İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/391 E. 2024/219 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/391
- Karar No
- 2024/219
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/391 Esas - 2024/219 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2021/391 Esas KARAR NO : 2024/219 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE :... KATİP :... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 06/05/2008 KARAR TARİHİ : 19/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/04/2024 DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin sigortalısı olan "... A.Ş." tarafından yurt dışından satın alınan ve davacı şirketi "Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi" ile sigortası yapılarak ... getirilen üretim tezgahı makinesinin "...." adresindeki fabrikaya taşınmak üzere Davalı "... Ticaret Ltd. Şti." aracına yüklendiğini; diğer davalı ...'nün sevk ve idaresindeki ... plakalı araca yükleme yapıldıktan sonra 05/07/2007 tarihinde aracın kaza yapması sonucu üretim tezgahının hasarlandığını; hasar bedelinin, davacı şirket tarafından sigortalısına ödendiğini ve TTK 1301.maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu belirterek, bu ödemeye karşılık 381.585,25 TL'nin 02/10/2007 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekilinin, cevap dilekçesinde kısaca; olayın davacının iddia ettiği gibi gerçekleşmediğini, yol bozukluğu nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybedilmiş olması sonucu hasarın meydana geldiğini, olayda ...'nün kusurlu bulunmadığını, ayrıca hesaplanan bedelin de yüksek olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı "... Ticaret Ltd. Şti." vekili, meydana gelen zarardan davalı şirketin sorumlu olmadığını, dayanak yapılan sigorta poliçesinin yürürlükte bulunmadığını, iddia edildiği gibi taşıyan aracın kaza yapmayıp yolda arızalandığını, yükün vinç vasıtasıyla aşağıya indirildiğini, dava konusu eşyanın bu esnada hasarlandığına dair kanıt bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ödenen tazminatın rücu edilmesi talebine ilişkindir. Yanlar arasındaki çekişme, davacı şirket tarafından dava dışı eşya sahibine ödenen bedelden davalıların sorumlu bulunup bulunmadıkları hususundadır. Mahkememizce, tarafların dayandıkları tüm deliller toplanmış, davacının yapmış olduğu ödemeye ilişkin belgesi dosya arasına konulmuş, iddia edilen hasarla ilgili yapılan tamirata dair faturalar dosya arasına kazandırılmış, toplanan belgelerden davacı şirketin sigortalısı tarafından yurt dışından ithal edilen üretim tezgahının taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından tazminat ödendiği ve bu tazminata ilişkin taşımayı üstlenen davalı şirket ile taşımayı yapan araç sürücüsünün sorumlu olduğu iddiası ile eldeki dava açılmıştır. Mahkememizin 20/11/2018 tarih, .... sayılı ilamı ile; Bozma ilâmı kapsamında ...'ne yazılan yazıya verilen 17/02/2016 tarihli yanıtta: "... ve işyerimiz antrepo memurları nezaretinde tırlardan geçici depolama yerlerine ekli CMR'lerin arkalarında yazılı olduğu gibi eşyalar ambara ambalajsız olarak alınmıştır. Gümrük işlemlerinin bitiminden sonra eşyalar, firma elemanı, gümrük memuru ve işyerimiz personeli nezdinde taşeron firmaya ait ... veya vinçle yüklenerek sevk edilmiştir. Söz konusu malzemelerin yüklenmesinde ambalajsız olmasından dolayı ilgili memurların beyanına göre üst taraflarının açıldığı beyan edilmiştir..." denildiği, izlenmiştir. Bu yanıtta tam açıklık bulunmadığından yeniden yazı yazılarak firma elemanının, hangi firmaya ait olduğu sorulmuştur. 08/11/2017 tarihli yanıtta: "Yapılan araştırmaya göre Davalı ...'nün ... elemanı olduğu tespit edilmiş olup..." denilmiştir. Esasen, dosyada yer alan gümrük beyannamesinde beyan sahibi "..." olarak yazılıdır. Dolayısıyla, araç sürücüsü ... aynı zamanda ... elemanı olduğu belirlenmiştir. Bozma ilâmına göre alınan 29/04/2016 tarihli ek raporda, yükün hasara uğramasının ambalajlama hatası ya da yüklemenin yerine yükün araca sabitlenmemesinden ve bu yük için uygun araç seçilmemesinden kaynaklandığının anlaşıldığını; yükün araca gerekli aparatlarla sabitlenmesinden ve güvenliğinin sağlanmasından taşıyıcının sorumlu olduğunu, taşıtanın müterafik kusurundan söz edilemeyeceğini, rapor etmiştir. Sovtaj indirimi için alınan 01/08/2017 UYAP taramalı ek raporda, kaza neticesinde makine ve aksamında bunların tam zayi sayılmasını gerektirecek hasar meydana geldiğini, 05/07/2017 kaza tarihinde hurda demirin fiyatının 0,4 TL/kg. olduğunu, söz konusu emtianın kaza tarihindeki hurda bedelinin ise 4.720,00 TL olduğunu, belirtmiştir. Rapora karşı yapılan itirazlar nedeniyle oluşturulan yeni bir heyetten rapor alınmıştır. Buna göre, Bilirkişiler ....'nun 05/06/2018 tarihli raporunda: "...'nün yazılarından yükleme ve istiflemenin 'taşeron firma' denilen firmanın vinç ve forklifti ile yapıldığı anlaşılmaktadır. Gümrükleme ve müşavirlik işini yapan ... Müşavirlik firmasının elemanı olan Davalı ... aynı zamanda ...'ının da kaza yapan kamyonun sürücüsü olduğuna göre, kaza esnasında da sürücü olarak bulunan ... olay mahallinden vinçle aktarma esnasında da nezaret ettiği düşünülmektedir. Yükleme esnasında güvenli bir şekilde araca yüklenip gerekli tedbirlerin alındığını gözlemlemek şoförün görevi olmakla beraber aracın üzerine sabitlemek ve emniyet tedbirlerini aldırmak müşavir, yük sahibinin ve nakliye firmasının sorumluluğu altındadır. (...) Fotoğraflarda herhangi bir halat, zincir vb.nin görülmediği, bu nedenle nakliye esnasında yükün sabitlenmediği fotoğraf ve ifadelerden anlaşılmaktadır..." dediği ve sonuç olarak: "... Yükleme ve istifleme 'taşeron firma' denilen firmanın vinç ve forklifti ile yapıldığı anlaşılmaktadır. Gümrükleme ve müşavirlik işini yapan ... Müşavirlik Firmasının elemanı olan Davalı ... aynı zamanda ...'ın kaza yapan kamyonun sürücüsü olduğuna göre, kaza esnasında da sürücü olarak bulunan ... olay mahallinden vinçle aktarma esnasında da nezaret ettiği düşünülmektedir. Yükleme esnasında güvenli bir şekilde araca yükleyip gerekli tedbirlerin alındığını gözlemlemek şoförün görevi olmakla beraber aracın üzerine sabitlemek ve emniyet tedbirlerini aldırmak müşavir, yük sahibinin ve nakliye firmasının ortak sorumluluğu altındadır. (...) zararın meydana gelmesinde tarafların bütün bu kusurlarının etkili olduğundan zararla birlikte müterafik kusur oranında katlanmaları gerektiği, bu çerçevede yükleri taşılan Davalı ...'nün 2918 sayılı Kanun'un 52.1.b uyarınca aracın hızını, yük ve teknik özellikleriyle yol, hava ve trafik durumuna gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlâl ettiğinden %35, ... Firmasının taşıma konusu eşyaya uygun taşıma kamyonunun seçilmemesi, kamyon üzerinde yeterince ambalajlanmaması, kamyonda yükün uygun sarılmaması, yükün kamyona güvenli emniyetli şekilde sabitleştirmemesi sebebi ile %35 oranında ve ... Ltd. Şti'nin ise yüklemeyi yeterince takip etmemesi, taşınan makinelerin yüklenmesinde uygun kamyon seçimi yapılmasında müdahil olmaması, makineleri taşıyan kamyon sürücüsü kendi firma personeli olduğu halde kamyona yükün ambalajsız ve makineleri sabetlemeden yüklenmesinde müdahil olmaması nedeni ile %30 oranında kusurlu olduğunu,(...) 05/07/2007 tarihinde hurda demir fiyatının 0,4 TL/kg. olduğunu ve 7.380 kg. İçin sovtaj indiriminin 2.952,00 TL olduğunu" mütalaa etmişlerdir. Dosya kapsamına göre; Davalı ..., kaza yapan ... plakalı araç sürücüsüdür. Bu araç, Davalı "... Ticaret Ltd. Şti."ne aittir. 05/07/2007 tarihli "Taşıma İrsaliyesi"nde Sürücü ...'nün ... plakalı araç ile yükü taşıdığı yazılıdır. Adı geçen şirket yetkilisi ..., 03/10/2017 tarihli oturumda: "Eşyalar taşıma sırasında ben vardım ve davacı firmanın elemanları vardır, gümrük elemanı vardır, eşyalar da gümrüğün kullandığı taşeron firmaya ait ... ve vinç ile yüklenerek sevk edildi" demiştir. Dolayısıyla taşıyıcı Davalı "... Ticaret Ltd. Şti." yetkilisi yükleme sırasında hazırdır. Bilirkişiler kurulunun kusur dağılımı bu sebeple yerinde gürülmüş ve müteakip değerlendirme buna göre yapılmıştır. Dosyada yer alan Davalı "... Ticaret Ltd. Şti."nin 27/11/2008 tarihli yanıt dilekçesinde: "05/07/2007 tarihinde merkezi .... 'da olan ... Müş. Ltd. Şti. elemanları şirketimize müracaat ederek gümrükte mallarının olduğunu ve bu malları taşımamızı istemeleri üzerine şirketimize ait ... plakalı araçla söz konusu malı .... 'nden .... Müvekkil şirkete ambalajsız teslim alınmış...." dediği, görülmüştür. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun müteselsil mesuliyete ilişkin "muhtelif sebeplerin içtimaı halinde" başlıklı 51/1. maddesinde "Müteaddit kimseler muhtelif sebeplere (haksız muamele, akit, kanun) binaen mesul oldukları takdirde haklarında, birlikte bir zarar vukuuna sebebiyet veren kimseler hakkındaki hükümlere göre muamele olunur" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenlemenin atıfta bulunduğu, aynı Kanun'un 50/1. maddesinde ise "Birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde müşevvik ile asıl fail ve fer'an methali olanlar, tefrik edilmeksizin müteselsilen mesul olurlar. Hakim, bunların birbiri aleyhinde rücu hakları olup olmadığını takdir ve icabında bu rücuun şumulünün derecesini tayin eyler" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Dolayısıyla, meydana gelen hasarda, yükü taşıtan "... Müş. Ltd. Şti." ile nakliyeyi yapan Davalı "... Ticaret Ltd. Şti." ve bu şirketin sürücüsü olan ..., hasardan müteselsilen sorumludurlar. Davanın hukukî dayanağı mülga 6762 sayılı TTK'nın 1301.maddesidir. Mülga TTK m.1301'de: "Sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukukan sigorta ettiren kimse yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin vakı zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder." hükmü bulunmaktadır. Nakliyat Abonman sigorta Poliçesi örneği dosyada yer almakta olup 19/02/2007-2008 vadeleri kapsamaktadır. Sigortalı "... San. A.Ş."dir. Davacı sigorta şirketinin 345.614,55 TL tutarlı 35.970,70 TL tutarlı iki adet temlikname örneği sunulmuştur. Mülga TTK'nın 781.maddesinde: "Taşıyıcı eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde; uğradığı zıya ve hasardan mesuldür. Taşıyıcı zıya ve hasarın: 1. Kendi kusurundan doğmıyan bir sebepten; 2. Eşyada zaten mevcut noksan ve ayıplardan, yahut eşyanın mahiyetinden veya ambalajın fena yapılmasından; 3. Gönderen veya gönderilenin fiilinden yahut verdikleri emir ve talimatın tatbikından; ileri geldiğini ispat edecek olursa mesuliyetten kurtulur. Zıya ve hasar, ancak üç numaralı bentte yazılı bulunan halden doğmuş ise, mal tamamen zayi olsa dahi taşıyıcı ücretinin tamamına hak kazanır. Taşınan eşyanın bir kısmı telef olmuş ise taşıyıcı, kalan kısmın ücretini almak hakkını haizdir." hükmü yer almaktadır. Öncelikle Davalı ... hakkında Mahkememizce verilen 13/09/2013 tarih ve .... sayılı: "Davacının davasının kabulü ile 381.585,25 TL'nin 27/10/2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte (....) alınarak davacıya verilmesine" ilişkin karar, Davalı ... tarafından temyiz edilmeyerek kesinleştiği belirlenmiştir. Bozma ilâmı temyiz eden Davalı "... Ticaret Ltd. Şti." yönünden verilmiş olup, bozma ilâmında bu husus açıklıkla belirtilmiştir. O halde, Davalı ... hakkındaki karar kesinleştiğinden, yeniden bir karar verilmesi gerekmemektedir. Davalı "... Ticaret Ltd. Şti." hakkında ise, anılan davalı bilirkişi raporuyla belirlendiği gibi meydana gelen hasarda kusurludur. Taşıyan olan davalı, kendi sürücüsü olan ...'nün kusurundan ve dava dışı "... Ltd. Şti"nin kusurundan da müteselsilen sorumludur. O halde meydana gelen hasardan müteselsilen olmak üzere tamamından sorumlu olup, kusur oranları kendi aralarındaki iç ilişkide önem kazanacaktır. Zarar ve dolayısıyla temlik alınan hasar miktarının 381.585,25 TL olduğu konusunda tartışma yoktur. Bozma ilâm çerçevesinde sovtaj miktarı olan 2.952,00 TL'nin de tenzili ile (381.585,25 - 2.952,00=) 378.633,25 TL tutarın talebinde haklılık bulunduğu saptanmış, Davalı "... Ticaret Ltd. Şti." hakkında açılan davanın bu miktar yönünden kısmen kabulüne ve fazlaya ilişkin ispatlanamayan kısmın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Hasarın ödeme tarihi olan 02/10/2007 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline hükmedilmelidir. Gerekçesiyle davalı ... Şirketi hakkında açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün davalı ... Şirketi vekilince temyiz edilmesi üzerine, ... . Hukuk Dairesi'nin 04/03/2021 tarihli, .... sayılı ilamı ile; Mahkememiz kararı, 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) no’lu bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir. Ancak, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, davalı tarafın, emtianın kamyona ambalajsız yüklendiğini ve araç kasasına sabitlenmediğini, bu nedenle emtianın kayarak hasarın meydana geldiğini ve kamyondan vinç ile makinenin başka bir kamyona yüklenmesi sırasında hasarın arttığını, sorumluluğun yüklemeyi yapanda olduğunu savunduğu, davalının ileri sürdüğü gibi emtianın kamyona ambalajsız ve aparatsız olarak yüklendiği anlaşılmakta ise de, yüklemenin kim tarafından yapıldığı anlaşılamadığından yükleme ve istiflemenin davalı taşıyıcı tarafından yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve şayet davalı tarafından yapılmadığının anlaşılması halinde davalı taşıyıcının yükleme ve istiflemeye nezaret yükümlülüğünü ihlal etmesinin davalı için tam kusur olarak değil müterafik kusur olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün gerekçesinde, ...’ne yazılan müzekkereye verilen 17.02.2016 tarihli cevabi yazıda’’...Gümrük işlemlerinin bitiminden sonra eşyalar, firma elemanı, gümrük memuru ve işyerimiz personeli nezdinde taşeron firmaya ait ... veya vinçle yüklenerek sevk edilmiştir....’’ ibarelerine yer verildiği ancak yazıda tam açıklık bulunmadığından bahisle firma elemanının hangi firmaya ait olduğunun sorulmasına ilişkin müzekkereye verilen 08.11.2017 tarihli cevabi yazıda ise; ‘’... davalı ...’nün ... elemanı olduğunun tespit edildiği...’’ bildirilmiş olması karşısında ve Gümrük Beyannamesinde de beyan sahibinin ... olarak yazılı olduğu ve dolayısıyla araç sürücüsü ...’nün aynı zamanda ... elemanı olduğunun belirlendiği ifadelerine yer verilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı ...’nün %35, ... Ltd. Şti.’nin %35 ve ... Ltd. Şti.’nin %30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ve yine mahkemece yükü taşıtan ... Müş. Ltd. Şti. ile nakliyeyi yapan davalı ... Ltd. Şti ve bu şirketin sürücüsü olan ...’nün hasardan müteselsilen sorumlu olduğu, davalı ... Ltd. Şti.’nin bilirkişi raporuyla belirlendiği gibi meydana gelen hasarda kusurlu olduğu, taşıyan olan davalının kendi sürücüsü olan ...’nün kusurundan ve dava dışı ... Ltd. Şti.’nin kusurundan da müteselsilen sorumlu olduğu, o halde meydana gelen hasardan müteselsilen olmak üzere tamamından sorumlu olup, kusur oranlarının kendi aralarındaki iç ilişkide önem kazanacağından bahisle karar verilmiş ise de, uyulan Dairemiz bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Zira, yukarıda açıklandığı üzere, uyulan bozma ilamında yükleme ve istiflemenin davalı taşıyıcı tarafından yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve şayet davalı tarafından yapılmadığının anlaşılması halinde davalı taşıyıcının yükleme ve istiflemeye nezaret yükümlülüğünü ihmal etmesi hususunun müterafik kusur olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen bozma sonrası yapılan yagılama sonucunda yükleme ve istiflemenin kim tarafından yapıldığı belirlenmemiştir. Bu durum karşısında mahkemece, yükleme ve istiflemenin kim tarafından yapıldığının belirlenmesi, daha sonra tarafların kusur ya da müterafik kusur durumunun ve özellikle yüklemenin gönderen ya da gönderen adına hareket eden tarafından yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın hüküm tesisi cihetine gidilmesi doğru olmadığı gibi, olayda uygulama yeri bulunmayan Borçlar Kanunu’nun müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerinin uygulanması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3-Kabule göre de, mahkemece ... Ltd. Şti. taşıtan olarak kabul edilmesine rağmen Borçlar Kanunu uyarınca davalının tüm zarardan sorumlu tutulması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce bozma kararı sonrasında, yeniden taraf teşkili yapılmış, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, Yükleme ve istiflemenin kim tarafından yapıldığının açıklığa kavuşturulması açısından, dava dışı ... , zarar gören emtia ile ilgili finansal kiralayan ... A.Ş ile kiracı ve sigorta ettiren ... A.Ş ye, müzekkereler yazılıp, buna ilişkin varsa ellerindeki belgelerin sunulması istenilmiştir. ... A.Ş tarafından verilen müzekkere cevabında, şirketleri ile finansal kiracı ... A.Ş aktedilen finansal kiralama sözleşmesine konu ekipmanın taşınmasında, finansal kiracının sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Dava dışı ... Limited Şirketince verilen müzekkere cevabında firmanın sorumluluğunu gümrük ve taşıma işlemlerinde sadece beyanname açmak ve kapatmak ve gümrük mevzuatı gereğince müşavirlik hizmeti sunmaktan ibaret olup herhangi bir taşıma sözleşmesine veya fiili sahaya taraf olma yetki ve sorumluluğunun bulunmadığının bildirildiği ifade edilmiştir. ... A.Ş tarafından verilen müzekkere cevabında finansal kiralama yoluyla 2007 yılında ... A.Ş aracılığıyla "..." firmasından punch makinesinin alındığını gümrük işlemlerinin ... A.Ş nezdinde yer alan gümrükçüler tarafından yapıldığını ayrıca meydana gelen hasarın sigorta şirketi tarafından karşılanıp zararını ... A.Ş ye ödendiği ifade edilmiştir. ... verilen müzekkere cevabında, davalılardan ...'nün davalı şirkette 29/09/2006 - 10/02/2019 tarihleri aralığında çalıştığının beyan edildiği bildirildiği görülmüştür. Daha önceki kararlarda da yer aldığı üzere .... verilen 17/02/2016 tarihli müzekkere cevabında ambara ambalajsız olarak alınan eşyaların gümrük işlemlerinin bitiminden sonra, firma elemanı, gümrük memuru ve iş yeri personeli nezdinde taşerona ait firmaya ait ... veya vinçte yüklenerek sevk edildiği ifade edilmektedir. Uyulan bozma ilamı doğrultusunda, yapılan araştırmada yükleme ve istiflemenin davalı tarafından yapıldığı, özellikle olay tarihinin üzerinden uzun zaman geçmesi ve gerek finansal kiralayan gerekse kiracı gerekse dava dışı ... Limited Şirketi tarafından verilen müzekkere cevaplarının gerekli açıklamaları tam olarak içermemesi nedeni ile anlaşılamadığı gibi, .... verilen 17/02/2016 tarihli müzekkere cevabı dikkate alındığında yüklemenin davalı şirket tarafından yapılmadığı kanaati oluşmaktadır. Davacı tarafından da, sigortalı emtianın yükleme ve istifleme işleminin davalı tarafından yapıldığı tam olarak kanıtlanabilmiş değildir. Mahkememizce, bozma ilamına konu en son olarak verilen kararda, zarar ve kusura ilişkin hükme esas alınan 05/06/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, taşıtan firmanın taşıma konusu malı uygun şekilde ambalajlattırmaması sebebiyle kusurlu olduğu aynı zamanda seçilen kamyonun bu yüklerin taşınmasına uygun olmadığı halde taşıttırılmasındaki yanlış kararın kazanın ve hasarın oluşmasında etkili olduğu ifade edilerek, Sonuç olarak zararın oluşumunda yükleri taşıyan davalı ...'nün, aracın hızını yük ve teknik özellikleriyle yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmama kuralını ihlal ettiğinden %35 oranında kusurlu olduğu, Davalı şirketin taşıma konusu eşyaya uygun taşıma kamyonunun seçilmemesi, kamyon üzerinde yeterince ambalajlanamaması, kamyonda yükün uygun sarılmaması, yükün kamyona güvenli emniyetli şekilde sabitleştirmemesi sebebiyle %35 oranında kusurlu olduğu, ... Şirketinin, yüklemeyi yeterince takip etmemesi, taşınan makinaların yüklenmesinde uygun kamyon seçimi yapılmasında müdahil olmaması, makinaları taşıyan kamyon sürücüsü kendi firma personeli olduğu halde kamyona yükün ambalajsız ve makineleri sabitlemeden yüklenmesinde müdahil olmaması nedeniyle %30 oranında kusurlu olduğu tespiti yapılmış, Mahkememizce, davalılar ve dava dışı taşıtan şirkete ait olduğu kabul edilen kusur oranları baz alınarak verilen karar sadece, davalı şirket tarafından temyiz aşamasına götürülmüş olmakla, özellikle taşıtan şirketin hangi şirket olduğu net olarak tespit edilmemiş olsa dahi, mevcut zararın oluşumunda taşıtan şirketin %30 oranında kusurlu olduğu davalı şirket lehine kazanılmış hak oluşturmuştur. Uyulan bozma ilamında da açıkça belirtildiği üzere taşıtan firmanın kusurunda davalı taşıyan firma sorumlu değildir. İddia, savunma, taraflarca dayanılan deliller, mahkememizce daha önce verilen kararlar ve buna ilişkin bozma ilamları, bozma kapsamına göre kesinleşen hususlar, dosya içeriği bütün olarak değerlendirildiğinde, Kaza tarihi itibariyle davalılardan ...'nün davalı şirket nezdinde çalışan olduğu, nakliyat sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan emtianın davalı şirket tarafından taşınması sırasında, sürücünün de dikkatsizliği nedeniyle sigortalı emtiada oluşan maddi zararın 378.633,25 TL olduğu, davalı taşıyıcı şirketin, taşınacak eşya ile ilgili nezaret görevini gereği gibi yapmaması nedeniyle %35 oranında ve yine çalışanı araç sürücüsünün, aracı kullanırken kusurlu olması nedeniyle zararın oluşumunda %35 oranında kusurlu olması nedeniyle, oluşan 378.633,25 TL zararın %70 tutarı 265.043,28 TL den sorumlu olduğu, taşıtanın kusurundan sorumlu olmadığı dikkate alınarak bu miktar için davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davalılardan ... aleyhinde açılan davada, Mahkememizce verilen 13/09/2013 tarih, ve .... . Sayılı; davacının davasının kabulü ile 381.585,25 TL'nin 27/10/2007 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte (.....) alınarak davacıya verilmesine ilişkin karar, davalı ... tarafından temyiz edilmeyerek kesinleştiği belirlendiğinden; bu konuda, yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davalı "... Tic. Ltd. Şti" hakkında açılan davada, Davanın kısmen kabulü ile; 265.043,28 TL'nin 02/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan (diğer davalıdan yapılacak tahsilat ile mükerrer olmamak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 18.105,11 TL harçtan peşin alınan 5.151,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.953,61 TL harcın davalı "... Tic. Ltd. Şti." den alınarak hazineye gelir kaydına, (daha önce yazılan 31/05/2019 tarih, .... harç numaralı, 20.914,59 TL bedelli, harç tahsil müzekkeresindeki "... Tic. Ltd. Şti."nin sorumluluk tutarının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 12.953,61 TL olarak belirlenmesine) 4-Davacı tarafından yapılan 2,30 TL vekalet ücreti, 735,95 TL tebligat ve posta gideri, 6.050,00TL bilirkişi ücreti ile 65,00 TL keşif yolluğu toplamı 7.589,20 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına göre 5.271,34 TL'si ile 14,00 TL başvurma harcı ile 5.151,50 TL peşin harç toplamı 10.436,84 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine (davalı ... yönünden, 13/09/2013 tarihli hüküm kesinleşmiş olduğundan 8.734,80 TL'den davalıların ortak sorumlu olduğunun belirlenmesine) artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı "... Tic. Ltd. Şti." tarafından yapılan 180,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 54,97 TL'sinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 6-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, 7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davacı yararına hesaplanan 41.756,49 TL nispî vekâlet ücretinin davalı "... Tic. Ltd. Şti." den alınarak, davacıya verilmesine, (davalı ... yönünden, 13/09/2013 tarihli hüküm kesinleşmiş olduğundan, ilgili hükümde belirlenen 26.113,41 TL vekalet ücretinden davalıların ortak sorumlu olduğunun belirlenmesine) 8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davalı yararına hesaplanan 18.646,72 TL nispî vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalı "... Tic. Ltd. Şti."ne verilmesine, Dair, Davacı Vekili Av. .... , Davalı şirket yetkilsi .... , Davalı Vekili Av. .... 'nun yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/03/2024 Başkan ... ¸ Üye ... ¸ Üye ... ¸ Katip ... ¸