İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/387 E. 2023/373 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/387
- Karar No
- 2023/373
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/387 Esas - 2023/373 T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2022/387 Esas KARAR NO : 2023/373 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 10/06/2022 KARAR TARİHİ : 23/05/2023 KARAR Y.TARİHİ : 26/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesi müşterisi olduğunu, 2008 yılından bu yana davalının sağlamış olduğu internet bankacılığı sistemini kullanmakta iken 12/10/2016 tarihinde hesabından rızası dışında 98.000,00 TL'nın başka banka hesaplarına havale edilmiş olduğunu, 650,00 TL’lik de kontör yüklemesi yapıldığını, müvekkilinin durumu anlar anlamaz banka şubesine başvuruda bulunduğunu, 20.000,00 TL’sinin hesaba iadesinin sağlandığını, ancak 78.650,00 TL’sinin iadesinin sağlanamadığını, anılan meblağın iadesi için davalıya yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine ... E. sayılı dosyası ile 5.000,00 TL’lik bir alacak davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda mahkeme tarafından davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine .... Sayılı 16/12/2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabule karar verildiğini, sözü edilen karara dayanılarak taraflar arasındaki ihtilafın çözümlendiği nazara alınarak müvekkilinin bakiye alacağının tahsili amacı ile ... E.sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine durdurulduğunu, yapılan arabuluculuk başvurusunun sonuçlanmadığını, sözü edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararında tarafların hukuki durumlarının kusur oranlarının açıkça belirlenmiş olduğunu, bahse konu karardan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin davalıdan icra takip tarihi itibariyle alacaklı bulunduğunu, açıklanan nedenlerle davalının ... E. sayılı dosyasına yaptığı kötü niyetli itirazın iptaline, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Sayılı kararı sonrasında davacı yanın istinaf başvurusu üzerine ... Sayılı dosyasınca da 5.000,00 TL müvekkili banka aleyhine tazminata hükmedildiğini ve kararın kesinleştiğini, bahsi geçen ilam sebebiyle ... E. sayılı dosyasınca müvekkili aleyhine takibe geçilmesi üzerine borcun ödendiğini, telefonda ikna yöntemi ile dolandırıcılık işlemi gerçekleşmiş olduğundan davacının kusurlu davrandığını, müvekkili bankanın müşterisinin 14/10/2016 tarihinde savcılığa verdiği dilekçesinde kendisini bankacı olarak tanıtan kişi/kişilerle muhafazasında olması gereken bilgileri paylaştığını kabul ettiğini, olay tarihinde müşteri ...’e bankadan 3 adet sms gönderildiğini, müşterinin itiraz ettiği işlemlerin onay uygulaması ile onaylandığını, bu vakada müvekkili bankanın müşterisinin bilgisayarına, kullandığı cep telefonuna yada hattına kötü amaçlı yazılım anlamında herhangi bir müdahalede bulunulmadığını, gerekli bütün bilgilerin sosyal mühendislik yolu ile kendisinden alındığını, müşteriye özel şifre kod gibi hassas bilgilerin yine müşteri tarafından korunmaması suretiyle itiraza konu işlemlerin gerçekleştiği, böyle bir durumda bankanın güvenlik altyapısının eksikliğinden söz edilmesinin ve bu mekanizmanın üçüncü şahıslarca aşılmasının mümkün olmadığını, bu tip vakalarda tedbir amaçlı bankanın müşterilerine e-posta ve sms ile belirli zaman dilimleri içerisinde uyarıldıklarını, davacının banka sistemlerinde kayıtlı telefon numarasına sms gönderildiğini, davacı müvekkili bankanın müşterisinin internet bankacılığına gerekli güvenlik adımlarına doğru cevaplar vererek ve son adımda bankanın sisteminde kayıtlı cep telefonuna onay SMS’lerini doğrulayarak başarılı şekilde giriş yaptığının açık şekilde görüldüğünü, kişisel bilgi ve şifrelerini koruma yükümlülüğü olmasına rağmen, dikkatli davranmayarak, dolandırıcılara dolandırıcılık yapısının anahtarını teslim eden, dolandırıcılık işlemlerinin yapılmasına sebebiyet veren davacının tam kusurlu/ağır kusurlu kabul edilmesi gerektiğini, müvekkili bankanın sistemin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri teknolojik gelişmelere uygun olarak aldığını, davacının internet bankacılığında kullanılmak üzere kendisine verilen kullanıcı adı, şifresi ve diğer bilgileri koruma konusunda azami özeni göstermemesi nedeniyle müvekkili bankanın sorumlu tutulmasının söz konusu olamayacağını, açıklanan nedenlerle davanın esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: 1-)... Esas sayılı dosyası, ... Esas ve ... esas sayılı dosyası, 2-)Hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağı, 3-)Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporları, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce, ... E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; ... E. sayılı dosyasında davacı tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine .... Sayılı 16/12/2021 tarihli ilamına dayalı olarak 28/03/2022 tarihinde başlatılan ilamlı takipte; 5.000,00 TL Asıl alacak, 5.000,00 TL ilam vekalet ücreti, 1.576,79 TL yargılama gideri, 4.921,63 TL. Geçmiş Gün Faizi olmak üzere 16.498,42 TL toplam alacağın tahsilinin talep edildiği görülmüştür. Mahkememizce, ... E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; ... E. sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine .... Sayılı ilamına dayanılarak bakiye alacağın tahsili için 29/03/2022 tarihinde başlatılan takipte; 55.055,00 TL Asıl Alacak, 52.345,45 TL işlemiş avans faizi, 107.400,45 TL Asıl alacağa işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu bankaya 27/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin icra dosyasına yasal itiraz süresi içerisinde borcun tümüne, asıl alacağa, ferilerine, faize, faiz oranlarına itiraz ettiği ve icra müdürlüğünce takibin 29/04/2022 tarihinde durdurulduğu görülmüştür. ... Esas sayılı dosyasından başlatılan ilamsız takipte takip dayanağı olarak gösterilen ... Dairesinin 16/12/2021 tarih ve .... Sayılı ilamı gerekçesinde; “…İlk derece mahkemesince usul ve yöntemine uygun olarak alınan, dosya kapsamına ve oluşa uygun, objektif, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilgisayar mühendisi ve bankacı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ilk bilirkişi raporunda; olay tarihinde sadece işlemlere SMS onay şifresi göndermek suretiyle onay vermemesi, elektronik imza ya da farklı denetlenebilen bir güvenlik sistemi kurması gerektiği belirtilerek davacının oluşan zararında davalı bankanın ağır kusurlu olduğu tespit edilmiş olmakla, dairemizce davalı bankanın davacının zararının oluşmasında %70 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılarak, davacının olay sebebiyle doğan toplam 78.650,00 TL zararının davalı bankanın kusur oranına %70 karşılık gelen toplam 55.055,00 TL'lik kısmını davalı bankadan talep edebilecektir. Ne var ki, davacının davalı bankaya vermiş olduğu 14.10.2016 tarihli başvuru dilekçesi içeriği gözetildiğinde davacının kendisine gelen onay şifresini davalı bankanın çağrı merkezi olduğunu sandığı kişilerle paylaştığı anlaşıldığından, davacının da zararın oluşumunda %30 oranında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü ile davacının doğan zararının kendi kusur oranına karşılık gelen 23.595,00 TL zarara katlanması gerektiği değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin kabulü ile duruşma açılmasına gerek görülmeksizin ilk derece mahkemesince verilen karar HMK'nın 353/1-b-2. Maddesi gereği kaldırılarak fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 5.000,00 TL üzerinden açılan davacının kısmi tazminat davasının kabulü ile söz konusu tazminata haksız fiilin gerçekleştiği olay tarihi olan 12.10.2016 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline dair davanın esası hakkında yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir…” denildiği anlaşılmaktadır. Mahkeme kararları sadece hüküm kısımları değil gerekçeleri ile birlikte bütündür ve ilgili ... Dairesinin 16/12/2021 tarih ve .... Sayılı ilamının kesinleştiği anlaşılmıştır. Buna göre, davacının davalı bankadan tarafların kusur oranlarına göre, talep edebileceği 55.055,00 TL’lik alacağı bulunduğu, 5.000,00 TL’lik kısmı için daha önce hüküm kurulduğu ve ... E. sayılı takip dosyasından tahsil edildiği, geriye kalan 50.055,00 TL’sının 12/10/2016 olay tarihinden itibaren 29/03/2022 icra takip tarihine kadar işleyecek avans faizi hesaplandığında, talep edilebilir işlemiş faiz miktarının 39.754,79 TL olduğu, talep edilen 52.345,45 TL işlemiş faiz miktarının 12.590,66 TL’sinin fazla talep edildiği hususları tespit edilmiş olmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve itiraz haksız olup, alacak likit olduğundan davacı lehine icra-inkar tazminatına da karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Anlatılan nedenlerle, 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının ... Esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 50.055,00 TL asıl alacak, 39.754,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 89.809,79 TL üzerinden talep gibi devamına, 2-Alacağın %20'si oranında olan 17.961,95 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-Alınması gerekli 6.134,91 TL harçtan peşin alınan 1.297,14 TL harcın düşümü ile arta kalan 4.837,77 TL harcın davalı tarafdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Peşin alınan 1.297,14 TL harçla, 80,70 TL başvurma harcının davalı tarafdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 14.369,57 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 6-Reddedilen kısım yönünden A.A.Ü.T. Maddesi uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendini vekille temsil ettiren davalı tarafa ödenmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 950,00 TL bilirkişi ücreti, 440,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.390,00 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.162,34 TL ile 11,50 TL vekalet harcının toplamı 1.173,84 TL'nin davalı tarafdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan 67,50 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 11,05 TL'nin davacı tarafdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinden, red ve kabul sorumluluk oranına göre hesaplanan 1.304,49 TL'nin davalıdan, 255,51 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/05/2023 Katip ... Hakim ... ¸e-imza ¸e-imza