İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/247 E. 2025/269 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/247
- Karar No
- 2025/269
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/247 Esas - 2025/269 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/247 Esas KARAR NO : 2025/269 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 04/04/2024 KARAR TARİHİ : 09/04/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı aleyhine ... E. Sayılı dosyası ile fatura ve cari hesap alacağına ilişkin ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, duran takibe devam edilebilmesi için işbu davanın açılması gerektiğini, davalı şirket ile müvekkil arasında 09.08.2021 tarihli sözleşme akdedildiğini, müvekkili sözleşme konusu işin teslimi ile ilave işler, muhtelif faturalar ve cari hesap nedeniyle alacaklı olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş, 11/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda: Davacı firma vekilince, ... esas sayılı icra dosyası ile, 12/01/2024 tarihinde 264.700,00.-TL asıl alacak üzerinden takip yapıldığı, takibin 09/08/2021 tarihli sözleşme ile cari hesap faturadan kaynaklanan bakiye alacağa ilişkin olduğu, davacı firma ticari defter ve kayıtlarına göre: Detayı Bilirkişi Raporunun ‘’5. Maddesi’’nde arz edildiği üzere, davacı firmaya yönelik inceleme ve tespit yapılamadığı, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise; Detayı Bilirkişi Raporunun ‘’6. Maddesi’’ nde arz edildiği üzere, davalı şirkete yönelik inceleme ve tespit yapılamadığı, dava dilekçesi eki dosyası içeriği incelemesinde ise taraflar arasında 09/08/2021 tarihinde sözleşme imzalandığı, işin Süresinin işe başlama tarihinden itibaren 60-90 gün olduğu, sözleşme toplam bedelinin 2.234.000,00.-TL olarak imzalandığı, bu tutardan 2.014.750,00.-TL ödeme alındığı ve bakiye alacağın 219.000,00.-TL olduğu hususunda taraflarca imzalandığı, akabinde 664.700,00.-TL tutarında ek işler yapıldığı, 400.000,00.-TL tutarında ödeme alındığı ve bakiye 264.700,00.-TL tutarında bakiye alacak/borç kaldığı yönünde ki belge görülmüş ancak, tarafların imzasına rastlanmadığı tespit edilmiştir. Dosya tekrar bilirkişiye tevdi olunmuş, 24/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacı firma vekilince, ... esas sayılı icra dosyası ile, 12/01/2024 tarihinde 264.700,00.-TL asıl alacak üzerinden takip yapıldığı, takibin 09/08/2021 tarihli sözleşme ile cari hesap faturadan kaynaklanan bakiye alacağa ilişkin olduğu, davacı firma ticari defter ve kayıtlarına göre davacı firmanın 2021-2022-2023 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış tasdiklerinin yapıldığı ancak, kapanış tasdiklerine rastlanmadığı tespiti ile takdirin Sayın Mahkemede olduğu, taraflar arasında ki ticari ilişkinin 2021 yılı öncesine dayandığı, davalı şirketin 2021 yılına 275.284,63.-TL tutarında borç bakiyesi ile devir geldiği, davacı firma tarafından davalı şirkete 6 adet toplam 1.656.694,37.-TL tutarında fatura düzenlendiği ve (275.284,63 + 1.656.694,37)= 1.931.979,00.-TL tutarında cari borç/alacak bakiyesi oluştuğu akabinde, 27/08/2021 tarihinde ... 31/12/2021 vd. çek açıklaması ile 300.000,00.-TL tutarında ki çekin davalıya iade edildiği ve (1.931.979,00+300.000,00)= 2.231.979,00.-TL tutarında borç/alacak bakiyesi oluştuğu, davacı firmanın davalı şirketten 4 adet toplam 1.727.000,00.-TL tutarında ödeme ve hesap mutabakatı açıklaması ile 239.979,00.-TL tutarında cari hesap hareketi olduğu görülmekle, davacı firmanın 31/12/2023 tarihi itibari ile, (2.231.979,00 – 1.966.979,00)= 265.000,00.-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu, diğer taraftan, davacı vekili tarafından takip her ne kadar 12/01/2024 tarihinde yapılmış ise de, davacı firmanın 31/12/2023 tarihinde kapandığı anlaşılmakla, tespitlerin 31/12/2023 tarihi itibari ile yapıldığı, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise detayı bilirkişi kök raporunun ‘’6. maddesi’’ nde arz edildiği üzere, davalı şirkete yönelik inceleme ve tespit yapılamadığı, dava dilekçesi eki dosyası içeriği incelemesinde ise taraflar arasında 09/08/2021 tarihinde sözleşme imzalandığı, işin süresinin işe başlama tarihinden itibaren 60-90 gün olduğu, sözleşme toplam bedelinin 2.234.000,00.-TL olarak imzalandığı, bu tutardan 2.014.750,00.-TL ödeme alındığı ve bakiye alacağın 219.000,00.-TL olduğu hususunda taraflarca imzalandığı, akabinde 664.700,00.-TL tutarında ek işler yapıldığı, 400.000,00.-TL tutarında ödeme alındığı ve bakiye 264.700,00.-TL tutarında bakiye alacak/borç kaldığı yönünde ki belge görülmüş ancak, tarafların imzasına rastlanmadığı rapor edilmiştir. Dosya tekrar bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi 20/01/2025 tarihli 2. Ek raporunda: Davacı firmanın 2021 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış – kapanış tasdiklerinin yapıldığı, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin ise, açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yapıldığı ancak, kapanış tasdiklerinin yasal süresinden sonra yapıldığı, ilgili kanun maddesi ile, yevmiye defteri'nin kapanış onayı (tasdiki) izleyen faaliyet döneminin (hesap döneminin) altıncı ayının sonuna kadar yapılması gerektiği, kapanış onayının son günü, normal hesap dönemlerinde 30 HAZİRAN olmakla, davacı tarafça 2022 ve 2023 yılı Yevmiye Defterlerinin yasal süre sonrasında, 14.11.2024 tarihinde KAPANIŞ TASDİKİ yaptırıldığı tespit edilmiş olup, takdirin Sayın Mahkemede olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça dava dilekçesi ile, taraflar arasında 09/08/2021 tarihli sözleşmenin imzalandığı, sözleşme konusu işin teslimi ve ilave işler nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu, davalı hakkında fatura ve cari hesap alacağına ilişkin ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafça yapılan itirazın iptalinin talep edildiği, davalı tarafça davaya cevap vermeyerek davanın inkar edildiği görülmüştür. Taraflara ticari defterlerin yerini bildirmek üzere süre verilmiş, davalı tarafça ticari defterlerin yeri bildirilmemiştir. Davacının ticari defterlerinin incelenmesinde ise kapanış tasdiklerinin süresinin sonrasında yapıldığı tespit edilmiştir. Ticari defterin lehe olarak delil teşkil edebilmesi için açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun yapılması gerekmekte olup, somut olayda kapanış tasdikinin süresinde yapılmaması nedeniyle lehe delil niteliğinde olmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında 09/08/2021 tarihli eser sözleşmesi imzalandığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık bu sözleşme nedeniyle davalının davacıya borçlu olup olmadığı, sözleşme üzerine el yazısı ile yazılan yazıların tarafların bilgisi dahilinde olup olmadığı bu haliyle borç miktarı hususundadır. Davalı vekilinin 30/09/2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin incelenmesinde sözleşmedeki imzaya yönelik bir itirazda bulunmadıkları, evraktaki verilerin el yazısı ile düzenlendiğini, evrakın ne zaman düzenlendiğinin belli olmadığını beyan etmiştir. Taraflar arasında her ne kadar 09/08/2021 tarihli eser sözleşmesi imzalanmış ise de sözleşme metnine el yazısı ile eklenen kısımların tarafların imzası ile tasdik edilmediği, yine davacı tarafça el yazısı ile yazılı metninde tarafların imzasının bulunmadığından tarafları bağlamadığı, davacının sözleşmenin gereğini yerine getirdiği, işi ve ilave işleri teslim ettiğine dair dair delil sunmadığı, yukarıda izah edildiği üzere kapanış tasdikleri bulunmayan ticari defterin davacı lehine delil teşkil etmeyeceği, BA-BS formlarının incelenmesinde ise taraflarca toplam 913.258,90 TL bedelli 3 adet faturanın beyan edildiği, davacı tarafça talep edilebilecek bedelin bu olduğu ancak davacı defterlerinde davalının toplam 1.966.979,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin talep edilebilecek miktardan yüksek olduğu, bu haliyle davacının davasını ispatlayamadığı ve yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu 22. maddesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafça yatırılan avansın kullanılmayan kısmının davacı tarafa iadesine, 5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2025 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza