İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/654 E. 2024/32 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/654
Karar No
2024/32
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/654 Esas - 2024/32 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/654 Esas KARAR NO : 2024/32 HAKİM : ...... KATİP : .... DAVACILAR : 1- .... 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. .... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 05/10/2022 KARAR TARİHİ : 18/01/2024 YAZIM TARİHİ : 18/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin Adi Ortaklığı tarafından .... adet cami inşaatı ile altyapı ve çevre düzenleme işinin üstlenildiğini, söz konusu inşaatın davalı ... A.Ş.'ye 12.03.2020-13.09.2021 tarihleri arasında ... poliçe numaralı inşaat Bütün Riskiler poliçesi ile sigortalandığını, inşaatın 10.08.2021 tarihinde geçici kabul işlemlerinin başlatılması için idareye başvurulduğunu, Geçici Kabul Komisyonu tarafından yapılan incelemelerde tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için müvekkillerine 11.09.2021 tarihinden başlamak üzere 25.10.2021 tarihine kadar 45 gün ek süre verildiğini ve bu sebeple davalı sigorta ile poliçe yenilenerek sigorta bitim tarihi 30.10.2021 tarihine kadar uzatıldığını, 19.09.2021 tarihinde bakım faaliyetleri esnasında SA(3)-1 isimli 16 daireli blokta çatı arasında bulunan yangın dolabındaki tesisatın patlaması sonucu 8 daire ve koridorlarda hasar meydana geldiğini, söz konusu hasarın 20.09.2021 tarihinde sigorta şirketine bildirildiğini, 21.09.2021 tarihinde sigorta eksperlerince gerekli incelemelerin yapıldığını, inceleme sonucunun uzun sürmesi ve işin süreli olması sebebiyle oluşan zararın müvekkillerince giderildiğini, ancak sigorta şirketi tarafından yapılan incelemeler sonucu, 18.03.2022 tarihli cevabi yazıda "hasarın 10.08.2021 tarihli geçici kabulden sonra yani bakım devresinde meydana gelmesi ve poliçedeki ... bakim devresi özel şartı teminat dışı kalan haller 3 a maddesindeki bakim faaliyetinden kaynaklanmayan; yangın, infilak, dâhili su, duman, kar ağırlığı ve her türlü taşıt çarpması durumunun teminat dışı olması" sebebiyle tazminat talebinin karşılanmayacağının bildirildiğini, bakım devresi teminatı kapsamının, standart teminat ( ...) ve genişletilmiş teminat (...) olmak Üzere iki kloza göre belirlendiğini, müvekkilleri ile davalı sigorta şirketi arasında akdedilen poliçeye göre bakım devresi teminatının kapsamının ...'e göre belirlendiğini, Poliçedeki ...'e göre bakım devresi teminatının, inşaatın tamamlanması veya geçici kabulün yapılması yahut işverene teslim edilmesi veya işveren tarafından kullanılması ile başlayıp işveren tarafından kesin kabulün yapılması ile sona erdiğini, Davaya konu hasar bakım devresinde meydana gelmediğini, sigorta şirketinin zararı tamamen karşılaması gerektiğini, müvekkillerinin geçici kabulünün yapıldığı tarihin 15.10.2021 olduğunu, bu tarihte bakım devresinin başladığını ve kesin kabulünün yapılması ile sona erdiğini, Davalı sigorta şirketinin 18.03.2021 tarihli cevabi yazısında atıf yapılan ... madde 3'de bakım devresinde meydana gelmesine rağmen teminat dışında kalan hallerin belirtildiğini, buna göre; Sigortacının, bakım devresinde, bakım faaliyetinden kaynaklanmayan yangın, infilak, dahili su, duman, her türlü taşıt çarpması, kar ağırlığı zararlarından kaynaklı meydana gelen zararlardan sorumlu olmadığını, Davaya konu hasarın, bakım devresinde meydana gelmemesi ve poliçe kapsamında teminat altına alınmış olması sebebiyle müvekkillerinin uğramış olduğu zararın tamamının davalı sigorta şirketince karşılanması gerektiğini, ... madde 2'de bakım devresi teminatı kapsamının; inşaat Sigortası Genel Şartları hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Genel şartların A.3 maddesinin ( f ) bendi kapsamında tamamlanmış veya geçici kabulü yapılmış yahut işveren tarafından kullanılan inşaatta; A) Müteahhidin sözleşme şartlan dahilindeki yükümlülükleri kapsamında eksik ve kusurların giderilmesi amacıyla yaptığı çalışmalar sırasında sigortalı kıymetlere verdiği zarar ve ziyanlar ile, B) Bakım devresi esnasında ortaya çıkan inşaat devresinde müteahhidin sorumlu olduğu bir nedene dayanan ziya ve hasarların temin edildiğini, Dava konusu hasarın bakim devresinde meydana geldiği kabul edilse bile poliçenin bu maddesine göre sigorta şirketinin hasarın tamamından sorumlu olduğunu, yani müteahhidin geçici kabul ile kesin kabul arası süreçte sorumlu olduğu zararların teminat kapsamına dahil olduğunu, açılacak dava öncesinde ilgili Kanun hükümleri gereğince dava şartı kapsamında zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak sürecin anlaşmama olarak tamamlandığını beyan ederek Davanın kabulü ile inşaat tüm riskiler poliçesi ile sigortalanan yapıda 19.09.2021 tarihinde gerçekleşen ve sigorta şirketince karşılanmayan 419.123,79 TL hasarın olay tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacı müvekkillere verilmesine, yargılama gider ve ücreti vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu edilen tazminatın, sigortalısının ... olduğunu bu nedenle davacılar tarafından talep edilemeyeceğini, işbu dava konusu hasarın, sigorta poliçesinde teminat altına alınmadığını, 01.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren "inşaat Sigortası Genel Şartları (Bütün Riskiler)" A.5 maddesi, poliçe teminat sürelerine ilişkin; "Teminatın suresi, poliçede belirtilen başlangıç tarihi esas olmak kaydıyla sigorta konusu kıymetlerin inşaat sahasına boşaltıldığı andan itibaren veya inşaat sahasına boşaltılan malzeme ve teçhizat işin nakliyat sigortası mevcut ise, nakliyat sigortası teminatının bitiminden itibaren başlar ve poliçede belirtilen bitiş tarihinde sona erer. Ancak inşaatın bu tarihten önce kısmen veya tamamen bitirilip işverene teslimi ve/veya kullanma başlanması halinde, inşaat bütün riskiler teminatı suresi bu kısımlar için herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın sona erer ve poliçede temin edilmişse bakım devresi teminatı başlar." düzenlemesini içerdiğini, bu doğrultuda meydana gelen hasarın inşaat bütün riskiler poliçesi teminat suresi bitiminden sonra gerçekleştiğini ve bu tarihten itibaren bakim devresi teminatının başladığını, inşaat Sigortası Genel Şartları Bakım Devresi Klozu Teminat Dışında Kalan Haller başlıklı maddesi 3/a maddesinde, sigortacı bakım devresinde, bakım faaliyetinden kaynaklanmayan yangın, infilak, dahili su, duman, kar ağırlığı, her türlü taşıt çarpması hallerinden doğan zararlardan sorumlu olmadığını, .... tarafından düzenlenen geçici kabul tutanağında belirtildiği üzere inşaatın tamamlandığını ve geçici kabulün 10.08.2021 tarihinde gerçekleştiğini, hasar tarihinde poliçenin bakım devresi teminatı özel şartının uygulanabilirlik taşıdığını, Davacıların iddia ettiği şekilde geçici kabul talebinin reddedildiği, müvekkilinin kesin kabul zamanına kadar oluşacak hasarlardan sorumlu olacağının kabul edilmesinin hem somut gerçeklikle bağdaşmadığını, zira ... tarafından düzenlenen tutanak ile geçici kabulün yapıldığını, geçici kabulü takiben müvekkili sorumluluğunun devam ettiğini zira eksik hususlar nedeni ile inşaatın fiilen tamamlanmadığı, poliçeden doğan sorumluluğun kesin kabule kadar devam edeceğinin kabulü halinde poliçede bakım donemi için ek teminat verilmesinin anlamsız kaldığını, Davacıların ... madde 2'de bakım devresi teminatı kapsamında müteahhidin sözleşme şartları dahilindeki yükümlülükleri kapsamında eksik ve kusurların giderilmesi amacıyla yaptığı çalışmalar sırasında sigortalı kıymetlere verdiği zarar ve ziyanlardan müvekkili sorumluluğu bulunduğunun iddia edildiğini, poliçede teminat altına alınan hasarların somut olaydaki "bakım faaliyetleri esnasında proje kapsamında çatı arasında bulunan yangın dolabındaki tesisatın patlaması sonucu meydana gelen hasar" olamayacağını, zira bakım devresi süresince meydana gelen dahili su hasarları teminat kapsamı dışında bırakıldığını, buna ek olarak inşaat sigortası sadece esas inşaat süresi için koruma sağladığından, bu süreden sonra da sorumluluğu devam eden müteahhidin, bakım devresi için sigortacı ile anlaşması ve ek prim ödemesi gerektiğini, bu devrede poliçenin all risks özelliğinden çıktığından sadece eksikliklerin tamamlanmasına ilişkin faaliyetlerle sınırlı olarak meydana gelen hasar ve zararların güvence altına alındığını, dahili su hasarının eksikliklerin tamamlanmasına ilişkin faaliyetler sırasında değil, bakım devresinde meydana geldiğini, bu nedenle müvekkilinin ... madde 2 kapsamında sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili sorumluluğunun azami olarak poliçe teminatları ve limiti ile sınırlı olduğunu, söz konusu sorumluluğunun, davacının uğramış olduğu zararın tespit edilen bedelini geçemeyeceğini, davacıların 419.123,79TL olarak ileri sürdüğü hasar bedelinin fahiş değerlendirmeler sonucu hesaplandığını, gerçek hasar bedelinin tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının, olay tarihinden işleyecek avans faizi talebinin hukuka uygun olmadığını, müvekkili bakımından temerrüt koşullarının gerçeklemediğini, zira müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını beyan ederek; davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLER: -Poliçe, Hasar dosyası, -Bilirkişi raporu, 03/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, 19.09.2021 tarihinde meydana gelen talebe yönelik toplam hasar tutarının: 419.123,79TL+KDV=494.566,07TL olabileceği, gerçekleşen hadisenin sigorta poliçesi teminatı dahilinde kaldığı belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı yönünden hasar bedelini tahsil, davalı sigorta şirketi yönünden sigorta bedelini ödeme koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1454. maddesi uyarınca; sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir. Madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya aittir. Taraf sıfatı, dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi, kural olarak o hakkın sahibine aittir. (Aktif husumet) Subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi ise, o hakka yükümlü olan kişidir. (Pasif husumet) Bir davanın tarafları, o davada gerçekten taraf sıfatını haiz değil ise, mahkemece, dava konusunun esası hakkında inceleme yapılıp karar verilemez, davanın reddi gerekir. Sıfat yokluğu, bir def’i değil, dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. 1086 sayılı HUMK 'ta bir dava şartı olmamakla birlikte, hakim, kendisine sunulan dava malzemesinden bir itiraz sebebinin varlığını öğrenirse, bunu kendiliğinden gözetir. (....). 6100 sayılı HMK ‘da da aynı durum korunmuştur. Somut olayda dava konusu sigorta başkası lehine sigorta olup sigortalı davalı ... A.Ş, davacı ise sigorta ettirendir. TTK 1454/1 maddesi hükmüne göre aksine bir sözleşme yoksa sigorta tazminatını sigortalı talep edebilir. Somut olayda ise poliçede bu yönde (aksine) bir hüküm yoktur. Bu durumda sigorta ettiren davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı anlaşılmakla, davanın Davalı ... A.Ş. yönünden davacının aktif dava ehliyeti bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın aktif dava ehliyetinin bulunmaması sebebiyle REDDİNE, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 7.157,59 TL harçtan çıkartılarak geriye kalan 6.729,99‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan 11,50 TL vekalet tasdik harcının davacılardan alınarak davalıya verilmesine,, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacılara İADESİNE, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, Davacı Vekili Av. .... 'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/01/2024 Katip .... ¸e-imzalıdır. Hakim .... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/654, K. 2024/32, T. 18.01.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-654-e-2024-32-k-7c649dcfa766