İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/336 E. 2024/832 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/336
Karar No
2024/832
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/336 Esas - 2024/832 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/336 KARAR NO : 2024/832 BAŞKAN : ....... ÜYE : ....... ÜYE :....... KATİP :....... DAVACI : ....... VEKİLLERİ : Av. ....... Av. ....... DAVALILAR : 1- ....... VEKİLİ : Av. ....... DAVALI : 2-....... DAVALI : 3- ....... VEKİLLERİ : Av. ....... Av. ....... DAVALI : 4- ....... VEKİLİ : Av. ....... DAVALI : 5- ....... DAVALI : 6-....... DAVALI :7- ....... DAVALI :8-....... :A) ....... DAVALI : 9-....... VEKİLİ : Av. ....... DAVALI : 10- ....... VEKİLİ : Av. ....... : 11- ....... : A)....... : B)....... : C)....... : D)....... : E)....... VEKİLİ : Av. ....... DAVALI : 12-....... : A)....... : B)....... VEKİLİ : Av. ....... DAVALI : 13-....... : A)....... : B)....... : C)....... VEKİLİ : Av. ....... DAVALI : 14-....... : A)....... : B)....... : C)....... DAVALI : 15- ....... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 28/06/2007 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 K. YAZIM TARİHİ : 14/11/2024 Mahkememizde görülen tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili .......Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne verdiği dava dilekçesi özetle; Usulsüz kredi kullandımak suretiyle Banka zararına sebebiyet veren davalılardan, söz konusu kredilerden kaynaklanan ve teminatsız olduğu ve tahsil kabiliyetinin bulunmadığı tespit edilen 30.06.1998 tarihinden başlamak üzere muhtelif tarihlerde 8.783.475.000.000.-TL olarak Tasfiye Olunacak Alacaklar Hesabına atılan alacağın 30.06.1998 tarihinden tahsil edileceği tarihe kadar bankaca aynı tür kredilere uygulanan değişen temerrüt faiz oranlarının tahakkuku suretiyle dava tarihinden önce yapılan tahsilatlarında tahsil edildikleri tarih itibariyle göz önüne alınarak hesaplanacak faizi ve yapılan masrafların da eklenmesi ile birlikte, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması ve tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla kararlara iştirakleri oranında sorumlu tutulmaları, hesaplanacak alacağın belirlenen oranlarda davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, dava süresinde yapılacak tahsilatların B.K. 84. maddesi uyarınca, öncelikle masraf ve temerrüt faiz alacağına mahsup edilmesi, davalıların mal kaçırma ihtimaline binaen menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle;Davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, Müvekkilesinin dava konusu kredi işlemlerinin olduğu tarihlerde Şube Müdürü olduğunu, ... kararlarının emir statüsünde olup şubenin yerine getirmek zorunda olduğu kararlar olduğunu, olayda Yönetim Kurulunun ibra edildiğini, ibranın borcu sona erdirdiğini, davanın zaman aşımına uğradığını, şubelerinde sadece ... Tekstil Giyim San.Dış Tic.Ltd.şti. firması adına tahsis edilen 2.000.000 USD'lık krediden devre sonu faizlerinin ödenmemesi nedeniyle 1.740.000 USD'lık Kısmının kullandırıldığını, denetçi raporlarında belirtilen kredilerin hiçbirinin şube yetkisinde olmadığını, bu kredilerin ... ve Yönetim Kurulunun yetki ve talimatlarıyla kullandırılan otorize krediler olduğunu, yasaya aykırı teminatsız kredi teklifinde bulunulmadığını, Şubenin üzerinde birçok birimde kredi verilecek firmayla ilgili olarak dosya, istihbarat raporları ile şirket verilerinin incelendiğini,şubenin kredi teklifinin diğer birimler göz önüne alındığında küçük bir detay olarak kaldığını,Şubede 4-5 ayda bir yapılan teftişlerde bu kredilerle ilgili hiçbir disiplin ve uyari alınmadığını, Şubenin söz konusu firmayı bulmadığını, firmanın şubeye kredi talebiyle başvuruda bulunduğunu, bu müracaatın olduğunu ... bildirdiğimiz de firmanın çok güçlü bir firma olduğu ihracat ilişkilerinin büyük boyutta olduğu ticari itibarının çok yüksek olduğu şubeye empoze edildiğini, cezasının banka denetçilerinin iddia ettikleri gibi istihbarat raporunun olmamasının bahis konusu olmayacağını, İstihbarat raporunun mevcut olduğunu, bunlara karşın Şubenin hiçbir olumlu görüş bildirmeden iki satırlık bir yazı eki ile Şubeye empoze edildiği gibi dosyayı ... gönderdiğini (10-12-1997) ve kredinin 12.12.1997 tarihi ile banka ... tarafından 2.000.000 USD Döviz Kredisi olarak onaylandığını, ancak Şube talebinin aksine ...' in şahsi kefaleti ile değil banka ... Şubesine ipotekli bazı gayrı menkuller üzerine ipotek koymak şeklinde onay yazısından bir madde bulunduğunu, bunun ne demek olduğunu ... sorulduğunda Kredinin bu şekilde onaylandığını ve bu şekilde kullandırılacağını belirtildiğini, ... kararı olduğu için bu ipoteklerin yazılı emir gereği alındığını buna ilavetende bu şahsın ... kararında olmamasına karşın şahsi kefaleti imzalattırıldığını, Bu olaydan çok sonra bu şahsın bankanın ... Şubesi müşterisi olduğu Ticari Krediler Müdürü ... tarafından tarafına söylendiğini Şubece sunulan kredi şartlarında ... tarafından bankaya ipotekli bulunan gayrimenkuler üzerinde ipotek tesis olunacaktır şeklinde Genel Müdürlükçe yapılan değişikliğin şubenin aksine ... tüm konudan haberdar olduğunun en açık bir göstergesi olduğunu, verilen bu kredide Şubenin yukarıda belirtildiği gibi olumlu veya olumsuz hiçbir fonksiyonu bulunmadığını, krediye ek teminat istemek ve kredinin biran önce tahsili cihetine gitmek için gerekli işlemleri başlatmak ve bu konuda Hukuk İşlerini harekete geçirmek ... yetki ve sorumlulukları içerisinde olduğunu, Şubenin böyle bir yetkisi olmadığını, ... yapılması gereken yasal uyarıların Şube tarafından zamanında yapıldığını,Kredinin tahsili cihetinde ... gösterdiği ihmal ve basiretsizliğinden şubenin olmadığını,bu süreç içerisinde kredi kullanan şirket ile yapılan tüm protokoller ... yetki ve bilgisi dahilinde olduğunu şubenin bu konuda herhangi bir insiyatife sahip olmadığını, müvekkiline yapılan haksız ve mesnetsiz iddiaları kabul etmediğini, talep edilen ihtiyati tedbir talebinin yersiz ve müvekkilinin mağdur edileceğini beyan etmiştir; davalı ... ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Kredilerin banka mevzuat ve geleneklerine uygun olarak kullandırıldığını, olay tarihinde Genel Müdür Yardımcısı olarak görevli olan müvekkilin aracı-sevk işlemi banka mevzuatına göre zorunlu olmadığını, yetkinin Genel Müdürde olduğunu, Genel Müdürün Olurunun zorunlu olduğunu, bu olur olmadan kredi isteminin Yönetim Kuruluna intikal etmeyeceğini,kredilerin tümünün oybirliği ile alındığını, kredilerin hepsinin teminat karşılığı verildiğini, teminatların yeterli olduğunu, banka Krediler Yönetmeliğinin 13, maddesine göre “ ilgili organlarca onaylanmış ve öngörülmüş , teminatları tesis edilmiş tüm kredilerin , kendi aralarında dönüşümlü olarak kullandırılmasında ...' ün yetkili olduğunu, araya başka organın giremeyeceğini,kredi kullandırımının Bankacılık Genel Mevzuatı, ... İç Mevzuatı ile bankacılık ilke ve teamüllerine uygun olduğunu,müvekkilinin Genel Müdür Yardımcısı sıfatıyla ...'nden gönderilen işlemli dosyayı sadece ... makamına havale ettiğini, müvekkilinin 22.09.1997 tarihinden itibaren izinli olmak üzere 01.10.1997 tarihinde bankadaki görevinden resmen ayrıldığını,Banka Yönetim Kurulunda görüşülerek oybirliği ile alınan kredilerin kullandırılması ve öngörülen teminatların yerine getirilmesi tamamen ilgili Şubenin sorumluluğunda olduğunu, dolayısıyla kredi tahsisinden sonraki aşamayı müvekkilinin ... sıfatıyla takip etmesinin mümkün olmadığını, böyle bir sorumluluğunun da bulunmadığını,müvekkil hakkında cezai sorumluluk açısından beraat kararının bulunmamasının şahsi sorumluluğu doğurmayacağını,müvekkilinin görev yaptığı süredeki tüm işlemelerin ... tarafından ibra edildiğini, Yönetsel görevde güven ilişkisinin esas olduğunu, bir kurum ya da kuruluşun yönetiminde bulunan kişi, kuruluşun alt kademelerinde gerçekleştirilen işlemlerin doğru olduğunu varsayarak ve bu işlemlerin hukuka uygun olduğuna givenerek hareket etmek durumunda olduğunu,alt kademelerin yaptığı işlemlerden dolayı ... üyelerinin sorumluluğunun kusura dayanan bir sorumluluk olduğunu, müvekkilinin görevi icabı bankacılık işlemlerini izleme ve ya denetleme olanağının bulunmadığını bununla birlikte zarar sorumluluk-illiyet ilişkisi içerisinde kredi borçları hakkında her hangi bir aciz vesikasının alınmamış olması sebebiyle doğmuş her hangi bir zarardan bahsedilemeyeceğini,doğması olası zarar içinde davanın açılamayacağını bankacılık işlemlerinin birer risk yönetimi olduğunu, hanka zararının oluşmasında sorumluluk yükünün muhatabı somut ve kesin biçimde gösterilmediğini, davanın zaman aşımına uğradığını beyanla müvekkili ... ... adına davanın zamanaşımı yönünden reddini talep etmiştir; ... cevap dilekçesi ile özetle;Nisan-1992/Ekim 1995 tarihleri arasında davacı Bankada ... üyesi olarak görev aldığını, kredi münasebetlerinin devamlılık arzeden ilişkiler olduğunu,sağlıklı başlayan bir kredi münasebetinin daha sonra çeşitli sebepler dolayısıyla sıkıntıya düşebileceğini, dava dilekçesinde kredinin dönüşünün olmayışının 30.06.1998 tarihinde tespit edildiğini, kendisinin görevden ayrılmasını müteakip 2 yıl 8 ay sonra tespit edilen banka zararından kredi işlemlerinden, tevsii ve tahsilatlarından haberdar olamaması sebebiyle sorumlu tutulmasının mümkün olmadiğını, bankadaki görev döneminde hangi firmalara ne kadar kredi verildiğini hatırlamasının mümkün olmadığını, bu konuda her hangi bir bilgi ve belgeye de ulaşmasının mümkün olmadığını,kredi tahsisi sırasında genel olarak iki kurala dikkat ettiğini, bunların istihbarat raporu menfi krediler, teminatları yeterli olmayan krediler.., bu iki hususta eksiklikleri giderilmeyen dosyalarda imzasının bulunmadığını,görevi sırasında yapılan tüm işlemlerin ... tarafından incelendiğini ve bu işlemlerden dolayı ibra edildiklerini, kredilerin tahsis işleminden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresini geçtiğini beyan ile gereğini yapılmasını talep etmiştir; ... cevap dilekçesi ile özetle; Her kurum ve kurulusun kendi yönetmeliği,tüzüğü ve kanunu olup tüm işlerini bu hükümlere göre yönetmekte sorumlulukları paylaştığını,....... Uygulama Talimatı-ticari Krediler Yönetmeliğinin .......sayılı hükmü gereğince sayfa 33-34 de açıklandığı üzere şube müdürlerinin yetkisini aşan kredi taleplerinde istenilen krediyi verip vermemekte ....... 'Nün Yetkili kılındığını, Şubelerin, yetkisini aşan kredi talebini ... Genel Müdürlüğüne bildirdiklerini, ...'ün durumu banka yönetim kuruluna bildirdiğini, yönetim kurulunun şube tarafından bildirilen kredi talebi ile ilgili tüm belgeleri ile ekspertiz raporlarını tetkik ettiğini, uygun ise kredi verilmesine karar verildiğini, bu kararın ... bildirildiğini, ... ile Banka Yönetim Kurulunun kredi verilmesi yönündeki kararından sonra alınacak teminatları şubeye bildirdiğini, şube bunun üzerine banka yönetim kurulunun ve ... talimatı ile bu krediyi vermek mecburiyetinde olduğunu, ... Kararlarının aksine işlem yapamayacaklarını, aksi takdirde suç işlemiş olacaklarını, yönetim Kurulunun hiçbir kimse ve kurumun etki ve tesiri altında olmadığını, en üst merci ... olduğunu ve kararlarının da kesin olduğunu , ... Şubesi Müdürü olarak görev yaptığı sırada ...,... VE ... firmalarina ku dırılan kredilerin yukarıda açıkladığı üzere şube yetkisini aşan, genel müdürlükçe tesbit edilen krediler olduğunu, bu firmaları talep ettikleri kredi miktarları ile talep edilecek birim ... ve ... yetkisine girdiğinden bu üç firmanın taleplerinin görevi nedeniyle üst bir yazı ile bildirildiğini, bu üç firmaya yapılan kredi taleplerinin tümünde tetkik edildiğinde görüleceği üzere takdir ve tensiplerinize arz olunur denilerek ... gönderildiğini, bu kredilerde kendisinin takdir hakkının bulunmadığını, hakkı ve kararının olmadığı bir işlemden dolayı mali sorumluluğuna gidilemeyeceğini, kullandırılan kredilerle ilgili olarak ....... bölge istihbarat ve proje değerlendirme müdürlüğü müdür yardımcısı uzman bilirkişi ... ve uzman bilirkişi amiri ... tarafından bu firmalarla ilgili olarak düzenlenmiş inceleme raporları ve taleplerinin takdir ve olurlarınız (tensiplerinize) arz olunur denilerek ... gönderildiğini, bu durumun kendi yetkisine dahil olmayan bir işlemi yapmadığımı gösterdiğini,talebe esas olarak yüce mahkemenize gerekçe olarak ibraz edilen ve kendisine de görevde iken ibraz edilmiş olan bankalar yeminli murakıbı ... tarafından düzenlenen 17.9.1998 tarihli rapor tetkik edildiğinde yazısının başından beri savunduğu gibi 3 firmanın talep ettikleri kredi miktarları ile tek yetkili organın ... ... Ve Genel Müdürlüğünün yetkili karar organı olduğunu, takdir yetkisinin bu organlarda bulunduğunun sık sık vurgulandığını, aynı raporda aynı zamanda bu organların tahsis ettiği bu kredilerin bankayı zarara sokacağını söylemenin mümkün olmadığını,bankanın zarara girmediğini, dövizdeki artışın zarar ihtimalinin bulunacağının sık sık vurgulandığını, ...'un bu beyanını objektif olarak değerlendirdiğimizde, tahsis edilen kredilerin usul ve kanuna uygun olduğunun apaçık ortaya çıktığını, bankanın zararına hareket edilmediğini, ...'un raporunda döviz kurlarında artışlar olursa (ki bu artışları önlemek banka ... üyeleri dahil kimsenin gücün değildir) bir ihtimal zarar diye görüş beyan ederken raporunda gayrimenkullerdeki artısı_nazarı itibare almayı unuttuğunu, bu beyanı da nazarı itibare alındığında kendisinin herhangi bir yetki ve takdir hakkının bulunmadığı halde sadece amiri durumundaki Yönetim Kurulunun ve ... talimatını istenilen şartlarda yerine- getirdiğini, bankanın zararına hareket etmediğini ifade ettiğini bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını, 1980 yılından beri sürekli ekonomik krizlere maruz kalan ülkemizde ticaret ve sanayi ile iştigal eden gerek özel gerek resmi kuruluşlardan senetleri protesto olan veya çekleri karşılıksız çıkmayan az sayıda kişinin bulunduğunu,fakat sonradan senetlerini ödeyerek, çeklerini ödeyerek geri alan, bunları kaldıran devletimize vergi ödeyen ve ödemeye devam eden binlerce kuruluşun bulunduğunu, esas Bu kredilerle ilgili tüm idari ve icrai yasal işlemler usulüne uygun ve zamanında yapıldığını, ... firması için .......'DA bulunan değerli bir taşınmazın ipotek alındığını, ....... savili dosyası ile kıymet takdiri yapılan gayrimenkulün (.......) 1999 yılı itibariyle toplam değeri 3.015.000.000.000,- TL olduğunu, 2003 yılına kadar buralarda bulunan gayrimenkullerdeki fiyat artışlarından dolayı bu gayrimenkulün bugünkü değerinin en az 5 trilyon civarında olduğunu ,esasa ilişkin talep dilekçesinde ayrıntılara yer verilmeden teminat olarak alınan bu gayrimenkulün teklif sahibi ile anlaşılarak satıldığının belirtildiğini,soyut ifadeler kullanılarak zarar talep edilmesinin hak ve hukuka uygun olmadığını, ... firmasından Genel Müdürlükçe belirlenen miktarlar üzerinde ipotek alındığını, gayrimenkulün icra dairesince belirlenen kıymet takdiri tutarının altında bir bedele satıldığını, yapılan tahsilatın faiz borcuna sayıldığını, halbuki kredi sözleşmesinde böyle bir madde bulunmadığını, bankanın bu uygulamasının usulsüz olduğunu, yönetimin takibe intikal eden bütün krediler için % 100 karşılık ayırdığını, davacı bankanın bu meblağı kendilerinden talep etmesinin ikinci kez tahsil etmesi anlamına geldiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir ; ... vd.vekili cevap dilekçesi ile özetle;davacı Bankanın ihtiyati tedbir talebine itiraz etmiş olmakla birlikte; ticaret Mahkemelerinin yetkili Mahkemenin görevsiz olduğunu, davaya bakmakla olduklarını, davanın zamanaşımına uğradığını, Dava dilekçesinde dava konusu kredinin 5.7.1996 tarihinde verildiği kabul ve ikrar edildiğini, TTK.md.340 ... üyelerinin sorumlulukları hakkında TTK.md.309 hükmünün uygulanacağının kabul edildiğini, TTK.md.309 madde de ise ... üyelerinin sorumluluklarında zararı ve faili öğrenmeden itibaren iki yıl,olaydan itibaren beş yıllık zamanaşımı süresinin kabul edildiğini, Kredilerin tahsis tarihleri göz önüne alındığında bu konuda mevcut özel hükümde öngörülen zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davalı müvekkillerine husumet yükletilemeyeceğini; müvekkillerim,dava konusu işlemlerin yapıldığı yani görevde olduğu dönemde memur statüsünde çalıştıklarını,müvekkillerinin kredilerin tahsisi sırasında usulsüz eylem ve işlemlerinin bulunmadığını, Anayasa'nın 129. maddesi gereği memurların görevlerini ifa sırasında verdikleri zarardan dolayı dava edilemeyeceklerini, davanın ancak Devlet aleyhine açılabileceğini, bu nedenle davanın esasa girilmeden reddi gerektiğini, müvekkillerinin Banka yetkili kurumları tarafından ibra edildiklerini,ibranın borca sona erdiren bir sebep olduğunu, Davacının ibra kararını kaldırması,son bulmuş olan borcu yeniden canlandırmayacağını, ibra ile borç son bulduğuna göre, sonradan ibra kararının kaldırılmasının ve borcun yeniden canlanması ve sorumluluğun doğmasının hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle esasa girmeden reddi gerektiğini ve Davacının tedbir talebinin hukuk dışı olduğunu,dava dilekçesi incelendiğinde davanın tamamen soyut iddia ithamlara dayandığı,davalılar hakkında ibra kararının bulunduğu,iddialan teyit eden hiçbir belge ve bilginin verilmediğini,davayı haklı gösteren hiçbir belge ve inceleme yapılmadan, müvekkillerinin malvarlığı üzerine tedbir konulmasının talep edilmesi,davanın esasına ilişkin karar verilmesi ya da ihsas edilmesi sonucunu doğuracağını, davanın harca tabi olduğunu, Sözü edilen yasanın Geçici 3. maddesi ".. bankalarca yeniden yapılandırma süreci içinde, bankalarca kredi alacaklarının tahsili amacıyla açılmış veya açılacak dava ve takiplerin" harçtan muaf olduğunun kabul edildiğini,bu davanın "davacı bankanın yeniden yapılandırılması ve süreci ile bir ilgisi olmayıp kendi personeli ile ilgili olarak personelin hukuka uygun olmayan işlemlerinden dolayı bankayı zarar uğrattığı iddiasıyla açılmış olduğunu, davaya ilişkin delillerin davacı tarafından dosyaya sunulmadığını,HUMK hükümleri gereği dava dilekçesi ile birlikte delillerin sunulması gerektiğini, davalıların savunma yapabilmeleri ve iddiaları cevaplandırmaları için bu delillerin varlığına ihtiyaçları olacağın, bu anlamda usule ilişkin aykırılığın giderilmesi gerektiğini ifade ederek ilk itirazlarını beyan etmiştir ; ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Şirket çalışanları aleyhine denetçilerin dava açma hak ve yetkilerinin bulunmadığını davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, ... üyesi olmayan müvekkilleri hakkında açılan davada hukuki yarar koşulu bulunmadığını, hukuki yararın bulunmaması sebebiyle pasif husumet ehliyeti yönünden davanın reddinin gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, ... üyelerinin ibra edilmeleri nedeniyle borcun sona erdiğini,davacı banka tarafından gerekli belgelerin sunulmaması üzerine esasa ilişkin cevaplarını bildireceklerini beyanla davanın reddini talep etmekle ilk itirazlarını bildirmişlerdir. ....... sayılı ilam ile görevsizlik kararı verilmiş, dosyanın tevzi edildiği .......Mahkemesi tarafından da görevsizlik kararı verilmiş, sonrasında ....... Mahkemesi tarafından da görevsizlik kararı verilmiş, Yargıtayca dosyanın .......Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğine karar verilmiş ve dosya Mahkememize intikal etmiştir. DELİLLER: Tarafların delilleri toplanmış, bilirkişilerden rapor alınmıştır. Mahkememizce üç kişilik bankacı bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen rapor ve ek raporda sonuç olarak; ... Ltd.Şti.’ye kullandırılan krediler nedeni ile davalıların sorumluluklarının bulunmadığı; ...-... İth.İhr. Dahili Ticaret’e kullandırılan krediler nedeni ile davalılardan banka çalışanları ..., ..., ..., ... üyeleri olan ..., ..., ..., ..., ...,...’ın sorumluluklarının bulunduğu; ... San. ve Tic. A.Ş.’ye kullandırılan krediler nedeni ile Banka çalışanı ...’un sorumluluğunun bulunmadığı, banka çalışanı ..., banka ... üyeleri ..., ..., ..., ...’in sorumluluklarının bulunduğu; ... A.Ş.’ye kullandırılan krediler nedeni ile banka çalışanları ..., ...’nın sorumluluklarının bulunduğu, diğer davalıların sorumluluklarının bulunmadığı; ... Tekstil Ltd. Şti.’ye kullandırılan krediler nedeni ile banka çalışanları ..., ..., ... üyeleri ..., ..., ..., ..., ...’in sorumluluklarının bulunduğu, davacı bankanın toplam zararının 5.967.755,12 TL olduğunu belirtmişlerdir. Bilirkişi heyeti 09/09/2019 tarihli ek raporlarında sonuç olarak; Bankanın krediler nedeniyle yeterli teminat almış olması dikkate alınarak Yargıtay içtihatları gereği davalıların sorumluluklarının bulunmadığı belirtilmiştir. Davalılardan ..., ... ... ve ...’nin yargılama sırasında vefatı nedeniyle veraset ilamı sunularak mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Davalı ... ... mirasçılarının ....... sayılı ilamı ile mirası reddettikleri anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda ....... sayılı ilamı ile; “davanın reddine ” karar verilmiştir. Mahkememizce verilen karar, .......sayılı ilamıyla “... Davalılardan ... ...'un yargılama sırasında vefat ettiği, mirasçılarının ise yine yargılama esnasında ........ sayılı kararı ile mirası reddettiklerinin hüküm altına alındığı ve hükmün kesinleştiği anlaşılmış olup; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 612 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalının terekesinin iflas usullerine göre tasfiye edileceği gözönüne alınarak tereke temsilcisi atanıp atanan temsilcinin davaya dahil edilmesi gerekirken anılan husus gözetilmeksizin davalının mirasını reddeden mirasçıları hakkında usulden red kararı verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan sebeple; Mahkeme kararının bozulmasına, bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına," gerekçesiyle bozulmuş, Mahkememizce usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda; ....... Esas sayılı dosyasında davalı ... ... yönünden terekeye temsilci olarak ... atanmış ve temsilci davaya dahil edilmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, bir kısım firmalara kredi kullandırımı sırasında bankanın zararına sebebiyet verdikleri iddiası ile açılmış, davacı banka ... üyesi ve çalışanları olan davalıların sorumluluğuna dayalı tazminat davasıdır. Davacı banka tarafından dava dışı firmalara kullandırılan kredilerin usulsüz olduğu, bankanın zarara uğradığını, bu nedenle de adı geçen şirketlere verilen kredide imzası bulunan ... üyelerinin ve diğer davalı çalışanlarının sorumluluğunun doğduğu iddiasıyla eldeki dava açılmıştır. Bir kısım davalılar cevap dilekçeleri ile davanın reddini savunmuşlardır. Mahkememizce alınan üç kişilik bankacı bilirkişi heyetinin 09/09/2019 tarihli ek raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı ... A.Ş. tarafından dosyaya sunulan 07.01.2019 tarih ve ....... sayılı yazıdan; ... Ltd.Şti ‘ne kullandırılan krediler nedeni ile 31.12.2018 tarihi itibariyle anapara ve faiz dahil olmak üzere toplam 1.664.834,90.-TL. tahsilat yapıldığı,f irma hakkında ....... E. Sayılı dosyasından 23.02.2011 tarihinde 40.629.919,05.-TL.lık aciz belgesi alındığı; ...-... İth.İhr. Dahili Ticaret’e kullandırılan krediler nedeni ile 31.12.2018 tarihi itibariyle anapara ve faiz dahil olmak üzere toplam 2.280.398,36.-TL. tahsilat yapıldığı, firma hakkında ....... E. Sayılı dosyasından 23.02.2011 tarihinde 54.042.218,08.-TL.lık aciz belgesi alındığı; ... İnş.A.Ş.’ye kullandırılan krediler nedeni ile 31.12.2018 tarihi itibariyle anapara ve faiz dahil olmak üzere toplam 1.381.840,90.-TL. tahsilat yapıldığı, firma aciz belgesi alındığı belirtilmişse de, gerek ... ve icra dosya no.sunun belirtilmediği ve gerekse aciz belgesinin dosyaya sunulmadığı; ... Tekstil Ltd.Şti’ye kullandırılan krediler nedeni ile 31.12.2018 tarihi itibariyle anapara ve faiz dahil olmak üzere toplam 750.234,96.-TL. tahsilat yapıldığı, firma hakkında....... E. Sayılı dosyasından 04.07.2 011 tarihinde 24.036.415,51.-TL.lık aciz belgesi alındığı;-... Ltd.Şti.’ye kullandırılan kredilerin ise Tamamen tahsil ve tasfiye olunduğu anlaşılmıştır. (Bu nedenle kredi riski tamamen tahsil edilen ... Ltd. Şti. kredisi değerlendirme dışı tutulmuştur). Davalılar tarafından dosyaya sunulan benzer nitelikteki ilk derece mahkeme ve Yargıtay kararlarının incelenmesinde;....... sayılı ilamının incelenmesinde; ... Ltd.Şti’ye kullandırılan kredilerde istihbarat sonucunun olumlu olması, olumlu istihbarat raporu üzerine kredi talebini ... ileten şube Müdürü ve amirin sorumlu olmadığı, krediler Müdürü ... ile ...’ın kredi verilmesi için belirlediği koşulların özellikle 125.000,00 TL.lik krediye karşılık 195.000.-TL.lık ipotek ve kefalet alınmasını sağlayacak öneride bulunmaları nedeni ile bu davalıların da sorumlu olmadığı, ... üyelerinin sorumlulukların da ise ...’nun takdirine dayalı bir kararlarının şirket ana sözleşmesine ve kanuna açıkca aykırı olmadığı sürece hakimin yerindelik denetimi yapamayacağı, Yönetim Kurulunun karar verme sürecinde fayda-sakınca,fırsat-risk analizi yaparak çoğu zaman ileriye yönelik tahminde bulunmaya dayalı olduğu, tahmin kavramında yanılgının da bulunduğu, verilen kararların verildiği şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, riskler yüklenmenin idarenin bir parçası olduğu, olumlu istihbarat sonucu verilen kredinin üzerinde ipotek ve şirket ortaklarının kefaletinin alındığı göz önünde bulundurulduğunda ... üyelerinin de sorumluluğunun bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verildiği, karar ın....... sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır. ....... sayılı ilamının incelenmesinde; ... A.Ş. ve ... Mad. A.Ş.’ye kullandırılan krediler nedeni ile açılan davada, her iki firma hakkındaki yasal takiplerin devam ettiği, firmalara karşı yürütülen takiplerin sonuçlandırılmadan bankanın zarar uğramasından bahsedilemeyeceği kaldı ki; banka yöneticilerinin sorumlu tutulabilmesi için bu kişilerin kredi verirken kanun ve şirket ana sözleşmesinin kendilerine yüklediği vazifeleri kasten veya ihmalen yapmamaları ve bankanın bu eylemlerden zarar görmüş olması gerektiği, dolayısı ile takipler sonuçlanmadığından zarar şartının oluşmadığı, zararın tespitinde bankanın gerçek mali durumu ile farazi durumu karşılaştırıldığında bankanın malvarlığından çıkan tutar yerine gelmiş ya da başka bir değer onun yerine ikame olunarak mal varlığındaki eksiklik giderilmiş ise şirketin zararından bahsedilemeyeceği, sözkonusu kredilerde kredi borçlusundan ipotek(295 milyarlık kredi için 1.093.328,00 TL’lik ipotek ve 128.479,00 TL’lik işletme rehni) ve kambiyo senetleri alındığı, bunların tahsil edilecek tutardan daha fazla olduğu, banka yöneticilerinin serbest takdir alanı içinde objektif olarak aldığı karar ve işlemlerden doğan bir zarar mevcut ise zarara saygı duyularak tazminat davasına neden olarak gösterilemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verildiği, kararın ....... sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır. ....... sayılı ilamının incelenmesinde; ... A.Ş.’ye kullandırılan krediler nedeni ile açılan davada, firma hakkındaki yasal takiplerin devam ettiği, firmaya karşı yürütülen takiplerin sonuçlandırılmadan bankanın zarar uğramasından bahsedilemeyeceği kaldı ki; banka yöneticilerinin sorumlu tutulabilmesi için bu kişilerin kredi verirken kanun ve şirket ana sözleşmesinin kendilerine yüklediği vazifeleri kasten veya ihmalen yapmamaları ve bankanın bu eylemlerden zarar görmüş olması gerektiği, dolayısı ile takipler sonuçlanmadığından zarar şartının oluşmadığı, zararın tespitinde bankanın gerçek mali durumu ile farazi durumu karşılaştırıldığında bankanın malvarlığından çıkan tutar yerine gelmiş ya da başka bir değer onun yerine ikame olunarak mal varlığındaki eksiklik giderilmiş ise şirketin zararından bahsedilemeyeceği, söz konusu kredilerde kredi borçlusundan ipotek(5.5000.000,00 USD lik kredi ve diğer iki kredi için 16.960.000,00 USD lik ipotek )ve 14.809.714,00 USD lik 28 adet kambiyo senedi alındığı, bunların tahsil edilecek tutardan daha fazla olduğu, kredi talebi ve kredinin verilmesi ile ilgili prosedürün eksiksiz yerine getirildiği, banka yöneticilerinin serbest takdir alanı içinde objektif olarak aldığı karar ve işlemlerden doğan bir zarar mevcut ise zarara saygı duyularak tazminat davasına neden olarak gösterilemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verildiği, kararın ....... sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır. ....... sayılı ilamının incelenmesinde; ... San Tic. A.Ş.’ye kullandırılan krediler nedeni ile açılan davada, söz konusu kredilerde kredi borçlusundan toplam 1.387.072,00 TL. olarak kullandığı kredilere karşılık 1.437.108,00 TL. tutarında ipotek alındığı, ipoteklere konu gayrimenkullerin ekspertiz değerlerinin kredi tutarlarından fazla olduğu, ayrıca şirket ortaklarının şahsi kefaletinin alındığı, bu hale göre davalıların kullandırmış oldukları kredilerden ötürü hukuka ve bankacılık uygulamalarına aykırı edimleri ve kusurları olmadığı ipotek(5.5000.000,00 USD’lik kredi ve diğer iki kredi için 16.960.00,00 USD lik ipotek) ve 14.809.71,00 USD’lik 28 adet kambiyo senedi alındığı, bunların tahsil edilecek tutardan daha fazla olduğu, kredi talebi ve kredinin verilmesi ile ilgili prosedürün eksiksiz yerine getirildiği belirtilerek davanın reddine karar verildiği, kararın ....... sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır. ....... sayılı ilamının incelenmesinde; ... Ltd. Şti.’ye kullandırılan krediler nedeni ile açılan davada, söz konusu kredilerde kredi borçlusundan toplam 1.500.000,00 USD olarak kullandığı kredilere karşılık yeterli miktarda ipotek alındığı, kredi istihbaratının olumlu olduğu, ayrıca şirket ortaklarının şahsi kefaletinin alındığı, bu hale göre davalıların kullandırmış oldukları kredilerden ötürü hukuka ve bankacılık uygulamalarına aykırı edimleri ve kusurları olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verildiği, kararın....... sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen ve konusu aynı olan tüm birinci derece mahkeme kararları ve Yargıtay onama kararlarına göre; Zarar oluşumu için öncelikle aciz belgesinin olması gerektiği ve zarar ile davalıların kredi tespit, karar ve kullandırma aşamalarında kasıt ve ihmallerinin bulunması gerektiği ve özellikle kredi tutarları ile alınan teminat miktarlarının birbirleri ile uyuşmaları halinde kasıt ve ihmalden, illiyet bağından söz edilmeyeceği gerekçesi ile davaların reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, eldeki davada her bir firmaya kullandırılan kredilerde alınan teminatlar ve bu teminatların kredi tutarları ile uyumlu olup olmadığının değerlendirilmesinde; Dava konusu kredilerden ... Ltd. Şti’ye kullandırılan kredilerin tamamen tahsil ve tasfiye edilmiş olduğu davacı ... A.Ş. tarafından bildirilmekle, bu kredi incelemeye tabi tutulmamış, davalıların bu krediden herhangi bir sorumlulukları bulunmadığı anlaşılmıştır. .... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.’ne kullandırılan krediler ile ilgili olarak; Kredilerin teminatlarının yeterli olduğu, 2.000.000 USD’lik kredi tespit ve kullandırma işleminde davalıların kasıt, ihmal ve kusurlarının olmadığı, kredilerin teminatları açısından değerlendirme yapıldığında; firmaya kullandırılan 6.750.000 USD’lik kredinin kur karşılığının kullandırma tarihleri itibariyle 433.842,00 TL olması, kredilerin teminatına 2.050.000,00 TL’lik 1. dereceden ipotek alınması ve ipotekli taşınmazların ekspertiz değerlerinin 1.029.260,00 TL olması, kredinin %400 fazlasıyla davacı banka lehine ipotek tesis edilmesi, davacı bankanın dosyaya beyan etmiş olduğu üzere toplamda 1.664.834,00 TL’lik tahsilat yapılmış olması nedeni ile emsal davalardaki Yargıtay emsal kararlarındaki kriter dikkate alınarak davalıların işbu firmaya kullandırılan kredilerle ilgili sorumluluklarının bulunmadığı anlaşılmıştır. ...-... İth. İhr. Dahili Tic. A.Ş’ne kullandırılan krediler ile ilgili olarak; Kredilerin teminatlarının yeterli olduğu, firmaya kullandırılan kredilerin kur karşılığının kullandırma tarihleri itibariyle 617.137,00 TL olması, kredilerin teminatına 3.330.000,00 TL’lik 1. dereceden ipotek alınması ve ipotekli taşınmazların ekspertiz değerlerinin 2.025.171,00 TL olması, kredinin %350 fazlasıyla davacı banka lehine ipotek tesis edilmesi, davacı bankanın dosyaya beyan etmiş olduğu üzere toplamda 2.280.398,00 TL’lik tahsilat yapılmış olması nedeni ile emsal davalardaki Yargıtay emsal kararlarındaki kriter dikkate alınarak davalıların işbu firmaya kullandırılan kredilerle ilgili sorumluluklarının bulunmadığı anlaşılmıştır. .... San. ve Tic. A.Ş.’ne kullandırılan krediler ile ilgili olarak; Kredilerin teminatlarının yeterli olduğu, firmaya kullandırılan 3.000.000 USD’lik kredilerin kur karşılığının kullandırma tarihleri itibariyle 317.625,00 TL olması, kredilerin teminatına 1.000.000,00 TL’lik 4. dereceden ipotek alınması ve ipotekli taşınmazların ekspertiz değerinin 771.015,00 TL olması, taşınmazın üzerinde 1.2. ve 3. derecelerde toplam 250.000,00 TL’lik ipoteklerin bulunmasının yanı sıra (771.015,00 TL 250.000,00 TL=521.015,00 TL) 521.015,00 TL.’lik firma lehine kullandırılan kredilerin teminatını oluşturan ipotek olması, tesis edilen kredinin %170 fazlasıyla davacı banka lehine ipotek tesis edilmesi, davacı Bankanın dosyaya beyan etmiş olduğu üzere toplamda 1.381.840,00 TL’lik tahsilat yapılmış olması nedeni ile emsal davalardaki Yargıtay emsal kararlarındaki kriter dikkate alınarak davalıların işbu firmaya kullandırılan kredilerle ilgili sorumluluklarının bulunmadığı anlaşılmıştır. ... Teks. Ltd. Şti.’ne kullandırılan krediler ile ilgili olarak; Kredilerin teminatlarının yeterli olduğu, firmaya 12.12.1997 tarihinde kullandırılan 2.000.000 USD’lik kredilerin kur karşılığının kullandırma tarihi itibariyle 397.380,00 TL olması, kredilerin teminatına 1.200.000,00 TL’lik (2.,3. ve 5.) dereceden ipotek alınması, kredi sözleşmelerini kefil olarak ...’in imzalaması, adı geçen şahsın adına kayıtlı gayrimenkullerinin bulunması ve ipoteklerin de kefil olan bu şahsın taşınmazları üzerinde tesis edilmiş olması, tesis edilen kredinin %300 fazlasıyla davacı banka lehine ipotek tesis edilmesi, görünürde ipoteklerin 2,3 ve 5. sıralarda olması nedeni ile teminat niteliği tartışmalı olsa da, gerek 25.3.2003 tarihinde ...’teki taşınmaz üzerindeki 500.000,00 TL’lik ipotek bedelinin taşınmazın yeni sahibi tarafından davacı bankaya ödenmesi ve gerekse davacı bankanın dosyaya beyan etmiş olduğu üzere toplamda 750.234,00 TL’lik tahsilat yapılmış olması nedeni ile emsal davalardaki Yargıtay emsal kararlarındaki kriter dikkate alınarak davalıların işbu firmaya kullandırılan kredilerle ilgili sorumluluklarının bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca; Bekletici mesele yapılan, ....... Mahkemesi’nde devam eden davada davalıların “,.......say. yasaya aykırılık, görevi kötüye kullanmak, görevi ihmal, hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal, kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf” suçlarından yapılan yargılama sonucunda beraatlerine karar verildiği, Yargıtayca bozma kararından sonra .......sayılı ilam ile zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine karar verildiği, kararın 14/12/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen gerekçelerle; Davalıların sorumluluklarının bulunmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Davanın REDDİNE, Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 118.637,00 TL harçtan mahsubu ile fazla 118.209,40 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ....... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 667.504,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalılara verilmesine, Dair; Davacı vekilinin ve davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, bir kısım davalılar vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde.......Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2024 Başkan ....... ¸[e-imza] Üye ....... ¸[e-imza] Üye ....... ¸[e-imza] Katip ....... ¸[e-imza]

Atıf: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/336, K. 2024/832, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-336-e-2024-832-k-45bb936f760e