İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/404 E. 2023/786 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/404
- Karar No
- 2023/786
- Karar Tarihi
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/404 Esas - 2023/786 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/404 Esas KARAR NO : 2023/786 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/06/2022 KARAR TARİHİ : 08/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA VE İSTEK : Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirketin Yönetici Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, diğer davacının davacı şirketin yönetim kurulu başkanlı olduğunu, sigortalı adına salınan idari para cezalarının sigorta teminatı kapsamına alındığını, davacı şirketin laboratuarında yapılan denetimler sonucunda 1.216.577,80-TL tutarında idari para cezası uygulandığını, davacı şirketin ceza aleyhinde ... 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2020/4966 Değişil İş sayılı dosyasıyla itiraz edildiğini, Mahkemenin itirazı reddettiğini, red kararı üzerine ... 2. Sulh Ceza Mahkemesi nezdinde 2021/8710 Değişik İş sayılı itiraz yapıldığını, Mahkemenin itiraz reddettiğini, idari para cezası kesinleştiğini, davacı şirketin kesinleşen idari para cezasını ödediğini, davacı şirket tarafından idari para cezasının salınmasını takiben davalı şirkete ve acentesine başvurulduğunu, davalı şirketin hasarın teminat kapsamında olmadığından şirket yöneticileri aleyhine tahakkuk etmiş idari para cezası olmadığı gerekçesiyle zararı tazmin etmekten kaçındığını, davalının bu savunması üzerine davacı şirketin şirket yöneticisi olan diğer davacı aleyhinde rücuen icra takibi başlattığını, bunun üzerine Davacı İlker Kütükoğlu’nun davalı şirkete başvurarak zararın tazminini talep ettiğini, bu talebin de çeşitli bahanelerle karşılıksız bırakıldığını, poliçenin herhangi bir yerinde şirket adına salınan idari para cezalarının teminat kapsamında olmadığına ilişkin hüküm bulunmadığını, poliçenin sigortalısının davacı şirket olduğunu, poliçe primlerinin davacı şirket tarafından ödendiğini, tüzel kişileri organlarını ve şahısların temsil ettiğini, tüzel kişilerin hata yapmayacağını, yöneticilerin hata yapacağını, yöneticilerin hatası sonucu oluşan zararların tüzel kişi adına tahakkuk edeceğini, somut olayda davacı şirketin yöneticisinin hata yaptığını ve şirket aleyhine idari para cezası salındığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, zararın tazmini için Mahkemeye başvurma zorunluluğunda kalındığını belirterek, muafiyet hükümler sebebiyle zararın ne kadarının teminat kapsamında olduğunun belirlemelerinin mümkün olmadığından davanın belirsiz alacak hükümlerine dayanılarak ikame edildiğini ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tuttuklarını beyanla şimdilik 200.000-TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan yargılama giderleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA : Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yerleşim yeri itibariyle davaya bakmaya İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava konusu poliçenin talep esaslı olduğunu, davacının zamanında bildirim yapmadığı taleplerin poliçe teminatı kapsamına girmediğini, sigorta korumasından yararlanmak için rizikonun sözleşmede öngörülen süre zarfında ve yine sözleşmede öngörülen coğrafi sınır dahilinde gerçekleşmesinin gerektiğini, talep esasına göre kurulan sorumluluk sigortası sözleşmelerinde rizikonun zarar gören tarafından sigorta ettiren aleyhine talepte bulunulduğu anda gerçekleşmiş sayıldığını, sözleşmelerde yıllar önce gerçekleşen bir olaydan dolayı yıllar sonra ortaya çıkan zarar nedeniyle sigorta ettirenden sözleşme süresi içinde talepte bulunulması imkânı olduğunu, bu durum sigortacı açısından öngörülmezlik içerdiği için bu tür sorumluluk sigortalarında zarar ve zararı doğuran olay bakımından ‘geçmişe etki tarihi’ öngörülmekte olup sigortacının bu tarihten daha önceki olaylarla ilgili talepleri koruma dışında bıraktığını, geçmişe etki tarihinin talep bakımından değil sadece sorumluluğa yol açan olay veya zarar bakımından rol oynamakta, geçmişe etki tarihi içinde ve fakat sözleşme kurulmadan önce ileri sürülen talepler koruma dışında kalmaya devam ettiğini, sadece sorumluluğa yol açan olay ve zararlara ilişkin olarak geçmişe etkili tarihi içeren talep esasına dayalı sorumluk sigortaları ‘geçmişe etkili’ sigorta olarak nitelendirilemeyeceğini, olayda müvekkili şirket nezdinde 01/01/2020-01/01/2021 vade tarihli ve talep esaslı ‘Yönetici Sorumluluk Sigorta Poliçesi’ düzenlendiğini, poliçe biterken bir sonraki dönem için poliçe teklifini hazırlanması için soru formunun iletildiğini, davalı tarafın 10/11/2020 tarihli soru formunu doldururken hasar veya hasar talebine sebebiyet verecek durumdan haber olup olmadığı sorusuna ‘hayır’ cevabının verildiğini, yenileme teklifi çalışılmışsa da davalı taraf müvekkili sigorta şirketi tarafından poliçenin yenilenmediğini, dava konusu poliçe ve teminatların 01/01/2021 tarihi itibarıyla bittiğini, poliçe vadesinin bitiminden sonra 15/10/2021 tarihli dilekçeyle davacının müvekkili şirkete başvurularak ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından idari para cezası kesildiğini belirterek zararlarının karşılanmasını talep ettiğini, davalının hasarı müvekkili sigorta şirketine poliçe vadesi bittikten sonra bildirdiğini, davacı tarafın kötü niyetli olarak huzurdaki davayı açtıklarını, davanın reddine karar verilirken HMK 329. Maddesinin uygulanmasını talep ettiklerini beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir. DELİLLER : - Taraflar arasında tanzim edilen Yönetici Sorumluluk Sigorta Poliçesi ve ekleri - İdari para cezası tayinine ilişkin bilgi ve belgeler -Bilirkişi heyeti asıl ve ek raporları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Yönetici Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklanan hasar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yan tarafından yetkisizlik itirazı ileri sürülmüş ise de; 6100 sayılı HMK'nın 15/1.m. gereğince dava konusu rizikonun ... ilinde gerçekleştiği gözetildiğinde; Mahkememizin davaya bakmaya yetkili olduğu dikkate alınarak yetkisizlik itirazı yerinde görülmemiştir. Dosyamız arasına sunulan ve dava konusu isteme dayanak "Yönetici Sorumluluk Sigorta poliçesi" örneğinin incelenmesinde; sigorta ettiren dava dışı "... Türk Sağlık Hiz. San. ve Tic. A.Ş." ile dosyamız davalısı Şirket arasında tanzim edildiği, 01/01/2020-01/01/2021 dönemine ilişkin olarak mesleki sorumluluk sigortası genel esaslarının A.1 maddesi (b) bendi bağlamında talep esaslı olmak üzere sigortacı tarafından sigortalıya karşı ilk defa poliçe süresi içinde yapılmış taleplerden kaynaklanan tüm zararlar ile sigortalıya karşı ilk defa poliçe süresi içinde yapılacak bir talepten kaynaklanan ve Şirket tarafından karşılanmış tüm zararlar ve soruşturmalara dair sigortalının tüm kanuni temsil harcamaları ile Şirket tarafından sigortalı hesabına yapılmış tüm kanuni temsil harcamalarının poliçe teminatı altına alındığı, poliçenin 3.12 maddesinde açıkça poliçe kapsamında sigortalının kimler olduğu belirtilerek (i) bendinde Şirketin yönetici veya yetkilisi olan gerçek kişilerin de sigortalı konumunda kabul edildikleri ve yıllık toplam teminat limitinin ise; 1.000.000 Euro olarak belirtildiği, poliçenin başlangıç kısmında başlangıç ve bitiş tarihleri yazan kısmın hemen altında "... A.Ş.nin" davalı sigorta şirketine poliçe kapsamında broker hizmeti verdiğinin anlaşılabildiği, yine ek klozlar başlıklı kısmında idari para cezası teminatına ek teminat kapsamında açıkça yer verildiği, yine poliçenin "Kloz 4" "Bağlı Ortaklık Sayılan Şirket" başlıklı kısmında ise; poliçeye yapılan zeyil ile tarafların işbu poliçe bakımından unvanları belirtilen dosyamız davacılarından "Referans M-B Sağlık Lab. Hiz. San. Ve Tic. A.Ş." ile "... İlk Referans Sağlık Hiz. San. ve Tic. A.Ş.'nin" sigortalı Şirketin bağlı ortaklığı sayılacağı ifade edilerek bu konuda poliçe özel şartlarında yer alan tanımlar çerçevesinde yorumlanmak üzere ek teminat verildiğinin yazılı olduğu, poliçenin "Talep bildirimleri, soruşturmalar ve durum raporlanması" başlıklı 5.3 maddesinde (i) bendinde açıkça poliçe özel şartlarının 5.4 (iii) maddesi çerçevesinde bir talebe ilişkin sigortacının ödeme yükümlülüğünün doğmasının ön şartının Şirketin ya da sigortalının sigortacıya mümkün olan en kısa sürede yazılı bir ihbarda bulunması şartına bağlandığı, aynı maddenin (ii) bendinde ise; Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları C.5 maddesi saklı kalmak üzere sigortacıya yapılacak bildirimler ve tüm bilgilendirmelerin yazılı olarak sigortacının merkezine veya sigorta sözleşmesini yapan ya da yapılmasına aracılık eden sigorta acentesine veya brokerinin adresine yapılacağının belirtildiği, poliçede idari para cezası yönünden toplam sorumluluk limitinin % 10'u oranında tenzili muafiyet kaydının mevcut olduğu, davacılardan İlker Kütükoğlu'nun UYAP üzerinden dosyamız arasına alınan Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 03/07/2023 tarih ve 10862 sayılı nüshasında yayımlanan ilan gereğince davacı şirketin dava konusu idari para cezasının da tahakkuk ettirildiği dönemi kapsar şekilde önceki yöneticisi konumunda olduğu, bu nedenle de her iki davacının dava açmakta dava ehliyetleri ve hukuki yararlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Dosyamıza ... İl Sağlık Müdürlüğünden gönderilen yazı cevabı ekindeki İl Sağlık Müdürlüğünün Valilik makamına sunduğu ve Olur verilen 26/06/2020 tarihli belge ile davacıların dosyaya sunduğu itiraz belgesi ve ödeme dekontları dahil diğer belgeler incelendiğinde; Özel ... Merkezi Laboratuvarına genetik tarama ve testler konusunda ruhsatsız şekilde faaliyette bulunması nedeni ile 3359 sayılı Kanunun Ek 11.m. 2. fıkrası gereğince 1.126.577,80-TL idari para cezası tahakkuk ettirildiği, sözkonusu cezaya yönelik itirazın ... 1.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 26/07/2021 tarih, 2020/4966 D.İŞ-Karar sayılı kararı ile reddedildiği ve idari para cezasının kesinleştiği, ... Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 30/03/2021 tarihli ödeme emrine konu idari para cezasının 25/11/2021 tarihinde 304.144,45-TL, 25/08/2021 tarihinde ise; 912.433,35-TL ödemeler yapılarak ödendiği saptanmıştır. Taraf delilleri toplandıktan sonra sigorta hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, dosyamıza sunulan 04/05/2023 tarihli raporda özetle; dava konusu sigorta poliçesinin davacılar lehine düzenlendiği, hasar tutarı ve muafiyet tutarı dikkate alınarak talep edilebilecek tazminatın 1.116.907,80-TL olacağı, idari para cezasına konu kusurlu işlemin tarihinin sigorta poliçesi vadesi içinde olmakla birlikte, sigortalı tarafından sigortacıya iletilen talep tarihinin sigorta poliçesi vadesindan sonraki tarihte olması dikkate alındığında davacı tarafın talebinin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmayacağı mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacılar vekilinin gerekçeli itirazları ve dosya kapsamı dikkate alınarak aynı uzmanlık alanında farklı bir bilirkişiden rapor temin edilmiştir. Dosyamıza sunulan 2. Bilirkişi raporunda ise özetle; dava konusu sigorta poliçesi süresi içinde yapılacak talebin; idare tarafından para cezasının 30.03.2021 tarihi olarak kabul edilmesi halinde davacı taleplerinin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığı, poliçe süresi içinde yapılacak talebin, davacının 16/07/2020 ve 28/12/2020 tarihlerinde idari para cezasına ilişkin olarak davalıya bildirim yaptığının kabul edilmesi halinde ise; sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğu, davacı taleplerinin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğu kabul edilmesi halinde tenzili muafiyet bedeli de düşülerek yapılan hesaplamaya göre davalı sigorta şirketinin davacıya ödemesi gereken tutarın 1.116.907,80-TL olduğu belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta yapılan yargılama ve bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; dava konusu Yönetici Mesleki Sorumluluk Sigorta poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edildiği, davacıların sigorta poliçesinde yer alan açık düzenleme ve ayrıca verilen ek teminat gereğince sigortalı konumunda oldukları çekişmesizdir. Yargılama konusu somut uyuşmazlık dava konusu rizikonun poliçe yürürlük dönemi içerisinde gerçekleşmesine rağmen süresinde sigorta şirketine davacılar tarafından ihbar edilip edilmediği, süresinde ihbar edilmemiş ise; sigorta şirketinin hasar tazminatından hukuken sorumlu olup olmadığı, süresinde ihbar mevcut ise; sigorta şirketinin tazminle sorumlu olduğu miktarın ve temerrüt tarihinin tespiti noktalarında toplanmaktadır. Bu bağlamda; yukarıda ayrıntılı olarak değinilen poliçe hükümleri ile dosyaya sunulan e-mail kayıtları incelendiğinde; davacıların dava konusu hasar bildirimini ve tazmin taleplerini 24/12/2020 tarihinde davacı Referans M-B Sağlık Lab. Hiz. San. Ve Tic. A.Ş. çalışanı olan Cemil Özbay tarafından dava dışı broker Şirket konumundaki "Aon Sigorta ve Reasürans Borokerliği A.Ş.'nin" çalışanı olan Tuğçe Suyel'e gönderdiği e-mail ile ilettiği, anılan broker çalışanı tarafından da aynı konuda sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulduğunun bildirildiği görülmektedir.Davacılar tarafından poliçe ek teminatı altındaki rizikonun gerçekleşmesi sonrasında yukarıda değinilen banka dekontları ile poliçenin yürürlük süresi içerisinde sigortalı Şirket tarafından ödemenin yapıldığı da sabittir. Bu durumda, davacı sigortalıların dava konusu hasar ihbarını poliçenin yürürlük süresi içerisinde ve poliçe hükümlerine uygun olarak yerine getirdikleri sabit olup aksi yöndeki davalı yan iddiaları ve bilirkişi raporlarındaki bu hususa ilişkin alternatifli değerlendirme Mahkememiz'ce benimsenmemiştir. Bu itibarla da, davacı sigortalıların poliçe teminatı kapsamında ödemekle yükümlü olduğu hasar tazminatını ihbarlarına rağmen ödemediği anlaşılan davalı sigorta şirketinden talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Dosyamıza sunulan 2. bilirkişi raporunda yapılan alternatifli değerlendirmelerden hasarın poliçe yürürlük süresi içerisinde sigorta şirketine ihbar edildiği yönündeki değerlendirme, Mahkememiz'ce benimsenmiş ve bu doğrultuda tenzili muafiyet oranında indirim yapılarak tespit edilen 1.116,907,80-TL hasar tazminatı alacağının davalı sigorta şirketinden talep edilebileceği sonucuna varılmıştır. Yine, dosyamıza sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde; dava dilekçesi ekinde davacı ... Sağlık Hiz. San. Ve Tic. A.Ş. Vekili Av. ... 'nun davalı sigorta şirketine dava konusu idari para cezası yönünden itirazlarının reddi üzerine ödeme yapmak zorunda kalmaları halinde sigorta şirketine rücu edeceklerini bildirir 16/07/2020 tarihli dilekçesi ile yine dosyaya yargılama aşamasında örneğini sunduğu 15/10/2021 tarihli dilekçesi örneğinin mevcut olduğu görülmektedir. Ne var ki, davacı Şirket tarafından sözkonusu dilekçelerin davalı sigorta şirketine tebliğine ilişkin tebliğ veya teslim belgesi dosyamıza sunulmadığı gibi aynı dilekçelerin içeriğinde sigorta şirketinin dilekçenin alındığına ilişkin kaşesinin de mevcut olmadığı, yine 16/07/2020 tarihli dilekçe tarihi itibariyle henüz idari para cezası itirazen kesinleşmediğinden, davacı sigortalılar tarafından dava dışı vergi dairesine ödeme yapılmadığı için dilekçe içeriğinde sigortalıların ödediği ve rücu hakkının doğması nedeni ile sigorta şirketinden talep ettiği bir miktarın da belirtilmediği görülmektedir. Bu durumda, sözkonusu dilekçenin davalı sigorta şirketi yönünden TBK 117.m. ile taraflar arasında düzenlenen poliçe hükümleri bağlamında temerrüt olgusunu gerçekleştiren ihtarname niteliğinde bir başvuru belgesi olarak kabulü mümkün görülmemiştir. Öte yandan, dava konusu sigorta poliçesinin B.3.3. Maddesinde ; " Sigorta tazminatı, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve herhalde rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmasından kırk beş gün sonra muaccel olur. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmişse süre işlemez" hükmüne yer verilmiştir. Sözkonusu hüküm gereğince davalı sigorta şirketi yerine kaim olmak üzere brokera hasarın ihbar edildiği Mahkememiz'ce kabul edilen 24/12/2020 tarihi dikkate alındığında; davalı sigorta şirketi yönünden muacceliyet ve buna bağlı olarak hasar tazminatında temerrüt olgusunun 45 gün sonraki tarih olan 08/02/2021 tarihinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Dosya kapsamında davalı vekili tarafından her ne kadar davacı sigortalı ... Sigorta şirketi yetkilisine dava konusu sigorta poliçesinin sona ermesinden sonra yenileme poliçesi için teklif hazırlanmasına yönelik olarak soru formu iletildiği, soru formunu dolduran sigortalı Şirket yetkilisinin herhangi bir hasar ve/veya hasar talebine sebebiyet verecek durumdan haberdar olup olmadığı sorusuna yönelik olarak "Hayır" cevabının verildiği belirtilerek dava konusu riziko kapsamında müvekkilinin hukuken sorumlu olmadığı ileri sürülmüş ise de; sözkonusu savunmasına itibar edilememiştir. Zira, bahse konu soru formu 01/01/2020-01/01/2021 tarihli dava konusu poliçenin sona ermesinden sonra müteakip yıl poliçesinin düzenlenmesine yönelik olarak sigortalı Şirketine gönderilmiştir. Ne var ki, soru formunun doldurulmasından ve sigortacıya gönderilmesinden sonra davalı sigorta şirketi tarafından dava konusu sigorta poliçesi yenilenmemiş, 01/01/2021-01/01/2022 dönemine ilişkin olarak davalı tarafından yeni bir sigorta poliçesi tanzim edilmemiştir. Dosya kapsamında dava konusu sigorta poliçesinin tanzimi sırasında ve sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde poliçenin C.2 ve C.3 maddeleri bağlamında davacı sigortalıların tâbi olduğu beyan yükümlülüklerini ihlal ettiklerine yönelik olarak dosyamızda bir iddia ve buna ilişkin delil bulunmamaktadır. Bir an için davacı Şirket yetkilisinin dava konusu hasar yönünden sözleşme kapsamında hasara ilişkin gerçek dışı beyanda bulunduğu kabul edilse dahi 10/11/2020 tarihli sözkonusu beyanın 01/01/2021-01/01/2022 dönemi yönünden tanzim edilmesi teklif edilecek (yenileme) poliçeye yönelik olduğu, yenileme poliçesinin ise; tanzim edilmemesi nedeni ile sözkonusu beyanın dava konusu poliçe yönünden davacı sigortalılar aleyhine beyan yükümlülüğünü ihlal edici nitelikte bir beyan olarak değerlendirilemeyeceği ve rizikoyu teminat kapsamından çıkarmayacağı ortadadır. Bu bağlamda, tüm dosya kapsamında değinilen tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde açıklanan gerekçelerle; davanın ıslah talebi gözetilerek Mahkememiz'ce benimsenen 2. Bilirkişi raporundaki alacak hesaplaması doğrultusunda kabulüne, dava konusu 1.116.907,80-TL sigorta hasar tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün gerçekleştiği gerçekleştiği 08/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın ıslah talebi gözetilerek KABULÜ İLE; dava konusu 1.116.907,80-TL sigorta hasar tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün gerçekleştiği gerçekleştiği 08/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 76.295,97-TL olup davacılar tarafından peşin yatırılan 3.415,50-TL ve 15.819,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 19.234,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 57.061,47-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı ile peşin yatırılan 3.415,50-TL ve 15.819,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 19.315,20-TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 137.352,62-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 2.753,00-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE, 7-6325 sayılı yasanın 11 ve 13 m.delaletiyle 18/a maddeleri gereğince maktu 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/11/2023 YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ: 1-Posta ve davetiye gideri: 153,00-TL 2-Bilirkişi ücreti : 2.600,00-TL TOPLAM :+2.753,00-TL