İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/96 E. 2025/222 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/96
Karar No
2025/222
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/96 Esas - 2025/222 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2019/96 Esas KARAR NO : 2025/222 HAKİM : .... KATİP : .... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1- .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2-.... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... Av. .... DAVALI : 3- .... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/07/2018 KARAR TARİHİ : 16/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 12/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.07.2014 günü davalı ... a ait diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın.... hastanesi mevkiinde yolu karşısına yaya olarak geçmek isteyen nmüvekkile çarpması sonucu müvekkilin yaralandığını, olay neticesi tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre sürücü ...'ın yaya geçidine yaklaşırken hızını azaltmak kuralını ihlal ettiği ve asli kusurlu olduğu ayrıca sürücünün ehliyeti bulunmadığı halde ehliyetsiz araç kullandığının anlaşıldığını, bu nedenlerle yargılama sonucunda müvekkilin maddi ve manevi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik tedavi giderleri 50 TL kazanç kaybı 50 TL çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıp bedeli 50 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp bedeli 50 TL olmak üzere toplamda 200 TL maddi tazminatın davalı ... ile ...'dan haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 27.07.2014 tarihinden itibaren ... A.Ş'den ise 7.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, 5000 TL manevi tazminatın davalı ... ile ...'dan haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 27.07.2014 tarihinden itibaren ... A.Ş'den ise 17.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 13/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerinin 141,80 TL, tedavi gideri taleplerinin 2.105,34 TL olduğunu belirterek, davalılardan tahsilini istemiştir. YANIT : Davalı Sigorta vekili yanıt dilekçesinde; Dava açılmadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava konusu olay nedeniyle davacının zararını ıspatlaması gerektiğini, meydana gelen kazada müvekkiline sigorta aracın kusurlu olmadığını, kusur durumunu davacının ıspatlaması gerektiğini, meydana gelen kazada davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, dava konusu kazada kusur dağılımının ve maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini ve davanın reddini talep etmiştir. Davalı Sigorta Şirketi vekili 03/07/2024 tarihli davacının ıslahına karşı beyan dilekçesinde; kazanın 27.07.2014 tarihinde meydana geldiği, ıslahın 8 yılık zamanaşımı süresinin dolduktan sonra yapıldığı için, ıslaha konu taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek, reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Trafik kazası sonucu davacıda oluştuğu ileri sürülen geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı ile tedavi giderinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ile sigortalı araç sürücüsünün olaydaki kusur dağılım oranlarının ne olduğu, tazminat miktarlarının ne kadar olması gerektiği, talep edilen tazminatların poliçe kapsamında olup olmadığı, tazminattan indirim yapılmasını gerektiren koşulların oluşup oluşmadığı, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, temerrütün hangi tarihte gerçekleştiği ve talep edilebilir faizin türü konularından kaynaklanmaktadır. 27.07.2014 günü saat 15:30 sıralarında, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile .... istikametine seyir halinde iken .... numaralı Sağlık Ocağı karşısına geldiğinde, aracının sağ ön kapı kısımlarıyla, seyrine göre sağ tarafından yola girip karşıya geçmek isteyen yaya ...’a çarpması sonucu, dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen kazaya ilişkin .... alınan 21/01/2022 tarihli rapora göre; Sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, mahal şartlarını dikkate alarak müteyakkız biçimde seyretmesi gerekirken buna riayet etmediği, seyrine göre sağdan yola girerek karşıya geçmek isteyen yayaya aracının sağ ön kapı kısmıyla çarpması sonucu meydana gelen olayda, %25 oranında tali kusurlu, yaya ... can güvenliği açısından karşıya geçmeden önce taşıt trafiğini ve seyir halinde olan araçların hız ve mesafesini dikkate alıp, taşıt trafiği için bir engel teşkil etmeyecek şekilde karşıya geçmesi gerekirken buna riayet etmeyip, can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde geçiş hakkına haiz gelen araca rağmen karşıya geçmek için kontrolsüzce yola girip, geçiş hakkını vermediği sürücünün kullandığı aracın sadmesine maruz kaldığı olayda, asli %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazası dolayısı ile ... tarafından davacıya rücu edilmesi mümkün olan ödeme yapılmadığı bildirilmiştir. Davacının kaza tarihinde öğrenci olması nedeni ile tazminat hesabının asgari ücret esas alınarak yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Davacının maddi tazminat istekleri geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı ve tedavi gideri dolayısı ile talep edildiği için davacıda kaza nedeni ile sürekli ve geçici çalışma gücü kaybı oluşup oluşmadığının belirlenmesi için .... 15/12/2022 tarihli rapor alınmıştır. Rapor ile davacının davaya konu kazaya bağlı yaralanmaların davacıda sürekli çalışma gücü kaybı oluşturmadığı, 3 hafta iş ve gücünden kaldığı tespit edilmiştir. Davalı taraf geçici iş göremezlikten kaynaklanan alacak talebinin poliçe kapsamında olmadığını ileri sürmüştür. Trafik sigorta genel şartlarındaki değişiklik 01/06/2015 tarihinde yapılmış olup, davamızın değişiklikten önceki sigorta genel şartlarına göre değerlendirilmesi gerekli olup, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden oluşun zararların eski sigorta genel şartları uyarınca poliçe kapsamında davalı tarafından giderilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenebilmesi için bilirkişiden 05/07/2024 tarihli rapor alınmıştır. Bu rapora göre, davacının kusur oranına göre 141,88 TL geçici iş göremezlik zararının oluştuğu belirlenmiştir. Davacının talep edebileceği ... tarafından karşılanmayan tedavi gideri miktarının belirlenebilmesi için bilirkişiden 14/12/2023 tarihli rapor alınmıştır. Bu rapora göre, davacının kaza tarihi olan 2014 yılı için ... tarafından karşılanmayan 2.105,34 TL tedavi gideri zararının oluştuğu belirlenmiştir. Bu rapora göre, davacının kusur oranına göre 526,34 TL tedavi gideri zararının oluştuğu belirlenmiştir. Davalı vekili ıslah dilekçesine verdiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunmuş, davacının yaralanması ile sonuçlanan kaza TCK da suç olarak düzenlenip 8 yıl zaman aşımı süresi öngörülmüş olup, 2918 Sayılı yasanın 109/2 maddesi uyarınca bu sürenin tazminat talepleri içinde uygulanması gerekli olup, 27/07/2014 kaza tarihi ile 17/07/2018 dava tarihi aralığında 8 yıllık süre tamamlanmadığı ancak dava dilekçesinin hiç bir yerinde HMK nın 107. maddesinden söz edilmediği, davanın belirsiz alacak davası olduğu belirtilmeksizin fazlaya ilişkin haklar açıkça saklı tutularak talepte bulunulduğu için davanın belirsiz alacak davası değil, kısmi dava olduğu kabul edilmiştir. Dava dilekçesinde belirtilen miktarlar yönünden davanın açıldığı tarihte zaman aşımı gerçekleşmemekle birlikte, kısmi davaya konu edilmeyen ve ıslah işlemine konu edilen miktar yönünden zaman aşımı süresinin işlemeye devam edeceği, kaza tarihi olan 27/07/2014 tarihinde işlemeye başlayan 8 yıllık uzamış ceza zaman aşımı süresinin ıslah işleminin yapıldığı 13/06/2024 tarihi itibarı ile dolduğu, bu nedenle ıslah işlemine konu miktarlar yönünden zaman aşımının gerçekleştiği kabul edilmiştir. Hükme esas alınan ATK Kurulu raporunda da belirtildiği gibi, davacıda kazaya bağlı yaralanmalar dolayısı ile sürekli iş göremezlik hali oluşmadığı için bu taleple ile ilgili tazminat talebinin reddi gerektiği kabul edilmiştir. Hükme esas alınan raporda geçici iş göremezlik süresi 3 hafta olarak belirlenmiş ve talep edilebilir alacak tarafların kusur durumu dikkate alındığında 141,80 TL olarak belirlenmiş ve sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden tamamının kabulüne karar vermek gerekmiş, davacının talep edebileceği ... tarafından karşılanmayan tedavi gideri miktarının ise 2.105,34 TL olduğu belirlenmiş ve davacı vekili tarafından bu miktarda talepte bulunulmuş ise de bu miktardan davacının kusuruna düşen miktarın düşülmesi gerektiği bu haliyle davalı sigorta şirketi dışındaki davalılar ... ve ...'dan 526,34 TL'nin tahsili gerektiği, fazlaya ilişkin kısmın bu davalılar yönünden esastan davalı sigorta şirketi yönünden ise ıslah işlemine konu miktarın zaman aşımı nedeni ile reddi gerektiği kabul edilmiştir. Davalılar ... ve ... yönünden 27/07/2014 kaza tarihinde temerrütün gerçekleştiği, davalı sigorta yönünden, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde davalı sigorta şirketine yapılan ilk başvuru tebliğ tarihi hakkında açıklamada bulunulmadığı ve başvuru tebliğ evrakı dosyaya sunulmamış olmakla birlikte, davacı tarafından yapılan başvuruya davalı sigorta şirketi tarafından verilen 17/04/2018 tarihli cevap tarihinden itibaren temerrüt gerçekleştiği, sigortalı aracın hususi nitelikli olması nedeni ile davacının alacağına yasal faiz uygulanmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir. Davadaki bir diğer talebin manevi tazminata ilişkin olduğundan; 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (....) Hal böyle olunca davalı sigortalısının kazadaki %25 kusur oranı, davacının sürekli maluliyetinin olmaması, kaza sonrası çektiği acı elem ve ızdırap ile sosyo ekonomik araştırma raporları göz önünde bulundurularak 4.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine, 2-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden; 141,80 TL'nin (davalı sigorta şirketi yönünden 50,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) sigorta şirketi yönünden 17/04/2018 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden ise 27/07/2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin davalı sigorta şirketi yönünden zamanaşımından reddine, 3-Davacının tedavi gideri talebinin kısmen kabulü ile; 526,34 TL'ninn (davalı sigorta şirketi yönünden 50,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) sigorta şirketi yönünden 17/04/2018 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden ise 27/07/2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 4.000,00 TL tazminatın davalılar ... ve ... yönünden 27/07/2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacının maddi tazminat talepleri yönünden; 5-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 579,5‬0 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 668,14 TL vekalet ücretinin davalılardan (100,00 TL'si ile sınırlı olmak kaydıyla davalı sigorta şirketinden) alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 5.859,6‬0 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre taktiren 1.669,42 TL'si ile 35,90 TL başvurma, 35,90 TL peşin harç toplamı 1.741,22 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 9-Davalı ... ve davalı sigorta şirketi iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 2.145,14‬ TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara (Davalı ... yönünden 1.677‬,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) verilmesine, Davacının manevi tazminat talebi yönünden; 10-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL harcın davalılar ... ve ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 11-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 12-Davalı ... iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, Dair, davacı vekili Av. .... (e-duruşma), Davalı sigorta şirketi Vekili Av. .... (e-duruşma) yüzlerine karşı, diğer davalı yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/04/2025 Katip .... ¸e-imzalıdır. Hakim .... ¸e-imzalıdır. Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.

Atıf: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/96, K. 2025/222, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-96-e-2025-222-k-3c7cfb8644bf