İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/176 E. 2024/608 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/176
- Karar No
- 2024/608
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/176 Esas - 2024/608 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/176 Esas KARAR NO : 2024/608 HAKİM : ... KATİP :... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : .... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 12/03/2024 KARAR TARİHİ : 13/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .... aleyhine .... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, konu ilamsız icra takibinde ödeme emrinin 30/01/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu tarafından 31/01/2024 tarihinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalı ...'nin haksız fiili ile meydana gelen hasarları müvekkilinin karşıladığını, bu hasarlardan davalının sorumlu olduğunu belirterek davalı aleyhine .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının takip konusu alacakların %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak, görev, hak düşürücü süre, zamanaşımı, derdestlik, ödeme ve husumet yönünden itirazlarının olduğunu, .... Yapım İşi, kapsamında .... San. ve Tic. A.Ş. tarafından Eylül 2022 tarihinde çalışma yapıldığını, söz konusu hasarın idareleri ile bir ilgisinin bulunmadığını, doğacak her türlü maddi ve manevi zararlardan yüklenicinin sorumlu olduğunu, dava da müvekkili idarenin sorumlu olduğu iddia edilen yerde.... mücavir alanı içerisinde bulunmakta olduğunu bu bölgelerde kazı çalışmasını sadece müvekkili idarenin yapmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava, haksız fiilden kaynaklanan hasar bedelinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı davasıdır. Davaya dayanak .... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine 2.755,96 TL asıl alacak, 30,32 TL işlemiş faiz, 14.893,12 TL asıl alacak, 167,55 TL işlemiş faiz, 39,57 TL KDV olmak üzere toplam 17.886,52 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, davalı borçlunun ödeme emrine, borca, faize ve tüm ferilerine süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller kapsamında; Eldeki davada ;davacı yan davalı idarenin altyapı çalışmaları yaparken malvarlıklarına hasar verdiğini ,oluşan hasar nedeni ile ödeme yaptığını ,oluşan zarardan davalı şirketin sorumlu olduğunu ,hasar bedelinin tahsili için davalı aleyhine icra takibine giriştiğini ,davalının itirazı üzerine takibin durduğunu bundan dolayı takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı kamu tüzel kişiliğine haiz olup hizmet kusurundan kaynaklanan zararın ilamsız icra takibine ve dolayısıyla iptal davasına konu edilmesi hukuken mümkün değildir. Nitekim .... nolu kararında .... tarafından yapılan yol çalışmaları sırasında davacı özel tüzük kişilerine verdiği zarar nedeni ile başlatılan icra takibine davalının itirazı sonucu açılan itirazı iptali davasının 2004 sayılı Kanunun 42. Ve geçici 13.maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmadığına hükmetmiştir. Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini nedeni ile açılan davada ,kamu hizmetinin yönetimine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin ,bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanması gerekmektedir. Uyuşmazlık Mahkemesinin 05/02/2024 tarih ve .... sayılı ilamı da bu yönde olup davanın çözümü idari yargıda olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkememizin görevsizliğine dair HMK 114/1-b ve 115/2 maddesi gereğince usulden karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde İdari Yargı görevli olduğundan davanın; HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Davacı yanın İdari Yargı yerinde dava açmakta muhtariyetine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına , 4-Bakanlık bütçesinden karşılandığı anlaşılan arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. Ve 14. Bendi ile Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca, usule ilişkin karar verilmekle arabuluculuk ücretinin nihai karar sonrasında görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hesaplanan 17.886,52 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK 333. Maddesi gereği davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır