İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/17 E. 2024/907 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/17
- Karar No
- 2024/907
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/17 Esas - 2024/907 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/17 Esas KARAR NO : 2024/907 HAKİM : ...... KATİP : ...... DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/01/2024 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin 10.01.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile ...... adresinde kain taşınmazda kiracı olarak bulunduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ......’in işyerine geldiğinde yaklaşık olarak 30-40 cm civarında işyerinin su altında kaldığını gördüğünü, bunun üzerine ...’nin arandığını ve ...... altında bulunan şebeke su borusunun patlaması sebebiyle işyerinin su altında kaldığının öğrenildiğini, olayın gerek davacı işyerinde ve gerekse işyerinde bulunan taşınırlarda-emtiada zarara yol açtığını, elektrik, su vs tüm tesisatlarında/ işyeri zemini ve Zeminindeki tüm parkelerde/ işyeri duvarlarında, boya ve sıvasında/ işyerinde bulunan 7 adet yemek odası ve yatak odası takımı, tekli koltuk ve kanepeler, sehpalar, sandalyeler ve masada büyük çapta hasar, zarar ve ziyan meydana geldiğini ... tarafından iş yerindeki suların tahliyesinin gerçekleştirildiğini ancak oluşan zararın tazmin edilmediğini, meydana gelen zararın, malzeme ve işçilik dahil olmak üzere mahallinde tespit edilmek üzere ...... D. İş Dosyası kapsamında tespit talebinde bulunulduğunu 19.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda toplam zararın 357.040,00 TL olarak hesaplandığını bu tutara itiraz edildiğini, patlayan su borusunun davalı ... 'ne ait olduğu ve bir şeyin malikinin onun fena yapılmasından veya kötü bakımı sonucu meydana gelen zararından sorumlu olacağını belirtilerek 6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesi uyarınca yapılacak yargılama ve toplanacak delillere göre, müvekkilinin alacak miktarlarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davanın başında belirtilen talep artırılmak üzere, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.-TL zarar tutarının haksız fiil tarihinden itibaren uygulanmak üzere avans faiziyle tazminine, yargılama giderleri,vekalet ücreti ve ...... D.İş delil tespiti dosya masraflarının davalının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: ... denilen geriye tepmeyi önleyici aletin takılmasının konut ve işyeri kullanıcılarına ait olduğunu, ... takılmamış ise bu tedbiri almayan konut işyeri sahibi veya bina yönetiminin doğabilecek zararlardan gerekli özen ve dikkati göstermemeleri nedeniyle (konut sahibinin, işyeri sahibinin veya bina yönetiminin) sorumluluğunun söz konusu olacağını, dava konusu taşınmazın sigortalı olup olmadığının, sigortalı ise davacıya dava dilekçesinde iddia ettiği olay ile ilgili herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığını, yapılmışsa miktarı, sigortalı ise davacının sigorta şirketine dava açıp açmadığı hususlarının davacıdan sorulmasının talep edildiğini, ... Tarifeler Yönetmeliğinin 20. Maddesi (4) bendi ve (7) bendi gereği de kusurun abonede ve davacıda olduğuni, İlçe Belediyesinden dava konusu taşınmaza ait tasdikli mimari projenin de istenmesinin gerektiğini, zira projeye göre kömürlük ya da depo olarak gözüken yerin amaca aykırı olarak kullanılması halinde iddia olunan hasarın meydana gelmesinde yine davacının kusurundan bahsedilebileceğini, aynı şekilde işyeri ruhsatının olup olmadığının da incelenmesi gerektiğini, İdarenin Deşarj Yönetmeliğinin 10-m madddesinde” kanalizasyon şebekesine bağlı veya bağlanacak olan binaların bodrum katlarının atık suları, cazibe ile akıtabilse dahi mal sahibi, müteahhit veya aparman yöneticisinin parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almak zorunda olduğunu, aksi takdirde binaların uğrayabilecekleri zararlardan idarenin sorumlu olamayacağını, bu sebeplerle idarenin herhangi bir kusuru bulunmadığını, geri tepmeyi önleyici tedbirlerin mal sahibi, müteahhit veya apartman yönetimi tarafından alınmasının gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının istediği bedellerin (miktarlar) son derece yüksek olduğunu, dava dilekçesinde zarar gördüğü belirtilen hasar kalemlerinin ve miktarların kabul edilmediğini, davacının istemiş olduğu faiz türüne ve başlangıcına da itiraz edildiğini belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş 24/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda: Dava konusu binada ve deposundaki mobilyalarda hasar meydana getiren su arızasında davacının kusurunun bulunmadığı, tespit tarihi itibariyle toplam 357.040,00 TL davacı zararı oluştuğu görüş ve kanaatine varılmıştır. 05/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda: Dava konusu binada ve deposundaki mobilyalarda hasar meydana getiren su arızasında davacının kusurunun bulunmadığı, tespit tarihi itibariyle toplam 357.040,00 TL davacı zararı oluştuğu rapordaki heyet görüşünü etkileyecek yeni bir bilgi belge sunulmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı vekili 01/07/2024 tarihli dilekçesi ile, açılan davada, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesinde talep ettikleri miktarı 356.040,00-TL artırarak, 357.040,00-TL haksız fiile dayalı maddi tazminat taleplerinin 06.08.2023 haksız fiil tarihinden itibaren uygulanmak üzere avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -Arıza Takip Formu - ...... cevabi yazısı - ......D.iş sayılı dosyası -24/06/2024 tarihli bilirkişi raporu -05/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davacı vekili, kiracı olarak bulunduğu taşınmazın su basması nedeniyle zarara uğradığını belirterek alacak talebinde bulunduğu, davalı vekilince kusurlarının bulunmadığından bahisle davanın reddinin talebinde bulunulduğu görülmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere; dava konusu taşınmazın bodrum katının temiz su ile dolduğu ve suya maruziyet süresi içinde gerek yer kaplamalarının ve duvarların, gerekse mobilyaların sudan etkilenerek hasar gördüğü, mimari projesinde gösterildiği üzere işyerinin bodrum katının mobilya sergilenen deposu olarak kullanıldığı, amacına aykırı bir kullanım tespit edilmediği, binanın parsel sınırının ... sokak ile komşu olduğu, parselin bina dış cephesi ile yol kaplaması arasında kalan kısmının yaya kaldırımı şeklinde düzenlendiği, yaya kaldırımı parsel içinde kalmakla beraber su arızasının giderilmesinin bina dışında ancak parsel içinde gerçekleştirildiği, çalışmasının belediyeye ait olan yolun kaplamasının altından başlayarak davacının parselinin içine doğru devam ettiği, arıza başlangıcının parsel içinde olmadığı ve arıza kaynağının asfalt yol yüzeyinin altından başlayarak parsel sınırına ve içine doğru olduğu, buna göre arızanın ana kaynağının belediyeye ait yol kaplaması altında bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili, çek valf tabir edilen bir sistemin bina sahibi tarafından yapılmasının gerektiğini, yoksa suyun binaya geri tepmesinden idarenin sorumlu olmayacağını belirtmiş ise de; çek valf ise kanalizasyon sisteminin çıkışına takılmakta olup, binadan belediyenin ana toplama borusuna akan pis suyun binaya geri dönmesini engellemek için olduğu, somut olayda temiz suyun bodrum katına dolması söz konusu olduğundan davalının itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde, ... Tarifeler Yönetmeliğinin 20. Maddesi (4) bendi ve (7) bendi gereğince davacının kusurlu olduğunu iddia edilmiş ise de; arızanın ana kaynağı parsel içinde kalsa bile, belediyeye ait yol kaplaması altından kazı çalışmasının başlaması ve davacının binasına doğru devam etmesi, yapılan keşifte sayaçtan sonra meydana gelen bir arıza tespit edilmemesi, arıza takip formunda da sayaç arızasının belirtilmemesi ve özellikle asfalt alanın kazılarak 70 cm derinlikte hendek oluşturulduğu hususları göz önüne alındığında, dava konusu su arızasını meydana gelişinde davacının kusurunun bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bilirkişiler tarafından 19.09.2023 tarihli tespit raporunda belirtilen zarar ve ziyan listesi incelendiğinde, oluşan hasarın su arızası ile uyumlu olduğu, giderilme bedelinin de günün piyasa ve rayiçlerine uygun olduğu, tespit tarihi itibariye toplam 357.040,00 TL davacı zararı oluştuğu belirtilmiştir. Alınan rapor ile tespit dosyasında alınan rapor uyumlu olduğu görülmüştür. Bu haliyle davacının işyerinin davalının kusuru nedeniyle su bastığı, davalının haksız fiilinden dolayı davacının zararından sorumlu olduğu, davacının 357.040,00 TL zararını haksız fiil tarihi olan 06.08.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan talep edebileceği, davacının bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 357.040,00 TL'ye çıkarttığı görülmekle açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile; 357.040,00 TL'nin 06.08.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 24.389,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL peşin harç ve 6.082,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 17.879,80 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 57.126,40 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 6.082,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 6.509,60 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 9.000,00 TL bilirkişi masrafı, 427,60 TL başvurma harcı ve 735,75 TL posta masrafı toplamı olan 57.126,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ......bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024 10:03:18 Katip ...... e-imzalı Hakim ...... e-imzalı