İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/477 E. 2024/738 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/477
- Karar No
- 2024/738
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/477 Esas - 2024/738 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/477 KARAR NO : 2024/738 HÂKİM :...... KATİP :...... DAVACI : ...... ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/07/2024 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 G.K. YAZIM TARİHİ : 03/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) İDDİA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ...... Şubesi tarafından verilen 15/01/2024 tarih ve ... nolu çekin davalı bankaya (dava dışı ciranta tarafından) ibraz edildiği ve karşılığının bulunmadığının çekin arkasına davalı banka tarafından şerh düşüldüğü; müteakiben müvekkilinin yetkili hamil sıfatıyla 22/05/2024 tarihinde davalı bankaya başvurmuş ve zorunlu ödeme tutarının ödenmesini talep etmiş olduğu; davalı banka tarafından verilen 22/05/2024 tarihli cevap kapsamında davacının yetkili hamil olmadığından bahisle, talebin davalı banka tarafından reddedilmiş olduğu; davalı banka aleyhine 29/05/2024 tarihinde ......Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığı; yasal süresi içerisinde davalı banka tarafından icra takibine itiraz edildiği ve icra takibinin durduğu beyan edilmiş olup; davanın kabulüne; davalının, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA : Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı bankaya 10/07/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı vekili tarafından (yasal cevap süresi içerisinde) 20/07/2024 tarihinde sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; icra takibi dayanağı olan ...... Şubesi müşterisine ait ... seri numaralı 15/01/2024 keşide tarihli 500.000 TL bedelli, keşidecisi .... San. ve Tic. Ltd. Şti. olan çekin 15/01/2024 tarihinde ... İnş. ve İnş. Malz. Kim. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından bankaya ibraz edilmiş olduğu; çekin karşılıksız çıkmasından dolayı karşılıksızdır işleminin yapıldığı; bankaya 22/05/2024 tarihinde verilen dilekçe kapsamında banka sorumluluk tutarının ödenmesinin talep edildiği; Çek Kanununun 3. maddesi kapsamında bankanın ödemekle yükümlü olduğu sorumluluk tutarının ancak süresi içinde çeki ibraz eden yetkili hamil tarafından talep edilmesi halinde mümkün olabileceği ve karşılıksızdır işleminden sonra çeki devralan hamile ödeme yapılması mümkün olmadığından talebin kabul edilmediği; söz konusu icra takibinden önce çekin bankaları şubesine ibraz edilmesi ve banka sorumluluk tutarının ödenmesi için yasal mevzuat kapsamında uygun şartlar bulunmadığından dolayı ödenmemesinden ve bununla ilgili icra takibi başlatılmasından dolayı bankanın bir kusuru ya da ihmalinin bulunmadığı; asıl alacak ve faiz ile tüm feri borçlardan sorumlu tutulamayacakları; müvekkili banka tarafından kanunlar çerçevesinde ve bankacılık uygulamaları kapsamında yapılan işlemin hukuka uygun olduğu beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : ...... Esas Sayılı Dosyası Sureti. ...... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... ve San. Tic. Ltd. Şti. ("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ... A.Ş.'ye ("davalı banka" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında; "dava konusu çekin, bankaya ibraz edilmiş olduğu" ve "teminat bedelinin, banka tarafından ödenmemiş olduğu" hususlarında, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; dava dışı ... İnş. ve İnş. Malz. Kim. San. Tic. ve Ltd. Şti. tarafından ibraz edilen (dava konusu) çek ile ilgili yapılan "karşılıksızdır" işlemi sonrasında banka teminat bedelinin davacı şirket tarafından tahsil edilip edilemeyeceği ve bu doğrultuda ...... Esas sayılı dosyasında davacı şirket tarafından başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) 9.270,00 TL. (asıl alacak) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı ile icra takibi sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi : İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır. İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (4) ... (5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için: a) İlamsız takip yapılmış olması, b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir. d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; ...... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve davalı tarafın, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı bankaya 10/07/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı vekili tarafından (yasal cevap süresi içerisinde) 20/07/2024 tarihinde sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; Çek Kanununun 3. maddesi kapsamında bankanın ödemekle yükümlü olduğu sorumluluk tutarının ancak süresi içinde çeki ibraz eden yetkili hamil tarafından talep edilmesi halinde mümkün olabileceği ve karşılıksızdır işleminden sonra çeki devralan hamile ödeme yapılması mümkün bulunmadığından talebin kabul edilmemiş olduğu beyan edilmekle; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. 5941 Sayılı Çek Kanunu'nun "İbraz, Ödeme, Çekin Karşılıksız Olduğunun Tespiti ve Gecikme Cezası" başlıklı 3/3. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(3) Muhatap banka, ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile, süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için; a) Karşılığının hiç bulunmaması hâlinde, 1) Çek bedeli bin Türk Lirası veya üzerinde ise bin Türk Lirası, 2) Çek bedeli bin Türk Lirasının altında ise çek bedelini, b) Karşılığının kısmen bulunması hâlinde, 1) Çek bedeli bin Türk Lirası veya altında ise, çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmî karşılığı bin Türk Lirasına tamamlayacak bir miktarı, 2) Çek bedeli bin Türk Lirasının üzerinde ise, çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmî karşılığa ilave olarak bin Türk Lirasını, ödemekle yükümlüdür. Bu husus, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdî kredi sözleşmesi hükmündedir. Bu fıkradaki miktar, ... tarafından yayımlanan fiyat endekslerindeki yıllık değişmeler göz önünde tutularak ... tarafından her yıl Ocak ayında belirlenir ve Resmî Gazete’de yayımlanır." Yukarıda belirtilen Çek Kanunu'nun 3/3. fıkrası uyarınca; muhatap banka, ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile; (çekin karşılığının hiç bulunmaması hâlinde) süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için, teminat bedelini ödemekle yükümlüdür. Anılan Kanun hükmü kapsamında; bu hususun, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir "gayri nakdî kredi sözleşmesi" hükmünde olduğu da ayrıca belirtilmiştir. Anılan Kanun hükmünde belirtilen, "çek teminat bedelinin 'hamile' ödeneceği" hususundaki düzenleme kapsamında, teminat bedelinin özellikle "anılan çek hakkında karşılıksızdır işlemine/şerhine muhatap olan hamile" ödeme yapılacağı yönünde bir sınırlandırma getirilmemiş olup; bunun yanı sıra çek ile ilgili olarak yapılan ciro işleminde, çekin tüm hakları ile birlikte temlik edilmesinin esas olduğu hususu da dikkate alındığında; anılan teminat bedelinin tahsili için "çekin yetkili hamili" sıfatını haiz olunmasının yeterli bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkememizce, dava konusu çek üzerinde yapılan incelemede; çekin keşidecisinin dava dışı ... ... Ltd. Şti. olduğu; anılan çekin, (dava dışı) ... ... Ltd. Şti.'ye verildiği; müteakiben yine dava konusu çekin (dava dışı) ... ... Ltd. Şti. tarafından davacı şirkete ciro edildiği; davacı şirket tarafından ise (dava dışı) ... ... Ltd. Şti.'ye ciro edildiği ve (dava dışı) ... ... Ltd. Şti. tarafından da davalı bankaya ibraz edilmiş olduğu; davalı banka tarafından yapılan "karşılıksızdır" işlemi akabinde ise ibraz eden (dava dışı) ... ... Ltd. Şti. tarafından (çek teminat bedeli tahsil edilmeksizin) davacı şirkete "geriye ciro" işlemi yapıldığı ve bu doğrultuda davacı şirketin, çekin yetkili hamili olduğu anlaşılmıştır. Anılan hususlar doğrultusunda; yukarıda belirtilen 5941 Sayılı Çek Kanunu'nun 3/3. maddesi uyarınca çek teminat bedelinin, çekin yetki hamili sıfatını haiz davacı şirkete ödenmesi gerekirken, ödenmemiş olduğu anlaşıldığından; davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KABULÜNE, Bu doğrultuda; ...... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, Asıl alacaktan ibaret toplam 9.270,00 TL. üzerinden (asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren) işletilecek avans faiz oranı ile icra takibinin devamına, 2) Hükmolunan alacağın %20’si olan 1.854,00 TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 633,23 TL. karar ve ilâm harcı ile ilgili olarak, davacı tarafından yatırılmış bulunan 427,60 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 205,63 TL. harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL. başvuru harcı ve 60,80 TL. vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00 TL. harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 55,00 TL. posta ve tebligat giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca ......bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL. arabuluculuk ücretinin; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 5) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca takdiren 9.270,00 TL. vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı; dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 17/12/2024 Katip ...... Hâkim ...... ¸ ¸ Gerekçeli Karar