İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/217 E. 2024/418 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/217
Karar No
2024/418
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/217 Esas KARAR NO : 2024/418 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... .... VEKİLİ : Av. ... .... DAVALILAR : 1- ... -... .... 2- ... -... .... VEKİLİ : Av. ... -.... DAVA : Telif Tazminatı DAVA TARİHİ : 15/06/2022 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Telif Tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili 15/06/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalılar aleyhine aynı konu için .... sayılı dosya ile dava açılmış olup davalarının istinaf aşamasında olduğundan ıslah yapamadıkları için tazminat yönünden iş bu davayı açtıklarını, bu dava miktar yönünden ıslah yapılmadığı için zamanaşımına uğramamak için asıl dava ile birleştirmek üzere açılmış olduğunu, arabuluculuğa başvurulmuş olup anlaşmama ile sonuçlanmış olduğunu, müvekkilinin, akademik eğitim kitapları ve .... gibi sınavlara hazırlık kitaplarının hazırlanmasında uzun yıllardır faaliyet gösteren, çıkardığı sayısız yayın ile bu alanda ilk akla gelen ve tercih edilen bir marka olduğunu, alanda uzman eğitim kadrosu ile uzun mesai, emek ve para harcayarak özgün konu anlatımı ve sorular içeren eserler meydana getiren bir yayınevi olduğunu, .... isimli kitap için 07/06/2012 tarihinde kitabın yayıncısı .... senelik bir çeviri anlaşması yapıp imzalamış olduğunu, ... bölümünden .... ile 05.06.2014 tarihli .... imzalayarak söz konusu eserin Türkçeye çevrilmesi noktasında anlaşmış olduklarını, halen müvekkilinin ... olduğunu, davalı ... LTD. ŞTİ'nin, söz konusu kitabın müvekkilinden önceki mali hak sahipliğinin bitmiş olduğunu, müvekkilinin 07.06.2012 tarihinde söz konusu kitaplarla ilgili çeviri anlaşması yaparak söz konusu eserin Türkiye’de Türkçe tüm yayın haklarını üstüne almış olduğunu, ... LTD. ŞTİ’nin eser üzerindeki hakları sonlanmasına rağmen eseri hileli yollarla bandrol alarak çoğaltmaya ve satmaya devam etmekte olduğunu, sundukları gerek yurtdışı yayınevi gerekse çevirmen sözleşmeleri ile FSEK 22 ve 23. maddede belirtilen mali hakların müvekkilinde olduğunu, davalıların bu kitapları basarak ve yayarak müvekkilinin çoğaltma ve yayma haklarını ihlal etmiş olduklarını belirterek; 3.932.000,00 TL telif tazminatının haksız fiil tarihlerinden (basım tarihlerinden) itibaren işleyecek avans faizleri birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. C E V A P : Davalı vekili 19/07/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ile ilgili olarak, davalılardan ...'nun hiçbir bağlantısı ve ilintisi olmadığı gibi dilekçede ... hakkında herhangi bir iddianın da yer almamakta olduğunu, müvekkili ... hakkında husumet itirazında bulunduklarını, davacı, davalı şirket ile aynı sektörde, aynı tedarikçiler, aynı alıcılar, aynı kurumlarla iştigal eden ve basiretli tacir olarak hareket etmesi gereken vasfa sahip olduğunu, davaya konu kitaplara ilişkin olarak doğru olduğu düşünülse dahi, davalı şirket tarafından yapılan son baskı ve alınan son bandrolün üzerinden ve davacının dava harici yabancı şirket ile imzaladığı tarihten itibaren 10 yıldan fazla zaman geçmiş olduğunu, davacı .... esas sayılı dosya ile açtığı davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamış olduklarını, anılan davanın belirsiz alacak davası olarak da açılmamış olduğunu, bu nedenlerle zamanaşımı defi'nde bulunduklarını, davacı şirket tarafından ilgili sözleşme hükmünün tahrif edilmiş olduğunu ve sözleşmenin geçerlilik süresinin davacı lehine uzatılmış olduğunu, çünkü sözleşmenin 07.06.2012 tarihinde imzalanmış olduğunu ve sözleşmenin geçerlilik süresinin 2017 yılının Haziran ayında dolmuş olduğunu, davacı şirketin basit lisans ile devraldığı tüm hak ve yetkilerin FSEK'e göre sona ermiş olduğunu, dava konusu hakların ihlal edildiği iddia edilen eserler ile (müvekkil tarafından basılan) dava konusu eserlerin birbirinden farklı olduğunu, dava konularının farklı olması sebebiyle ve iş bu bedel davasının men ya da ref talebi olmaksızın müstakilen açılmasının yasal olarak olanaklı bulunmadığından ve açılan davada men ya da ref talebi bulunmadığından ve sadece 3 kat bedel talep edildiğinden davacı tarafın .... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesi talebinin reddine karar verilmesini, zamanaşımı def'ilerinin dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, davalı ...'nun taraf sıfatı olmadığından davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini, davada tecavüzün ref'i ya da men'i talep edilmeksizin sadece 3 kat bedel talep edilmiş olmakla ve bu nedenle yasal hakkı ve dava hakkı olmadığı gibi; dava konusu kitaplarla ilgili olarak; davacının hak sahibi olduğu edisyonlar ile davaya konu edisyonların farklı olduğundan ve aynı kitaplar olarak kabul edilmesinin ve dolayısıyla davacının hak sahibi olduğunun kabul edilmesinin söz konusu olamayacağından (sözleşmelerdeki edisyon (baskı) no'larının aynı olmamasından dolayı) ve belirttikleri diğer hususlar yönünden davacının hak sahipliği ve dava hakkı olmaması sebebiyle davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK: Dava, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.68 hükmünden kaynaklı Telif Tazminatı istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacının "...", "..." ve "..." isimli kitaplar üzerinde eser sahipliğinden kaynaklı mali hakları kullanma yetkisinin bulunup bulunmadığı, davalılar tarafından çoğaltılıp yayıldığı ileri sürülen çeviri eserlerin davacının iddia ettiği mali hakları ihlal edip etmediği, davalı ...'nun pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'inin yerinde olup olmadığı, davacı yanın davalılardan telif tazminatı isteminde bulunup bulunamayacağı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı olarak tebliğ edilmiş, tarafların ibraz ettikleri deliller dosya arasına alınmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe veya arabuluculuğa teşvik edilmiş, bundan sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek yargılamaya katılan taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Tarafların iddia ve savunmaları, ibraz ettikleri deliller, .... Esas sayılı dosya içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; Her ne kadar davalı ... tarafından pasif husumet noksanlığı itirazında bulunulmuşsa da, adı geçenin, diğer davalı şirketin müdürü olduğu, 4721 sayılı TMK'nin 50. maddesinde, tüzel kişilerin iradesini organları aracılığıyla açıklayacağı, organların hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı, kusurlarından dolayı da ayrıca sorumlu oldukları belirtilmiştir. Somut olayda, davalı şirketin müdürü diğer davalı ...'nun bu sıfatla iş bu davada ileri sürülen hususlar bakımından pasif husumet ehliyeti bulunduğu açıktır. .... Dairesi'nin 02/11/2015 tarih .... sayılı kararı da bu minvaldedir. Bu nedenle davalı ... tarafından ileri sürülen pasif husumet ehliyeti itirazının reddine karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Davacı yan iş bu davayı açmadan evvel .... Esas sayısına kaydedilen davayı açmış olup, söz konusu davada ıslah yapamadıklarını, telif tazminatı yönünden eldeki davanın açıldığını dava dilekçesinde belirtmiştir. .... Mahkemesi'nin 27/01/2021 tarih ....sayılı kararı incelendiğinde; davacının iş bu davanın davacısı, davalılarının iş bu davanın davalıları olduğu, dava konusunun iş bu davada ileri sürülen maddi vakıaları içerdiği, 1.000,00 TL telif tazminatının yanı sıra muhtemel tecavüz eylemlerinin önlenmesinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davaya konu ilim ve edebiyat eserleri bakımından davacının 5846 sayılı Kanun uyarınca çoğaltma ve yayma haklarının davalı tarafça ihlal edildiği sabit olmadığından davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, başvuruyu inceleyen .... Dairesi'nin 23/02/2023 tarih ....sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından temyiz başvurusunda bulunulduğu, temyiz başvurusunu inceleyen .... Dairesi'nin 03/07/2024 tarih.... sayılı kararı uyarınca bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına karar verildiği, dolayısıyla hükmün 03/07/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Kesin hüküm, kesin delil teşkil eder. Zira, kesin hüküm ilgili olduğu konuda en azından resmi bir belge olarak dikkate alınmak ve değerlendirilmek durumundadır. Kesin hüküm, içeriğine göre, ilgili olduğu hususun ispatında delil olarak kullanılır. Belirtilmelidir ki; kesin hükmün etkisi, sadece davanın tarafları hakkında geçerlidir (.....). Davacı yan eldeki davayı, .... Esas sayılı dava dosyasında ileri sürdüğü vakıalara dayandırmış olup, söz konusu davada ıslah işlemi yapamadığını belirterek, davalılara isnat ettiği eylemlerden kaynaklı olarak iş bu davayı açmış ve telif tazminatı isteminde bulunmuşsa da, kesinleşen .... sayılı kararında da belirtildiği üzere; davaya konu ilim ve edebiyat eserleri bakımından davacının 5846 sayılı Kanun uyarınca çoğaltma ve yayma haklarının davalı tarafça ihlal edilmediği, kesin hükmün kesin delil etkisi dolayısıyla, FSEK m.68 hükmü uyarınca davacı yanın davalılardan telif tazminatı talep edemeyeceği anlaşıldığından, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacının peşin yatırdığı 67.148,73 TL nispi harçtan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile arta kalan 66.721,13 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine, 3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.13 hükmü gereği hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL karar ve ilam harcı, 80,70 TL başvurma harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 338,50 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 858,30 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalıların yapmış olduğu 45,42 TL dosya kapağı masrafı ve 23,00 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 68,42 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-13 ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/11/2024 Katip ... E imzalıdır Hakim ... E imzalıdır

Atıf: Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/217, K. 2024/418, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-5-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2022-217-e-2024-418-k-0766160d7a52