İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/295 E. 2023/676 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/295
Karar No
2023/676
Karar Tarihi

T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/295 Esas - 2023/676 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ... ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2023/295 KARAR NO : 2023/676 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 23/06/2020 KARAR TARİHİ : 08/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2023 DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete 59880813 nolu trafik sigorta poliçesi Karayolu motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası ile davalının maliki / sigorta ettireni olduğu... plaka sayılı ticari aracının 28/12/2012 - 2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortalandığını, davacı şirkete sigortalı bulunan ve davalının maliki ve sigorta ettireni olduğu... çekici plaka sayılı aracın ehliyetsiz sürücü ... sevk ve idaresinde iken 29/05/2013 tarihinde ... ilinden ... iline seyri sırasında Çaydurt Mah. 5. Km 300 metreye geldiğinde aracını yolun sağ tarafına tedbir almadan ve aracın arka kısmında herhangi bir uyarı işareti koymadan aracından yol içerisine indikten sonra aynı yöne seyretmekte olan 38 RH 318 plakalı çekicinin sürücü ...'ya çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kazada KTK 84/k yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almama ile yine aynı kanunun 36. maddesinin motorlu araçların sürücü belgesi sahibi olmayan kişiler tarafından karayollarında sürülmesine izin verilmesinin yasak olduğu kurallarının... plaka sayılı çekici sürücüsü tarafından ihlali sonucu araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu bulunduğu, kazada... plakalı araç sürücüsü ...'nın öldüğünü, ölümü sonucu desteğinden yoksun kalan mirasçıları tarafından müvekkili şirket aleyhine ... Asliye 10. Ticaret Mahkemesi'nin 2016/300 esas sayılı dosyası ile açılan dava sonucu davacılara 312.928,24 TL tazminat ödendiğini, müvekkilinin işbu ödeme için rücu hakkını kazandığını, ZMSS genel şartları madde b.4/c'ye göre (tazminatı gerektiren olay, aracın KTK hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmiş ise) sigortacının sigorta ettirene rücu edebileceği, olayda davacı şirkete sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz araç kullanması sonucunda sebebiyet verdiği zararlardan müvekkili şirket sigortalısı davalının ZMSS genel şartlarının b.4 maddesinin c bendine göre sorumlu olduğunu, araç sürücüsünün ehliyetsiz araç kullandığının tespit edildiğini, rücuen tazminat alacağının tahsili için ... 14. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12118 sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk başvurusu sonucu görüşmenin olumsuz sonuçlandığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP : Davalıya tebligat yapılmış, cevap dilekçesi sunmamış, ön inceleme duruşmasında beyanında, dava konusu davacı sigorta şirketine sigortalı aracın ...'nın kullanımında olup kendisi üzerine sigorta ettirdiğini, ehliyetinin olduğunu söylediğini ayrıca kaza anında kendisinin arabanın lastiğinin patlaması nedeniyle yol kenarında durduğunda çarpmanın olduğunu, bu olayda kusuru olmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE : Dava; davacı sigorta şirketine sigortalı aracın, sigorta dönemi içerisinde meydana gelen ölümlü kaza sonucu destek zararının tazmini davası sonucu ödenen bedelin ZMSS genel şartları madde b.4/c uyarınca sigorta ettirene rücu istemiyle girişilen icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir. ... 14. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12118 sayılı dosyası uyap üzerinden gönderilmiş, yapılan incelemede; davacı - alacaklı tarafından, davalı - borçlu hakkında 312.928,24 TL asıl alacak, 20.563,24 TL işlemiş faiz olmak üzere 333.491,48 TL alacağın tahsili isteğiyle ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davanın niteliği gereği zorunlu arabuluculuğa tabi olup, anlaşmaya varılamadığına ilişkin 27/11/2019 tarihli son tutanağın sunulduğu anlaşılmakla yargılama sürdürülmüştür. Mahkememizin 2020/270 esasına kayıtla yapılan yargılamada; Konya Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne yazılarak... plakalı aracın olay tarihi ve hali hazırdaki kayıt maliklerini gösterir trafik kaydı celp edilmiş, davacı sigorta şirketinden poliçe örneği ve başvuruya ilişkin belgeler celp edilmiş, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/300 esas sayılı dosya kayıtları uyap üzerinden celp edilmiş ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tahkikat safhası tamamlanmış, poliçe genel şartlarında belirtilen rücu koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın reddine ilişkin 23/12/2020 2020/719 sayılı karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 01/03/2023 tarih, 2022/728 esas, 2023/302 sayılı kararı ile mahkememiz kararı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarıca kaldırılmıştır. ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 01/03/2023 tarih, 2022/728 esas, 2023/302 sayılı kararında, "Eldeki davada hükme esas alınan 23/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda ise, vefat eden yaya olarak otoyola girdiğinden bahisle yayalara ilişkin trafik kurallarına uymadığından bahisle kusur izafe edilmiş, sürücü olarak kural ihlali ve kaza ile illiyeti değerlendirilmemiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere, sigorta şirketinin sorumluluğuna "motorlu aracın işletilmesi" durumunda oluşan zararlar kapsamında gidilebileceğinden, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/300 E dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise, vefat edenin araç sürücüsü olması ve bu kapsamdaki kural ihlali bulunması ve kazaya aracın işletilmesinin sebep olduğu kabul edilerek sigorta şirketinin sorumluluğuna karar verildiğinden, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/300 E. Sayılı dosyasında alınan rapor ile hükme esas alınan rapor arasında çelişki bulunmaktadır. Bu durumda raporlar arasındaki çelişki giderilmeden davanın esası hakkında karar verilemeyeceğinden, mahkemece bu husus değerledirilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmiş olduğundan davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Bu durumda; mahkemece kazaya ilişkin varsa ceza dosyası ile ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/300 E. sayılı dosyasının tamamı dosya içerisine kazandırılarak, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden yahut İTÜ öğretim üyeleri veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan, olaydaki kusur durmunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edildiği, araç sürücüsünün kural ihlali bulunup bulunmadığı, kural ihlalinin bulunması halinde kazaya etkisinin değerlendirildiği, mevcut raporların da irdelendiği ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan karar verilmiş olması nedeniyle, kararın HMK'nın 353/1-a-6. Maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeninden görülerek, yukarında açıklanan eksiklikler giderilerek davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derce mahkemesine gönderilmesine, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." denilmiştir. Mahkememizin 2023/295 esasına kayıtla yargılama sürdürülmüştür. Kaldırma kararı doğrultusunda kazaya ilişkin olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/3888 soruşturma numaralı dosyası, dava açılmış ise ilgili mahkeme ve esas numarasının bildirilmesi için yazı yazılmış, ... Asliye 2. Ceza Mahkemesinin 2013/479 esasına kayıtla şüpheli ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan dava açıldığı, yapılan yargılama sonucu 04/02/2014 tarih, 2014/37 sayılı kararla suçun maddi ve manevi unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verildiği, kararın temyiz edildiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 04/06/2015 tarih, 2013/479 esas, 2014/37 sayılı ilamı ile onandığı ve 04/06/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış, ... Asliye 10. Ticaret Mahkemesinin 2016/300 esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilerek dosyaya eklenmiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine, araç sürücüsünün kural ihlali bulunup bulunmadığı, olaydaki kusur durumlarının tespiti, kural ihlalinin bulunması halinde kazaya etkisinin değerlendirilmesi yönlerinde rapor düzenlenmek üzere yazı yazılmış olup, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 13/09/2023 tarihli raporunda; tüm dosya kapsamı, Trafik Kazası Tespit Tutanağı, olay yeri krokisi, kurumumuz ... Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan rapor, dava dilekçesi, ... 2.Asliye Ceza Mahkemesi 2014/37 Karar Nolu Gerekçeli Kararı, ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/719 Karar Nolu kararı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 35.Hukuk Dairesi 2023/302 Karar Nolu Kararı ve tüm itirazlar dikkate alındığında kazanın yukarıda "OLAY" kısmında meydana geldiği, müteveffa ...'nın hız rejimi yüksek ve aydınlatma bulunmayan otoyol bölümünde, gerisinden seyirle gelen sürücülerin kendisini önceden fark ederek tedbir almalarını sağlayacak gerekli ve yeterli tedbirleri almadan taşıt yoluna girdiği, patlayan tekerini kontrol etmesi akabinde kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde sağ şerit üzerinde bulunduğu sırada gerçekleşen kazada kusurlu olduğu, mahal özellikleri ve tarafların hareket durumları ve son konumları dikkate alındığında, sürücü ...'ın yolun sağ tarafında tedbirsizce bulunan aracın kupa kısmı ile yarı römorku arasından taşıt yoluna ön görülemeyecek şekilde giren yayaya karşı tedbir alabilecek yeterli zaman ve mesafesi bulunmadığı, her ne kadar müteveffa ...'nın sürücü belgesinin çekici kullanmak için yetersiz olsa da olayın oluş şekli dikkate alındığında, olayın oluşumu üzerinde etken başkaca kişi ya da kişilerin bulunmadığı kanaatine varıldığı, sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan çekici ile aydınlatma bulunmayan hız rejimi yüksek otoyol üzerinde gece vakti seyirle gelmiş olduğu yol kesiminde, idaresindeki çekiciye irtibatlı yarı römorkun patlayan lastiğini kontrol etmek için emniyet şeridi üzerinde durması akabinde, gerisinden seyirle gelen araçların kendisini önceden fark ederek tedbir alması için gerekli ve yeterli tedbirle alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, tedbirsizce emniyet şeridinde bulunan çekicinin kupa kısmı ile yarı römorku arasından patlayan tekeri kontrol etmesi akabinde sağ şerit üzerine kontrolsüzce girdiği anlaşılmakla, sağ şerit üzerinden seyirle gelen aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda kusurlu olduğu, sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan çekici ile aydınlatma bulunamayan otoyolda gece vakti seyri sırasında, kaza mahalli yol kesimine geldiği esnada, yolun sağ tarafında emniyet şeridi içerisinde dörtlü ikaz ışıkları yanmayan ve gerisine dair uyarıcı tedbirler bulunamayan çekicinin kupa kısmı ile yarı römorku arasından, ön görülemeyecek şekilde sağ şeride giren yayaya karşı tedbir alabilecek yeterli zaman ve mesafesi olmadığı anlaşılmakla gerçekleşen kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı, olayın gerçekleşmesinde etken başkaca kişi ya da kişilerin bulunmadığı, olayda sürücü ...'nın %100 oranında kusurlu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu bildirilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 01/03/2023 tarihli kaldırma kararında belirtilen hususta ceza dava dosyası, ... Asliye 10. Ticaret Mahkemesi dosyası, dosya içerisine kazandırılarak İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp rapor alınarak HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gerekleri yerine getirilmiştir. Dosya kapsamından; dava konusu trafik kazasının davalı ...'ya ait..., ... çekici ve yarı römorktan oluşan tırın sürücüsü ...'nın olay yerine geldiğinde muhtemelen römorkun patlayan sağ ön tekerini kontrol için aracı emniyet şeridi üzerine çekip araçtan indiği, aracı kontrol için aracının sol tarafında ve sağ şerit üzerinde bulunduğu sırada kendisi ile aynı yönde seyir halinde olan dava dışı ... yönetimindeki tırın sağ ön kesimi ile yol üzerinde bulunan ...'ya çarpması şeklinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Olay yerinin otoyol olup, otoyola yayaların girmesi kesinlikle yasaklanmış olup, dava dışı araç sürücüsü ...'ın yönetimindeki aracı ile otoyol üzerinde seyretmekte iken otoyolun sağ şeridinde bulunabilecek bir yaya beklentisi bulunmadığı gibi aydınlatmanın bulunmadığı bir kesimde gece koşullarında yol üzerindeki yayayı emniyetli bir zaman ve mesafe öncesinde fark etmesinin pek mümkün bulunmadığı, olayın oluşumuna etki eden kusurlu davranışının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı araç malikinin maliki bulunduğu çekici aracını C sınıfı kamyonlar için yeterli çekiciler için yetersiz sürücü belgesine haiz müteveffa araç sürücüsünün yönetimine bırakmakla beraber söz konusu kazanın yetersiz sürücü belgesi ile araç kullanımına bağlı olarak meydana gelmediği, aracın hareket halinde iken herhangi bir trafik kazasına karışmadığı, olayın ZMMS genel şartlar madde b.4/c'ye göre KTK hükümlerine göre aracın sevki sırasında meydana gelmediği, çekici için yetersiz olmakla birlikte kamyonlar için yeterli bulunan C sınıfı sürücü belgesine sahip olması nedeniyle müteveffa sürücünün karayolu üzerinde bulunan sürücülerin ve yayaların alabilecekleri tedbirler konusunda bilgisi bulunduğu, araç malikinin olayın oluşumuna etki eden kural ihlalinin (KTK 85. maddesinde belirtilen sorumluluklar dışında) bulunmadığı, olayın gerçekleşmesinde başkaca kusurlu kişi ya da kişilerin bulunmadığı, sürücü ...'ın yolun sağ tarafında tedbirsizce bulunan davacı sigorta şirketine sigortalı aracın kupa kısmı ile yarı römorku arasından taşıt yoluna ön görülemeyecek şekilde giren yayaya karşı tedbir alabilecek yeterli zaman ve mesafesinin bulunmadığı, kazanın yetersiz sürücü belgesi ile araç kullanımına bağlı olarak meydana gelmediği, sürücü belgesinin yetersiz olmasının olayın oluş şekli itibariyle sonuca etkili olmadığı, sigortalı aracın, gereken ehliyetnameye haiz olmayan kişi tarafından kullanılması ve bu kişinin kusurlu olmasının rücu etmek için yeterli ise de olayın aracın kullanımı sırasında meydana gelmediği, gereken ehliyetnameye haiz olmayan kişi tarafından kullanılma durumunun oluşmadığı, poliçe genel şartlarında belirtilen rücu koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle Davanın reddine, Alınması gerekli 269,85 TL harcın mahkeme veznesine peşin yatırılan 4.027,75 TL ve icra veznesine peşin yatırılıp mahsup ettirilen 1.667,46 TL toplamı 5.695,21 TL' den mahsubu ile artan 5.425,36TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 25,60 TL vekalet tasdik harcından ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 52.023,72 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliğiyle verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/11/2023

Atıf: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/295, K. 2023/676, T. 08.11.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-295-e-2023-676-k-476aecbd9269