İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/197 E. 2023/293 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/197
Karar No
2023/293
Karar Tarihi

T.C. ...4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/197 Esas - 2023/293 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/197 Esas KARAR NO : 2023/293 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/12/2022 KARAR TARİHİ : 25/04/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, Davalı ... Yatak ve Mobilya Sanayi Ticaret Limited Şirketi mülkiyetinde bulunan ve davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın 27/07/2022 tarihinde sürücü Süleyman SAĞLAM sevk ve idaresinde seyir halindeyken, olay yeri kavşakta sağından gelen... plakalı 2020 Model Hundai Tucson IX 35 tipli aracına çarpması neticesinde üç araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada karşı taraf sürücüsünün kusurlu olduğunu, bu kaza nedeniyle davacı aracında hasar meydana geldiğini, değer kaybının davalılarca giderilmediğini, yaklaşık 1 ay boyunca davacının aracını kullanmaktan mahrum kaldığını ve bu süreçte müvekkilinin araç mahrumiyet zararı da doğduğunu belirterek davanın kabulü ile 06 CLC 558 plakalı aracında meydana gelen değer kaybına ilişkin şimdilik 100,00 TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla mahrumiyet zararına ilişkin şimdilik 100,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Ltd Şti ve Süleyman sağlam vekili, davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Eldeki dava, davacı aracında meydana gelen mahrumiyet zararının davalı işleten ve sürücüden tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafından davalı sürücü ... ... ... Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığı, anılan dosyada 07/03/2023 tarihli celsede tesis edilen ara kararla,; Dava dosyasındaki taleplerin değer kaybına yönelik olarak değer kaybı tazminatının tüm davalılardan araçtan mahrum kalma tazminatı talebine yönelik ise talebin davalı ... ... dan tahsilinin istendiği görüldüğünden, dava dosyasının araçtan mahrum kalma tazminatı talebi bakımından tefrikine ve mahkememizin müteakip esasına kaydına karar verilmiş ve eldeki davaya devam olunmuştur. Davacı yanın dava dilekçesindeki araç mahrumiyet zararına yönelik talebi nitelik itibariyle alacak taleplerine ilişkindir. Eldeki dava 01.01.2019 tarihinden sonra açılmış olmakla, ticari bir dava olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabulucuya başvurmak ve süreç tamamlandıktan sonra dava açılması hususu ve buna uyulmaması HMK'nin 114/2. maddesinde belirtilen "diğer dava şartlarına aykırılık" olarak davanın usulden reddi sebebidir. 14/12/2022 tarihli dava dilekçesi ekinde sunulan arabuluculuk anlaşamama tutanağının incelenmesinde; arabuluculuk görüşmelerinin davacı ile davalı sigorta şirketi arasında bakiye değer kaybının davalıdan tahsili istemine yönelik olarak yapıldığı ve diğer talep olan mahrumiyet zararına ilişkin olarak davalı tüzel kişi işleten yönünden arabuluculuğa başvurulmadığı tespit edilmiştir. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denilmektedir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz, bu durumda davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından re'sen gözetilir. Taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir. 7155 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; Dava dilekçesi içeriğine göre, davacı, eldeki davada davalı işleten ve sürücüden meydana gelen mahrumiyet zararını talep etmektedir. Davacının anılan talebi, kanunda düzenlenen alacak talebi kapsamından kalmakta olup, davanın 7155 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinin yürürlük tarihi olan 01/01/2019 tarihinden sonra açılmış olduğu ve dava açılmadan davalı işleten yönünden arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığından HMK 114/2 maddesi yollaması, TTK 5/A maddesi gereğince mahrumiyet zararına yönelik talep yönünden davalı sürücü ve işleten bakımından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-6100 sayılı HMK’nın 114/2. maddesi yollaması ile TTK 5/A ve 115/2.m. gereğince zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, 2-Yeterince harç alındığından harç ikmaline yer olmadığına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacıya iadesine, 5- Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT‘nin 13/2 maddesi uyarınca belirlenen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Dair; Taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/04/2023

Atıf: Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/197, K. 2023/293, T. 25.04.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-197-e-2023-293-k-ad4fe923f37c