İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/637 E. 2024/637 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/637
Karar No
2024/637
Karar Tarihi

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/637 Esas - 2024/637 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/637 Esas KARAR NO : 2024/637 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2024 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/092024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, Taraflar arasında kilosu 7,00 TL’den 100 (yüz) ton olmak üzere toplam 700.000,00TL değerinde soğanın davacıya satışı ve davalı tarafından 26-30.07.2024 tarihleri arasında teslimi konusunda anlaşmaya varıldığını, bu anlaşma karşılığı olarak, davacı şirket tarafından ... ŞUBESİ’ne ait 25.09.2024 tarihli, 8010844 seri numaralı 700.000,00 TL bedelli çek davalı adına keşide edilerek teslim edildiğini, ancak davalı tarafın, davacı şirkete 26-30.07.2024 tarihleri arasında teslim etmesi gereken 100 ton soğanı, çek kendisine teslim edilmesine rağmen, zamanında teslim etmediğini 100 ton soğanın teslim edilmemesi nedeniyle davacı şirket zarara uğramış olmakla birlikte, çekin vadesinin yaklaşmasından ötürü zor durumda kalması ve telafisi zor zararlara uğramasının söz konusu olduğunu, anlaşma uyarınca davacı müvekkili şirketin tüm edimlerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen, davalı taraf üzerine düşen 100 ton soğanın teslim edimini yerine getirmediğinden, davacı şirket zorunlu olarak sözleşmeden dönme hakkını kullandığını, davalının teslim tarihinde teslim etmesi gereken 100 ton soğanın zamanında teslim edilmemesi ve sonradan teslim edilmemiş olması da davacı şirketin zarara uğramasına neden olmuş, üçüncü kişilere karşı da zor duruma düşürdüğünü belirterek davanın kabulü ile öncelikle dava sonuna kadar ... ... /... Şubesi’ne ait, 25.09.2024 Tarihli, 8010844 Seri numaralı, hamiline yazılı 700.000,00 Türk Lirası bedelli çekin ödenmemesi için çekin üzerine İcra ve İflas Kanunu’nun 72/2. maddesi gereğince teminatlı olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasına, müvekkili şirketin davalıya vermiş olduğu ... ... ... ... Şubesi’ne ait, 25.09.2024 Tarihli, 8010844 Seri numaralı, hamiline yazılı 700.000,00 Türk Lirası bedelli çekin iptali ile davacı şirketin davalıya borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Tensiben karar verildiğinden dava dilekçesi davalıya gönderilmemiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı yanın dava dilekçesindeki talebi nitelik itibariyle dava konusu çekden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Eldeki dava 01.09.2023 tarihinden sonra açılmış olmakla, ticari bir dava olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabulucuya başvurmak ve süreç tamamlandıktan sonra dava açılması hususu ve buna uyulmaması HMK'nin 114/2. maddesinde belirtilen "diğer dava şartlarına aykırılık" olarak davanın usulden reddi sebebidir. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denilmektedir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz, bu durumda davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından re'sen gözetilir. Taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir. 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü uyarınca menfi tespit talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; Dava dilekçesi içeriğine göre, Davacının talebi, kanunda düzenlenen menfi tespit talebi kapsamından kalmakta olup, davanın 7445 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinin yürürlük tarihi olan 01/09/2023 tarihinden sonra açılmış olduğu ve dava açılmadan arabuluculuğa başvurulduğu bildirilmişse de, ara buluculuk anlaşamama son tutanağının sunulmadığı, 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrası birlikte değerlendirildiğinde, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması tek başına yeterli olmayıp, arabuluculuk faaliyetinin sonuçlanması ve anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerektiği, ara buluculuk sürecinin tamamlanmadığı hususunun dava dilekçesi içeriğinde de açıkça belirtildiği anlaşıldığından HMK 114/2 maddesi yollaması, TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar davacı vekili çekin ödenmemesi için çekin üzerine İcra ve İflas Kanunu’nun 72/2. maddesi gereğince teminatlı olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasına karar verilmesini de istemiş bu talep yönünden arabuluculuğa başvuru zorunluluğunun bulunmadığını ileri sürmüşse de; esas dava dosyası üzerinden talep edilen bu tedbir talebi yönünden, eldeki davanın usulden reddine karar verildiği gözetilerek bu talep hakkında karar verilmesine de olanak bulunmadığı kanaatine varılmış ve bu taleple ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-HMK. 114/2. maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, Dava usulden reddedildiğinden tedbir talebi hakkında karar verilmesine de yer olmadığına, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 427,60-TL olup peşin yatırılan 11.954,25-TL’den mahsubu ile fazla alınan 11.526,65-TL’nin davacıya iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacıya iadesine, Dair; dosya üzerinden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/09/2024

Atıf: Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/637, K. 2024/637, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-637-e-2024-637-k-cc7ad76094da