İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/381 E. 2022/416 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/381
- Karar No
- 2022/416
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/381 Esas - 2022/416 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2022/381 KARAR NO : 2022/416 HAKİM :.... KATİP : ... ASIL DAVA DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALI ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/10/2013 BİRLEŞEN DAVA ... ....DAVACI :... VEKİLİ : Av. .. DAVALI ... VEKİLİ : Av. .... DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/10/2013 KARAR TARİHİ : 18/07/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2022 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde ; davalı...ile müvekkili arasında 08.06.2005 tarihli “Sistem Kullanım Anlaşması” imzalandığını daha sonra 13.06.2012 tarihli revize “Sistem Kullanım Anlaşması” imzalandığını, davalının 13.05.2013 tarihli yazı ile Sistem kullanım anlaşmasının ilgili hükmünün ihlal edildiği gerekçesi ile Aralık/2009 – Aralık/2012 dönemi için 183.362,34 TL tutarında 24 adet ceza faturası gönderdiğini, bu miktarın ihtirazı kayıt ile 06.06.2013 tarihinde ödendiğini, bu faturalardan Aralık/2009-Haziran/2012 dönemine ait olan 129.606.07 TL’lik kısmın bu davanın konusunu teşkil ettiğini, davalının müvekkiline yönelik ceza tahakkukunun haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sözleşmede ceza tahakkukundan önce ihlalin kaldırılması yönünde müvekkiline bildirim ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. yapılması gerektiğini, söz konusu bildirim yapılmadan doğrudan ceza faturası düzenlenmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, belirterek ihtirazı kayıt ile ödenen Aralık/2009 – Haziran/2012 dönemine ait 20 adet ceza fatura toplamı 129.606,07 TL nin ödene tarihin olan 06.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili işbu dava ile birleşen.... esas sayılı dava dosyasına verdiği dava dilekçesinde; esas davadaki 20 adet ceza faturasından ayrı olarak davalının bu defa Temmuz/2012 – Kasım/2013 dönemine ait 13 adet sistem kullanım ceza faturası düzenleyip müvekkiline gönderdiğini, faturalar toplamının 148.987,05 TL olup bu tutarı da ihtirazı kayıt ile ödediklerini belirterek 13 adet ceza faturası karşılığı ödenen 148.879,05 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde müvekkili tarafından yapılan ceza tahakkukunun sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu, davacının sistem kullanım sözleşmelerinin 10.maddesine dayanarak ceza tahakkukundan önce ihlalin sona erdirilmesi için tarafına süre verilmediği, uyarıda bulunmadığını iddia ettiğini ancak davaya konu faturaların düzenlenmesinin sebebi olan endüktif reaktif kapasite aşımı ihlalinin anlık bir ihlal olduğundan geri alınmasının mümkün olmadığını, ihlalde ihtara ilişkin sözleşme hükmünün bu durumu kapsamadığını, ihlalin niteliği gereği önceden uyarı yapılması zorunluluğu bulunmadığını, davaya konu ihlalin kaynağı olan reaktif enerji ve şebeke zararının tazmininin amaçlandığını belirterek bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Sözleşme ilişkisi : Taraflar arasında 17.05.2005 tarihli “Bağlantı” sözleşmesi, 08.06.2005 tarihli Sistem Kullanım Sözleşmesi ve revizeye ilişkin 13.06.2012 tarihli Sistem Kullanım sözleşmesi imzalanmıştır. 17.05.2005 tarihli Bağlantı sözleşmesinin 3.maddesi; “Kullanıcı bağlantı noktasından………maksimum enerji alış kapasitesinin üzerinde elektrik enerjisi alamaz, bağlantı noktasında maksimum enerji veriş kapasitesinin üzerinde elektrik enerjisi veremez. Kullanıcının maksimum alış ve veriş kapasitelerini ihlal etmesi durumunda sistem kullanım anlaşması hükümleri uyarınca işlem yapılır” şeklindedir. 17.05.2005 tarihli Bağlantı Sözleşmesinin “Cezai Şart” başlıklı 16.maddesi; “kullanıcının ilgili mevzuat ve bu anlaşma hükümlerinin her hangi birini ihlal etmesi ve söz konusu ihlali, TEİAŞ’ın uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi durumunda...kullanıcı ile imzalanan sistem kullanım anlaşmasında belirtilen cezai şartları uygulayacaktır” şeklindedir. 08.06.2005 Tarihli Sistem Kullanım anlaşmasının 2.maddesi; “Kullanıcı…….maksimum enerji alış kapasitesinin üzerinde elektrik enerjisi alamaz, maksimum enerji veriş kapasitesinin üzerinde elektrik enerjisi veremez, Kullanıcının alış veya veriş kapasitelerini ihlal etmesi durumunda...bu anlaşma kapsamındaki yaptırımlarını uygular ve ihlalin düzeltilmesi için kullanıcıya ihlalin tespit edildiği tarihte bildirimde bulunur…..” hükmünü içermektedir. 08.06.2005 Tarihli Sistem Kullanım anlaşmasının “cezai şart” başlıklı 10.maddesi “Kullanıcının ilgili mevzuat……ve bu anlaşma hükümlerinin her hangi birini ihlal etmesi, söz konusu ihlali...’ın uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi durumunda...aşağıda belirtilen cezai şartları uygulayacaktır” hükmünü içermektedir. Maddenin devamında ihlalin tanımı ve ödenmesi gereken cezalar tablo olarak gösterilmiştir. Tablonun ilgili bölümünde “iletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması” ihlal olarak tanımlanmıştır. 13.06.2012 tarihli Sistem Kullanım anlaşmasının 2.maddesi “Kullanıcı…….maksimum enerji alış kapasitesinin üzerinde elektrik enerjisi alamaz, maksimum enerji veriş kapasitesinin üzerinde elektrik enerjisi veremez, Kullanıcının alış veya veriş kapasitelerini ihlal etmesi durumunda...bu ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. anlaşmanın 9.maddesi kapsamında ki yaptırımları uygular ve ihlalin tekrarlanmaması için kullanıcıya bildirimde bulunur…..” hükmünü içermektedir. 13.06.2012 tarihli Sistem Kullanım anlaşmasının “Cezai Şart” başlıklı 9.maddesi “Kullanıcının ilgili mevzuat……ve bu anlaşma hükümlerinin her hangi birini ihlal etmesi durumunda...aşağıda belirlenen cezai şartları uygular” hükmünü içermektedir. Maddenin devamında ihlalin tanımı ve ödenmesi gereken cezalar tablo olarak gösterilmiştir. Tablonun ilgili bölümünde “iletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması” ihlal olarak tanımlanmıştır. Taraflar arasında sistem kullanım anlaşması 13.06.2012 tarihinde revize edilmiş sözleşmenin “cezai şart” başlıklı maddelerinde değişikliğe gidilmiştir. 2005 tarihli Sistem Kullanım anlaşmasında ihtar şartı öngörülmekte iken sözleşmeni yeni halinde ise ihtar şartı kaldırılmış sadece ihlalin tekrarlanması için bildirimde bulunulması öngörülmüştür. Uyuşmazlık : Taraflar arasında 17.05.2005 tarihli “Bağlantı” sözleşmesi, 08.06.2005 tarihli Sistem Kullanım Sözleşmesi ve revizeye ilişkin 13.06.2012 tarihli Sistem Kullanım sözleşmeleri konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Uyuşmazlık davacı sistem kullanıcısının, sözleşmenin Cezai Şartlar başlıklı maddesinde yer alan “iletim sistemine doğrudan bağlı tüketicilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması” şeklinde tanımlanan ihlaline ilişkin olarak davalı...tarafından Aralık/2009-Kasım/2013 dönemi için toplam 33 adet ceza faturası düzenlemesinden kaynaklanmakta olup davacı bu faturaların sözleşme hükümlerine aykırı olarak tanzim edildiğini iddiası ile işbu davayı açmıştır. Bu faturalardan asıl davaya konu 129.606,07 TL lik tutarı (20 adet) Aralık/2009-Haziran/2012 dönemine ilişkindir. Birleşen davaya konu 148.897,05 TL’lik kısmı (13 adet) ise Temmuz/2012–Kasım/2013 dönemine ilişkindir. Davacı vekili cezanın sözleşmenin 10.maddesindeki ihtar koşuluna uyulmadan kesildiğini sözleşmeye göre ceza tahakkukundan önce ihlalin düzeltilmesi için süre verilmesi gerektiğini iddia etmiştir. Davalı...ise cezanın mevzuatta öngörülen sınır değerlerinin aşılması nedeniyle Sistem Kullanım Anlaşmasının 10.maddesi çerçevesinde sözleşme hükümlerine uygun olarak düzenlendiğini savunmuştur. Asıl Dava Yönünden Uyuşmazlığın İrdelenmesi : Asıl dava Aralık/2009-Haziran/2012 dönemi ceza tahakkukuna ilişkin olup söz konusu dönemde 17.05.2005 tarihli Bağlantı ve 08.06.2005 Tarihli Sistem Kullanım anlaşması hükümleri geçerlidir. 14.07.2014 tarihli bilirkişi raporunun “ceza faturasına konu ihlalin oluşup oluşmadığı” bölümünde irdelendiği üzere davacı kullanıcının fatura dönemlerinde geçerli mevzuatta tanımlanan sınır değerleri aşmış olduğu başka bir anlatımla sözleşmenin “maksimum enerji alış/veriş kapasitesi” hükmünün davalı tarafından ihlal edildiği tespit edilmiştir. Davacı sistem kullanım anlaşmasından kaynaklanan cezai şartın uygulanması için ihtar gönderilerek ihlalin giderilmesi için süre verilmesi gerektiğini, ihtar gönderilmeden doğrudan cezai şart uygulanamayacağını iddia etmektedir. Asıl davanın konusunu oluşturan Aralık/2009 – Haziran/2009 dönemi için düzenlenen ceza faturalarının o dönemde yürürlükte olan 08.06.2005 tarihli Sistem kullanım anlaşması çerçevesinde değerlendirilmesi gerekecektir. Anılan sözleşmenin “cezai şart” başlıklı 10.maddesi “Kullanıcının ilgili mevzuat……ve bu anlaşma hükümlerinin her hangi birini ihlal etmesi, söz konusu ihlali...’ın uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi durumunda...aşağıda belirtilen cezai şartları uygulayacaktır” hükmünü içermektedir. Maddenin devamında ihlalin tanımı ve ödenmesi gereken cezalar tablo olarak gösterilmiştir. Tablonun ilgili bölümünde “iletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması” ihlal olarak tanımlanmıştır. Sözleşme hükmüne göre cezai şartın uygulanabilmesi için...tarafından yapılan bildirime rağmen ihlalin tanınan sürede sona erdirilmemiş olması gerekmektedir. İhlale ilişkin...tarafından keşide edilecek süreli ihtar sözleşmenin 10.maddesinde bir ön koşul olarak öngörülmüş olup bu ön koşul gerçekleşmeden ceza uygulanması sözleşme hükümlerine uygun değildir. Sözleşmede kararlaştırıldığı üzere, kullanıcı davacı tarafından iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekeceği endüktif reaktif enerjinin/vereceği kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması durumunda, davalı...tarafından uyarıda bulunulması, uyarıya verilen süreye rağmen ihlâlin sona erdirilmemesi durumunda ikinci bir uyarı yapılmasına ve süre verilmesine gerek kalmaksızın cezai şartın uygulanması gerekmektedir.Somut olayda, davalı...tarafından ilk ihlâlin gerçekleşmesi durumunda, sözleşmeye uygun bir uyarının yapıldığı yönünde herhangi bir savunma ve delil ortaya konulmamış olup bu yönü ile asıl davadaki isteğin kabulü ile Esas dava yönünden Aralık/2009 – Haziran/2012 dönemine ait 20 adet ceza faturası bedeli olan 129.606,07 TL nin ödeme tarihi olan 06.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan istirdadına karar verilmiştir. Birleşen Dava Yönünden Uyuşmazlığın İrdelenmesi: Taraflar arasında sistem kullanım anlaşması 13.06.2012 tarihinde revize edilmiş olup asıl davanın konusunu oluşturan Temmuz/2012-Kasım/2013 dönemi için düzenlenen ceza faturalarının o dönemde yürürlükte olan 13.06.2012 tarihli Sistem kullanım anlaşması çerçevesinde değerlendirilmesi gerekecektir. Revize edilen sözleşmesinin “Cezai Şart” başlıklı 9.maddesi “Kullanıcının ilgili mevzuat……ve bu anlaşma hükümlerinin her hangi birini ihlal etmesi durumunda...aşağıda belirlenen cezai şartları uygular” hükmünü içermektedir. Maddenin devamında ihlalin tanımı ve ödenmesi gereken cezalar tablo olarak gösterilmiştir. Tablonun ilgili bölümünde “iletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması” ihlal olarak tanımlanmıştır. Sözleşmede tanımlanan ihlalin gerçekleştiği dosya kapsamı ile sabit olup bu konuda bir uyuşmazlık da söz konusu değildir. Ne var ki ihlal nedeniyle uygulanacak cezanın da sözleşmedeki düzen ve koşullara uygun olması gerekmektedir. Uyuşmazlığa konu dönemde taraflar arasında 17.05.2005 tarihli Bağlantı ve 13.06.2012 Tarihli Sistem Kullanım sözleşmesi bulunmaktadır. 17.05.2005 tarihli Bağlantı anlaşmasının “Cezai Şart” başlıklı 16.maddesinde cezai şartın uygulanması ihlalin sonlandırılması konusunda...tarafından keşide edilecek ihtar koşuluna bağlı tutulmuş olmasına karşın Revize edilen 13.06.2012 tarihli Sistem Kullanım Anlaşması'nın 9. Maddesinde böyle bir ihtar koşuluna yer verilmemiştir. Sözleşme hükümleri arasındaki bu çelişik durumun sözleşme hükümlerinin yorumlanması yoluyla giderilmesi gerekmektedir. Öncelikle “Bağlantı” ve “Sistem Kulanım” anlaşmalarının niteliği üzerinde durulmalıdır. Elektrik Piyasası Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3/a maddesinde bağlantı anlaşması; bir üretim şirketi, dağıtım şirketi veya tüketicinin iletim sistemine ya da dağıtım sistemine bağlantı yapması için yapılan genel ve özel hükümleri içiren anlaşma olarak tanımlanmıştır. 3/dd maddesinde ise Sistem Kullanım anlaşması; “bir üretim şirketi, tedarik lisansı sahibi şirket veya tüketicinin iletim sistemini ya da dağıtım sistemini kullanımına ilişkin genel hükümleri ve ilgili kullanıcıya özgü koşul ve hükümleri inleşen anlaşma” olarak tanımlanmıştır. Yasada yer alan tanımlamadan hareketle “Sistem Kullanım anlaşması” nın ....’a ait iletim sisteminin kullanımına ilişkin genel ve özel hükümleri düzenleyen bir sözleşme olduğu Bağlantı sözleşmesinin ise ....’a ait iletim sistemine bağlantı yapılmasına ilişkin genel ve özel hükümleri düzenleyen bir sözleşme olduğu kabul edilmelidir. Sözleşmeler kapsamına aldıkları hukuki ilişkilere öncelikle uygulanmalıdır. Şu durumda; kullanımından kaynaklanan uyuşmazlıklara “Bağlantı” sözleşmesinden ziyade “Sistem Kullanım” sözleşmesinin öncelikli olarak uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Nitekim bağlantı sözleşmesinin konuya ilişkin 3.maddesinde de “Sistem Kullanım ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. Anlaşmasına” atıfta bulunulmuş ve kullanıcının maksimum alış veya veriş kapasitesinin ihlal etmesi halinde kullanım anlaşması hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Öte yandan taraflar arasındaki “Sistem Kullanım” anlaşması revize edilmesinin altında yatan nedenlerin de uyuşmazlığın çözümünde göz ardı edilmemesi gerekir. Revize edilen 13.06.2012 tarihli Sistem Kullanım Anlaşması'nın 9. Maddesinde ihtar koşulunun metinden çıkarılmış olması tarafların bu yöndeki iradelerini açıkça ortaya koyan bir husustur. Bu yönü ile revize edilen sözleşme döneminde gerçekleşen ihlaller bakımından 13.06.2012 tarihli sistem kullanım anlaşması hükümlerinin öncelikle uygulanması daha doğru olacaktır. Her ne kadar dosyaya sunulan bilirkişi raporunda 17.05.2005 tarihli Bağlantı anlaşmasının 10.maddesi hükmü karşısında ihtar koşulu yerine getirilmeden kesilen cezaların hukuka uygun olmayacağı belirtilmiş ise de yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda bu görüşe itibar edilmemiş ve Temmuz/2012 – Kasım/2013 dönemi kesilen cezaların uyuşmazlığa öncelikli olarak uygulanması gereken 13.06.2012 tarihli revize sistem kullanım anlaşması hükümlerine uygun olduğu bu yönü ile birleşen davanın reddi gerektiği değerlendirilerek mahkememizin 02/06/2015 tarih ve esas no:2014/947, karar no:2015/359 sayılı kararında asıl dava yönünden Aralık/2009 - Haziran/2012 dönemine ait 20 adet ceza faturası bedeli olan 129.606,07 TL'nin ödeme tarihi olan 06/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan istirdadına, birleşen dava yönünden ise birleşen davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Kararın taraf vekillerince temyizi üzerine temyiz incelemesi yapan .... karar sayılı ilamı ile, "Uyuşmazlık revize edilen sistem kullanım anlaşması sonrası kesilen ceza faturalarında önceden ihtar gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasında 08.06.2005 tarihinde sistem kullanım anlaşması 13.06.2012 tarihinde bu sözleşmenin revize edilmiş halinin imzalandığı, 17.05.2005 tarihinde de bağlantı anlaşmasının imzalandığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Sistem kullanım anlaşması, bağlantı anlaşması çatısı altında düzenlenmiş bir anlaşmadır. Her iki anlaşma türünde hizmet alan tek sağlayıcı davalı ile bazı şartlarda anlaşma sağlamaktadırlar. Revize öncesi sistem kullanım anlaşmasının 10. maddesi ile bağlantı anlaşmasının 16. maddesi birbirine uyumlu haldedir. Bu hükme göre kullanıcının sözleşme şartlarını ihlal etmesi ve (kapasite aşımı) uyarıya rağmen ihlalin sürdürülmesi halinde ceza uygulanacağı kararlaştırılmıştır. 08.06.2005 tarihli sistem kullanım anlaşması, 13.06.2012 tarihinde revize edilerek, 9. maddesiyle kapasite aşımı halinde uyarı gerekmeden ceza faturası kesilebileceği belirlenmiş ise de, bağlantı anlaşmasının 16. maddesinde yeni bir düzenlemeye gidilmemiştir. Bağlantı anlaşmasının 3. maddesinde sistem kullanım anlaşmasındaki şartlara atıf yapılmakta ve ihlal halinde uyarı gerektiği hükmünü taşımaktadır. Bağlantı anlaşmasının olmaması halinde sistem kullanım anlaşmasının imzalanmasının mümkün olmadığı düşünüldüğünde her iki tarafın bağlantı anlaşmasında belirlenen hususlara riayet etmesi gerektiği tartışılamaz. Bu durumda bu anlaşmaları ayrı anlaşmalar olarak nitelendirilip atıf hükümlerinin de bertaraf edilerek sadece revize edilen anlaşma hükümlerini uygulamak akde vefa ilkesine aykırıdır. Revize edilen sistem kullanım anlaşmasında bağlantı anlaşmasının 3. maddesindeki uyarı şartını ortadan kaldıracak özel bir hükümde bulunmadığına göre cezayı gerektiren kapasite aşımı halinde kullanıcının uyarılması gerekir. Uyarılmadan ceza faturası kesilmesi ve ödenmesi halinde iadesi sağlanmalıdır. Mahkemece davanın ve birleşen davanın bu gerekçelerle kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karşı davanın reddine dair verilen kararın yukarıdaki gerekçeyle bozulması gerekirken bu hususlar atlanarak onanmış olması nedeniyle Dairemizin 25.09.2018 tarihli ....Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve yukarıdaki gerekçelerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir." denilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizin 03/03/2020 Tarih, Esas No....Sayılı kararı ile, Mahkememizin 02/06/2015 tarih ve esas no....sayılı kararının, ....sayılı ilamı ile, mahkemece davanın ve birleşen davanın bu gerekçelerle kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karşı davanın reddine dair verilen kararın yukarıdaki gerekçe ile bozulması gerekirken, bu hususlar atlanarak onanmış olması ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. ... esas, 2018/4316 karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve yukarıdaki gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerektiği belirtilerek birleşen dava yönünden kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, mahkememizin kararında asıl dava yönünden Aralık 2009 - Haziran 2012 dönemine ait 20 adet ceza faturası bedeli olan 129.606,07 TL'nin ödeme tarihi olan 06/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan istirdadına ilişkin hükmün kesinleştiği anlaşılmakla buna ilişkin yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, Mahkememizin asıl dosyası ile birleşen ... .... karar sayılı dosyasında, birleşen dosya yönünden, Temmuz 2012 - Kasım 2013 dönemine ait 13 adet ceza faturası bedeli yönünden; Temmuz 2012 dönemi için 14.932,30 TL, -Ağustos 2012 dönemi için 12.543,13 TL, Eylül 2012 dönemi için 16.126,88 TL, Ekim 2012 dönemi için 10.153,96 TL, Olmak üzere toplam 53.756,27 TL alacağın ödeme tarihi olan 06/06/2013 tarihinden itibaren, Mart 2013 dönemi için 6.323,04 TL, Nisan 2013 dönemi için 15.357,08 TL, Olmak üzere toplam 21.680,12 TL alacağın ödeme tarihi olan 19/07/2013 tarihinden itibaren, Mayıs 2013 dönemi için 15.919,31 TL alacağın 26/07/2013 ödeme tarihinden itibaren, Haziran 2013 dönemi için 10.612,87 TL alacağın 29/08/2013 ödeme tarihinden itibaren, Temmuz 2013 dönemi için 12.265,40 TL alacağın 20/09/2013 ödeme tarihinden itibaren, Ağustos 2013 dönemi için 13.331,95 TL alacağın 21/10/2013 ödeme tarihinden itibaren, Eylül 2013 dönemi için 7.999,17 TL alacağın 08/11/2013 ödeme tarihinden itibaren, Ekim 2013 dönemi için 533,28 TL alacağın 06/12/2013 ödeme tarihinden itibaren, Kasım 2013 dönemi için 12.798,68 TL alacağın 03/01/2014 ödeme tarihinden itibaren, olmak üzere her bir alacak için ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (toplam alacak 148.897,05 TL) davalıdan tahsiline ilişkin hüküm kurulmuştur. Mahkememizin kararının temyiz edilmesi üzerine ....sayılı ilamı ile, "Dava, taraflar arasındaki sistem kullanım anlaşması uyarınca davalı tarafından düzenlenen ve davacı tarafça ödenen ceza faturalarının hukuka aykırı olduğunun tespiti ve ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir. 02/12/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan, 25/11/2020 tarihli 7257 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 8'inci maddesinin ikinci fıkrasına (ç) bendinden sonra gelmek üzere (d) bendi eklenmiş, buna göre “İletim sisteminin normal işletme koşulları içerisinde işletilmesi ile işletme güvenliği ve bütünlüğü üzerinde risk oluşturan durumlara ilişkin olarak bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerinin takibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzel kişilere sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen ceza-i şartları ve diğer yaptırımları uygulamak” ...’ın görev ve yükümlülükleri arasında gösterildikten sonra 6446 sayılı Kanun'a Ek madde 3 ile “8'inci maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasından kaynaklanan "uyuşmazlıklar idari yargıda görülür” hükmü eklenmiş, 46. madde ile de Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Bu bağlamda, 7257 sayılı Kanun ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerine ilişkin ceza-i şartlara ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı yolunda görüleceği hükme bağlandığından yargı yoluna ilişkin bu değişikliğin usul hükmü niteliğinde olduğu, derhal ve kesinleşmemiş tüm uyuşmazlıkları da kapsar şekilde uygulanması gerektiği anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir." şeklinde belirtilerek kararın bozulmasına karar verdiği anlaşılmıştır. Mahkememizce bozma ilamına uyularak, yargılamaya devam olunmuş, Mahkememizin 02/06/2015 tarih ve esas no.... sayılı kararının, ... esas no:.... sayılı ilamı ile, mahkemece davanın ve birleşen davanın bu gerekçelerle kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karşı davanın reddine dair verilen kararın yukarıdaki gerekçe ile bozulması gerekirken, bu hususlar atlanarak onanmış olması nedeniyle Dairenin 25/09/2018 tarihl.... karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve yukarıdaki gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerektiği belirtilerek birleşen dava yönünden kararın ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, mahkememizin kararında asıl dava yönünden Aralık 2009 - Haziran 2012 dönemine ait 20 adet ceza faturası bedeli olan 129.606,07 TL'nin ödeme tarihi olan 06/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan istirdadına ilişkin hükmün kesinleştiği anlaşılmakla buna ilişkin yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7257 sayılı Kanun ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerine ilişkin ceza-i şartlara ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı yolunda görüleceği hükme bağlandığından yargı yoluna ilişkin bu değişikliğin usul hükmü niteliğinde olduğu, derhal ve kesinleşmemiş tüm uyuşmazlıkları da kapsar şekilde uygulanması gerektiği anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, birleşen .... Karar sayılı dosyasında Yargı Yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Mahkememizin 02/06/2015 tarih ve esas no.... karar no:.... sayılı ilamı ile, mahkemece davanın ve birleşen davanın bu gerekçelerle kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karşı davanın reddine dair verilen kararın yukarıdaki gerekçe ile bozulması gerekirken, bu hususlar atlanarak onanmış olması nedeniyle Dairenin 25/09/2018 tarihli 2016/679 esas, .... karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve yukarıdaki gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerektiği belirtilerek birleşen dava yönünden kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, mahkememizin kararında asıl dava yönünden Aralık 2009 - Haziran 2012 dönemine ait 20 adet ceza faturası bedeli olan 129.606,07 TL'nin ödeme tarihi olan 06/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan istirdadına ilişkin hükmün kesinleştiği anlaşılmakla buna ilişkin yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, Mahkememizin asıl dosyası ile birleşen.... karar sayılı dosyasında, Birleşen dosya yönünden, Yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle; davanın usulden reddine, Alınması gerekli 80,70 TL harcın peşin alınan 2.542,80-TL'den mahsubu ile artan 2.462,10-TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, Mahkememizin, bozma ilamından önce verilmiş olan .... sayılı kararı ile 7.628,36-TL bakiye harcın, davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verildiği ve davalı.... Tarafından 23/09/2020 tarih, Seri No:.... sayılı sayman mutemedi alındısı ile 7.628,36-TL bakiye karar harcının .... 6 nolu mahkemeler veznesine yatırılmış olduğu anlaşılmakla, 7.628,36-TL harcın davalı ... ...'ye iadesi için vergi dairesine yazı yazılmasına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup A.A.Ü.T. madde 7/1 uyarınca 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair Asıl ve birleşen davada Davacı Vekili Av. .... yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/07/2022 Katip .... ¸e-imzalıdır. Hakim.... ¸e-imzalıdır.