İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/368 E. 2024/247 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/368
- Karar No
- 2024/247
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2022/368 Esas - 2024/247 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/368 KARAR NO : 2024/247 ... DAVA : Aşırı İfa Güçlüğünden Kaynaklanan Uyarlama ve Tazminat DAVA TARİHİ : 07/06/2022 KARAR TARİHİ : 02/04/2024 G.K. YAZIM TARİHİ : 27/09/2024 1. Mahkememizde görülmekte olan Aşırı İfa Güçlüğünden Kaynaklanan Uyarlama ve Tazminat davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) İDDİA : 2. Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı banka arasında 05/06/2013 tarihinde genel kredi sözleşmesinin akdedildiği; sözleşmenin akdedildiği tarihten bugüne kadar, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında üzerine düşen tüm edimleri tam ve eksiksiz şekilde ifa ettiği; müvekkili şirketin alışveriş merkezi kiracılarıyla yapmış olduğu döviz bazlı sözleşmeleri Türk Lirası cinsine dönüştürmek zorunda kaldığı; ancak davalı taraf ile müvekkili şirket arasındaki sözleşme hükümlerinin döviz cinsinde kalmaya devam ettiği; döviz kurlarında yaşanan fahiş artışların Türk Lirası'nın öngörülemez şekilde değer kaybetmesi, kurdaki oynaklık nedeniyle alış-satış arasındaki marjın artmasının müvekkili şirket açısından ciddi zararlara sebep olduğu; sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmesinin güçleştirdiği; müvekkili şirketin davalı bankadan zaman zaman kur almak istediği ancak davalı bankanın çeşitli bahanelerle kur vermeye yanaşmadığı gibi kur artışının ani arttığı ve yüksek olduğu dönemlerde kurun en yüksek değerinden verdiği; müvekkilinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşme şartlarının mevcut şartlara göre uyarlanarak devam etmesi yönünde talebinin ihtar edildiği: davalı tarafından ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediği; müvekkili şirket bakımından ortaya çıkan aşırı ifa güçlüğü nedeniyle sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması şartlarının tamamıyla oluştuğu beyan edilmiş olup; davanın kabulüne; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389 ve devamı maddeleri gereğince işbu dava sonunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar devam etmek üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesine; taraflar arasındaki 05/06/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin aşırı ifa güçlüğü nazara alınarak hakimin sözleşmeye müdahalesi ile sözleşmenin değişen koşullara uyarlanmasına; ödeme tarihlerinde müvekkiline kurun yüksek miktarlardan satılması nedeniyle oluşan zararına karşılık olmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA : 3. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, yetki, görev, hukuki yarar ve dava şartı yokluğu, husumet, takas-mahsup ilk itirazlarını tekrar ettikleri; belirsiz alacak davası olarak açılan bu davanın sağladığı imkanlardan davacının yararlanmasının mümkün bulunmadığı; yatırımcı olan bir şirketin basiretli tacir olarak hesaplaması gereken hususların sonuçlarının müvekkili bankaya yüklenilmeye çalışılmasının herhangi bir hukuki gerekçesi ve dayanağı bulunmadığı; müvekkili banka tarafından çeşitli yapılandırma modelleri ile kendilerine yardımcı olunduğunun davacı tarafından da bilinmesine rağmen müvekkilini mağdur etmeye matuf ihtiyati tedbir talebinde bulunulmasının da kabul edilemez olduğu; müvekkili bankanın, firmanın taleplerine karşı her zaman yapıcı ve olumlu yaklaştığı beyan edilmiş olup; davanın öncelikle usulden reddine; aksi taktirde belirtilen gerekçeler doğrultusunda davanın esastan reddine, davaya ilişkin tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : ...Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. ...arafından Gönderilen 29/06/2022 Tarihli Cevabi Yazı. ...Tarafından Gönderilen 14/12/2023 Tarihli Cevabi Yazı. Uyuşmazlığın Tespiti Hususunda Düzenlenen 29/11/2022 Tarihli Kök Bilirkişi Raporu. Uyuşmazlığın Tespiti Hususunda Düzenlenen 10/03/2022 Tarihli Birinci Ek Bilirkişi Raporu. Uyuşmazlığın Tespiti Hususunda Düzenlenen 19/02/2024 Tarihli İkinci Ek Bilirkişi Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : 4. Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı .... ("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, davalı .... ("davalı banka" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Aşırı İfa Güçlüğünden Kaynaklanan Uyarlama ve Tazminat Davası" olduğu anlaşılmaktadır. 5. Uyuşmazlığın; taraflar arasından akdedilen 05/06/2013 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca davacı şirket tarafından yapılacak geri ödemelerin, Türk Lirası olarak gerçekleştirilmesi hususunda uyarlama şartlarının oluşup oluşmadığı; anılan uyarlama şartlarının oluştuğunun tespiti halinde, davacı şirket tarafından daha önce gerçekleştirilen ödemelerde yaşanan kur farkı (davalı banka tarafından, kurun yüksek Türk Lirası karşılığında satılması iddiası) nedeniyle tazminat sorumluluğu şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi : 6. Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. 7. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" ilk itirazında bulunulmakla birlikte; yetkisizlik kararı verilmesi talebinin gerekçesinin ve yetkili bulunduğu düşünülen Mahkemenin belirtilmemiş olduğu ve bunun yanı sıra cevap dilekçesi kapsamında "tahkim" ilk itirazında da bulunulmadığı anlaşılmakla, ilk itirazlar hususunda Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) Aşırı İfa Güçlüğü Nedeniyle Uyarlama Müessesesinin Hukuki Nitelendirmesi : 8. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Aşırı İfa Güçlüğü" başlıklı 138. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır." 9. Anılan Kanun hükmü kapsamında; sözleşmenin ifa koşullarında, taraflarca (sözleşmenin akdedildiği esnada) öngörülemeyen durumların vuk'u bulması halinde, taraflara Hâkimden uyarlama talebinde bulunma veya bu imkanın bulunmadığının anlaşılması halinde sözleşmeden dönme/fesih haklarının tanındığı anlaşılmaktadır. 10. Anılan Kanun hükmü ve Yüksek Yargı Kararları doğrultusunda; söz konusu hakların kullanımı, aşağıda belirtilen koşulların birlikte varlığı şartına bağlanmıştır: a. Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun ortaya çıkmış olması, b. Ortaya çıkan olağanüstü durumun, borçlunun kusurundan kaynaklanmaması, c. Taraflar arasındaki edimler arasındaki dengenin, dikkate şayan ölçüde değişmiş olması, d. Sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut bulunan koşulların; borçludan ifanın istenmesinin dürüstlük kurallarına aykırı düşeceği ölçüde borçlu aleyhine değişmesi, e. Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü durum ile taraflar arasındaki "edimler arası dengenin bozulması" olgusu arasında uygun illiyet bağının bulunması, f. Taraflar arasında akdedilmiş sözleşme kapsamında veya Kanunda, değişen hal ve şartlar altında uyarlama yapılamayacağına dair kayıt veya hüküm bulunmaması, g. Borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş olması veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması. d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : 11. Mahkememiz nezdinde açılan Aşırı İfa Güçlüğünden Kaynaklanan Uyarlama ve Tazminat Davası kapsamında; taraflar arasında akdedilen 05/06/2013 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca davacı şirket tarafından yapılacak kredi geri ödemelerinin, TL/Avro kurunda yaşanan ani değişim nedeniyle Türk Lirasına uyarlanmasının ve davacı şirket tarafından daha önce gerçekleştirilen ödemeler ile ilgili olarak, yaşanan kur farkı (davalı banka tarafından, kurun yüksek Türk Lirası karşılığında satılması iddiası) nedeniyle davalı bankanın tazminata mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. 12. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise; uyarlama imkanından davacı şirketin yararlanması şartlarının oluşmadığından ve yatırımcı sıfatını haiz davacı şirketin basiretli tacir olarak hesaplaması gereken hususların sonuçlarından bizzat sorumlu olması gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. 13. Mahkememizce, uyarlama kararı verilmesi talep edilen dava konusu kredi alacağının varlığı ve uyarlama nedeni olarak bildirilen koşulların tetkiki hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporları kapsamında; yıllara sari kur farkları ve davacı şirket tarafından gerçekleştirilmiş ödemeler hususunda detaylı inceleme yaptırılmıştır. Neticeten Mahkememizce dosya üzerinde yapılan değerlendirmede; 14. Yukarıda detayları ve koşulları belirtilen "aşırı ifa güçlüğü nedeniyle uyarlama" müessesesinin (bkz. yukarıda par. 10), davacı şirket ile davalı banka arasında akdedilen sözleşmeye uygulanıp uygulanamayacağı hususunda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; dava konusu sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyecek olağanüstü bir durumun (kur farkında yaşanan değişimin ve kira sözleşmelerinin TL bazına sabitlenmesinin) ortaya çıkmış olduğu; söz konusu durumun davalı şirketin kusurundan kaynaklanmadığı; işbu olağanüstü durumun, davalı şirketin ödemelerinde yaşanan aksaklık ile arasında doğrudan illiyet bağının bulunduğu; anılan hususlar doğrultusunda davacı şirket ödemelerinin, şirketi ciddi düzeyde zorlayacak mahiyete vardığı ve dava konusu sözleşmenin yapıldığı esnada mevcut bulunan koşulların, davalı şirketten ifanın istenmesinin dürüstlük kurallarına aykırı düşecek ölçüde değiştiği hususları tespit edilmiş ise de; sözleşmenin (davanın) diğer tarafı olan bankanın edimlerinde herhangi bir değişiklik meydana gelmemiş olması nedeniyle tarafların edimleri arasındaki karşılıklı dengenin dikkate değer ölçüde değişmiş olduğundan bahsedilemeyeceği; taraflar arasında imzalanmış Genel Kredi Sözleşmesinin 18/b maddesi kapsamında, kur riskinin davacı şirket tarafından üstlenileceğinin düzenlenmiş olması ve davacı şirket tarafından, gerçekleştirmiş ödemeler ile ilgili olarak, ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan hakların saklı tutulduğuna dair herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunulmamış olması hususları dikkate alınarak, TBK.'nın 138. maddesinde ifadesini bulan "Aşırı İfa Güçlüğü Nedeniyle Uyarlama" şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve işbu uyarlama talebi yönünden red kararı verilmiştir. 15. Bununla birlikte, davacı vekili tarafından sunulan tazminat talebi ile ilgili olarak ise; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A. maddesi uyarınca, söz konusu tazminat talebi ile ilgili olarak arabuluculuk şartının yerine getirilmemiş olduğu ve bu doğrultuda anılan talep yönünden dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından; işbu tazminat talebin yönünden usulden red kararı verilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davacı tarafından sunulan "sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması" talebinin, yasal şartları oluşmadığından REDDİNE; 2) Mahkememiz nezdinde açılan davada; "Davalı banka tarafından kurun yüksek TL karşılığında satılması nedeniyle doğan zararın tazmini." talebi yönünden, 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A. maddesi uyarınca, arabuluculuk şartının yerine getirilmediği ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından; davanın (anılan talep yönünden) USULDEN REDDİNE; 3) Karar ve İlâm Harcı : Alınması gerekli 427,60 TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 170,78 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 256,82 TL harcın, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA; b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında (sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması yönünden) anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 5) Vekâlet Ücreti : Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen 10.000,00 TL üzerinden) takdir edilen 10.000,00 TL. vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ... kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 02/04/2024 ... ¸ ¸ Gerekçeli Karar