İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/178 E. 2024/656 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/178
Karar No
2024/656
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/178 Esas KARAR NO : 2024/656 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 26/04/2022 KARAR TARİHİ : 02/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalılar ... ve ...'ın '... San ve Tic. Ltd. Şti.' nin ortağı ve yetkisi olduğunu, iş bu dava da dava dışı şirket ... İnş. Tur. San ve Tic. Ltd. Şti. (.... numara) komisyonculuk faaliyeti yürüten şirkete ürün gönderdiğini ve ... tarafından gönderilen bu ürünleri, ... eliyle komisyon usulüne bağlı şekilde satışının gerçekleştirildiğini, davalılar ve davacı arasında uzun süre ortaklık ilişkisi yürütüldüğünü, ... şirketinin pay oranını %100 e çıkartarak şirketteki tüm hisselerinin tek sahibi olduğunu, imza yetkilisinin ... olduğunu, aynı zamanda davacı ... San Ve Tic. Ltd. Şti. Yetkilisinin de ... olduğunu, Müvekkili ..., davalılar ... ve ...'ın ortak oldukları ... San ve Tic. Ltd. Şti'nin .... şubesinden çekmiş oldukları 4.250.000 TL değerindeki, ... numaralı krediye, ... de bulunan ortaklıklarından kaynaklı, güvenerek kefil olduğunu, kefalet sözleşmesinin tarihi 23.08.2017 olduğunu, ... ödeme dekontlarında müvekkili ..., krediden kaynaklı kefaletinden dolayı, kendi borcu olmamasına karşın kendi şahsi taşınmazlarını, kefaletten kaynaklı ipotek olarak Banka uhdesine vermiş olması yetmezmiş gibi; ayrıca defalarca kez, kredi taksit ödemesi de yaparak gücü elverdiği ölçüde kefaletten kaynaklanan kredi borcunu da kapatmaya çalıştığını, müvekkili ..., ... tarafından çekilen 4.250.000 ,00 TL değerindeki kredi için şahsına ait iki adet taşınmaz üzerine de kefaletten kaynaklı ipotek tesis edildiğini, toplam 1.750.000,00 TL değerindeki taşınmazları üzerine ipotek tesis edildiğini, .... Esas numaralı dosyası ile müvekkili ... aleyhine 1.750.000,00 TL bedelli alacaklarını tahsil etmek üzere ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takiple icra emri gönderildiğini, .... Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı, 01.11.2018 tarihli noter ihtarnamesi ile 31.10.2018 tarihi itibariyle 4.069.638,72 TL nakit ve 126.400,00 TL gayri nakit borcu bulunduğunu ve kefaletten kaynaklı bu borcu ödemek zorunda olduğunu belirten ihtarname içeriği gönderildiğini, .... E. sayılı dosyasında müvekkiline faiz ve ferileri ile birlikte toplam da 4.745.881,28 TL tutarında İlamsız Takiple Ödeme Emri tebliğ edildiğini, ipotek tesis edilen taşınmazların satıldığını, davaya konu kefalet sözleşmesi sebebiyle haksız yere fek edilmediğini, her ne kadar davalılarca .... Noterliğinin 02/10/2018 tarih, ... ve ... yevmiye nolu pay devri sözleşmeleriyle ... İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin taraflarına devredilmesi karşılığında ...'a 2.435.000,00TL ve ...'a ve ...'a da 1.290.000,00'ar TL ödeme borcu altına girilmesine rağmen bu borçların ödenmediği iddia edilmişse de .... Noterliğinin 02/10/2018 tarihli ve ... ve ... numaralı düzenleme şeklindeki limited şirket pay devri sözleşmeleri'nde açıkça görüldüğü üzere, ... ve ...'ın paylarını bir bedel karşılığında, şirketin tüm aktif ve pasifleriyle birlikte devrettiklerini, devir bedelini nakden ve tamamen aldıklarını, TTK'nın 595'nci maddesinde belirtilen hak ve koşulların mevcut olmadığını, şirket sözleşmesinde devri yasaklayıcı bir hükmün bulunmadığını, bu devrin GENEL KURUL'un onayıyla şirkete karşı hüküm ifade edip geçerli olacağını, Şirket Genel Kurulunun onay vermemesi halinde devralan müvekkilin menfi ve müspet tüm zararlarını karşılayacaklarını, onay alınması halinde ise devralanın bu sözleşmeyi şirkete sunup, ticaret siciline tescilini sağlamak konusunda yetkili bulunduğunu ayrı ayrı kabul ve beyan ettiklerini beyanla, şimdilik 150.000,00 TL rücu tazminat alacağının kredi sözleşmesinin sona erdiği tarih olan 14.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş 05/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda: TBK. m. 167’de “ Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler” şeklinde yer alan düzenlemeden, aksi kararlaştırılmadığı müddetçe, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu bulunan müteselsil borçluların, kendi aralarında borçtan eşit oranlarda sorumlu tutulmaları gerektiği, davaya konu olayda, dava dışı borçlu şirket ile dava dışı ... arasında akdedilen 4.250.000,00 TL limitli sözleşmeye 4 kişi müteselsil kefalet vermiş olup kefiller arasında borcun ne kadarlık kısmından sorumlu olunacağına dair bir anlaşma bulunmadığı için, her bir kefilin borçtan eşit oranda, bir başka anlatımla borcun ¼’ünden sorumluluklarının bulunduğu, buna göre, her bir müteselsil kefilin borçtan sorumlu olduğu miktarın ( 4.250.000,00 /4=) 1.062.500,00 TL’ye isabet ettiği, davalı kefil ... 1.062.500,00 TL, davalı kefil ... 1.062.500,00 TL, dava dışı ... Ltd. Şti. 1.062.500,00 TL ve kefil davacı ... 1.062.500,00 TL limitle birbirlerine karşı borçtan sorumlu iken, davacı ... kefillik borcuna karşılık olarak dava dışı Bankaya, kendi aralarındaki iç ilişkide sorumlu olduğu miktarı aşacak şekilde toplamda 1.350.690,56 TL tutarında ödeme yaptığı, bu halde, davacı ...’ın, kendi payına isabet eden kısmı aşan ( 1.350.690,56 – 1.062.500,00=) 288.190,56 TL üzerinden davalı kefil ... ve davalı kefil ... ile dava dışı ... Ltd.Şti.ne rücu edebileceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dava konusu alacak, davacının, dava dışı ... Ltd.Şti. ile dava dışı ... A.Ş. arasında akdedilen 23.08.2017 tarihinde 4.250.000,00 TL tutarındaki Genel Kredi Sözleşmesine olan müteselsil kefiliği dolayısıyla yaptığı ödemeler için söz konusu sözleşmeye kefaleti bulunan davalılara rücu etmesinden kaynaklanmaktadır. Yapılan yargılama sonucunda; dava dışı ... ile dava dışı ... San. ve Tic, Ltd.Şti. arasında 23.08.2017 tarihinde 4.250.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeye ; davacı ..., davalılar ... ve ... ile dava dışı ... San.ve Tic. Ltd.Şti.'nin müteselsil kefaletleri alındığı, her bir kefilin kefalet limitini 4.250.000,00 TL olarak kabul ve beyan ettikleri görülmüştür. Davacı tarafından dava dışı bankaya 27.12.2018 tarihinde 1.259,52 TL, 27.12.2018 tarihinde 146.900,79 TL, 27.12.2018 tarihinde 148.160,31 TL, 27.12.2018 tarihinde 146.900,79 TL, 15.01.2019 tarihinde 5.125,50 TL ve15.01.2019 tarihinde 10.243,65 TL ödeme yaptığı, yine .... numaralı bağımsız bölümün .... esas sayılı dosyasından 185.000,00 TL'ye .... numaralı bağımsız bölümün .... esas sayılı dosyasından 400.000,00 TL'ye, .... Nolu parselde kayıtlı 6 nolu bağımsız bölümün .... esas sayılı dosyasından 307.100,00 TL bedel karşılığı satıldığı, böylece davacının dava dışı şirketin kredi borcu nedeniyle dava dışı bankaya toplamda 1.350.690,56 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. 27.01.2014 tarihine göre dava dışı ... Ltd.Şti.nin; %30'u ..., % 30'u ...,% 20'si ... ve% 20'si ...'a alt iken, 29.09.2014 tarihinde ...'ın %20 hissesinin ...'a devrettiği, 02.10.2018 tarihinde ise ... ve ...'ın % 30'luk paylarının ...'a devir edildiği, bu devirler sonucunda ...'ın ... Ltd.Şti.'ndeki payının % 100'e ulaştığı tespit edilmiştir. Dava konusu alacak, kredi sözleşmesine kefillik dolayısıyla yapılan ödemeler için rücu isteminden kaynaklanmakta olup ... Ltd.Şti. in pay devir işlemlerinden kaynaklandığına yönelik davalı tarafın alacak iddiaları dava konusu olmadığı için inceleme yapılmamıştır. TBK. m. 167'de yer alan düzenlemelerden, aksi kararlaştırılmadığı müddetçe, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu bulunan müteselsil borçlular, kendi aralarında borçtan eşit oranlarda sorumlu olacakları anlaşılmaktadır. Davaya konu olayda, dava dışı borçlu şirket ile dava dışı ... arasında akdedilen 4.250.000,00 TL limitli sözleşmeye 4 kişi müteselsil kefalet vermiş olup kefiller arasında borcun ne kadarlık kısmından sorumlu olunacağına dair bir anlaşma bulunmadığı için, her bir kefil borçtan eşit oranda, bir başka anlatımla borcun 1/4'ünden sorumlu bulunmaktadır. Buna göre, her bir müteselsil kefilin borçtan sorumluluğu ( 4.250.000,00 (4) 1.062.500,00 TL olarak hesaplanmıştır. Her bir kefil 1.062.500,00 TL limitle birbirlerine karşı borçtan sorumlu iken, davacı ... kefillik borcuna karşılık olarak dava dışı Bankaya, kendi aralarındaki İç ilişkide sorumlu olduğu miktarı aşacak şekilde toplamda 1.350.690,56 TL tutarında ödeme yaptığı görülmektedir. Bu halde, davacı ...'ın, kendi payına isabet eden kısmı aşan ( 1.350.690,56 - 1.062.500,00-) 288.190,56 TL üzerinden davalı kefil ... ve davalı kefil ... ile dava dışı ... Ltd.Şti.ne rücu edebileceği anlaşılmış ise de davacı vekilince davalarını ıslah etmeyeceklerine yönelik beyanda bulunulduğu görülmekle, taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın kabulü ile, 150.000,00 TL alacağın 06/11/2019 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile, 150.000,00 TL alacağın 06/11/2019 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 10.246,50 TL harçtan peşin alınan 2.561,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.684,87 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 2.561,63 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 7.000,00 TL bilirkişi masrafı, 80,70 TL başvurma harcı ve 637,00 TL posta masrafı toplamı olan 7.717,70 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerine bırakılmasına, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince .... bütçesinden karşılanacak olan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 8-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/178, K. 2024/656, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-178-e-2024-656-k-5956f83f8497