İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/208 E. 2023/852 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/208
- Karar No
- 2023/852
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/208 Esas KARAR NO : 2023/852 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... -.... Av. ... - Av. ... - .... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/12/2017 KARAR TARİHİ : 29/11/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/02/2016 tarihinde davalı ... şirketine trafik sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın seyir halinde iken tekerinden fırlayan taş parçasının arkasında seyir halinde olan müvekkilinin gözüne çarpması neticesinde müvekkilinin görme yetisini kaybettiğini, davalı ... şirketine sigortalı aracın %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise kusursuz olduğunu, dava açılmadan önce davalı ... şirketine başvuru yapılarak müvekkilinin sakatlığına binaen sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatlarının ödenmesinin talep edildiğini, davalı ... şirketi tarafından bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebi yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının dava açmadan evvel müvekkili şirkete talebi ile ilgili gerekli ve yeterli tüm belgeler ile yazılı başvuru yapması gerekirken doğrudan doğruya dava açmasının kanuna aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sormululuğunun sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması halinde sigortalı araç sürüsücünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan .... rapor alınmasını talep ettiklerini, poliçede sadece sürekli maluliyet hallerinin teminat altına alındığını, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini savunarak davanın usulden olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, poliçede sadece sürekli maluliyet hallerinin teminat altına alındığını, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini savunarak davanın usulden olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce verilen 03/04/2019 tarih ve ... sayılı karar .... 'nin .... ve 25/11/2021 tarihli ilamı ile kaldırılmıştır. Mahkememizce daha önce verilen kararda davalının kusurunun bulunmaması nedeniyle dava reddedilmiş, İstinaf dairesince " ... davacının kask takmamasının zararı artıran bir durum olup (müterafik kusur olup tazminat miktarından indirim sebebidir) kusur oranına etkisinin olmaması nedeniyle .... ya da Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile davacının itirazları da değerlendirilmek suretiyle kusur raporu alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir." denilmek suretiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında dosya mahkememizin .... Esas sayılı sırasına kaydı yapılmış, kaldırma kararı uyarınca ... rapor tanzimi istenilmiştir. 14/02/2022 tarihli raporda davacı, davalı ve dava dışı motosiklet sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığı, yol üzerinde bulunan taş parçasının kazanın oluşumunda etken olduğunun tespit edildiği bildirilmiş, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle davalıdan tazminat talep edilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine .... ve 23/03/2023 tarihli ilamı ile "Bu durumda mahkemece 07.03.2019 tarihli bilirkişi raporu ile 14.02.2022 tarihli ATK raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi, 18.02.2016 tarihli Jandarma görgü tespit tutanağında belirtildiği üzere kazanın meydana geldiği yolun durumunun dava konusu kazadaki etkisi ve davacının 14.02.2022 tarihli ATK raporuna itirazlarının da değerlendirildiği ... öğretim görevlilerinden oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmediğinden" gerekçesiyle kaldırılmıştır. Kaldırma kararı uyarınca ... öğretim görevlilerinden oluşacak bilirkişi heyetinden rapor tanzimi istenilmiştir. 21/09/2023 tarihli .... talimat sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda; Olayın cereyan ettiği yolun yapım, bakım ve güvenli şekilde işletilmesinden sorumlu dava dışı kurumun hizmet eksikliğinin, birinci (asli) derecede ve tam, % 100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu, Davalı ... şirketine Trafik sigortalı, ... plaka numaralı otomobilin dava dışı sürücüsü ...’nin, etkili herhangi bir tedbirsizliğinin, dikkatsizliğinin, ve kural ihlalinin bulunmadığı, Plakasız motosikletin dava dışı sürücüsü ...’in, etkili herhangi bir tedbirsizliğinin, dikkatsizliğinin ve kural ihlalinin mevcut olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın seyir halindeki iken tekerinden fırlayan taş parçasının arkasında seyir halinde olan motosiklette yolcu olarak bulunan davacının gözüne isabet etmesi sonucu davacının yaralandığı, davacının yaralanmasında davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, olayın meydana gelmesinde taş parçasının etkili olduğu, bu durumda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle davalıdan tazminat talep edilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 269,85 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu bakiye 238,45 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irad olarak kaydına, 3-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından kaldırma kararı öncesi yapılan 9,00 TL posta-müzekkere masrafı ve kaldırma kararı sonrası yapılan 33,00 TL toplamı 42,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-HMK'nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider ve delil avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/11/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır