İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/252 E. 2024/665 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/252
- Karar No
- 2024/665
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/252 KARAR NO : 2024/665 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - ... Av. ... - ... Av. ... - ... Av. ... - ... DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 07/04/2023 KARAR TARİHİ : 16/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... A.Ş. iflas etmiş ve karar derecattan geçerek kesinleştiğini, ... şirketin iflas işlemleri ... İflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, müvekkili, dava dışı ... A.Ş. alacaklılarından olduğunu, alacağını iflas masasına 27.01.2017 tarihinde bildirerek alacak kayıt defterinin ... sırasına kaydı yapıldığını, iflas idaresi tarafından sıra cetvelinin 4. sırasına kaydedildiğini, davalının, müflisten 853.502,60 TL alacağının bulunduğunun kabulüyle iflas masasına 31.01.2018 tarihinde ... numaralı başvurusu üzerine alacak kaydı yapıldığını, sıra cetvelinin 4.sırasına kaydedildiğini, davalının sıra cetveline kaydı yapılan alacağı, gerçek bir alacak olmadığını, dava dışı ... ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisine dayandığını, bu nedenle, davalı alacağının sıra cetvelinden kaydının terkin edilmesi gerektiğini, iflas idare memurları tarafında alacağın tetkiki yoluna gidildiğini, "müflisin beyanı ve sunulan belgeler (ortada geçerli bir belge yoktur) karşısında alacağın 4. sıraya kaydına karar verilmiştir." denilmek suretiyle alacak kaydı yapıldığını, ... şirketin iflas içi konkordato projesi ile sunulan mizanında yaptıkları inceleme ve ... şirketin aylık olarak iflas dosyasına sunduğu faaliyet raporları incelemesinde mevcut borç ilişkisinin bittiği ve bir bakiye alacak kalmadığı taraflarınca saptandığını, 2004 sayılı Kanunun ilgili hükmü ışığında yapılan hukuki nitelendirme ve değerlendirmeler çerçevesinde, davalının sıra cetveline kaydı yapılan alacağı, gerçek bir alacak olmadığını, dava dışı ... ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisine dayandığından, davalı alacağının iptal edilerek sıra cetvelinden kaydının terkin edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davalının ... esas sırasındaki iflas dosyası üzerinden düzenlenen sıra cetvelindeki alacak kaydının ve sırasının iptali ile sıra cetvelinden terkinine, davalıya ayrılan payın yargılama giderleri ve vekalet ücreti dahil olmak üzere garameten taraflarına ödenmesine, ayrıca yargılama giderlerini davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesindeki iddiaları ve talepleri gerçekleri yansıtmadığından, davacı taraf haksız ve usul ve esas yönünden yasal şartlara sahip olmadığından davanın reddine karar verilmesini, dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz istemine (kayıt terkinine) ilişkin olduğunu, herhangi bir iflâs alacaklısı, sıra cetvelindeki bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına itiraz ediyorsa; böyle bir durumda sıra cetveline itiraz yoluna gidebilileceğini, İİK'nın 235/1. maddesinde düzenlenen 15 günlük dava açma süresi hak düşürücü süre olduğunu, mahkemece davacı tarafça davanın hak düşürücü süre içinde açılmamış olması nedenyle özel dava şartının gerçekleşmediği kabul edilerek HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı müvekkili şirket gerçek alacağının varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikte olan usulüne uygun, birbirini doğrulayan yazılı delillerle kanıtladığını, Borçlu ... ile müvekkili şirket arasındaki temel ilişki ve kambiyo ilişkisinin dışında kalan ticari tüm kayıtlar davacı üçüncü kişi bakımından bu nitelikte bir ispat vasıtası olarak kabul edileceğini, buna göre de, sonraki tarihte doğan davacı alacağı bakımından muvazaa yaratılamayacağı gerekçesiyle, fazlaya ilişkin bütün talepleri, yasal hakları, tazminat ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davanın usul ve esas yönünden reddine, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... A.Ş. iflas etmiş ve karar derecattan geçerek kesinleştiğini, ... şirketin iflas işlemleri ... İflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, müvekkili, dava dışı ... A.Ş. alacaklılarından olduğunu, alacağını iflas masasına 27.01.2017 tarihinde bildirerek alacak kayıt defterinin ... sırasına kaydı yapıldığını, iflas idaresi tarafından sıra cetvelinin 4. sırasına kaydedildiğini, davalının, müflisten 853.502,60 TL alacağının bulunduğunun kabulüyle iflas masasına 31.01.2018 tarihinde ... numaralı başvurusu üzerine alacak kaydı yapıldığını, sıra cetvelinin 4.sırasına kaydedildiğini, davalının sıra cetveline kaydı yapılan alacağı, gerçek bir alacak olmadığını, dava dışı ... ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisine dayandığını, bu nedenle, davalı alacağının sıra cetvelinden kaydının terkin edilmesi gerektiğini, iflas idare memurları tarafında alacağın tetkiki yoluna gidildiğini, "müflisin beyanı ve sunulan belgeler (ortada geçerli bir belge yoktur) karşısında alacağın 4. sıraya kaydına karar verilmiştir." denilmek suretiyle alacak kaydı yapıldığını, ... şirketin iflas içi konkordato projesi ile sunulan mizanında yaptıkları inceleme ve ... şirketin aylık olarak iflas dosyasına sunduğu faaliyet raporları incelemesinde mevcut borç ilişkisinin bittiği ve bir bakiye alacak kalmadığı taraflarınca saptandığını, 2004 sayılı Kanunun ilgili hükmü ışığında yapılan hukuki nitelendirme ve değerlendirmeler çerçevesinde, davalının sıra cetveline kaydı yapılan alacağı, gerçek bir alacak olmadığını, dava dışı ... ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisine dayandığından, davalı alacağının iptal edilerek sıra cetvelinden kaydının terkin edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davalının ... esas sırasındaki iflas dosyası üzerinden düzenlenen sıra cetvelindeki alacak kaydının ve sırasının iptali ile sıra cetvelinden terkinine, davalıya ayrılan payın yargılama giderleri ve vekalet ücreti dahil olmak üzere garameten taraflarına ödenmesine, ayrıca yargılama giderlerini davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesindeki iddiaları ve talepleri gerçekleri yansıtmadığından, davacı taraf haksız ve usul ve esas yönünden yasal şartlara sahip olmadığından davanın reddine karar verilmesini, dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz istemine (kayıt terkinine) ilişkin olduğunu, herhangi bir iflâs alacaklısı, sıra cetvelindeki bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına itiraz ediyorsa; böyle bir durumda sıra cetveline itiraz yoluna gidebilileceğini, İİK'nın 235/1. maddesinde düzenlenen 15 günlük dava açma süresi hak düşürücü süre olduğunu, mahkemece davacı tarafça davanın hak düşürücü süre içinde açılmamış olması nedenyle özel dava şartının gerçekleşmediği kabul edilerek HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı müvekkili şirket gerçek alacağının varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikte olan usulüne uygun, birbirini doğrulayan yazılı delillerle kanıtladığını, Borçlu ... ile müvekkili şirket arasındaki temel ilişki ve kambiyo ilişkisinin dışında kalan ticari tüm kayıtlar davacı üçüncü kişi bakımından bu nitelikte bir ispat vasıtası olarak kabul edileceğini, buna göre de, sonraki tarihte doğan davacı alacağı bakımından muvazaa yaratılamayacağı gerekçesiyle, fazlaya ilişkin bütün talepleri, yasal hakları, tazminat ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davanın usul ve esas yönünden reddine, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: - ... Sayılı İflas İlamı, - ... İflas dosyasına yazılan müzekkere cevabı, -Davacı ve davalı ticari defter ve bağlı kâğıtları, faturalar çek suretleri, - ... yazılan müzekkere cevabı, -....Noterliğinin 16/11/2021 tarih ve ... sayılı Alacağın Temliki Sözleşemesi - ... E sayılı takip dosyası, - ... sayılı ilamı, - ...sayılı ilamı, - ... sayılı ilamı, -Talimat mahkemesinden aldırılan 06/12/2024 tarihli bilirkişi raporu, -Mahkememizce aldırılan 15/04/2024 günlü bilirkişi heyet raporu, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, ... Esas sayılı iflas dosyasında alacaklı olarak kaydedilen davalının gerçek bir alacağı olmadığını, alacağın muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalının sıra cetvelindeki alacağının silinerek müvekkilinin alacaklı olduğu sıra cetveline dahil edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, davalı müvekkili şirket gerçek alacağının varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikte olan usulüne uygun, birbirini doğrulayan yazılı delillerle kanıtladığını, alacağın gerçek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkememizce dosya ...Mahkemesine gönderilerek davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenerek usulüne uygun tutulup tutulmadıkları ve dava dışı ... ile aralarındaki ticari ilişki, mal teslimi, ödemeler, karşılıksız çıkan çekler ve buna göre bakiye alacak borç miktarının tespiti için mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 06.12.2023 tarihli raporunda sonuç olarak; Davalının ... şirketten olan alacağına ilişkin masaya başvurusu ile ilgili alacağının davalı şirket ticari defterlerinde ( ... ... A.Ş ) kayıtlı bulunup bulunmadığı, davacının dava/takip tarihi itibariyle alacak miktarının 401.500,00 TL olduğu, ayrıca 31.10.2011 tarihli kayıtla ... A.Ş ‘ nin 31.03.2010-31.10.2011 YAPILAN ÇEK VE ELDEN açıklamasıyla 805.669,... TL tutarında Çek verdiği kayıt altına alınmıştır. Davalı şirketin ... ... A.Ş’ nden mal ve teslimine ilişkin olarak düzenlenen faturalardan kaynaklanan cari hesabı sonucunda 401.500,00 TL alacaklı olduğu ayrıca, 805.669,... TL tutarında verilen çeklerin ödenmediğinden kaynaklı olarak alacaklı olabileceği, "...Ticari Defterlerin ....12.2012 tarih ve 28502 sayılı Resmî Gazete yayımlanan " Ticari Defterlere İlişkin Tebliğinde" belirtildiği şekilde yasal süresinde yapıldığı beyan edilmekle birlikte taraflar arasında cari hesap ilişkisinin 2010 ve 2011 takvim yıllarında oluştuğu, ticari defterlerin saklama mecburiyetinin Vergi Usul Kanununa göre ve Türk Ticaret Kanununa göre 2021 yılında zamanaşımına uğradığından tarafıma da defter ibrazının gerçekleşmediği, HMK 222/2 kapsamında defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için gerekli şartları taşıyıp taşımadığının tespitinin yapılamadığı, Davalının bilgisayar ortamında tutulan defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda Davalı ...’nin ... ... A.Ş arasında oluşan ticari ilişkinin 31.03.2010 tarihinde ... Ltd Şti’ ne yapılan mal ve hizmet teslimine ilişkin satışlar sonucunda düzenlenen nedeniyle, 30.06.2011 tarihinden itibaren ... firmasına yapılan satışlar sonucunda düzenlenen nedeniyle, 30.09.2011 tarihinden itibaren de unvan değişikliği nedeniyle ... A.Ş’ ne yapılan mal ve hizmet teslimine ilişkin satışlar sonucunda düzenlenen faturalardan kaynaklandığı, Davalının bilgisayar ortamında tutulan defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda Davalı ...’nin ... ... A.Ş aralarındaki Cari Hesap Hareketlerinin sonucunda bakiyesinin 401.500,00 TL olarak borç bakiyesi verdiği, Bakiyenin ... Hesabında kümülatif olarak yer aldığı, sonraki yıllara da kümülatif olarak devredildiği, tespit edildiği ..." bildirilmiştir. Alacağın tayin ve tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporu usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli olduğu görülmüş ve hükme esas alınmıştır. Hükme esas alınan 10.05.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "... A.Ş. ve davacı ... A.Ş.’nin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak düzenlendiği, açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında ve kanuna uygun şekilde yaptırıldığı, Davalı ... Ltd. Şti.’nin ... ... A.Ş.’nden iflas tarihi 10.10.2017 itibariyle toplam 852.502,60 TL alacaklı olduğu Kurulumuzca da hesaplanmıştır. Bu tutarın ... İflas sayılı dosyasında görevli ...Memurlarının 26.04.2018 tarih ve ... no’lu kararı ile iflas masasına kabul edildiği, Davalı ... Ltd. Şti. kanuni defterlerinin 10 yıllık saklama süresinin dolmuş olması sebebi ile fiilen ibraz edilememelerine rağmen, bilgisayar üzerinden tespit edilen muhasebe kayıtları ve bunlara ilişkin fatura benzeri belgeler üzerinden yapılan incelemeler sonucunda, bu kayıt ve belgelerin ... ... A.Ş.’nin iflas tarihi olan 10.10.2017 tarihinden 6-7 yıl öncesinde (2010 ve 2011 yıllarında) oluşturulduğu, 6-7 yıl öncesinden bir şirketin iflas edeceği düşünülerek muvazaalı şekilde alacak kaydı oluşturulmasının hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığı ve özellikle bu alacaklarla ilgili olarak iflas tarihinden yaklaşık 5 yıl 4 ay önce (06.06.2012 tarihinde) 3 adet icra takibi başlatıldığı da dikkate alındığında, bahse konu alacak tutarının muvazaalı bir şekilde oluşturulduğu iddiasının kabul edilemeyeceği ve bu nedenle de ...’nin 31.01.2018 tarihinde ... numaralı başvuru üzerine 852.502,60 TL alacağın kabul edilmesinde bir aykırılık bulunmadığı, Davacı ... A.Ş.’nin ... ... A.Ş.’nden,cari hesaptan kaynaklanan 648.978,16 TL ve .....’ndan temlik alınan 1.822.774,83 TL olmak üzere toplam 2.741.752,99 TL alacağının bulunduğu, davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağının davalının alacağının doğumundan sonra ortaya çıktığından bu alacak yönünden İİK.’nun 235 maddesine göre itiraz etme hakkı bulunmadığı, buna karşılık ... ....’ndan temlik alınan alacağın doğum tarihinin davalı alacağının doğum tarihinden önce olması sebebiyle, bu alacak yönünden itiraz etme hakkının bulunduğu, fakat yukarıdaki değerlendirmelerimiz sebebiyle bu alacak yönünden de İİK 235. maddesi gereğince davalı ... Ltd. Şti. alacağının terkininin gerekmediği, çünkü davalı ... Ltd. Şti. alacağının muvazaalı olmayıp gerçek ticari işlemlerden kaynaklandığı, tarafımızdan değerlendirildiği..." bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamından; dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Davacı davalı alacağının muvazaalı olduğunu iptalinin gerektiğini iddia ederken davalı alacağın gerçek olduğunu savunmuştur. ... Mahkemesinin 10/10/2017 gün ve ... sayılı dosyasında ... şirket aleyhine 10/10/2017 tarihi itibari ile iflasın açılmasına karar verildiği, hükmün istinaf yoluna başvurulmaması üzerine 13/09/2022 tarihinde kesinleştiği, ikinci alacaklılar toplantısının 25/04/2023 tarihinde yapılıp, 30/03/2023 tarihinde basın ilan kurumunda ve gazetelerde ilan edildiği anlaşılmıştır. Yargılama devamı sırasında dava dışı ... şirket tarafından ... Mahkemesinde İİK'NUN 182.maddesi gereği açılan "İflasın kaldırılması" davasının neticelenip ... şirket ... Loj.San.Tic.Ltd.ŞTİ hakkında; verilen kararda; ".. toplanan delillerden; davacı şirket hakkında ... Mahkemesi'nce 10/10/2017 tarih ... sayılı kararıyla iflasına karar verildiği, iflas kararının 15/11/2021 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından ... Esas sayılı dosyasında iflastan sonra konkordato talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 13/07/2023 tarih ... sayılı kararıyla konkordatonun tasdikine karar verildiği, kararın kanun yolu incelemesinden geçerek 29/01/2024 tarihinde kesinleştiği, konkordatonun tasdik edilmesi nedeniyle İİK 182 maddesi gereğince iflasın kaldırılması şartlarının gerçekleştiği kanaatine varılmakla.." 08/05/2024 tarihinde ... sayılı dosyasında iflasın kaldırılması kararı verildiği, kararın istinaf edilmemesi üzerine 13/06/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Taraf vekilleri 16/09/2024 tarihli duruşmada alınan beyanları ile; İflasın kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı ve karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesini yargılama giderleri konusunda ise lehlerine karar verilmesini talep etmişlerdir. Dava, muvazaa sebebiyle sıra cetveline yapılan kaydın iptali davası olup, yukarıda belirtildiği gibi, Mahkememizce yapılan yargılama sırasında, ... şirket hakkında verilen iflas kararının ... Mahkemesinin 08/05/2024 gün ve ... sayılı kararı ile kaldırıldığı, böylece davalının iflası söz konusu olmadığından davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davanın konusuz kalması durumunda HMK m.331 hükmü uyarınca davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumunun araştırılması gerekmektedir. Haklılık durumunun araştırılması sonrası ise, tarafların lehine veya aleyhine kısmen veya tamamen yargılama gideri takdir edilecektir. Mahkememizce alınan 10.05.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "...bahse konu alacak tutarının muvazaalı bir şekilde oluşturulduğu iddiasının kabul edilemeyeceği ve bu nedenle de ...’nin 31.01.2018 tarihinde ... numaralı başvuru üzerine 852.502,60 TL alacağın kabul edilmesinde bir aykırılık bulunmadığı, davacı ... A.Ş.’nin ... ... A.Ş.’nden,cari hesaptan kaynaklanan 648.978,16 TL ve .....’ndan temlik alınan 1.822.774,83 TL olmak üzere toplam 2.741.752,99 TL alacağının bulunduğu, davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağının davalının alacağının doğumundan sonra ortaya çıktığından bu alacak yönünden İİK.’nun 235 maddesine göre itiraz etme hakkı bulunmadığı, buna karşılık ... ....’ndan temlik alınan alacağın doğum tarihinin davalı alacağının doğum tarihinden önce olması sebebiyle, bu alacak yönünden itiraz etme hakkının bulunduğu, fakat yukarıdaki değerlendirmelerimiz sebebiyle bu alacak yönünden de İİK 235. maddesi gereğince davalı ... Ltd. Şti. alacağının terkininin gerekmediği, çünkü davalı ... Ltd. Şti. alacağının muvazaalı olmayıp gerçek ticari işlemlerden kaynaklandığı, değerlendirildiğinden, davacının dava açmakta haklı olmadığı kanaatine varılmakla HMK'NUN 331 maddesi uyarınca yargılama giderlerinden davacının sorumlu olduğu değerlendirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16.09.2024 Katip ... ¸[e-imzalıdır] Hakim ... ¸[e-imzalıdır]