İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/784 E. 2024/654 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/784
Karar No
2024/654
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/784 Esas - 2024/654 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/784 KARAR NO : 2024/654 HAKİM : .... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... İFLAS İDARE MEMURLARI: 1-.... 2-... 3-.... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 16/11/2023 KARAR TARİHİ : 11/09/2024 K.YAZIM TARİHİ : 13/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından ... İnş. Tahhüt ve Ticaret Elektrik Üretim A.Ş. İle ... Ayr. ... ve .... yolları km:120+000-170+000 kesiminin yapım işine ait 04/10/2011 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin ihale makamı olduğunu, ihale ettiği işi Müflis ... İnş. Tah. Ve Tic. Elektrik Üretim A.Ş. e verildiğini, müvekkili ile müflis şirket arasında ki ilişkinin müteahhit-ihale makamı ilişkisinden ibaret olduğunu, müvekkili ile müflis arasında doğrudan bir işçi işveren ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili ve müflise karşı birlikte açılan alacak davalarında asıl sorumlunun müflis şirket olduğunu, müflis şirket çalışanı ... tarafından .... esas sayılı dosyasında dava açıldığını kısmen kabul edilen davada müvekkili tarafından istinaf yoluna başvurulduğunu .... esas sayılı dosyasında müvekkilinin istinaf gerekçeleri yerinde görüldüğünü ve müvekkili ile müflis firma arasında ki ilişkinin ihale makamı-ihale alan firma olduğu tespitine yer verildiğini, müflis şirket işçisi ... Tarafından anılan mahkeme kararlarına istinaden .... sayılı dosyasında müvekkil aleyhine ilamlı takip neticesinde müvekkilinin dosya borcunun tamamını ödediğini, müvekkili işçisi olmayan müflis şirket çalışanı ...'e ödenmek zorunda kalınan 45.138,36-TL'nin ödeme tarihi olan 30/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iflas masasına kaydedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı İflas İdare vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı ... A.Ş. hakkında .... Mahkemesi'nin 27/12/2018 tarih ve .... Esas sayılı kararları ile iflasına, iflasın aynı tarih ve saat 12:08'de açılmasına karar verildiğini, iflas işlemlerinin .... sayılı dosyası ile yürütüldüğünü, iflas idaresi tarafından, şahsıma vekaletname verildiğini, davacı kurum'un iş bu davayı dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, öncelikle herhangi bir hak kaybına sebebiyet verilmemesi adına, hak düşürücü sürece itirazı ve zamanaşımı defîni ileri sürdüğünü, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, sıra cetveline karşı itiraz yoluna başvuran davacının iflas masasına başvurusunda bir kısım alacakların iflas masasına kaydedilmesini talep ettiğini, iflas masasına yapılan başvuru sonucunda, iflas masasının yapmış olduğu inceleme neticesinde davacı Kurum'un ...'e yapmış olduğu ödemenin müvekkilinden tahsilini istemekte ise de iflas idaresi tarafından dava dışı ...'e tüm ödemenin yapıldığı görülmekle davacı kurumun talebinin reddine karar verildiğini, bu nedenle dava dışı işçinin müflisten alacağının kalmamış olması nedeniyle davacı kurum tarafından gereksiz olarak yapılan ödemeden müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı taraf her ne kadar avans faizi talep etmişse de avans faizinin kabulünün mümkün olmadığını, .... 'ne müzekkere yazılarak dava dışı ...'e yapılan ödemelerinin iş bu dosyaya kazandırılmasının istenilmesini ve dava dışı şahsa tüm alacağının ödenip ödenmediğinin tespitini, bundan sonra görüleceği üzere dava dışı şahsın müvekkilinden herhangi bir alacağı kalmadığı görüleceğinden davacı kurum tarafından yapılan fazla ödemeden de müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun olmadığı anlaşılacağını, ayrıca başvurucu İİK. m. 206, 207, 232 uyarınca herhangi bir imtiyaza sahip olmadığından 4. Sıra kapsamında yer verilmesi de usul ve yasaya uygun olduğunu, İİK m. 226 uyarınca iflas idaresinin veya vekilinin, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşmaya yetkili olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği alacağının miktarının bir önemi bulunmadığını, zira arabuluculuk görüşmelerinde de muhakkak iddia edilen alacak üzerinden değil, tarafların karşılıklı katkılarıyla farklı bir tutar üzerinden de anlaşabileceği, ayrıca arabuluculuğa ve iflas idaresinin görev ve yetkilerine ilişkin açık kanuni düzenlemeler de göz önünde bulundurulduğunda, davacı tarafından arabuluculuğa başvurulması halinde uyuşmazlığın, iflas idaresinin ve dolayısıyla vekilinin anlaşma sınırları içerisinde anlaşılarak, mahkeme önüne taşınmadan çözülebileceğini, sıra cetveline itiraz davaları 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, bu yola başvurulmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulursa da süreler arabuluculuk görüşmeleri süresinde duracağını (Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 16. Madde (2) Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz. ). Bu doğrultuda ticari uyuşmazlıklarda 6 + 2 haftalık bir süreç içerisinde arabuluculuk görüşmelerinin sonlandırılmasının öngörüldüğünü, dava şartı arabuluculuğa başvurulmamasının, esasen iflas idaresinin veya vekilinin anlaşma yetkisinin bulunmadığı gibi bir gerekçeyle, arabulucuya başvurulmaksızın dava yoluna taşınmasını haklı gösterir bir neden yukarıda da açıklandığı üzere bulunmadığını, açıklanan ve resen de gözetilecek nedenlerle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, sıra cetveline itiraza ilişkin kayıt kabul davası olduğu anlaşıldı. Davanın ... Esas sayılı dosyasında görülmekte iken görevsizlik kararı verilmesi üzerine ...'nce mahkememize gönderildiği ve mahkememizin işbu esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişiden alınan 14.06.2024 tarihli raporda: Dava dışı işçinin davacı kurumda toplam hizmet süresinin - 04.08.2010 - 12.08.2014 dönemi olduğunu, dosya kapsamında yapılan incelemede dava dışı işçinin 04.08.2010-12.08.2014 tarihleri arasında ... A.Ş. Yanında çalıştığı tespit edildiğini, mahkeme kararında hüküm altına alınan alacakların ... A.Ş. Dönemine ait olduğu tespit edildiğini, davacı tarafından yapılan Toplam 45.138,36 TL ödemenin; 45.138,36TL'sinin davalıların sorumlu bulunduğu kanaatine varıldığını, davalıların sorumlu bulunduğu miktarların hesaplandığını, *... Dairesi'nin 03.04.2015 Tarih ve .... sayılı kararına göre "...İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır...” ... a göre İ.İ.K. 195. Maddesi düzenlemesi gereğince iflas kararının verildiği tarihine kadar faiz işletilebileceğini, davalı ... A.Ş 'nin 27.12.2018 tarihinde iflasına karar verildiği anlaşıldığını, davacının dava dışı işçiye 30.03.2020 tarihinde 45.138,36 TL ödemede bulunduğunun tespit edildiğini, davacı tarafından yapılan ödemeler İflas kararından sonra yapıldığını, İflas Tarihi İtibariyle Talep Edilecek Rücu Alacak Miktarları ve İşlemiş Faizleri toplamının 45.138,36TL olduğu bildirilmiştir. Kayıt kabul davaları “konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri” cümlesinden olmayıp, zorunlu arabuluculuk dava şartına tâbi değildir. ... Hukuk Genel Kurulu'nun 20/12/2022 tarih ve .... sayılı ... Hukuk Genel Kurulu'nun 20/12/2022 tarih ve .... sayılı kararında iflas ve masa alacaklarına ilişkin ilkeler belirtilmiştir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 184/1. Maddesinde; “İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer” hükmüne yer verilmiştir. Bu maddede ifade edilen “alacaklar” teriminden maksat, aslında yalnız “iflâs alacaklarıdır.” İflâs alacakları, iflâs açıldığı anda müflise (borçluya) karşı hukuken mevcut olan alacaklardır. Başka bir deyimle, müflisin iflâs açıldığı andaki borçlarıdır. İflâs alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ve konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir (....). İflâs alacakları, iflâs kararından önceki dönemlere isabet eden alacaklar olup alacaklılar tarafından masaya yazdırılarak istenebilir ve iflâs kararına kadar olan müflis borçlarını gösterir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile müflis şirket arasında hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşme gereğince müflisin belirlenen süre içinde işe başlayıp işçi çalıştırdığı, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davacı kurumun da müflis şirketle yapmış olduğu sözleşme gereğince müflis şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilinin iflas masasına kaydını talep ettiği görülmüştür. Davacı idare ile müflis arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır. İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar (... sayılı ilamı). İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (... sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, davalının işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir (.... sayılı ilamı). Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. .... mahkemesinin 27/12/2018 tarih ... Sayılı ek kararı ile iflasına karar verildiği, eldeki davanın iflastan sonra 16/11/2023 tarihinde açıldığı dosyasında; müflis şirket aleyhine 10/05/2017 itibari ile iflasın açılmasına karar verildiği, kararın 17/10/2019 tarihi itibari ile kesinleştiği, alacaklının 08/06/20232 tarihli dilekçesi ile 45.138,36 TL alacağının iflas masasına kaydının talep edildiği, müflis şirketin iflas idaresince 17/10/2023 tarihli 211 sayılı kararla talebin reddedildiği, red kararının davacının verdiği masrafla 02/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği, elimizdeki iş bu davanın 16/11/2023 tarihinde açılmasına göre 15 günlük yasal sürede açıldığı, ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dışı işçinin çalıştığı dönemle sınırlı olmak kaydıyla müflisin davacı tarafça ödenen işçilik alacaklarından sorumlu olduğu miktarın İİK'nun 195 maddesi gözetilerek iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz işletilebileceği müflis şirketin 27/12/2018 tarihinde iflasına karar verildiği dava dışı işçiye 30/03/2020 tarihinde ödeme yapıldığı davacı tarafından yapılan ödemelerin iflas kararından sonra yapıldığıda dikkate alınarak bilirkişi tarafından hesaplandığı ve davacının davasının bu miktar üzerinden sübut bulduğu değerlendirilmiş ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KABULÜ ile; Davacının 45.138,36TL alacağının .... Esas sayılı dosyasında ... Tah. Ve Tic. Elek. Üretim A.Ş.'nin iflas masasına KAYIT ve KABULÜNE, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 4.101,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca Hesaplanan ve takdir olanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/09/2024 Katip ... ¸[e-imzalıdır] Hakim ... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/784, K. 2024/654, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-784-e-2024-654-k-d6085dfca1b3