İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/671 E. 2023/733 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/671
- Karar No
- 2023/733
- Karar Tarihi
T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/671 Esas - 2023/733 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2022/671 Esas KARAR NO : 2023/733 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/10/2022 KARAR TARİHİ : 28/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın taraflarınca ilamsız takip yoluyla başlatılan ... 30.İcra Müdürlüğü 2022/15545 Esas sayılı icra dosyasına 14.09.2022 tarihinde vekili aracılığıyla dilekçe ile itiraz ettiklerini ve bunun üzerine icra takibinin durduğunu, ancak davalı tarafın yapmış olduğu itirazın hukuki ve kanunu mesnetten yoksun olup iptalinin gerektiğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında varolan ticari ilişki nedeniyle davalı şirketin 12.02.2021 ve 12.04.2021 tarihinde müvekkili şirketten almış olduğu mallar karşılığında müvekkiline borçlandığını, davalının alım-satım işleminden kaynaklan borcunu müvekkili şirkete zamanında ödeyemediğini, müvekkili şirketin bu konuda davalıyı defalarca yazılı ve sözlü şekilde uyardığını, fakat borç ödenmeyince davalı şirket hakkında ... 30. İcra Müdürlüğünün dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının haksız ve mesnetsiz bir şekilde ve dilekçesinde hiçbir açıklama yapmadan afaki iddialarla borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete 12.04.2021 tarihli fatura ile LOGİTECH C922 WEBCAM 960-001088 V-U0028 barkodlu ürün ve 23.02.20211 tarihli fatura ile LOGİTECH BCC950 VİDEO CONF CAM960-000867 barkodlu ürünleri sattığını ve teslim ettiğini, müvekkili tarafından kesilen faturaların irsaliyeli faturalar olduğunu, davalı şirketin 8 gün içinde müvekkili tarafından kesilen faturaya da itiraz etmediğini, icra takibine konu faturalar için ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin yabancı para alacağı için icra takibinin yapıldığı 09.09.2022 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası yabancı para cinsinin efektif satış kuru üzerinden hesaplama yapılarak Türk Lirası karşılığında davalı şirket için icra takibi yapıldığını, takipten önce bir faiz talebi olmadığını, davalı şirketin faturaya itiraz etmediğini, bu nedenle fatura içeriğini kabul ettiğinden faturada geç ödemelerde aylık % 15 vade farkı ödeyeceğini de kabul etmiş olduğunu, müvekkilinin davalıya gönderdiği 18.05.2021 tarihli ... 24.Noterliğinin 08885 yevmiye nolu ihtarnamesi ile 557.260 TL ve 548,69 USD alacağın kendisine ödenmesini istediğini, ancak davalı tarafından davacıya hiçbir ödeme olmadığını, takip konusu alacağın likit bir alacak olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, taraflar arasında yapılan alım-satım nedeniyle düzenlenen faturalardan doğan 10.028,00 TL alacak nedeniyle, borçlunun icra takibine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına ve takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek aylık %15 faiziyle ödeme ile borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan takip konusu alacağın % 20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde arabulucu tutanağından bahsetmemiş olduğunu, arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması halinde öncelikle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, dava açıldığı tarihte dava şartı gerçekleşmediğinden dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı şirketin takip dayanağı olarak dayanak belge göstermediğini, sadece alacak kalemlerinin hangi tarihteki kurdan istendiği ve Türk Lirası karşılığını yazdığını, ayrıca davacı şirketin farklı icra dosyalarında ve dava dosyalarında da gerek davalı şirkete gerekse şirket yetkilisine karşı alacak iddiasında bulunduğunu, dava dilekçesinde ise davalı şirkete ürün satışından dolayı iki adet fatura düzenlendiğini ve bedellerinin ödenmediğinin ileri sürüldüğünü, davacı şirketin takip dayanağı olarak göstermediği faturaları dava dilekçesinde alacağın dayanağı olarak gösterdiğini, icra takip dayanağı olarak gösterilmeyen ticari nitelikte bir belgenin söz konusu takibe yapılan itirazın iptali için açılan davaya konu edilemeyeceğini, davaya konu icra takibinde alacak kalemlerinin asıl alacak mı işlemiş faiz mi olduğunun ödeme emrinde açıkça belirtilmediğini, ödeme emrinin bu yönüyle usul ve Yasa'ya uygun olmadığını ve dava dilekçesinde de buna dair bir açıklama olmadığını, takipte aylık %15 oranı üzerinden faiz talep edilmesinin de hukuki dayanağı olmadığı gibi davacı dava dilekçesinde faturaya itiraz edilmemiş olması sebebiyle geç ödemelerde %15 vade farkı talep edilebileceğini ileri sürse de bu talebin hukuki ve maddi dayanağı olmadığını, davacının dava dilekçesinde davalı şirkete borcun ödenmesi yönünde ihtarname gönderdiklerini, ayrıca faturalara da itiraz edilmemesi ve faturaların irsaliyeli olmaları sebebiyle alacaklı hale geldiklerini öne sürdüğünü, faturaların irsaliyeli olması ve faturaya açıkça itiraz edilmemiş olması davalı şirketin borçlu olduğunun kesin olarak ispat edildiği anlamına gelmediğini, davacının faturaya konu ürünleri davalı şirkete usulüne uygun olarak teslim ettiğini ve yine bahsi geçen ihtarnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini ispat etmekle mükellef olduğunu, üstelik davacı taraf bahsi geçen ihtarnamede işbu dava ve takip konusu alacaktan daha fazla miktarda alacaklı olduğunu iddia ettiğini, buna rağmen takip ve dava konusu alacak miktarının 10.028,00 TL olduğunu, ihtarnamede bahsi geçen alacak miktarı ile takip ve dava konusu alacak miktarı arasındaki büyük farkın davacı şirketin gerçekte iyi niyetli olmadığının ispatı olduğunu savunarak, öncelikle arabulucu anlaşmama tutanağı olmadığından davanın, dava şartı yokluğundan reddine, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı şirket tarafından davalıya satılan malların bedelinin tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Davacı şirket tarafından davalıya satılan mallar karşılığı USD üzerinden düzenlenen 23.02.2021 ve 12.04.2021 tarihli faturalardan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine duran icra takibinin devamını sağlamak amacıyla davacı tarafça öncelikle 14.09.2022 tarihinde ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğu, ancak taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinde bir anlaşma sağlanamaması üzerine 19.09.2022 tarihinde bu konuda anlaşamama tutanağının düzenlendiği, bunun üzerine 08.10.2022 tarihinde işbu davanın açıldığı görülmekle, dava şartı olan arabuluculuk yoluna dava tarihinden önce gidilerek bu yöndeki dava şartının yerine getirilmiş olduğu da belirlenmekle, davada çözümü gereken yön; davacının takip tarihi itibariyle takibe konu tutarlar kadar alacaklı olup olmadığı ile davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz ve savunmaların yerinde bulunup bulunmadığı, davacının bir alacak hakkının varlığının tespiti halinde bu kez, bunun kapsam ve miktarının tayin ve tespiti noktasındadır. Mahkememizce gerekli deliller toplandıktan sonra taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde SMMM bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılmasına karar verilmekle, verilen bu ara karar uyarınca SMMM bilirkişi ... 'dan 10.03.2023 tarihli kök rapor ile itirazlar üzerine 26.07.2023 tarihli ek raporun alındığı, düzenlenen kök ve ek raporların gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu belirlenmekle, taraf vekillerinin her aşamada beyanları da alınmak suretiyle tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından 23.02.2021 tarihli 7.117,00 TL (389,40 USD*18,2791 TL), 12.04.2021 tarihli 2.911,00 TL (159,30 USD*18,2791 TL) olmak üzere toplam 10.028,00 TL fatura bedelinin takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan asıl alacağın tahsil tarihine kadar aylık %15 faizi, masrafı ve vekâlet ücreti ile tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine 12.09.2022 tarihinde icra takibine geçildiği, davalının vekili tarafından borcun tamamına, faiz ve fer’ilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine İcra Müdürlüğünce 14.09.2022 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı şirket tarafından davalı şirkete karşı ... 24. Noterliği aracılığı ile keşide edilen 18.05.2021 tarih ve 08885 yevmiye nolu ihtarname ile, ihtarnamenin taraflarına tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içinde davacının banka hesabına toplam 557.260,00 TL + 548,69 USD tutarındaki borçların ödenmesinin istendiği, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı ve icra takibi ve/veya alacak davası açılacağının bildirilmiş olduğu, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlarda; taraflar arasında yazılı sözleşmeye dayanmayan ticari ilişkinin 2021 yılı öncesinde başlamış olduğu, 12.04.2021 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı yandan 561.303,67 TL alacaklı gözüktüğü, davacı şirketin takibe konu ettiği 23.02.2021 tarihli KDV dahil (389,40 USD) 2.745,27 TL ve 12.04.2021 tarihli KDV dahil (159,30 USD) 1.298,77 TL e- arşiv faturalarının davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin takibe dayalı faturalardan KDV dahil 548,70 USD alacaklı olduğu, davalı şirket ticari defter kayıtlarında da davacı şirketin 20.04.2021 tarihi itibariyle 563.373,67 TL alacaklı gözüktüğünün görüldüğü, davacı şirket ticari defterlerindeki alacak tutarı ile davalı şirket ticari defterlerindeki borç tutarı arasında 2.070,00 TL farkın nedeninin davalı şirket tarafından 19.02.2021 tarihinde yapılan ödeme bedelinin davalı yanca kayıtlarına alınmamasından kaynaklanmış olduğu, taraflar arasında düzenlenen faturaların taraf ticari defter ve kayıtlarına karşılıklı işlenmiş olduğu, davalı yan tarafından yapılan 2.070,00 TL’lik ödemenin davacı kayıtlarında yer aldığı, davalı ticari defter ve kayıtlarına işlenmemiş olduğu, bu nedenle de taraflar arasında bahsi geçen 2.070,00 TL ödeme tutarı kadar cari hesap bakiye farkı mevcut olduğu, takip tarihi (12.09.2022) itibariyle davacı yanın davalı şirketten 561.303,67 TL alacaklı olduğu, takibin toplam 548,70 USD'nin takip tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden karşılığı olarak hesaplanan 10.028,00 TL üzerinden başlatılmış olduğu, takibe konu faturaların davalı ticari defter ve kayıtlarında (TL tutar bazında da bire bir) muhasebeleştirildiği hususlarının belirlenmiş olduğu, buna göre; davacı şirketin takibe konu ettiği USD üzerinden düzenlenmiş iki adet faturadan dolayı davalıdan alacaklı olduğu, davalının derdestlik itirazında bulunduğu icra takibi sonucu davacıya yapılan bir ödemenin bulunmadığı, davaya konu icra takibindeki faturalara dayalı borcun davacı şirkete başka bir dava veya takip içinde ödenmediği, davacı tarafça bu konuda davalıdan yapılan bir tahsilatın bulunmadığı, davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olduğu, USD üzerinden düzenlenmiş fatura bedelleri için davacının takip tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirerek talepte bulunmasında usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığı, bu nedenlerle davacının davasının 10.028,00 TL üzerinden kabulü ile yeni takip dairesi ve takip bilgileri üzerinden icra takibinin devamı için davalının takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile 10.028,00 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık avans faizi oranları uygulanmak suretiyle takibin, takip talebindeki diğer koşullarla devamına, taraflar arasında yapılan açık bir anlaşmaya veya sürekli bir uygulamaya dayalı olmayıp, fatura üzerinde yazılı bulunan "Faturada belirtilen vade tarihinden sonra yapılan geç ödemelerde aylık %15 vade farkı uygulanacağı" yönündeki açıklamaya istinaden "aylık %15 faiz" uygulanmasına yönelik davacı talebinin yerinde görülmemesi nedeniyle reddine, takibe konu alacağın taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğması nedeniyle likit nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, hükmolunan 10.028,00 TL'nin %20'si olan 2.005,60 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak, aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının dava değeri olan 10.028,00 TL üzerinden KABULÜ ile, 2-Davalının ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2023/64822 Esas (Eski: ... 30. İcra Müdürlüğü'nün 2022/14545) sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİ ile, takibin; 10.028,00 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık avans faizi oranları uygulanmak suretiyle takibin takip talebindeki diğer koşullarla DEVAMINA, 3-Davacının takip konusu alacağı takip tarihinden itibaren aylık %15 faiz uygulanmasına yönelik feri nitelikte talebinin yerinde görülmemesi nedeniyle REDDİNE, 4-Alacağın likit nitelikte olması nedeniyle hükmolunan 10.028,00 TL'nin %20'si olan 2.005,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 10.028,00-TL üzerinden hesaplanan 685,012-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 121,12-TL harcın mahsubu sonucu kalan 563,89-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 121,12-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 213,32-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 59,00-TL posta ve tebligat gideri, 7,00-TL dosya kapak masrafı, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.566,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri ile dava değeri göz önüne alınarak belirlenen 10.028,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 2.000,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2023