niyetli olarak faturalara yasada öngörülmemiş olan şekil ve zamanlarda itiraz/iade etme kastıyla davrandıklarını, dolayısıyla davalı tarafın hiçbir iadesinin müvekkilince kabul edilmediğini, müvekkilinin davalı taraftan alacağı olduğunun faturalar, servis formları ve cari hesap ekstresiyle sabit olduğunu, davalı tarafın iade faturası şeklinde davacıya tesis etmiş olduğunu iddia ettiği faturaları ve fatura içeriklerini, iadenin gerçekleştiğini ve gerekçesini ispat edemediğini, davalı tarafça düzenlenen iade faturası/faturalarını hiçbir şekilde kabul edilmediğini, davalı tarafça tanzim edilmiş olan iade faturası/faturalarının hiçbir. haklı gerekçeye dayanmadığını, dolayısıyla davalının kötü niyetli olduğunu ancak şirket muhasebe kayıtlarında yaşanan bir hata nedeniyle iade faturalarının davacı kayıtlarına işlenmiş ise de söz konusu haksız iade faturaların şirket kayıtlarına sehven işlendiği tespit edilir edilmez, davacı tarafından davalıya teslim edilmiş olan ve davalı tarafça da davacıya iade edilmemiş olan malzemelere ilişkin olarak yeniden fatura tesis edilmesi gereği hasıl olduğunu ancak, davalı tarafın her ne kadar davacı tarafça kendisine teslim edilmiş olan ürünleri iade etmemiş ise de tekraren haksız şekilde iade faturası tesis ettiğini ve bu sehven yaşanan sürecin tekrar ettiğini, aradaki ticari ilişki sebebiyle davacının davalı taraftan 51.229.70-TL olan fatura alacağına davalı tarafın hiçbir şekilde ödeme yapmaması nedeniyle 5.703.34-TL faiz işlemiş olduğunu, davacının takip öncesi davalı taraftan olan 56.933,04-TL alacağına yönelik başlatmış oldukları ..... E. sayılı icra takibine ilişkin ise davalının dayanaksız, gerekçesiz olarak borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davacı tarafından davalıya teslim edilmiş olan ürünler hiçbir şekilde davacıya iade edilmemiş olduğu için davacı tarafça 06.02.2023 tarihli 75.986.10 TL bedelli fatura tesis edilerek davalı tarafa teslim edildiğini, söz konusu faturanın da davalı tarafça itirazsız şekilde kabul edildiğini, dolayısıyla taraflar arasında devam eden ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacının davalı taraftan toplamda 76.716,30-TL alacağı doğduğunu işbu davanın da cari hesap ekstresinde yer alan müvekkilinin davalı taraftan olan toplam 76.716,30-TL alacağına ilişkin olduğunu, belirtilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne karar verilmesini, temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faiziyle birlikte şimdilik 50.000.00-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir . CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacı tarafından ikame edilmiş davanın haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, davacının kendi edimlerini yerine getirdiğini bu hususun davalı şirkette satın alma müdürü/şefi olarak çalıştığını iddia ettiği ...'ın da imzası ile ikrar edildiğini belirtmiş ise de davalı şirketin ülkenin birden fazla yerinde şantiye ve şubesi olup bu şubelere ilişkin temsilci sıfatıyla atanmış yetkili kişilerin de Ticaret Sicilinde ilan edildiğini, ilan edilen bu kişiler dışında kimsenin davalı şirketi temsil edemediği gibi davalı adına işlem onaylama yetkisi bulunmadığını, davacı tarafından ismi zikrolunan ... isimli personelin satın alma personeli olarak çalıştığını, davalı şirket ile ilgili işlemleri onaylama ve işlemlere yönelik imza atma gibi yetki verilmemiş olduğundan davacı iddialarına itibar edilmemesi gerektiğini, bu hususun aksi düşünülecek olması halinde dahi davacının tacir olduğu ve TKK 18/2 maddesine göre tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği hususları ortada iken davacının, davalı şirkette işlem yapmaya ve şirketi temsile yetkili olmayan bir çalışana itibar ettiğini iddia etmesinin basiretli tacir tanımına uymadığını, davalı firmanın temsil ve satışları onaylama yetkisi şirket ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmiş kişiler tarafından yürütülmekte olup bunu da bırakınız basiretli tacir sıfatını normal bir vatandaş tarafından dahi soruşturulup öğrenilebilecek bir husus olduğunu, dolayısıyla davacının iddialarının itibar edilebilir bir yönü bulunmadığını, davacının dilekçesinde söz konusu malların teslim edildiğini belirtmiş ise de bu hususa ilişkin herhangi bir delil sunamadığını, davacı yan tarafından tanzim edilen hangi ticari iş ya da işleme dayalı gönderildiği anlaşılamayan bir kısım faturalar davalı şirkete gönderilmiş ise de söz konusu faturalara davalı şirket tarafından kanuni süreler içerisinde itiraz edildiğini, bu sebeple ilgili faturalara itiraz etmiş olan davalı şirketin söz konusu faturalar sebebiyle borçlu durumda olacak olmasının hukuken mümkün olmadığını, davacı yanca taahhüt edildiğini, yerine getirilmediği ortada iken davacının davalı şirkete karşı işbu davayı ikame etmesinin haksız ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini, hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir . YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava; Taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden fatura alacağına ilişkin davacının davalıdan alacağı olup olmadığı davasına ilişkindir. ..... tarafından gönderilen davalı .....Şirketinin 2022/ 2023 yıllarına ilişkin davacı ..... Şirketi ile arasındaki ticari ilişki ile sınırlı olmak üzere BA formları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Ostim vergi dairesi tarafından gönderilen davacı ... Şirketinin 2022/ 2023 yıllarına ilişkin davalı ..... Şirketi ile arasındaki ticari ilişki ile sınırlı olmak üzere BS formları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır . Bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin 2021-2022 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış- kapanış tasdiklerinin yapıldığı, 2023 yılı ticari defterlerinin E — Defter olduğu ve yasal süresinde beratlarının alındığı, davalı şirketin 2021-2022-2023 yıllarına ait ticari defterlerinin E — Defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, davacı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre; Taraflar arasında ki ticari ilişkinin 2021 yılında başladığı, 03/02/2022 tarihi itibari ile davalı şirketin davacıya 22.038,00.-TL (Devir Bakiye Tutarı) tutarında boçlu olduğu, davacı şirket tarafından davalıya 21 adet toplam 419.163,40-TL tutarında fatura düzenlendiği ve (22.038,00+419.163,40)= 441.201,40-TL tutarında cari borç/alacak bakiyesi oluştuğu akabinde, davalı şirketçe davacıya yapılan ödemeler ile iade faturalarının toplam tutarının 440.471,20-TL olduğu ve buna göre davacının, dava tarihi itibariyle (441.201,40 - 440.471,20)= 730,20-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu, davalı şirket ticar defter ve kayıtlarına göre ise; Taraflar arasında ki ticari ilişkinin 2021 yılında başladığı, 03/02/2022 tarihi itibari ile davalı şirketin davacıya 22.038,00-TL (Devir Bakiye Tutarı) tutarında boçlu olduğu, davacı şirket tarafından davalıya 21 adet toplam 419.163,40-TL tutarında fatura düzenlendiği ve - (22.038,00 +419.163,40) = 441.201,40- TL tutarında cari borç/alacak bakiyesi oluştuğu dolayısı ile taraflar arasında gerek devir bakiye tutarı, gerek faturalar açısından uyuşmazlık bulunmadığı, taraf ticari defterlerinin birbirini doğrular nitelikte olduğu, davalı şirketçe davacıya yapılan ödemeler ile iade faturalarının toplam tutarının 441.201,40-TL olduğu ve(441.201,40-441.201,40)-0 cari hesabın kapandığı, Ödeme/Tahsilat-İade Faturaları açısından taraflar arasında (441.201,40-440.471,20)-730,20-TL tutarında fark olduğu, bunun da davalı şirket kayıtlarında mevcut olan ancak davacı şirket ticari defter ve kayıtlarında mevcut olmayan 12/12/2022 tarihli C/H Ödeme ... İşlemi açıklamalı 730.20-TL tutarında ki ödemeden kaynaklandığı, diğer taraftan, dava konusu yapılan 17/02/2022 tarihli ... sıra numaralı 51.229,70.-TL tutarında ki faturanın açıklama kısmında; 20/12/2021 Tarihli Sipariş fişinize istinaden olduğu görülmüş, 20/12/2021 tarihli ... sıra numaralı fiş de; Not: ... Plakalı ..... arabası ..... servisinde Yapıldı. Teslim Alan: .../Satınalma Müdürü-Şefi /Teslim Eden ... isim soyisim imza olduğunun görüldüğü yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; davanın fatura alacağına ilişkin olduğu, davacının davalıya 17.02.2022 tarihli 51.229,70-TL bedelli fatura tanzim ettiği, davalının 13.04.2022 tarihinde iade faturası düzenlediği, fatura açıklamasında 20.12.2021 tarihli siparişinize istinaden ibaresinin bulunduğu, 20.12.2021 tarihli ... fiş no'lu belgede fatura konusu malların satın alma müdürü ...'a teslim edildiği, imzasının bulunduğu, davalı tarafça cevap dilekçesinde ...'ın satın alma personeli olduğu, işlemleri onaylama, imza atma yetkisinin bulunmadığının beyan edildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda teslim alan kişinin davalı satın alma personeli olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamakla birlikte teslim almanın hukuki işlem niteliğinde olmadığı, davacının 20.12.2021 tarihli ... fiş no'lu belgede fatura konusu malların satın alma müdürü ...'a teslim ettiği, davalının faturaya süresinde itiraz etmediği, faturaya konu malların iade faturası ile birlikte davacıya iade edildiğinin davalı taraça ispat edilemediği anlaşılmakla fatura bedelinin ödendiğinin ispat yükünün davalı tarafta olduğu dikkate alındığında davacının 17.02.2022 tarihli 51.229,70-TL bedelli fatura alacağının bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; 50.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine , 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.415,50-TL harçtan, dava açılışında alınan 853,88-TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 2.561,62-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 853,88-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı, 60,00-TL tebligat ücreti, 1.600,00-TL bilirkişi ücreti, 10,00-TL dosya kapağı olmak üzere toplam 2.703,78-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17.11.2023
Katip ..... ¸ e-imzalıdır
Hakim ..... ¸ e-imzalıdır