İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/82 E. 2024/647 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/82
- Karar No
- 2024/647
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/82 Esas - 2024/647 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/82 Esas KARAR NO : 2024/647 HAKİM : ...... KATİP : ...... ALACAĞI TEMLİK EDEN DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... ALACAĞI TEMLİK ALAN DAVACI : ...... VEKİLİ : AV. ...... AV. ...... ...... DAVALILAR : 1- ...... 2- ...... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 07/02/2022 KARAR TARİHİ : 11/11/2024 KARAR Y.TARİHİ : 15.11.2024 Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davanın yapılan açık yargılaması sonunda, I-İDDİALAR Alacağı temlik alan davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... İnş. Taş. Bil. Mak. İma. San. Ve Tic. Ltd. Şti arasında 13.06.2016 tarihli, "Taksitli Ticari Kredi Sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkil tarafından davalının 55.750,08 TL tutarında kredi kullanımı sağlandığını, borçlunun ilk taksit ödemesi 13/07/2016 tarihinde, son taksit ödemesi ise 15/06/2016 tarihinde olmak üzere aylık 1.161,46 TL geri ödenmek üzere imzalanan kredi sözleşmesini sunulduğunu, diğer davalı olan ... ise sözleşmede kefil olarak yer aldığını, imzalanan kredi sözleşmesinin 3. Sayfasının 2. Başlığı altında düzenlenen maddeye göre; borçlunun bir taksiti dahi ödemede temerrütte düşmesi durumunda borcun tamamının muaccel hale geleceğini, ilgili maddeye rağmen borçlu ve kefilin henüz ilk taksitten itibaren ödemelerini geciktirmeye başladığını, müvekkilinin borcu muaccel hale getirmek istemediğini, aksine borçlunun ödemelerini ifa etmesi için beklediğini, borçlunun çeşitli aylarda kısmen veya tamamen ifa etmediği taksit ödemelerinin tekrarlanması durumunda Cebri İcra yoluna başvurma zorunluluğu doğduğunu ve .....Esas numarası ile 02/04/2019 tarihinde "Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İlamsız Takip" başlatıldığını, dosyada rehinli bulunan ... plakalı aracın satışının istendiğini ve icra müdürlüğünce 11.750,00 TL bedelle aracın satıldığını, satış bedelinin dosyaya gönderildiği tarih olan 19.12.019 tarihinde müvekkilinin alacağının faiz ve masraflarla birlikte 33.471,11 TL olduğunu, bu tahsilatla ilgili icra alacağının mahsup edildiğini, İcra ve İflas Kanunu'na göre alacak rehinle karşılanamamış ise alacaklı alacağını genel haciz yoluyla takip edebileceğini, davalı borçluların, borcun geri kalanını ifa etmemiş ve faiz işlemeye devam ettiğini, Rehinli aracın satışı yapıldıktan sonra rehnin borcun büyük bir kısmını da karşılamadığından "Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" genel haciz yoluyla 08.04.2021 tarihinde ..... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yoluna başvurulduğunu, ancak borçluların borcu ödememekle birlikte, 16.06.2021 tarihinde bu takibe karşı haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiklerini ve yasal takip sürecinin durmasına sebebiyet verdiklerini, bu nedenlerle .....E. numaralı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, borçluların takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen ve sonrasında işleyen faizleriyle birlikte ödemesine, takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. II-SAVUNMALAR Davalı yanlara dava dilekçesi usulüne uygun şekilde meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine karşın, davalılar davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamışlardır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1- ..... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından borçlular ... İnş. Taş. Bil. Mak. İma. San. Ve Tic. Ltd. Şti ile ... aleyhine 30.234,12 TL asıl alacağın tahsili için 08.04.2021 tarihinde genel haciz yolu ile takip başlatıldığı, borçluların itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. 2- ..... Esas sayılı dosyası. 3-Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 4-Taraflar arasında imzalanan 13.06.2016 tarihli Taksitli Ticari Kredi Sözleşmesi. 5.15.02.2019 tarihli ... numara ile ihtarname örneği. 6-Mahkememizce bilirkişi raporu aldırıldığı, bilirkişinin 27.02.2024 tarihli raporunu özetle; Davacı ... A.Ş. ile ... İnş. Taş. Bil. Mak. İma. San. Ve Tic. Ltd. Şti arasında 13.06.2016 tarihinde imzalanan Taksitli Ticari Kredi Sözleşmesi kapsamında davalı firmaya toplam 55.750,08 TL olarak ödenmek üzere taksitli kredi kullandırıldığını, Davalı ...’nun, söz konusu sözleşmeyi kefalet türüne "müteselsil" yazarak imzaladığını, takibe konu Taksitli Ticari Kredinin, 13.09.2018, 15.10.2018, 13.11.2018, 13.12.2018, 14.01.2019 ve 13.02.2019 tarihli 27-32.taksit tutarlarının 15.02.2019 kat tarihi itibariyle ödenmemiş olduğunu, 08.04.2021 takip tarihi itibariyle ise son taksit tarihi olan 15.06.2020 tarihinin de geçtiğini, kredinin ödenmeyen tüm taksit tutarlarının temerrüte düşmüş olduğu ve davacı şirketin takip talebindeki kısmi tahsilatların TBK md 100 uyarınca mahsubu talebi göz önünde bulundurularak yapılan hesaplama sonucunda davacı şirketin alacak tutarının 24.186,76 TL olarak hesaplandığını, bu kapsamda takip talebinde alacağın 30.234,12-24.186,76=6.047,36 TL fazla talep edildiğinin hesaplandığını, mahkememizce takibin devamına karar verilmesi halinde, 24.186,76 TL olarak hesaplanan asıl alacağın, taraflar arasında imza altına alınarak kararlaştırıldığı tespit edilen %30,00 oranından işleyecek temerrüt faizi ile tahsilinin talep edilebileceğini, davacının icra inkar tazminatı talebine ilişkin değerlendirmenin İİK 67/2 gereğince sayın mahkemenin takdirinde olduğu görüşünü bildirmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, taraflarca akdedilen kredi sözleşmesi kapsamında davalı yanların kullandırılan ticari kredi kartından kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibinde vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı asıl borçlu şirket ... İnş. Taş. Bil. Mak. İma. San. Ve Tic. Ltd. Şti ile davacı banka arasında akdedilen 13/06/2016 Tarihli Taksitli Ticari Kredi Sözleşmesini davalı ...'nun kefil sıfatı ile imzalamış olduğu dikkate alınarak öncelikle kefaletin geçerli olup olmadığı hususu değerlendirilmiştir. Borçlar Kanunu 583. maddesinde; ''Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.'' düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı kefilin, kefaletin türünü, miktarını ve tarihini el yazısıyla yazarak kefaletnameyi imzaladığı, davalı kefilin ... İnş. Taş. Bil. Mak. İma. San. Ve Tic. Ltd. Şti 'nin tek ortağı ve yetkilisi olduğu görüldüğünden, kefaletin; TBK'nın 583. maddesinde düzenlenen koşulları taşıdığı ve geçerli olduğu, davalı kefilin borçlu şirketi temsile yetkili ortak sıfatına haiz olması nedeniyle kefaletine ilişkin eş muvafakatinin alınmasına yasal gerek bulunmadığı anlaşılmıştır. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 117. maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.” hükmüne yer verilmiştir. Davacı tarafından, kredi borçlusu asıl borçlu şirket ve davalı kefile keşide edilen ... numaralı ihtarnamenin davalılara müteselsil kefil sıfatına haiz ...'na tebliğ edildiği, temerrüt faizinin başlangıcı olarak vade tarihinin kabul edilmiştir. Uygulanacak faiz oranlarının belirlenmesine ilişkin olarak; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi'nde "..., bankaların ödünç para verme işlemlerinde ... uygulanacak azami faiz oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. ..., bu yetkilerini ...'na devredebilir." denildiği, 22.11.2006 tarih, 26354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ... Kararı'nda (md 3) konuya ilişkin düzenlemelerin ...'nca yayımlanacak tebliğlerle yapılacağı, ...’nın bu konudaki tebliğine göre bankaların mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını vade ve türlerine göre serbestçe tespit etmelerinin hükme bağlandığı buna göre, davacı finansman şirketinin talep ettiği akdi ve temerrüt faiz oranı, sözleşme maddeleri gözetilerek denetlenmesi gerekmektedir. Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin temerrüt uygulanması başlıklı maddesi "Kredi Kullanan ve Kefil, taksitlerin vadesinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, herhangi bir ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın vade tarihinden taksit tutarının tamamen ödeneceği tarihe kadar, temerrüt/gecikme faizinin işletileceğini, bu faiz ödenmedikçe ödemelerini, izleyen taksit tutarlarına mahsup edilmeyeceğini, ...’ın günün koşullarına göre, temerrüt faizi oranını arttırabileceğini, Sözleşme’de bu surette meydana gelecek değişikliklere göre ödeme yapacaklarını, önceki oran ve uygulamaların kendileri için müktesep hak teşkil etmeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt ederler." hükmünü içermekte olduğu; davalı asıl borçlu ile banka arasında imzalanan Kredi Geri Ödeme Planında temerrüt faiz oranını yıllık %30 olarak oranda temerrüt faizinin uygulanacağının kararlaştırıldığı anlaşılmakla bu yönünden aşağıda buna göre değerlendirmeye alınmıştır. Yukarıda yazılı tespit ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı ile davalı şirket arasında 13.06.2016 tarihinde imzalanan Taksitli Ticari Kredi sözleşmesi'nin imzalandığı, davalı ...'nun8 sözleşmeye kefil olduğunu, sözleşme kapsamında davalı şirkete kredi kullandırıldığı, taksitli ticari kredinin, 13.09.2018, 15.10.2018, 13.11.2018, 13.12.2018, 14.01.2019 ve 13.02.2019 tarihli 27-32.taksit tutarlarının 15.02.2019 kat tarihi itibariyle ödenmediği, 08.04.2021 takip tarihi itibariyle ise son taksit tarihi olan 15.06.2020 tarihinin de geçtiği, kredinin ödenmeyen tüm taksit tutarlarının temerrüte düşmüş olduğu, davacı şirketin takip talebindeki kısmi tahsilatların TBK md 100 uyarınca mahsubu talebi göz önünde bulundurularak yapılan hesaplama sonucunda davacı şirketin alacak tutarının 24.186,76 TL olarak hesaplandığı, yapılan hesaplamaya göre; davacının takip tarihi itibariyle davalı yanlardan 24.186,76 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin 24.186,76 TL asıl alacak üzerinden taraflar arasında sözleşme esas alınarak %30 (yıllık) oranında faiz işletilerek devamına karar vermek gerekmiş, davacı banka alacağının likit ve davalıların itirazında haksız olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan toplam 24.186,76 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. VI-HÜKÜM 1.Davanın Kısmen Kabulü ile; - .....Esas sayılı icra takibine itirazın kısmen iptali ile, takibin 24.186,76-TL asıl alacak üzerinden taraflar arasında sözleşme esas alınarak %30 (yıllık) işleyecek temerrüt faizi üzerinden devamına, -İcra İnkar 4.837,35-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar ve İlam Harcı 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.652,20 TL harçtan peşin alınan 365,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.286,23 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 1.213,75 TL, bilirkişi ücreti olarak 6.000,00 TL olmak üzere toplam 7.213,75 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 5.770,87 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı ve ıslah harcı toplam 458,17 TL yargılama harcının red ve kabul oranına göre hesaplanan 366,53 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 272,03 TL'sinin davacıdan, 1.087,97 TL'sinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 6. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine, Vekalet Ücreti 7. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 24.186,76 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/11/2024 Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır