İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/68 E. 2024/149 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/68
Karar No
2024/149
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/68 Esas - 2024/149 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/68 KARAR NO : 2024/149

HAKİM : ... KATİP : ....

DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 27/01/2023 KARAR TARİHİ : 28/02/2024 K.YAZIM TARİHİ : 04/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili arasında imzalanan hizmet alımı işi kapsamında çalışmakta olan personellerden ...'in işten çıkartılması sonucu müvekkili ve yüklenici şirketler tarafından 4857 sayılı yasadan kaynaklı alacaklar için dava açıldığını,... Sayılı ilamı ile hükme bağlandığını,.... E. sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, takip sonrası müvekkili tarafından icra dosyasına 20.886,07 TL yatırıldığını yine davalı şirket ile müvekkili arasında imzalanan hizmet alımı işi kapsamında çalışmakta olan ...'un işten çıkartılması sonucu müvekkili ve yüklenici şirketler tarafından 4857 sayılı yasadan kaynaklı alacaklar için dava açıldığını, ... . sayılı ilamı ile hükme bağlandığını .... E. Sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu takip sonrası müvekkili tarafından icra dosyasına 20.886,07 TL yatırıldığını yine davalı şirket ile müvekkili arasında imzalanan hizmet alımı işi kapsamında çalışmakta olan ...'in işten çıkartılması sonucunda müvekkili ve yüklenici şirketler tarafından 4857 sayılı yasadan kaynaklı alacaklar için dava açıldığını .... . Sayılı ilamı ile hükme bağlandığını .... E. sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu ve takip sonrası müvekkili tarafından icra dosyasına 21.682,31 TL yatırıldığını müvekkili tarafından ilamlar ve icra vekalet ücretlerine dair vergi kesintileri de hesap edilerek vergi dairesine yatırıldığını müvekkili tarafından ödenen alacak bedellerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline iadesi hususunda ara bulucuya başvurulduğunu davalı taraf ile anlaşmaya varılamadığını, işçilik alacağından kaynaklanan müvekkili tarafından ödenen toplam 67.843,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin istendiği yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı idare arasında akdedilen .... ihale kayıt numaralı 03.08.2015 tarihli "... ve Birimlerinde Çalıştırılmak Üzere 1192 Özel Güvenlik Personeli Hizmet Alımı İşi" adı altındaki sözleşme kapsamında davacı idare bünyesinde çalıştırılmak üzere 1192 işçi istihdam edildiğini, söz konusu sözleşmenin 9.1 numaralı maddesi uyarınca sözleşme kapsamındaki işin süresi işe başlama tarihinden itibaren 12 ay olmakla birlikte davacı kurum tarafından asgari ücret artışı neden gösterilerek ihale kapsamında çalışan işçilerle kurulan belirli süreli iş sözleşmelerinin müvekkilinin iradesi dışında kurum tarafından feshedildiğini, müvekkili şirketin bu hizmet alımı sözleşmelerinin feshine sebebiyet vermediği açık olduğundan ilgili kanun hükümleri ve güncel içtihatlar gereğince işçilik alacaklarından sorumlu olmadığını, davacı kurumun doğrudan işçi adı belirtmeksizin müvekkili şirkete ait hakediş ve nakit teminatlardan kesinti yaparak müvekkili şirketin alacaklarını sıfırladığını, tarafları ve konusu aynı birçok benzer dosyada tespit edildiği gibi .... Mahkemesinde görülmekte olan .... esas sayılı dava dosyasına sunulan ek raporda da tespit edildiğini, raporda müvekkili şirkete ait 16.483.201,39-TL kesinti yapıldığının tespit edildiğini, davacı kurumun yapılan bu kesintileri dava dışı işçilere ödeme yaparak müvekkili şirketin alacaklarını sıfırladığını, davacının kurumun müvekkil şirkete ait hakediş ve nakit teminatlardan kesinti yaptığı hususunun benzer dosyalara sunulan raporlar ve belgeler ile de sabit olduğunu, bu nedenle mükerrer tahsil amaçlayan davanın reddi gerektiğini, davacı kurum her ne kadar tüm kesintilerde doğrudan işçi adı belirtmese de müvekkili şirkete ait nakit teminat ve hakedişleri kullanarak dava dışı işçilere ödeme yaptığı nın .... esas sayısı ile görülmekte olan dava dosyasına sunulan 24.01.2023 tarihli bilirkişi raporu dahil birçok benzer uyuşmazlıkta tespit edildiğini, davacı kurumun mükerrer tahsil amaçladığını, davacı kurum tarafından tutulan muavin defter kayıtlarında müvekkili şirkete ait hak edişlerdensundukları örneklerle sınırlı olmamak kaydı ile birçok kesinti yapıldığını, davacı kurum tarafından kesin teminatlara ilişkin tutulan muavin defter kayıtlarında müvekkili firma teminat mektuplarından beş milyona yakın kesinti yapıldığının tespit edildiğini, ... Mahkemesinde görülen ... esas sayılı dosyaya sunulan 10.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacı kurum tarafından dava dışı 23 işçinin işe iade istemine ilişkin dava dosyalarının reddine karar verilmesine rağmen dayanaksız açılan icra takiplerine ödeme yapıldığını ve işbu ödemelerin müvekkili şirketten haksız olarak tahsil edilmeye çalışıldığını, kaldı ki işbu dava dışı 23 işçinin ödemesi dahil toplam 31 dava dışı işçinin ödemelerinin müvekkili şirketin hakedişlerinden kesinti yapılarak ödenmesine rağmen müvekkili şirketten mükerrer olarak tahsil edilmeye çalışıldığını, davacı kurum bünyesinde bulunan muavin defter kayıtlarının celbi veya yerinde incelenmesini talep ettiklerini, 22.02.2019 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Sosyal Hizmetler Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile "4587 Sayılı İş Kanunu" madde 112'ye eklenen fıkra gereği davacı kurumun dava dışı işçilerin alacak kalemlerinden münferit olarak sorumlu olduğunu, taraflar arasında düzenlenen ihale sözleşmesi gereği müvekkili şirketin dava dışı işçilere ödenen işçilik alacağı kalemlerinden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı kurum tarafından yayınlanan 01.10.2014 tarihli 9416 sayılı genelge ve 08.02.2015 tarihli Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarından davacı ...'nin sorumlu olduğunu, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 112. Maddesi İle Kamu İhale Genel Tebliği'nin 78.30 maddesinin (ç) bendinde yapılan değişiklik ile kamu kurumunun sorumluluğunun belirginleştirildiğini, ilgili düzenlemenin öncesinde ve sonrasında her iki dönemde de işçilik alacağı ödemelerinde sorumluluğun kamu kurumunda olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte emsal davalarda yarı yarıya sorumluluğa hükmedildiğini, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, ... Mahkemesince alınan .... . sayılı dosyası,.... E. sayılı dosyası, ... Mahkemesince alınan ... . Sayılı dosyası, .... E. sayılı dosyası, ... Mahkemesince alınan ... . Sayılı dosyası, .... E. sayılı dosyası, İhale dökümanları, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameler, dava dışı işçilere ait ... kayıtları, dosya arasına konulmuştur. Hesap uzmanı bilirkişi tarafından verilen 06/07/2023 tarihli raporda; yapılan inceleme ve hesaplamalar neticesinde, davacı Kurumun dava dışı işçiler için yapmış olduğu ödemelerden, davalı şirketin sorumluluğunun, %100 sorumluluk esasına göre; ... yönünden 22.419,62 TL, ... yönünden 22.188,09 TL, ... yönünden 23.235,29 TL olmak üzere toplam 67.843,00 TL olduğu hesaplanmıştır. Hesap uzmanı bilirkişi tarafından verilen 29/12/2023 tarihli ek raporda: Kök raporda değişiklik yapılmasını gerektirir bir husus saptanmadığı belirtilmiştir. DEĞERLENDİRME: Dava; işçilik alacaklarının rucuen tahsili istemine ilişkindir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşme gereğince davalı şirketin belirlenen süre içerisinde işe başlayıp işçi çalıştırdığı, dava dışı işçilerin işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davacı kurumun da davalı şirketle yapmış olduğu sözleşme gereğince davalı şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilini talep ettiği görülmüştür. Davacı idare ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır. İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. İhbar tazminatından da son işveren sorumludur (.... sayılı ilamı). İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (... sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, davalının işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekeceğinden davacının yapmış olduğu ödemenin tamamından davalıların sorumlu olduğu değerlendirilmiştir (... sayılı ilamı). Davacı kurumun sunduğu ihale dökümanlarında 03.08.2015 tarihli ...A.Ş. 1 yıl süreli akdedilen sözleşmenin, idari ve teknik şartnamelerinin incelenmesinden, sözleşmenin 22. maddesinde; "madde 22- Yüklenicinin Sözleşme Konusu İş İle İlgili Çalıştıracağı Personele İlişkin Sorumlulukları Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Teknik Şartnamenin 14.6. maddesinde; "Yüklenici yürürlükteki İş Kanunu ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı hükümlerine göre çalıştıracağı elemanların her türlü özlük haklarını karşılamak zorundadır. Mevzuata göre işçi alınması, işçi çıkarılması, işçi haklarının ödenmesi ve sair konularda tüm sorumluluk yükleniciye aittir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor uyarınca dava dışı işçilerin davalı nezdinde çalıştığı dönem itibari ile hesaplanan bedel üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davalılar daha önce temerrüte düşürülmediğinden dava tarihi itibari ile (.... sayılı, .... sayılı ilamı) davalıdan avans faizi ile tahsiline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KABULÜ ile; 67.843,00TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, alacağa dava tarihi olan 27/01/2023 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, Alınması gereken 4.634,35 TL harçtan peşin alınan 1.158,59TL'nin mahsubu ile bakiye 3.475,76TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3.1200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 3.234,25TL yargılama gideri ile davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.158,59TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/02/2024

Katip .... ¸[e-imzalıdır]

Hakim ... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/68, K. 2024/149, T. 28.02.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-68-e-2024-149-k-869a359d2d16