Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/4832 E. 2016/1919 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/4832
Karar No
2016/1919

MAHKEMESİ : .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/12/2014 NUMARASI : 2013/513-2014/397 Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2014 tarih ve 2013/513-2014/397 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 23/02/2016 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ... ve Av. ... ... ile davalı vekili Av. ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili .... ....'ya ait olan taşınmaz üzerine diğer müvekkili tarafından ekilen ürünlerin davalı nezdinde bitkisel ürün sigorta poliçesi ile sigorta edildiğini, oluşan fırtına sonucunda sigortalı ürünlerin hasara uğradığını, hasar, davalıya ihbar edilmesine rağmen davalının müvekkillerine herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek, 38.035,75 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya dayanak poliçede dain-mürtehin kaydının bulunduğunu, dain-mürtehinin muvafakatı olmadığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, poliçe kapsamında bir hasarın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça yaptırılan delil tespiti sonrası sunulan bilirkişi raporunda, sigortalı ürünlerin fırtına nedeniyle hasara uğradıklarının açıklandığı, meteorolojiden gelen yazıdan da olay günü fırtına çıktığının anlaşıldığı, fırtına nedeniyle sigortalı ürünlerde oluşan zararın sigorta poliçesi kapsamında kaldığı zarar miktarının bilirkişi eliyle tespit edildiği gerekçesiyle 26.625,03 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davaya dayanak yapılan poliçede, dava dışı .... Tarım Kredi Kooperatifi dain ve mürtehin sıfatı ile yer almıştır. 6102 sayılı TTK’nın 1453. maddesi hükmü uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Yasa’nın 1454. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı konumunda bulunan rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona aittir. O halde, sigorta ettiren ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin açık muvafakatını almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi sigorta ettirenin tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatı olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir. Öte yandan, davacılardan ... ... davaya konu poliçede sigortalı olmayıp sigorta ettiren olduğundan ve yukarıda anılan TTK'nın 1454. maddesi uyarınca da sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya ait bulunduğundan adı geçen davacı ancak menfaati bulunmak ve sigortalının muvafakatını almak suretiyle bu davada aktif dava ehliyetine sahip olabilir. Bu itibarla, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde mahkemece, açılan iş bu davada, davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken bu eksiklik giderilmeden doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.350 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/4832, K. 2016/1919, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2015-4832-e-2016-1919-k-6b09ef03dd25