İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/841 E. 2024/704 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/841
Karar No
2024/704
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/841 Esas - 2024/704 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/841 Esas KARAR NO : 2024/704 HAKİM :...... KATİP : ...... DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : 1- ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : 2- ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : 3-...... DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/12/2023 KARAR TARİHİ : 02/12/2024 KARAR Y.TARİHİ : 10/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan "Rücuen Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Kuruluş tarafından işletilen ......özel güvenlik hizmeti yukarıda belirtilen dönemler dahilinde davalı firmalar tarafından sunulduğunu, ...... davalı firmalar işçisi olarak görev yapmış dava dışı ... tarafından çeşitli işçilik alacaklarının ödenmesi istemiyle açılan davada ....... Sayılı kararıyla adı geçen işçi lehine işçilik alacağına hükmedilmiş; ...... sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamlı icra takibinde 06.12.2022 tarihinde, bakiye dosya borcu 12.552,19-TL (10.936,71-TL icra hesaplarına, 1.515,48-TL işçi vekili ilam ve icra vekalet ücreti için ilgili ... ödenmiş; lehe hükmedilen 100-TL vekalet ücreti takas ve mahsup edilmiştir.) müvekkil tarafından ödendiğini, iş davasının yüklenici/davalı firmalara ihbar edildiğini, ödemelerin adı geçen yüklenici firmalardan tahsili ve vekâlet ücreti ödenmesi talebiyle davalı firmalara karşı yapılan arabuluculuk başvurusunda, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafla imzalanan muhtelif tarihli özel güvenlik hizmet alım sözleşmeleri ve eki teknik şartname/genel şartnamelerde göre, kamu kurumlarında yüklenici firma bünyesinde çalışan işçilere kamu kurumları tarafından yapılacak her türlü işçilik ödemesinden, aksi hizmet alım ihale sözleşmesi/şartnamelerinde kararlaştırılmadı ise, kural olarak yüklenici firmanın sorumlu olacağı, idare tarafından yüklenici işçisine yapılacak ödemelerin tamamının yükleniciye rücu edilebileceği ifade edildiğini, işçilik ödemesinden kaynaklı işbu rücu davası ve benzer davalarda ispat yükü de terse dönmüş, yüklenici/davalı firmalar, idare ile akdettikleri sözleşmelerde işçilik alacaklarından idarelerin sorumlu olduğuna dair -varsa- sözleşme hükümlerini ispatla yükümlü hale geldiğini, aksi halde hizmet alım sözleşmesi gereğince sorumsuzluğunu ortaya koyamayan davalı firmaların işçiye yapılan tüm ödemelerden sorumlu olduğunun kabulü gerekeceğini, müvekkili ile yapılan sözleşmede yer aldığı üzere davalıların her türlü işçilik alacaklarından sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hizmet dönemleri üzerinden davalıların sorumluluklarının tespiti ile şimdilik 12.552,19 TL'nin ödeme tarihinden itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı ... Hiz. Ltd. Şti. dilekçesinde; usuli itirazlar yanında esas yönünden, dava dışı işçilere çalışma dönemine esas tüm çalışması farklı alt işverenler nezdinde geçmiş olmakla, dava dışı işçinin farklı işverenler nezdindeki tüm çalışmasının davacı kurumda geçtiğini, tüm tazminat ve ücret alacaklarından ilgili kamu kurum ve kuruluşunu tek başına sorumlu olduğunu, davacının hem 6552 sayılı yasayla getirilen değişiklik başta olmak üzere tüm yasal düzenlemeler sebebiyle hem de müvekkili ile imzalanan sözleşme ve eki ihale dokümanları gereğine kıdem tazminatı için rücu hakkı bulunmadığını savunmuş haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Usuli itirazlar yanında esas yönünden; dava dışı işçilere ücret farkı ödeme yapıldığı belirtilmiş olup bu ödemeler müvekkili şirket dönemine isabet etmediğini, müvekkili ile davacı kurum arasında imzalanan sözleşmenin dava dışı işçilere ödenen alacak kalemleriyle ilgili bir sorumluluk yüklemediğini, bu alacakların müvekkiline yükletilmesi halinde davacının sebepsiz zenginleşeceğini, müvekkili şirketin rücu davasına konu edilen iş davasının da icra dosyasının da taraflarını aynı olmadığını, davacının kendi kusuruyla sebebiyet verdiği yargılama giderlerini hiçbir kusuru olmayan müvekkili şirkete yüklenmeye çalışmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle, müvekkili şirketin sorumluğunun işçinin şirket nezdinde aldığı son ücret ve çalışma süresi dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, davacı İdare'nin avans faizi ve ödeme tarihinden itibaren faiz isteminin yasal dayanağının bulunmadığını, aksinin kabulü halinde faiz başlangıç tarihinin dava tarihi, faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini savunmuş davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Şirketi şirket yetkilisinin cevap dilekçesinde özetle: ; usuli itirazlar yanında esas yönünden, işçinin belirli süreli iş sözleşmesi kapsamında çalıştığını dava dışı işçinin 01.01.2011- 31.06.2013 tarihine kadar fiilen çalıştığını bu tarihten itibaren dava dışı işçinin farklı firma bünyesinde ve aynı iş yerinde çalışmaya devam ettiğini,iş yeri devri kuralları uyarınca devreden ve devralan işverenlerin sorumluluk esaslarının belirlendiğini, buna göre bahse konu iş yerinde dava dışı işçinin ve diğer çalışanların iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçları ile birlikte devralan firmaya geçtiğini,davacı kurum ile imzalanan hizmet alım sözleşmelerinde işçilik alacaklarından şirketlerinin sorumlu olduğuna ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmadığını, bahse konu olan sözleşmede Kıdem tazminatına ilişkin herhangi bir ifade yer almadığını, diğer bir ifade ile şirketlerinin işçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından sorumlu tutulması mümkün olmadığını, dava dışı işçilerin hukuken tazminat kazanmayı hak edip etmediğinin denetlenemediğinden işlemin kabulünün mümkün olmadığı, ödenen tazminat miktarının ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte tazmin edilmesine hükmedilmesinin talep edildiğini ancak davacı yanın faiz talebinin de yerinde olmadığını, dava konusu alacak miktarı için dava tarihi itibariyle faiz hesaplanması gerektiğini, açılan davanın ancak dava konusu edilen miktar kadar davalıyı temerrüde düşüreceğini yargısal kararlarda benimsendiğini, kısaca ifade etmek gerekirse davacı idare tarafından kıdem tazminatı ile ilgili şirketlerine ayrıca bir ödeme yapılmadığının açık olduğu, ihale bedeli içerisinde gösterilmeyen ve ödenmeyen aynı zamanda yaklaşık maliyet cetvelinde dider olarak gösterilemeyen bu kalemin ihaleyi yapan kamu kuruluşu tarafından ödenmesi gerekmekte olduğu sonucuna ulaşılması gerektiğini, zira karşılığı olmayan bir ödemeden şirketlerinin sorumlu olmasının hakkaniyete uymadığını, savunmuş davanın yetki ve görev yönünden reddine, davanın usulden reddine karar verilmesini kabul görememesi halinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2.Dava dışı işçiye ait ... kayıtları. 3. Ödeme dekont örneği. 4. Davalı yanlar ile imzalanan sözleşme ve şartname örnekleri. 5. ...... sayılı dava dosyası. İncelendiğinde; davacısının ..., davalısının ... Ltd. Şti, ... olduğu, iş akdinin haksız feshedildiğinden bahisle açılan işçilik alacaklarının ( ihbar, kıdem tazminatı, yılık izin alacağının) tahsili istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama neticesinde "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1-24.523,52 TL brüt kıdem tazminatı alacağının iş akdinin fesih tarihi olan 24.07.2017 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının ihbar tazminatı alacağı ve yıllık izin alacağı yönünden belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından, dava şartı yokluğundan taleplerin usulden reddine, " karar verildiği, kararın istinaf aşamasından geçerek 05/07/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. 6. ...... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; dava dışı işçi tarafından ...... Mahkemesi(İş Mahkemesi sıfatıyla)v. sayılı ilamına dayalı başlatılan ilamlı icra takibinde takibinde alacağın 39.989,91-TL olduğu, 06.07.2022 tarihli dosya hesabına göre dosya borcunun 60.779,74-TL olarak hesaplandığı, dosyaya daha önce ... Ltd.Şti.(dava dışı alt işveren) tarafından 26.12.2019 tarihinde 48.251,55-TL ödeme yapıldığı, 12.528,19 TL bakiye dosya borcu hesabı yapıldığı Davacı ... tarafından 06.12.2022 tarihinde alacaklı işçi vekili hesabına 10.936,71-TL ödendiği, ödemenin “......sayılı dosya borcu” açıklamasıyla yapıldığı anlaşılmıştır. 7. Mahkememizce dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca iç ilişkideki sorumluluğun davalılara ait olduğuna karar verildiği takdirde davacının davalılara rücu edebileceği tutarları, 7.285,59 TL ... A.Ş., 3.866,17 TL ... Ltd. Şti., 1.400,43 TL ... San. Ve Tic. Ltd.Şti. Olmak üzere toplam 12.552,19 TL olduğu, her bir davalının münhasıran kendi dönemlerine denk gelen bedellerle sınırlı sorumlu olabileceği görüşü bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava; davacı şirket tarafından dava dışı işçi/işçilere ödenen işçilik alacaklarının, davalı yan ile akdedilen hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkindir. Asıl işverenle alt işverenin işçiye karşı müteselsilen sorumlu olduğu, 4857 sayılı İş Kanunu’nun yer alan "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." düzenlemesine yer verilmiştir. Asıl iş veren ve altişverenin birbirlerine karşı sorumluğu ise aralarındaki sözleşme hükümlerine göre, sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde Borçlar Kanunu Genel Hükümleri ve Yargıtay içtihatları uyarınca belirlenmektedir. Dava konusu asıl işveren ve alt işverenler arasında ödenen işçi alacağının rücuna ilişkin emsal ...... sayılı ilamında "İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir." denilmektedir. Dava dışı işçi ... 15/04/2009- 24/07/2017 tarihleri arasında davacı ... bağlı ...... güvenlik işlerinde çalıştığı, iş akdinin 24/07/2017 tarihinde feshedildiği, davacı yanın dava dışı işçinin hizmet dönemi için 06/12/2022 tarihinde 12.552,19-TL ödeme yaptığı görülmüştür. Davacı yan, dava dışı işçinin kıdem tazminatı için ödediği toplam 12.552,19 TL'den taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmeleri uyarınca davalı yanların kendi dönemlerine isabet eden 12.552,19- TL tutarlardan sorumlu olduğunu ileri sürmektedir. Toplanan delillerden davacı ile davalı şirketler arasında asıl ve alt işveren ilişkisinin bulunduğu, dava dışı işçinin; davalılar ... A.Ş. bünyesinde 1.696 gün, ... Şirketi bünyesinde 900 gün, .... Hiz. Ltd. Şti. bünyesinde 326 gün olarak çalıştığı ... kayıtlarından anlaşılmıştır. Taraflarca imza edilen sözleşme ve şartnamelerde ödenen işçilik alacaklarından davacı asıl işverenin sorumlu olacağına dair hüküm de bulunmamaktadır. İşçilik alacakları davacı asıl işveren tarafından ödenen dava dışı işçinin; davalı yüklenicilerin işçisi olması, sözleşme ücretine; işçilerin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, davacı asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin, işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Yukarıda yazılı açıklama ve değerlendirmeleri içeren hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporu ile; dava dışı işçinin davalı yüklenici şirketler bünyesinde çalışmasına isabet eden işçilik alacakları toplamının 12.552,19 TL olduğu belirlenmiştir. Bu durumda; davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından, işçinin davalı şirketlerde çalışma dönemleri ile sınırlı olmak üzere, 7.285,59 TL'sinden ... A.Ş. , 3.866,17 TL'nin .... ... Ltd. Şti.'den, 1.400,43 TL'nin ...... Ltd. Şti.'den sorumlu olduğuna ve sorumluluk miktarlarına ilişkin bilirkişi raporu dosya ve delil durumuna uygun bulunmuş, davanın kabulüne, hüküm altına alınan tazminat tutarına ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. VI-HÜKÜM 1-Davanın kabulü ile, -7.285,59 TL'nin ... A.Ş.'den, -3.866,17 TL'nin .... ... Ltd. Şti.'den, -1.400,43 TL'nin ...... Ltd. Şti.'den olmak üzere toplam 12.552,19 TL'nin 06/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Karar ve İlam Harcı 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 857,44 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL, harcın mahsubu ile bakiye 587,59 TL harcın (341,05 TL'ninden ... A.Ş.. 180,98 TL'sinden .... ... Ltd. Şti..65,56 TL'sinden ...... Ltd. Şti. Sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 232,00 TL, bilirkişi ücreti olarak 3.500,00 TL olarak yapılan toplam 3.732,00 TL yargılama giderinin (2.166,14 TL'ninden ... A.Ş.. 1.149,48 TL'sinden .... ... Ltd. Şti.. 416,38 TL'sinden ...... Ltd. Şti. Sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı ve ıslah harcı toplam 578,10 ‬-TL yargılama harcının (335,54 TL'ninden ... A.Ş.. 178,06 TL'sinden .... ... Ltd. Şti.. 64,50 TL'sinden ...... Ltd. Şti. Sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine, 6. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin (1.857,35 TL'ninden ... A.Ş.. 985,62 TL'sinden .... ... Ltd. Şti.. 357,03 TL'sinden ...... Ltd. Şti. Sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti 7. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 12.552,19 -TL vekalet ücretinin (7.285,59 TL'ninden ... A.Ş.. 3.866,17 TL'sinden .... ... Ltd. Şti.. 1.400,43 TL'sinden ...... Ltd. Şti. Sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/12/2024 Katip ...... e-imzalıdır Hakim ...... e-imzalıdır

Atıf: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/841, K. 2024/704, T. 02.12.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-841-e-2024-704-k-a689b42a8e09