İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/358 E. 2022/980 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/358
- Karar No
- 2022/980
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/358 Esas - 2022/980 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/358 Esas KARAR NO : 2022/980 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/08/2020 KARAR TARİHİ : 13/12/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/01/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: : 1-Davacı vekili, 16/03/2019 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın yapmış olduğu tek taraflı kazada, araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, geçici ve sürekli işgöremezliğinin oluştuğunu, bakıcıya ihtiyaç duyduğunu beyanla fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 7000,00 TL daimi iş göremezlik tazminatının ve 3000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 1000,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2-Davacı vekili, 14/01/2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle kalıcı iş göremezlik talebini 360.000,00TL'ye, geçici iş göremezlik talebini 18.188,19 TL ye, bakıcı gideri talebini de 3837,60 Tl ye yükseltmiştir. CEVAP : 3-Davalı vekili, HMK 141/2 maddesi uyarınca sunmuş olduğu beyan dilekçesinde, Davaya konu kazanın öncelikle resmi zabıtlarca maddi hasarlı trafik kazası olduğu tespit edildiğini verilen ifadelerin ve tutulan zabıtların kazanın tarih ve saati dahil her açıdan çelişkiler içerdiğini, davaya konu sigortalı aracın davacının dava dilekçesinde 16.03.2019 tarihinde Saat : 23:00'da kazaya karıştığının beyan edildiğini, Ankara Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce düzenlenen tutanakta 17.03.2019 tarihinde Saat : 11:09'da kazaya karıştığının belirtildiğini, davacının, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 11.07.2019 tarihli ifadesinde; kazanın 18.03.2019 tarihinde Saat :02:30 vuku bulduğu beyan ettiğini, davacının ilk şikayetini yaptıktan 3 ay sonra ilgili savcılık tarafından detaylı ifadeye çağrıldığını, 10.10.2019 tarihli ifadesinde kazanın 16.03.2019 tarihinde Saat : 23:00'de meydana geldiğini belirttiğini, İşbu hususların aydınlatılması gerektiğini, Ankara Trafik Denetleme Şube müdürlüğünce düzenlenen kaza tespit tutanağında kazanın maddi hasarlı kaza olarak zapta geçtiğini, kaza sonrası alınan ifadelerde de olayda yaralanmaya ilişkin herhangi bir hususun tespit edilmediğini, davacının meydana gelen kazadan 4 ay sonra 16.07.2019 tarihinde kazaya ilişkin şikayette bulunduğunu ve sigortalı aracın içinde yolcu olduğunu ve yaralandığını beyan ettiğini, Davacının davaya konu kazaya karıştığını belirtiği ve bu sebeple boynunun kırıldığını ve kaburgalarında dahi kırık olduğunu bildiği halde hayatın olağan akışına aykırı şekilde 4 ay sonra kazaya karıştığını beyan etmesinin anlaşılamadığını, kaza sonrası tutulan resmi zabıtların ve ifade tutanaklarının tamamen aksine ... plakalı sigortalı araç sürücüsünün kaza tarihinde ... isimli şahsın olduğunu beyan etmesi ve sigortalı araç sürücüsü olarak şöförlerin sonradan değiştirildiğini beyan eder şekilde ... kaza sırasında alkollü olması sebebiyle olay yerinden kaçtığını ve sonrasında sigortalı araç sürücüsü olarak kazaya karışmayan başka bir şahsın işlemleri gerçekleştiğini belirttiğini, Ankara Trafik Denetleme Şube müdürlüğünce düzenlenen kaza tespit tutanağında kaza tarihinde sürücünün Tuna Gündoğdu'nun sigortalı aracın sürücüsü olarak zapta geçirildiğini fakat işbu hususun gerçeklikten yoksun ve hakkaniyet içermediğini, Kazanın yada bu kazaya karışan şahısların tam ve net şekilde tespit edilmeleri gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 4- Dava, davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı olan aracın yaptığı tek taraflı kazada araçta bulunan davacının malül kaldığı iddiasıyla aracın sigorta şirketine karşı açtığı daimi ve geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerine ilişkindir. 5- Dosyamız arasına celp edilen ZMMS poliçesi ve sigorta hasar dosyasının incelenmesinden;dava konusu trafik kazasına karışan aracın kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu ve davacıya ödemenin yapılmadığı, limitin 360.000,00 TL olduğu ayrıca sağlık giderlerine ait limitin de 360.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. 6- Davaya konu kaza, tek taraflı trafik kazası olduğundan ve davacı da yolcu konumunda bulunduğundan dava konusu kazayla ilgili kusur raporu alınmamıştır. Ayrıca; Davalı vekilinin HMK 141/2 maddesi uyarınca sunmuş olduğu beyan dilekçesinde belirtilen ve az yukarıda özetlenen hususlar Mahkememizce araştırılmıştır. Buna göre; kolluk tarafından dava konusu olayla ilgili kaza tespit tutanağının 17.03.2019 tarihinde Saat : 11:09'da düzenlendiği ancak bu tutanak düzenlenirken araçların park halinde olduğu ve kazanın taraflarının olay yerinde olmadığı, davacının araçta yolcu olarak bulunduğu, davacı yönünden aksinin de iddia edilmediği ve araç sürücüsünün kim olduğunun belirlenmesinin eldeki davanın yürütülmesine katkı sağlamayacağı kanaatine varılmıştır. Öte yandan, dava konusu kaza ile zarar arasındaki illiyet bağının olup olmadığının ve buna dair davalı savunmasının karşılanması için davacının tedavi gördüğü ... Hastanesine müzekkereler yazılmış; gelen cevaplara göre davacının 17/03/2019 tarihinde saat 03:00 de Başkent hastanesi acil servisine başvurduğu, genel adli muayene raporunun olayın öyküsü bölümündeki anlatımların dava konusu kazayla uyarlı olduğu, hastaya yatış önerildiği ancak maddi imkanının yetersiz olması sebebiyle davacının Ankara Hastanesine sevk edildiği tespit edilmiştir. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinden gelen yazı cevabına göre ise; davacının 18/03/2019 tarihinde saat 15:21 de hastaneye giriş yaptığı bilgisinin verildiği görülmüştür. Anılan hastanelerden gelen yanıtlar ile eklerindeki belgeler, anlatımlar ve istenen tetkikler birlikte değerlendirildiğinde davacının yaralanması ile kaza arasında illiyet bağının olduğu anlaşılmış ve bu yöne ilişkin davalı savunmasına itibar edilmesi mümkün görülmemiştir. 7- Dava dilekçesi ekinde bulunan ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi hükümleri nazara alınarak düzenlenen 07/05/2021 tarihli maluliyet raporuna göre davacının kaza nedeni ile %42 oranında sürekli ve 9 ay süre ile geçici işgöremezliğinin oluştuğu ve bakıcıya ihtiyaç süresinin 45 gün olduğu belirlenmiş, maluliyet ile dava konusu kaza arasında illiyet bağının kurulduğu da tespit edildiğinden anılan raporun aktüer bilirkişi incelemesine uygun olarak düzenlendiği kanaatine varılmış ve bu rapordaki tespitlere itibar edilmiştir. 8-Aktüer hesabı bakımından ise dosya özellikle Anayasa Mahkemesi tarafından konuyla ilgili verilen iptal kararı da nazara alınarak mahkememizce değerlendirilmiştir. Buna göre; Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010”adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca’da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmiştir. (Yargıtay 17.HD 22/12/2020 tarih, 2019/5206 Esas – 2020/8874 Karar sayılı ilamı, 14/01/2021 tarih 2020/2598 Esas – 2021/34 Karar sayılı ilamı) Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas - 2020/40 sayılı Kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Anılan nedenlerle tazminat hesaplamasında bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu’na göre belirlenmesi, ve özellikle Yargıtay görüş değişikliği gereğince hesaplamada progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması yoluna gidilmiştir. (Konuyla ilgili emsal kabul edilen ve alıntılanan karar: Ankara BAM 26. Hukuk Dairesinin 24/06/2021 tarih, 2019/590 Esas, 2021/1242 K. sayılı kararı) 9-Bu doğrultuda; Dosyamızda aktüer hesap bilirkişisinden rapor temin edilmiş, bilirkişi raporunda özetle; TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının davalı sigorta şirketinden 360.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 18.188,19-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.837,60-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 382.025,79-TL maddi tazminat talep edebileceği mütalaa edilmiştir. 10-Bu bağlamda, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; açılan davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, dava konusu kaza ile oluşan zarar arasında illiyet bağının bulunduğu, poliçede ayrıca sağlık giderlerine ilişkin klozun da bulunduğu, her ne kadar davalı vekili, müterafik kusur savunmasında bulunmuş ve sürücünün alkollü olduğunu belirtmiş ve davacının savcılık aşamasındaki beyanlarında emniyet kemerinin takılı olmadığı ve davacının yaralanmasının biçimininde buna işaret ettiği belirlenmişse de yapılacak yüzde 20 indirimin, 615.480,07 olarak belirlenen davacı zararına uygulanması sonucunda da elde edilecek tutarın poliçe limiti olan 360.000,00 TL nin yine üzerinde olacağı görüldüğünden; toplanan deliller ve Mahkememiz’ce yukarıda anılan ilkeler gözetilerek alınan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda haklılığı sabit olan davanın değer artırım talebi gibi kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır; bu doğrultuda, davanın kabulüne, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün ise sigorta şirketine yapılan başvuruda maluliyet raporunun bulunmadığı, bu nedenle dava tarihi olan 05/08/2020 tarihinde temerrütün oluştuğu gözetilerek anılan tarihten itibaren hüküm altına alınan maddi tazminat alacaklarına aracın hususi araç olması sebebiyle yasal faiz işletilmesine dair açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ İLE; 360.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 18.188,19-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.837,60-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 382.025,79-TL maddi tazminatı 05/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 26.096,18 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın ve 1270,00 TL ıslah harcının düşümü ile kalan 24.771,78 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, 3-Davacının peşin harç, başvurma harcı, vekalet harcı, ıslah harcı, dosya, pul, davetiye, yazışma, gideri, ve bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği toplam 2.506,60 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 56.483,61 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/12/2022 Katip ... e-imzalıdır. Hakim ... e-imzalıdır.