İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/408 E. 2024/555 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/408
- Karar No
- 2024/555
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/408 Esas - 2024/555 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/408 KARAR NO : 2024/555 HAKİM : .... KATİP :... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1-.... VEKİLLERİ : Av. .... Av. ..... DAVALI : 2- .... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/06/2023 KARAR TARİHİ : 03/07/2024 K.YAZIM TARİHİ : 04/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sürücüsü olduğu ... plakalı motorsiklete 09.03.2023 tarihinde, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucunda .... ilçesinde kaza geçirmiş ve yaralanarak acilen .... Hastanesine kaldırıldığını, olay mahallinde yetkili trafik ekiplerince düzenlenen trafik kazası raporunda kazaya sebebiyet veren davalı ...'ın asli kusurlu olduğu belirlendiğini, bu sağlık kuruluşunda acil tıbbi müdahale, ameliyata alınan müvekkilinin uzuvlarına platin ve metal çiviler takılmış ve uzun süre tıbbi tedaviye maruz kaldığını, gerek hastanede yattığı süreçte ve gerekse uzun süren nekahat döneminde ikametgahında yatağa bağlı olarak yaşamını idame ettirmesi cihetine gidildiğini, sürekli bir başkasının yardım ve desteğine muhtaç kaldığını, uzun süren süreç sonunda kısmen hareket edebilmesine tıbben müsaade edildiğini, halen yaşamını hareket kısıtlılığı, uzuv zafiyeti ve ancak tıbbi ekipmanlar (koltuk değnekleri, sandalye v.s) yardımıyla, yakınlarının desteği ile sürdürebildiğini, müvekkili bedensel zarar nedeni ile gerek bu tıbbi tedavi sürecinde ve gerekse halen bir daha eski haline dönemiyecek derecede bulunduğundan bir işle meşgul olma imkanından mahrum olup çalışamamakta olup, iş ve kazanç kaybına uğradığını, bu durum gerek şahsi ve gerekse bakmakla mükellef olduğu aile bireyleri açısından da büyük bir manevi çöküntüye neden olduğu gibi hem bu günü kadar ki süreçte hem de halen devam eden tıbbi tedavi nedeniyle tedavi masraflarını karşılama gibi maddi bir külfetle karşı karşıya olduğunu, müvekkiline doğrudan atfı kabil kusur olmadığı ve bir daha eski haline dönemiyecek derecede yaralanmasına neden olan kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç sürücüsü davalı ... hakkında cezai soruşturma da başlatıldığını, davalı ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli poliçesine istinaden davalı sigorta şirketine trafik zmss olması nedeniyle poliçe limitine kadar maddi tazminat istendiğini, tazminat talebiyle başvurulmuş ise de bu talepleri sigorta tarafından reddedildiğini, davalı sigorta şirketinin haklı talebimizi reddi sonrası arabulucu başvurusu yoluna gidildiğini, işbu başvuruya davalılardan yalnızca sigorta şirketi katıldığını, bu süreçte de bir anlaşmaya varılamadığını, trafik kaza tutanağında müvekkiline çarpan aracın kontrolsüz dönüş yaptığı ve bu sebeple kazaya sebebiyet verdiğinin açık olduğunu, Trafik Kaza Tutanağında görüldüğü üzere müvekkili ana cadde olan .... caddesi üzerinde düz bir seyir halinde iken davalı sigortalı araç sürücüsü sola kontrolsüz dönüş yaparak müvekkilinin kullandığı araca çarptığını, Trafik Kaza Tutanağı çiziminde ve kazanın özetinde tüm bu durum açıkça ortada olduğunu, dolayısı ile davalı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun ortada olduğunu, müvekkilinin kaza sonucunda hayati tehlike atlatması, tedavi sürecinde belirli bir süre boyunca yatak ve tuvalet dışında hareket etmemesi gerekliliği, uzun tedavi süreci, tedavi sonrası süreçte felç kalma riski bulunması, tedavi sürecinde ve halen bir işle meşgul olma imkanından mahrum kalması ve kendine bakamaz bir başkasının yardımına muhtaç hale gelmesi, uğradığı yaralanma sebebiyle sabit iz kalması, 33 yaşında uğradığı kaza sebebiyle tedavi süreci ve sonrasında da hayli tedirgin bir hayat sürmek durumunda kalması, bu durumun sadece şahsı açısından değil bakmakla mükellef olduğu aile bireyleri acısından da oluşturduğu olumsuzluğun şahsında oluşturduğu etkilerden kaynaklanan acı ve elemin büyük bir manevi zarar husule getirdiğini, bu manevi mağduriyetin kısmen dahi olsa izalesi açısından husule gelen manevi zararın tazmini için açısından da bu davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu, arz edilen nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla;100-TL geçici iş göremezlik, 100-TL sürekli iş göremezlik talepleri, 400-TL tedavi giderleri,yol gideri, 100-TL kazanç kaybı ve 100-TL çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, 100-TL estetik zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar, 100-TL bakıcı gideri olmak üzere şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden; davalı sigorta yönünden sigorta poliçe limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan tahsiline, 150.000,-TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalı işleten ve sürücüden tahsiline, kazaya sebebiyet veren davalı ...'ın asli kusuru da gözetilerek yargılama sonucuna kadar ... plakalı aracın üçüncü şahıslara devir ve temlikinin önlenmesine matuf olarak ihtiyati tedbir kararı ihdasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından dava açılmadan önce müvekkili şirkete başvuru yaptığını, başvurusunun eksikt olduğunu, davacının başvurusu ve gerekse dava dilekçesi incelendiğinde maluliyet raporu bulunmadığı gibi maluliyet tespitine yarar herhangi bir belge de ibraz etmediğinin görüleceğini, ilk hastane girişindeki epikriz raporları dahi iletilmediğini, bu nedenle davacı tarafından başvuru şartının yerine getirildiği söylenemeyeceğinden davanın usulden reddini, maluliyet belirlemesi olmadan müvekkili şirket tarafından tazminat ödemesi yapılması mümkün olmadığından müvekkili şirket davanın açılmasına sebebiyet vermediği gibi temerrüde de düşmediğini, meydana gelen kaza çift taraflı trafik kazası olup kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, davacı tarafından sadece kaza tespit tutanağı sunulmakla ceza dosyasının temini ile ifadelerin ve olay yeri inceleme raporlarının temini ile kusur raporu aldırılmasını, kaza kusurunun yanı sıra davacı ehliyetsiz olup kaza tespit tutanağında motosikletin plakasız ve çalıntı olduğunun belirtildiğini, ayrıca davacı tarafından koruyucu tertibat kullanılmamakla hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet durumunun tespiti için rapor alınması gerekmekle rapor alınmadan önce etkin iyileşme süresinin geçmesinin beklenmesi gerektiğini, geçici iş göremezliki tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatları ...’nın sorumluluğunda olmakla kaza tarihinde mevcut genel şartlar uyarınca geçici iş göremezlik teminatı adı altında bir teminat bulunmadığını, dava dilekçesinde talep edilen tedavi ve yol giderleri dolaylı gider olmakla zaten hali hazırda tedavi giderleri trafik kazası nedeni ile sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanacak olup sigorta teminat dışında olduğunu, sürekli iş göremezlik dışında talep edilen "kazanç kaybı" ve "estetik zararlar ve geleceğinden sarsılmasından doğan zararlar"ın ise tarafımızdan farklı anlaşılamamakla davacı tarafından açıklatılması gerekmekle beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, talebin haksız fiil nedeni ile tazminat talebi olduğundan kaza tarihinden avans faizi talebinin kabulünün mümkün olmadığını, açıkladıkları nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini müvekkili adına talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle:Dava dilekçesinde yargılama öncesinde arabulucu başvurusu yoluna gidildiğini, bu başvuruya sadece sigorta şirketinin katıldığı belirtildiğini, Arabuluculuk sürecinde müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, davacı taleplerini sadece sigorta şirketine yönlendirdiğini, müvekkilinin sürecin dışında kaldığını, müvekkili, eldeki dava açıldıktan sonra süreçten haberdar olduğunu, usulüne uygun şekilde arabuluculuk yoluna gidilmediğini, davanın usulden reddine karar verilmesini, ceza soruşturma dosyasındaki bilgi ve belgeler, kusur tespitine ve eldeki dava sonucuna etki edeceğinden taraflar arasındaki ceza soruşturmasının (açılması durumunda kamu davasının) sonucunun beklenilmesini, müvekkili ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresinde olan ... plakalı motosiklet, 09.03.2023 tarihinde .... ilçesinde kazaya karıştıklarını, meydana gelen kazada müvekkilinin kusuru olmadığını, davacı, kusurlu hareketleri neticesinde kazanın meydana gelmesine neden olduğunu, davacı, hiçbir güvenlik önlemi almadan son derece süratli şekilde kavşağa girdiğini, trafik kazasının yaşandığını, kaza tespit tutanağında, müvekkil tarafından KTK 53/1-B maddesinin, davacı tarafından KTK 52/1-A maddesinin ihlal edildiğinin tespit edildiğini, söz konusu kaza tespit tutanağında müvekkiline atfedilen kural ihlali gerçeğe aykırı olduğunu, kazada davacının kusurlu olduğunu, bu hususta bilirkişi raporu aldırılarak kusur yönünden işin uzmanınca tespit yapılması gerektiğini, somut olayda kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere davacı motosiklet sürmeye yeterli sürücü belgesine sahip olmadığını, motosiklet sürmeye ehil olmaması yanında, Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne aykırı olarak, kask ve koruyucu ekipman da kullanmayan davacının, yaşadığı sağlık sorunlarına karşı müvekkiline kusur atfetmesinin hukuken bir karşılığı bulunmadığını, bunun yanında davacının kaza anında alkollü olup olmadığının tespiti açısından kaza gününe ait hastane kayıtlarının getirilmesini, diğer davalı ... A.Ş.'ye yapılan başvurunun Sigorta Genel Şartları'na uygun yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının sebepsiz zenginleşmesini sağlayacak mahiyette olduğunu, davacının talep etmiş olduğu maddi tazminat miktarı uğradığı zararların ötesine geçmekte, adeta bir kazanç elde edimi amacına dönüştüğünü, nitekim maddi tazminat talebine ilişkin dosyaya herhangi bir belge yer almadığı gibi davacının aylık geliri, kazancı noktasında bir anlatım da bulunmadığını, davacının talep ettiği faiz türüne ve faizin başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, açıklanan nedenlerle, davanın usulden reddine, aksi kanaatte olunması durumunda davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davadaki uyuşmazlık; 09/03/2023 tarihinde meydana geldiğinden bahisle davacının yaralandığı ileri sürülen olayda: Geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik talepleri, tedavi giderleri, yol gideri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, estetik zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar, bakıcı gideri, maddi tazminat ve ayrıca manevi tazminat istemlerine ilişkin olarak, kusur durumu, geçici, sürekli ve bakıcı gideri ile zararın doğup doğmadığı, doğmuşsa doğmasında veya artmasında müterafik kusurunun olup olmadığı, başvuru koşulunun yerine getirilip getirilmediği hususlarında toplanmaktadır. Mahkememizin davaya bakmaya yetkili ve görevli olduğu, davalının başvuru dava şartına ilişkin savunmasının usule uygun olmadığı iddia edilen evrak yargılama aşamasında tamamlanabileceğinden (....) yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. .... 'ndan alınan 12/02/2024 tarihli raporda:... oğlu, 01/01/1989 doğumlu ...'un dosyasının incelenmesi, yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda; 09/03/2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen sağ tibia alt uç ve şaft fraktürü dikkate alınarak; 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında;. Sağ diz eklem hareket kısıtlılığı için: Kas - İskelet Sistem - 3. Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük Oranları - Diz - Tablo 3.9 - Diz eklemi hareket kısıtlılığına bağlı engellilik - Fleksiyon 100 derece: Hafif için sağ alt ekstremite engel oranının %10 olduğunu, sağ ayak bileği eklem hareket kısıtlılığı için: Kas-İskelet Sistemi - 3. Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları - 3.5. Eklem Hareket Açıklığı - Tablo 3.10 - Ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığına bağlı engellilik & “Ekstansiyon: Hafif, 10-0 derece” için alt ekstremite engel oranının %7 olduğunu, ... formülü ile toplandığında alt ektremite engel oranının (9410 ve 47) %16 olduğunu, Alt ekstremite engel oranı Tablo 3.2 kullanılarak kişi engel oranına dönüştürüldüğünde %8 olduğunu, -09/03/2023 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının %8 (yüzde sekiz) olduğunu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğunu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 (üç) ay olduğu bildirilmiştir. .... ’nın 24/05/2024 tarihli raporunda; Mevcut verilere göre; davalı sürücü ... idaresindeki otomobil ile olay mahalli kavşağa geldiğinde, sola dönüş manevrası öncesi karşı yönden gelen araç trafiğine dair gerekli-yeterli kontrolleri yapması ve ilk geçiş hakkını karşı yönden düz devam etmek suretiyle yaklaşan motosiklete vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, karşı yönünden yaklaşan motosiklete rağmen kontrolsüzce yaptığı sola dönüş manevrası ile bu aracın seyir istikametini kapatarak kazaya sebebiyet verdiği olayda asli kusurlu olduğunu, davacı sürücü ... idaresindeki motosiklet ile meskun mahalde, gündüz vakti seyri sırasında olay mahalli kavşağa her an tedbir alabileceği şekilde yaklaşması, karşı istikametinden gelen otomobilin seyir durumunu dikkate alarak bu araca karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara yeterince riayet etmediği anlaşılmakla gerçekleşen kazada tali kusurlu olduğunu, olayda; davalı sürücü ...’ın %80(yüzde seksen) oranında kusurlu olduğunu, davacı sürücü ...'un %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur. Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle kusurlu yan ve sigortacısı aleyhine açılan maddi tazminat ve manevi tazminat bedelinin tazmini talebine ilişkindir. Her ne kadar davalı müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiş ise de, davacının kask ve koruyucu tertibat kullanmadığına ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı ve yaralanmanın niteliği gözetilerek bu yöndeki savunmaya itibar etmenin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Yargılama sürecinde davacı vekili 26/06/2024 tarihli celsede maddi tazminata ilişkin davadan feragat ettiğini belirtmiştir. Mahkememizce maddi tazminat istemine yönelik yapılan yargılama sonucunda; HMK'nun 307. maddesi uyarınca davadan feragat davacının, talep sonucundan kısmen ve tamamen vazgeçmesi olup aynı yasanın 311. maddesi gereği kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Eldeki davanın niteliği gereği tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalardan olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle, HMK'nun 307 ve devamı maddeleri gereğince maddi tazminata ilişkin açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminata ilişkin talebin değerlendirilmesinde ise, TBK'nun 56. maddesi gözetildiğinde davaya konu kazanın yaralanma neticesinde davacının manevi acı ve ızdırap duymasına neden olduğu, bu hali ile davacının manevi tazminat talebinin yerinde olduğu, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirebilecek ve var olan durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktarının her olayın şartlarına göre değerlendirilmesinin gerekeceği; davacının maluliyet oranı, olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, aniliği, davalının karşı yönünden yaklaşan motosiklete rağmen kontrolsüzce yaptığı sola dönüş manevrası ile bu aracın seyir istikametini kapatarak kazaya sebebiyet vermesi, ekonomik ve sosyal olgular, olaydaki kusur durumu, yargılamanın geçirdiği safahat ve enflasyon oranları dikkate alındığında davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜ ile; A-Maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, a-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 427,60TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, b-3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, c-Talep bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, B-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 80.000,00 TL manevi tazminatın 09/03/2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Dilek Kaynar'dan alınarak davacı'ya verilmesine, a-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 5.464,80TL harçtan peşin alınan 515,75TL harcın mahsubu ile eksik alınan 4.949,05TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, b-Davacı tarafından yatırılan 515,75TL harcın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.10/1 uyarınca 17.900,00TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, d-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/2. maddesi gereğince gereğince davalı lehine hükmedilecek olan manevi tazminat vekalet ücreti davacıya hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğinden reddolunan miktar bakımından davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 ve 13/1. maddeleri gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, e-Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 6.076,75TL yargılama giderinin (ATK Faturası dahil) kabul oranına göre hesaplanan 3.220,67TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, f-Davalı ... tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 87,00TL yargılama giderinin red oranına göre hesaplanan 40,89TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, fazla kısmın bu davalı üzerinde bırakılmasına, g-Fazlaya ilişkin talebin reddine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ( e duruşma ) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/07/2024 Katip ... ¸[e-imzalıdır] Hakim .... ¸[e-imzalıdır]