İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/238 E. 2024/494 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/238
Karar No
2024/494
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/238 Esas - 2024/494 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/238 KARAR NO : 2024/494 HÂKİM : .... KATİP : ... DAVACI :.... VEKİLLERİ : Av. .... Av. ... DAVALI : ... .... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/03/2023 KARAR TARİHİ : 10/09/2024 G.K. YAZIM TARİHİ : 13/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) İDDİA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ... Taah. İth. İhr. Ltd. Şti. arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığı; davalı ...'nin genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığı; davalının kefalet tarihleri itibariyle asıl borçlu şirketin ortağı/yetkilisi konumunda bulunduğu; anılan kredi sözleşmelerine dayalı olarak kredi müşterisine müvekkili banka tarafından kredi kullandırıldığı; müvekkili banka tarafından alacağı için .... Noterliğinin 02/10/2019 tarih ve ... yevmiye numarası ile çekilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmediği; ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla .... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığı; davalı tarafından icra takibine, asıl alacağa, faize, faiz türüne ve borcun tüm ferilerine itiraz edildiği; yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğu beyan edilmiş olup; .... Esas sayılı dosyasında sunulan itirazın iptaline; davalının, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA : Dava dilekçesini ve tensip zaptını içerir davetiyenin, davalı ...'ye usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; bununla birlikte davalı tarafından, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. III) DELİLLER : .... Esas Sayılı (İlgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ... Dairesine devredilerek, .... Esas numarasını almıştır.) Dosyası Sureti. .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. Genel Kredi Sözleşmesi Uyuşmazlığın Tespiti Hususunda Düzenlenen Bilirkişi Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... A.Ş. ("davacı banka" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ...'ye ("davalı" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından, yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Dairesine devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedildiği belirtilen Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davalının kefaleti doğrultusunda davacı bankanın (icra takip tarihi itibariyle) 345.792,19 TL. (asıl alacak, işlemiş faiz ve temerrüt faizi gider vergisi) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile takip sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmıştır. c) Dava Konusu Uyuşmazlığın Hukuki Tasnifi : İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır. İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (4) ... (5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için: a) İlamsız takip yapılmış olması, b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir. d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; .... Esas sayılı dosyasında (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Dairesine devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibinde sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve davalı tarafın, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya 28/04/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu kredi alacağının varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporu dosyamıza 16/05/2024 tarihinde sunulmuş olup, anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Taah. İth. İhr. Ltd. Şti. arasında 13/02/2014 tarihinde 350.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinin imzalandığı; 08/12/2016 tarihli ek sözleşmeyle kredi limitinin 400.000,00 TL artırılarak 750.000,00 TL'ye yükseltildiği; davalının Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesini ve 08/12/2016 tarihli ek sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı ve kefalet limitinin de 350.000,00 TL + 400.000,00 TL olmak üzere toplam 750.000,00 TL şeklinde belirlendiği; davalının, dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı olduğu ve davalının kefaletinin TBK hükümlerine uygun şekilde tesis edildiği; sözleşeme kapsamında dava dışı asıl borçlu şirkete, borçlu cari hesap kredisi, taksitli ticari kredi, kredili mevduat ve çek kredisi açılarak, nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığı, bu kapsamda dava dışı asıl borçluya, 29.05.2019 tarihinde aylık %2,09 faiz oranıyla üç ay ertelemeli, 36 ay vadeli, ... nolu 261.399,00 TL tutarlı taksitli ticari kredi kullandırıldığı; krediye karşılık herhangi bir geri ödeme yapılmadığı; 29.05.2019 tarihinde aylık %2,09 faiz oranıyla üç ay ertelemeli, 36 ay vadeli, ... nolu 15.000,00 TL tutarlı taksitli ticari kredi kullandırıldığı, krediye karşılık herhangi bir geri ödeme yapılmadığı; ... kredisi kullandırıldığı, kat tarihi itibariyle hesabın 89.791,46 TL anapara borç bakiyesinin bulunduğu; kredili mevduat hesabı kredisi kullandırıldığı, kat tarihi itibariyle hesabın 25.655,34 TL anapara borç bakiyesinin bulunduğu; ayrıca çek kredisi açıldığı ve çek karnesi verildiği, dava dışı asıl borçlu tarafından keşide edilen çeklerden 1 adedinin 30.07.2019, 4 adetinin ise 27.08.2019 tarihlerinde ödeme için bankaya ibraz olunduğu, ancak karşılıksız kaldığı; bu nedenle çek sorumluluk bedellerinin banka kaynağından ödendiği; davacı banka tarafından borçlulara, .... Noterliğinin 02.10.2019 tarih ve ... sayılı kat ihtarının gönderildiği; ihtarname içeriğinde, kullandırılan kredilere konu borçların 26.09.2019 tarihi itibarıyla kat edilerek muaccel hale geldiğinin, muaccel hale gelen ve toplamı 444.189,32 TL olan borcun 7 gün içinde ödemesi, bankaca verilen çek karnelerinden kalan boş veya iptal edilmiş yaprakların iade edilmesi, iade edilmediği takdirde çek yasal yükümlülük tutarı toplamı olan 16.240,00 TL’nin 7 gün içinde depo edilmesi ve aksi halde yasal yollara başvurulacağı hususlarına yer verildiği; kat ihtarnamesinde taksitli ticari kredilere, borçlu cari hesap kredisine, kredili mevduat hesabı borcuna ve çek sorumluluk bedeli ödemelerine yer verildiği ancak takip talebinde sadece iki adet taksitli ticari krediden kaynaklanan banka alacaklarına yer verildiği ve neticeten yapılan hesaplamalarda; asıl alacak tutarı 302.327,93 TL, işlemiş akdi faiz 34.693,24 TL, BSMV 1.734,65 TL olmak üzere toplam alacak miktarının 338.755,82 TL olarak hesaplandığı hususlarının bildirildiği anlaşılmıştır. Söz konusu bilirkişi raporu; Mahkememizce davacı vekiline ve davalıya 22/05/2024 tarihinde münferiden ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davacı vekili veya davalı tarafından bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Neticeten; Bilirkişi raporunun, davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında 13.02.2014 tarihinde 350.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı ...’nin Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesini ve 08.12.2016 tarihli ek sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kefalet limitinin de 750.000,00 TL şeklinde belirlendiği, davalı kefilin, dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı olduğu ve davalının kefaletinin TBK hükümlerine uygun şekilde tesis edildiği; sözleşme kapsamında dava dışı asıl borçlu şirkete, borçlu cari hesap kredisi, taksitli ticari kredi, kredili mevduat ve çek kredisi açılarak, nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığı; davacı banka tarafından gönderilen kat ihtarının, dava dışı asıl borçlu ve davalı kefilin sözleşmede belirtilen adreslerine 04.10.2019 tarihinde ulaştığı ancak borçlulara tebliğ edilemediği; taraf adresleri dikkate alındığında, sözleşme hükümleri uyarınca ihtarnamenin dava dışı asıl borçlu şirkete ve davalı kefile 04.10.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunun kabulü gerektiği; bu doğrultuda dava dışı asıl borçlu şirketin ve davalının temerrüt halinin 12.10.2019 tarihinden başlamak üzere gerçekleştiği; kat ihtarnamesinde taksitli ticari kredilere, borçlu cari hesap kredisine, kredili mevduat hesabı borcuna ve çek sorumluluk bedeli ödemelerine yer verildiği ancak takip talebinde sadece iki adet taksitli ticari krediden kaynaklanan banka alacaklarına yer verildiği anlaşılmakla ve bilirkişi raporunda belirtilen hesaplamaların dikkate alınması suretiyle, davanın kısmen kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda; .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 338.755,82 TL.'lik (asıl alacak + işlemiş faiz + BSMV) kısmının iptaline; 302.327,93 TL. asıl alacak, 34.693,24 TL. işlemiş faiz ve 1.734,65 TL. BSMV olmak üzere toplam 338.755,82 TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek %48 faiz oranı ile takibin devamına; 2) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE; 3) Hükmolunan alacağın %20’si olan 67.751,17 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE; 4) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 23.140,41 TL karar ve ilâm harcından, davacı tarafından yatırılmış bulunan 4.176,31 TL. harcın mahsubu ile bakiye kalan 18.964,10 TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 4.176,31 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı ve 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.381,81 TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 98,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.098,00‬ TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 3.034,96 TL'nin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 63,04 TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 3.056,51 TL.'nin davalıdan tahsili; 63,49 TL.'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 6) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen 338.755,82‬ TL üzerinden) takdir edilen 52.813,37 TL. vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda; davacı yönünden KESİN; davalı yönünden, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 10/09/2024 Katip .... Hâkim .... ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Atıf: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/238, K. 2024/494, T. 10.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-238-e-2024-494-k-e140c772b722