İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/261 E. 2024/556 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/261
Karar No
2024/556
Karar Tarihi

T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/261 Esas - 2024/556 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2022/261 Esas KARAR NO : 2024/556

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 28/06/2021 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;".... .... .... tarihleri arasında geçerli olmak üzere meydana gelebilecek rizikolara karşı güvence altına alındığını, söz konusu inşaat işinin devam ettiği sırada şantiye çevresinde bulunan yol inşaatı çalışmaları sırasında 2019 yılının Haziran ayından itibaren yapılan dinamit patlatmaları nedeniyle yapılan konutların iç ve dış cephelerinde muhtelif hasarların oluştuğunu, davalı sigorta şirketinin meydana gelen hasardan dolayı sorumlu olduğunu ve tazmin ile mükellef bulunduğunu, söz konusu olay nedeni ile davalı sigorta şirketine yapılan başvuru ile hasar bedeli talep edildiğini ve 2/1770242 no.lu hasar dosyası açıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından 15.04.2020 tarihli yazı ile özetle; eksper raporu doğrultusunda poliçede yer alan "Her türlü patlatma işi ve patlatma işlerinden kaynaklı hasarlar teminat haricidir" notu gereği meydana gelen hasarın teminat dışı olduğu şeklindeki gerekçe ile hasar taleplerinin reddedilmiş ise de davalı sigorta şirketi tarafından eksik ve hatalı tespit yapıldığını, öncelikle müvekkili şirketler tarafından yapılan herhangi bir patlatma işinin bulunmadığını, hasara sebebiyet veren patlatma işinin müvekkillerin veya taşeronlarının işi olmayıp, sigorta teminatı altına alınan inşaat işinin çevresinde bulunan ve sigortalı inşaat işinin ve sigortalılarının dışında 3. kişiler tarafından yapılan patlatma olduğunu, işbu davaya konu sigorta poliçesinde 3. kişinin vermiş olduğu zararın teminat dışı olduğuna dair bir maddenin bulunmadığını, kaldı ki eksper raporunu kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, eksper raporlarında dahi " ...olayın oluş şekli bakımından İnşaat All Risk kapsamında gerçekleştiği kanısına varıldığı.." değerlendirmesinde bulunulduğunu, zararın patlatma işini gerçekleştiren şirketlere rücu edilebileceğine dair not eklendiğini, hal böyle iken taahhüdü altında bulunan inşaat işi ile ilgisi bulunmayan, sözleşme taraflarının eylemi ile gerçekleşmeyen bir olaydan, sigorta ilişkisi dışı bir kişinin yaptığı patlatma olayı nedeniyle poliçede yer alan söz konusu not öne sürülerek hasar bedelinin ödenmekten imtina edilmesinin sigortacılık mantığına aykırı olduğu gibi hukuk ve hakkaniyet ile de bağdaşmadığını, bu nedenlerle inşaat bütün tehlikeler sigortası genel şartları uyarınca hasarın teminat kapsamında olduğunu, davalı sigorta şirketinin ilgili poliçelerden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve tüm taleplerine karşın meydana gelen hasar bedelini ödememesi ve 2021/ 61584 Nolu Arabuculuk dosyası kapsamında yapılan arabuluculuk görüşmelerinde sonucunda da haklı taleplerinin yerine getirilmemesi üzerine mahkemece yaptırılacak olan bilirkişi incelemesi ile davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu hasar bedelinin tespiti ile tahsili amacıyla işbu davanın açılma zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 20.000,00 TL belirsiz alacaklarının (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama gideri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada yargılama sırasında verilen 04.06.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 744.500,00-TL olarak artırmıştır. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesi gerektiğini, davanın ...İnş. A.Ş ... Grup İnş. Ltd. Şti.'ye ve tahkikat sürecinde muhatabın farklı olduğunun tespiti halinde ilgiliye ihbarının gerektiğini, 11.03.2020 tarihli 2/1770242 Yangın Hasar Ekspertiz Kesin Raporu'na göre, "...hasarın .... .... .... İnş.LTD.ŞTİ. şirketine rücu imkanının olduğu" kanaatine varıldığı belirtildiğinden ...İnş. A.Ş ... Grup İnş.Ltd.Şti.'nin davada yer almasında hukuki yarar bulunduğu için davanın ihbarını talep ettiklerini, davacı yanca öne sürülen taleplerin zamanaşımına uğradığını, 03.06.2019 tarihinde meydana geldiği iddia olunan zarara ilişkin olarak ancak 29.06.2021 tarihinde huzurdaki davanın ikame edildiğini, davacının taleplerinin alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yılı doldurmuş ve zamanaşımına uğramış olduğunu, esasa ilişkin olarak ise; somut olay incelendiğinde; öncelikle hasarın poliçenin teminat kapsamında kabul edilemeyeceğini, sigorta ettirenin bir takım ödev ve yükümlülüklerini ifa etmediğini ve zararın gerçekleşmesinde kusurlu olduğunu, hasarın bakım devresi içinde meydana geldiğini, poliçede "Bakım devresinde meydana gelen ziya ve hasarlar teminat dışıdır." ve ilgili poliçe ile İnşaat Sigortası Genel Şartları Bakım Devresi Klozu Teminat Dışında Kalan Haller: "Sigortacı bakım devresinde aşağıdaki haller sebebiyle meydana gelen zararlardan sorumlu değildir... Bakım faaliyetinden kaynaklanmayan; Yangın, infilak, dahili su, duman, kar ağırlığı, her türlü taşıt çarpması,... Sigortalı kıymetler dışında, sigortalı taraflara ait mevcut bina ve tesislere zarar gelmesi..." hükümleri gereği şirketin bakım devresindeki hasar iddasından sorumluluğunun söz konusu olmadığını, bakım devresinde olduğu ikrar edilen ve sabit olan hasar iddiasından müvekkil şirketin sorumluluğunun söz konusu olmadığını, davacının taleplerinin, patlatma eylemi kaynaklı olduğu için poliçe teminatı dışında kaldığını, hasarı kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, mahkemece bir an için 3. kişinin yaptığı patlatma nedeniyle davacının inşaat alanındaki yapıların zarar gördüğü kanaatinde olunsa dahi, poliçede geçen "her türlü patlatma işi" ve "patlatma işlerinden kaynaklı hasarlar" ibaresinden gerek sigortalı gerekse üçüncü kişilerce yapılan patlatma işlerinin tamamından kaynaklanan hasarların teminat dışı olduğunun anlaşıldığını, davacının 03.06.2019 tarihinde gerçekleştirilen patlatma bildirimini 23.08.2019 tarihinde yaptığı için ihbar külfetinin gereği gibi ifa edilmediğini, süresinden sonra yapılan ihbar nedeniyle müvekkili şirketin ödeme yükümlülüğünün olmadığını, hasarın teminat kapsamında olduğu kanaatinde olunsa dahi, olayda ve olay nedeniyle zararın artmasında davacının kusuru tespit edilerek tazminattan indirim sebebi yapılması gerektiğini, bir tazminat ödenmesine hükmedilse dahi işleyecek faizin ancak yasal faiz olabileceğini savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İnşaat .... .... ... Sigorta Poliçesine dayalı olarak sigorta tazminatının ödenmesi istemine ilişkindir.

İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce verilen 28.09.2021 tarihli yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin karara karşı davacılar vekili tarafından İstinaf kanun yoluna başvurulması sonucu verilen yetkisizlik kararının, ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 02.03.2022 tarihli kararı ile kaldırıldığı, kaldırma kararında özetle; "davacıların işbu davayı genel yetkili mahkeme olan İstanbul mahkemelerinde açabileceği gibi poliçeye aracılık eden acentenin ikametgahının bulunduğu ... mahkemelerinde de açabileceği gözetilerek, yetki itirazının reddi ile yargılamaya devam edilip bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, HMK madde 353/1,a,3 uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir." yönündeki gerekçe ile davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkememize gönderildiği görülmekle, mahkememizce dosyanın yeniden esasa kaydı ile yargılamaya devam olunmuş, gerekli deliller toplanmış, bu amaçla... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yazılan talimat ile tanık... dinlenmiş olup tanık vermiş olduğu yeminli ifadesinde özetle; "Ben davacı şirketlerden ... ... A.Ş.'de makine mühendisi olarak 2017 yılında işe başladım, diğer davacı ... ... A.Ş. diğer şirketin partner şirketidir, ben bu şirkette de çalıştım, bu iki şirket Hasankeyf ilçesinde ...'den 390 adet, 1 adet ana okulu inşaat ve alt yapı çevre düzenleme işini almıştı, o tarihlerde ben de bu şirketlerde çalıştım, ... iş yapan şirketlerden sigorta yapmalarını istiyor, şirket de sigortaları yatırıyordu, 2017-2018 yıllarında belli aralıklarla Hasankeyf'in yüksek yamaçlarında bulunan tepelerde dinamit patlatılarak oradan elde edilen malzemelerle dolgu malzemesi elde edilip inşaatlarda kullanılıyordu, bildiğim kadarıyla dinamitleri patlatan şirket İCC ve ...isimli iki şirkettir, bunlar dinamitleri patlattıklarında sesin şiddetinden duvarlarda ve sıvalarda çatlama, dış cephe ve çatı izolasyonlarında zarar meydana geliyordu, hatta banyo ve WC'nin seramiklerinde dökülmeler, camlarda kırılmalar oluyordu, bu dinamitlerin patlatıldığı yer benim çalıştığım inşaat alanlarına da yakın olduğundan bazen taş parçaları evlerin çatısına dahi gelebiliyordu, bu nedenle biz evleri teslim edeceğimiz vakit ... haklı olarak zarar gören kısımları yeniden yapın ve evleri vatandaşlara öyle teslim edin demesi üzerine biz zarar gören kısımları yeniden yaparak halka teslim ettik, hatta bazen patlamanın şiddetinden evlere koyduğumuz elektrikli şofbenlerin bile devrildiğini biliyorum, çalıştığım şirketler dinamitleri patlatan şirketlere durumu bildirmesine rağmen söz konusu şirketler olayı geçiştirme yoluna gittiler, çalıştığım şirketlerin yaptığı sigortanın türünü ve kapsamını bilmiyorum, ama bildiğim kadarıyla çalıştığım şirketlerin oluşan zararlarını karşılaması gerektiğini düşünüyorum, başka bir bildiğim yoktur" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce deliller toplandıktan sonra dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği, bilirkişilerden 25.07.2023 tarihli rapor ile itirazlar üzerine 04.12.2023 tarihli ek raporun alındığı, düzenlenen raporlarda özetle; rizikonun oluşması sonucu meydan gelen hasarın nedeninin, dava dışı firmanın yol çalışmaları nedeniyle yapmış olduğu patlatmalardan kaynaklı olduğu, 243013426 nolu poliçe ÖZEL ŞARTLAR 24. Madde “Her türlü patlatma işi ve patlatma işlerinden kaynaklı hasarlar teminat haricidir” ile hasarın teminat dışında kaldığı, 11.03.2020 tarih, 2/1770242 nolu Ekspertiz Raporu'nda da ÖZEL ŞARTLAR 24. Maddeye istinaden hasarın teminat dışında kaldığının tespit edildiği, hasara sebep olan patlatmanın, 2 km uzaklıkta yol yapımı amacıyla ...İnş. A.Ş - ... Grup İnş.Ltd.Şti. tarafından gerçekleştirildiği ve bu nedenle hasarın ...İnş. A.Ş-... Grup İnş.Ltd.Şti,'ye çapraz sorumluluktan dolayı başvuruda bulunulabileceği veya ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere poliçe kapsamında rücu yapılabileceği, ancak zamanaşımı sebebiyle sürenin geçtiği, (TSB Genel Şartlar: C.10 Zaman Aşımı; Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler iki yılda zaman aşımına uğrar), aşkın sigorta bedeli olmadığı, hasarın poliçe limitleri dahilinde olduğu (İnşaat All Risk Limiti: 94.347.000,00 TL), hasarın maliyetinin 729.820,50 TL olduğu, ancak davacının talep edebileceği hasar tutarının özel şartlardaki muafiyetler nedeniyle 572.179,27 TL olarak hesaplandığı bildirilmiş, ek raporda ise; gerçekleşen riziko sonucu oluşan hasar tutarının piyasa rayiçleri ile tutarının işçilik, malzeme ve her türlü gider dahil, poliçedeki muafiyetler hariç 744.500,00 TL olduğu, kök raporda tenzili muafiyet uygulanmışsa da yapılan itiraz üzerine yeniden yapılan değerlendirmede poliçedeki şartlar dahilinde tenzili muafiyetin gerekmediği, hasarın İnşaat All Risk Poliçesi Genel Şartlarına uygun olmasına karşın işbu davaya konu davacı tarafından davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen 243013426/0 Nolu Poliçenin Özel Şartlar 24. Maddesinde, tazminat talebine konu patlatma işinin teminat dışında olduğu hükmüne istinaden hasarın teminat dışında kaldığı hususlarının bildirildiği görülmüştür.

Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketler tarafından iş ortaklığı şeklinde üstlenilen ".... .... .... Poliçesi akdedildiği, poliçe döneminin 14.03.2017-30.06.2020 tarihleri olarak kararlaştırıldığı, poliçe teminat dönemi içerisinde 2019 yılının Haziran ayında inşaat alanına yaklaşık 2 km uzaklıktaki yol şantiyesinde yapılan patlatmalar sırasında davacıların inşaatını üstlendiği konutların duvarlarında çatlamaların oluşmasıyla hasarın meydana geldiği, hasara sebebiyet veren patlatmayı yapanların dava dışı ...İnşaat A.Ş- ... Grup İnşaat Ltd. Şti. olduğu, davacı şirketlerin hasara sebebiyet veren patlatma olayı ile bir ilgilerinin olmayıp hasara sebebiyet veren patlatmayı üçüncü kişilerin yaptığı anlaşılmakla; poliçede belirtilen "her türlü patlatma işi ve patlatma işlerinden kaynaklı hasarlar teminat haricidir." notunun davacı sigortalılar yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı, davacıların yapmış oldukları inşaat işini teminat altına almak amacıyla davalı nezdinde yaptırmış oldukları sigortanın üçüncü kişiler tarafından verilecek zararları da kapsamına aldığı, bu durumda meydana gelen hasarın üçüncü kişilerin eylemleri sonucu meydana gelen zarar kapsamında olup poliçede yazılı söz konusu notun, davacılar bakımından ve oluşan hasar bakımından teminat harici bir durum olarak kabul edilmesinin mümkün olmayacağı, hasarın 2019 yılının Haziran ayında meydana geldiği, davalıya bildirimin yapıldığı, davalı sigorta şirketince 15.04.2020 tarihinde hasar ödenmesine ilişkin talebin reddine dair davacılara bildirimde bulunulduğu, davacı tarafça 02.06.2021 tarihinde dava şartı niteliğindeki arabuluculuk yoluna başvurulup, 28.06.2021 tarihinde anlaşma sağlanamadığına ilişkin tutanağın düzenlendiği, bu durumda dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, ayrıca meydana gelen zararın belirsiz alacak kapsamında olması nedeniyle dava ve ıslah tarihleri itibariyle de dava konusu alacağın zamanaşımına uğramadığı, bilirkişi ek raporunda gerçekleşen riziko sonucu oluşan hasar tutarının 744.500,00 TL olarak belirlendiği, bilirkişi raporunun belirlenen hasar miktarı yönünden hükme esas almaya elverişli görüldüğü, ancak patlatma işinin teminat dışında olduğuna ilişkin görüşün mahkememizce uygun bulunmadığı, meydana gelen hasarın teminat kapsamında olup olmadığı ile poliçe hükümlerinin değerlendirilmesinin mahkemenin hukuki takdir yetkisi kapsamında kaldığı, mahkememizce yapılan değerlendirmede meydana gelen hasarın ve davacıların bu nedenle uğradığı zararın poliçe teminat kapsamında olduğu sonucuna varılarak, davacının davasının dava ve ıslah dilekçeleri kapsamında kabulü ile, 744.500,00-TL hasar bedelinin davalı sigorta şirketinin ödeme talebinin reddine ilişkin yazı tarihi olan 15.04.2020 tarihinden itibaren temerrüde düştüğü kabul edilerek, bu tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı tarafa ödemesine karar vermek gerekmekle, yapılan açıklamalara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın dava ve talep arttırım dilekçeleri kapsamında KABULÜ İLE; 744.500,00 TL hasar bedelinin davalının temerrüde düştüğü tarih olan 15.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 2-Hüküm altına alınan 744.500,00-TL üzerinden hesaplanan 50.856,79-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 341,55-TL ile yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu yatırılan 12.372,65-TL harcın mahsubu sonucu kalan 38.142,59-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvuru harcı, 341,55-TL peşin harç, 8,50-TL vekalet harcı, 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı ve 12.372,65-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 13.002,70-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafça yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti karşılığı 6.000,00-TL, tebligat posta giderleri karşılığı 311,50-TL, ile dosya kapak masrafı karşılığı 6,00-TL olmak üzere toplam 6.317,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davalı tarafından yapılan 8,50-TL vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden AAÜT hükümleri uyarınca dava değeri göz önüne alınarak 110.230,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair; davacılar vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024

Atıf: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/261, K. 2024/556, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-261-e-2024-556-k-9f1b6f856668