İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/260 E. 2022/353 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/260
Karar No
2022/353
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ " TÜRK MİLETİ ADINA" T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2022/260 Esas " (Bozmaya Uyma)" KARAR NO : 2022/353 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : 1- ... -... VEKİLLERİ : Av. ... -... DAVALI : 2- ... -... ... TASFİYE MEMURU :... - ... -... DAVA : Marka 2013-M-4887 Sayılı YİDK Kararı İptali DAVA TARİHİ : 15/11/2013 KARAR TARİHİ : 12/12/2022 Yazım Tarihi : 04/01/20223 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalı şirketin.... ibareli marka başvurusuna, müvekkilin... sayılı ..." ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın,... Sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkil markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, aynı/aynı tür sınıflarda tescilinin istendiği için markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, marka tescil edilmiş ise markanın hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firmaya (bozmadan sonra TTK 643 ve 273/2 maddesi kapsamında tasfiye memuruna ) usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermemiştir. ÖNCEKİ DEĞERLENDİRME; Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 08.12.2014 tarih ve.... K. sayılı kararla ÖZETLE " ... başvuru markası kapsamında bulunan 29 ve 35.sınıf mal ve hizmetlerin itiraza gerekçe markaların kapsamında da aynen bulunduğu ancak tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler arasında hedef tüketici kitlesinin umumi ve bütüncül bakış açısı dikkate alındığında görsel, kavramsal ve işitsel olarak KHK’nın 8/1 (b) maddesi anlamında karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzerlik bulunmadığı, markaların parçalara ya da bölmelere ayrılarak inceleme yapılmasının, marka hukukunun temellerinden olan bütüncüllük ilkesine aykırı olduğu, markalarda dikkat çeken kısmın markaların baş kısmı olduğu, davacı markasının tanınmış olduğuna ve tanınmışlığını sürdürdüğüne ilişkin delil bulunmadığı, tanınmış olsa bile markalar arasında yeterli ölçüde benzerlik bulunmadığındın KHK’nın 8/4 maddesindeki risklerin oluşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine " şeklinde karar verilmiştir. Bu kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine .... Karar sayı ile ÖZETLE ; " 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca iltibas değerlendirilmesi yapılırken markaların bir bütün olarak tüketicide bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre, ortalama tüketici markaların kendisinde bıraktığı bütüncül izlenim itibariyle farklı kaynaklardan gelen iki farklı marka karşısında olduğunu anlayabilecekse iltibas oluşmaz. Somut olayda, davalı şirketin başvuru markası ...ibaresinden oluşmakta olup, başvuru markası kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler mesnet markalar kapsamında da yer almaktadır. Davacı şirketin itiraza mesnet markalarının esas unsuru ise... ibaresi olup, davacının ...” ibaresini esas unsur olarak içeren seri markalar oluşturduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olmadığı sonucuna ulaşılmışsa da taraf markaları arasında ortak unsur olarak içerdikleri...” ibaresi sebebiyle görsel ve sescil benzerlik bulunmaktadır. Taraf markalarının aynı mal ve hizmetleri kapsadıkları ve davacının.. ibaresini esas unsur olarak içeren seri markaları bulunduğu da gözetildiğinde, başvuru markasının davacının seri markaları arasına sızabileceği, bu durumda ortalama tüketicinin iki farklı marka karşısında olduğunu idrak edebilse bile marka kapsamında sunulan hizmetlerin aynı veyahut aralarında idari veya ekonomik bağlantı bulunan işletmelere ait olduğu intibaına kapılabileceği, bu nedenle taraf markaları arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim Dairemizin.... Karar sayılı ilamında da, davacının ...esas unsurlu markalarıyla, 3. bir kişiye ait “... ibareli marka benzer bulunmuştur. Bu itibarla, mahkemece belirtilen hususlar gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, " şeklindeki karar ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir. YENİ DEĞERLENDİRME ; Taraf teşkilinden sonra bozma ilamına uyularak bozma gerekçesinde " taraf markaları arasında ortak unsur olarak içerdikleri “fit” ibaresi sebebiyle görsel ve sescil benzerlik bulunmaktadır. Taraf markalarının aynı mal ve hizmetleri kapsadıkları ve davacının “fit” ibaresini esas unsur olarak içeren seri markaları bulunduğu da gözetildiğinde, başvuru markasının davacının seri markaları arasına sızabileceği, bu durumda ortalama tüketicinin iki farklı marka karşısında olduğunu idrak edebilse bile marka kapsamında sunulan hizmetlerin aynı veyahut aralarında idari veya ekonomik bağlantı bulunan işletmelere ait olduğu intibaına kapılabileceği, bu nedenle taraf markaları arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu kabul edilmelidir. " şeklindeki gerekçe doğrultusunda 556 sayılı KHK 8/1-b maddesinde belirtilen iltibas koşulu ( taraf markaları arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu ) oluştuğundan davanın kabulü (....kararının İPTALİNE, Dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, ) gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu .... sayılı YİDK kararının İPTALİNE, 3-Dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 21,40 TL maktu karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 5-AAÜT uyarınca 15.000.00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Davacının yaptığı; 1.500.00 TL bilirkişi ücreti, 284‬.00 TL tebligat ücreti, 24,3 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 1.808,3‬ TL yargılama giderinin davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin, davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firma yetkilisi ...'un yokluğunda, 6100 Sayılı HMK'nın Geçici 3/2 madde yollaması ile, HUMK 427 vd.m. uyarınca, tebliğden itibaren 15 günlük yasal süre içinde Yargıtay’da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2022 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/260, K. 2022/353, T. 12.12.2022, www.arakarar.com/karar/ankara-4-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2022-260-e-2022-353-k-84484f93cb3a