İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/122 E. 2023/867 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/122
- Karar No
- 2023/867
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/122 Esas - 2023/867 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/122 KARAR NO : 2023/867 HAKİM : ... KATİP : .... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/08/2021 KARAR TARİHİ : 27/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında, 14.08.2020 başlangıç tarihli 3 ihale dönemi halinde “Özel Güvenlik Hizmet Alımı” sözleşmesi imzalandığını ve son dönem sözleşmenin 31.12.2020 tarihinde son bulduğunu, müvekkili firmanın, yaklaşık 3,5 ay boyunca davalı kuruma özel güvenlik hizmeti verdiğini, bu süre içinde sözleşmeye aykırı bir işlem veya eylemin olmadığı ve hiçbir yazılı ve sözlü uyarı yapılmadığı, hizmet sözleşmesinin hukuka ve sözleşmeye uygun olarak son bulmasına karşın, davalı kurumun sözleşme kapsamında; .... Bankasından alınan 1. ve 2. ihaleye ilişkin 42.000,00’er TL, 3. İhale ilişkin de 109.000,00 TL olmak üzere toplam 193.000,00 TL bedelli teminata, hukuka, yasaya ve yargı kararlarına aykırı biçimde el koyduğunu, teminatın iade edilmemesi üzerine, davalı kurumla yapılan şifahi görüşmelerde, bir personelin, kurum aleyhine dava açtığını, sözleşme kapsamında açılan işçilik alacaklarına ilişkin davanın risk oluşturduğu gerekçesiyle, teminat mektuplarının iade edilmeyeceğinin bildirildiği, ayrıca kurumca bir ödeme yapılması halinde, teminatın paraya çevrileceğinin de iletildiğini, müvekkili firmanın, yaptığı araştırma sonucunda ... isimli personelin davalı kurum aleyhine işçilik alacağından dava açtığı, davacının 2017 – 2018 yılları arasında davalı kuruma ait ... verici istasyonunda çalıştığını tespit ettiğini, bu durumda; davanın 2017 – 2018 yıllarına ait işçilik alacaklarına ilişkin olup, bu dönemde müvekkilinin hizmet vermediğini ve hukuki sorumluluğunun olmadığını, davanın müvekkil firmaya bile açılmadığı gerekçeleriyle, 21.05.2021 tarihinde itiraz edilmiş ise de, kurumun 01.07.2021 tarihli cevabi yazısında, kurum aleyhine açılmış işçilik alacağı davası nedeniyle en az 60.000,00 TL bedelli süresiz teminat verilmesi veya 31.08.2021 tarihinde süresi bitecek olan teminat mektubu süresinin yenilenmesinin talep edildiğini, taraflar arasında hizmet alım sözleşmeleri uyarınca kesin ve ek teminatların, yüklenicilerin işçi ücret ve alacaklarını tam ve zamanında ödemiş olması, ayrıca ... ve diğer resmi kurumlar nezdinde hiçbir borcunun bulunmaması halinde, teminatların iade edileceğinin açıkça belirtildiği, müvekkil firmanın, gerek resmi kurumlara gerekse işçilere hiçbir borcunun bulunmadığını, bu durumun hakkın kötüye kullanılması halini oluşturduğu gibi ayrıca suç da oluşturduğunu beyanla, emsal istinaf kararları da olduğunu; Söz konusu 3 adet toplam 193.000,00 TL tutarlı teminat mektubu için müvekkil şirketin sözleşme kapsamında, borçlu olmadığının tespitine, bu mektupların davacıya iadesine ve paraya çevrilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, davada korunmaya değer hukuki bir menfaat bulunmadığını, iş bu dilekçenin sunulduğu tarih itibariyle, bu teminat mektuplarından ikisinin (14.06.2021 ve 31.08.2021 tarihli olanlar) süresinin dolması nedeniyle geçersiz hale geldiğini, ikinci ihale için verilen 42.000,00 TL’lik teminat mektubunun da 30.12.2021 tarihinde geçersiz hale geleceğini, Menfi tespit davalarının açılabilmesi için; ya var olan bir yasal takip ya da yakın ciddi bir yasal takip riskinin ve dolayısıyla korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerektiğini, Davacının muhtemel borcunun bulunduğunu, Davacı yanın, bir dönem istihdam ettiği dava dışı ... tarafından kurum aleyhine açılmış işçilik alacağı talepli davanın asıl muhatabının, davacının da aralarında yer aldığı taşeron şirketler olduğunu, ancak mevzuat gereği, müvekkil kurumunda iş bu taşeron şirketlerle birlikte işçiye karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, iş davasında verilecek karar gereği, müvekkil kurum tarafından ...’e ödeme yapılması durumunda doğacak zararın ilgili taşeron şirketlerden rücuen tahsili gerektiğini, işte bu nedenle teminat mektuplarının iade edilmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -Taraflar arasında imzalanan Koruma ve Güvenlik Hizmeti Alım sözleşmeleri, -Banka Teminat Mektupları, Bankaya Yazılan Müzekkere Cevapları, -Dava dışı işçiye ait ... kayıtları, -... Mahkemelerinin ... E. sayılı dosyaları, -28/07/2022 günlü kök ve 09/12/2022 günlü ek bilirkişi raporları, -02/10/2023 günlü bilirkişi raporu, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, hizmet alım ihalelerinin, sonlandırılması sonrasında, davalı iş veren kurumun, teminat mektuplarını geri vermemesi nedeniyle, borçsuz olduğunun tespiti ve teminatların iadesi talebiyle açılan bir menfi tespit davasıdır. Davacı yüklenici, her üç sözleşmenin de her hangi bir uyuşmazlık çıkmadan sonlandırılmasına karşın, davalı işveren kurumun, hizmet alım sözleşmelerine konu teminat mektuplarının iade edilmediğini; Davalı kurum ise; dava dışı işçi ... tarafından işçilik alacağına dayalı olarak açtığı davanın, yargılama süresi sonucunda, bir bedel ödenmesi durumunda, ilgili mevzuat uyarınca, işçi ...’in aralarında davacı şirketin de bulunduğu taşeron şirketlerde çalışması nedeniyle, “rücuen alacak” koşulları kapsamında, davacıya da rücu edebileceği, bu nedenle teminatların tutulduğunu beyan etmiştir. Taraflar arasında sırasıyla, başlangıç ve bitiş tarihleri; 14.08.2020 – 13.09.2020, 14.09.2020 – 13.10.2020 ve 14.10.2020, 31.12.2020 olan üç adet Koruma ve Güvenlik Hizmeti Alımı Sözleşmelerinin düzenlendiği, Her bir sözleşmeye ait olmak üzere sırasıyla, vadeleri ve tutarları; 14.06.2021 – 42.000,00 TL, 30.12.2021 – 42.000,00 TL ve 31.08.2021 – 109.000,00 TL ki toplam 193.000,00 TL olan üç adet teminat mektubu verildiği, Davacı şirketin, davalı kuruma 21.05.2021 tarihli dilekçesiyle, teminat mektuplarının iadesini talep ettiği, Davalı ... tarafından verilen cevabi yazıda, firma tarafından en az 60.000,00 TL değerinde süresiz teminatın sağlanması ya da 31.08.2021 tarihinde süresi dolacak olan (109.000,00 TL) teminat mektubunun süresinin yenilenmesi halinde, söz konusu teminat mektuplarının iade edilebileceğinin belirtilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda da değinildiği gibi, davalı ... dava dışı işçi ... tarafından işçilik alacağıyla ilgili olarak açılan dava sonucunda, “rücuen alacak” koşulları kapsamında, davacı şirkete rücu edebileceği gerekçesiyle davalı tarafından teminatların tutulduğu, yeni tarihli teminat verilmesi halinde iade edilebileceği belirtilmiştir. Dava tarihi olan 05.08.2021 itibariyle üç teminat mektubundan, geçerlilik süresi (vadesi) 14.06.2021 olan 42.000,00 tl’lik teminat mektubunun hükmü kalmadığı, geçerlilik süreleri 31.08.2021 ve 30.12.2021 olan diğer iki teminat mektuplarının dava tarihi itibariyle vadeleri geçerli olduğu, ancak geçerlilik vade süreleri içerisinde nakde çevrilmediği, teslim de edilmediği anlaşılmaktadır. Dosya arasında mevcut Hizmet Alım Sözleşmeleri ile eki niteliğindeki Teknik Şartnamelerin incelenmesinde; Davalılar ile imzalanan Tip Hizmet Alım Sözleşmelerinin 22. maddesinde (Bazı sözleşmelerde 23. madde) “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesinde belirlenmiş olup, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.” hükmüne yer verildiği, 11.3. Kesin Teminat ve Ek Kesin Teminatın Geri Verilmesi: 11.3.1. Taahhüdün, alım dokümanlarına uygun olarak yerine getirildiği, tedarikçinin bu işten dolayı Kuruma herhangi bir borcunun olmadığı tespil edildikten sonra Hizmet İşleri Kabul Belgesi düzenlenecektir. Sözleşme imzalanmasına mütcakip Kurum tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirim yapılmış işe tedarikçinin ... alacağı ilişiksiz belgesi ile varsa garanli süresinin sonunda kesin/ok kesin teminal tedarikçiye/ilgili banka şubesine iade edilecektir. Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında çalışan ve iş akdine son verilen işçiler tarafından, Kurum aleyhine açılmış bir dava olup olmadığı talep birimi tarafından ... nezdinde araştırlarak dava açıldığının anlaşılması halinde, dava sonucu verilecek kesinleşmiş kararın gereği yapıldıktan sonra kesin teminal ve varsa ek kesin teminat tedarikçi ve iade edilecektir." hükmüne yer verildiği, Görüldüğü üzere, Hizmet Alım Sözleşmelerine ilişkin rücu davalarına ilişkin ... kararlarında; taraflar arasındaki uyuşmazlığın T.B.K. ve Sözleşme Hukuku esas alınarak çözümlenmesi gerektiği, alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı belirtilmektedir. Dava dışı ... tarafından, Kurum aleyhine bir kısım işçilik alacaklarının tahsili için .... ve .... E. Sayılı davalar açıldığı, alınan bilirkişi raporlarında tazminatlar hesap edildiği, .... Mahkemesinde görülen davanın uyaptan yapılan sorgusunda 09/02/2023 tarihinde kısmen kabulüne karar verildiği, taraflarca istinaf edilen dosyanın istinaf aşamasında olduğu, ... Mahkemesinde görülen davanın uyaptan yapılan sorgusunda 04/04/2023 tarihinde kısmen kabulüne karar verildiği, taraflarca istinaf edilen dosyanın istinaf aşamasında olduğu görüldü, Dava Dışı İşçinin 14.08.2020- 13.09.2020 arası ... ..., 14.09.2020 - 13.10.2020 arası ... ..., 14.10.2020-31.12.2020 arası ... ... iş yerinde çalıştığı tespit edilmiştir. İşçilik alacakları davasında davacı olan işçinin iş bu dosya davacı şirkette 4,5 ay çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce işçi alacakları uzmanı ve sözleşme uzmanı bilirkişilerden 28/07/2022 günlü kök ve 09/12/2022 günlü ek bilirkişi raporu ve itiraz üzerine yeni bir bilirkişiden 02/10/2023 günlü bilirkişi raporu alınmış, bilirkişiler düzenledikleri rapor-ek raporlarında sonuç olarak; "... Kurum aleyhine dava dışı işçi ... tarafından işçilik alacağıyla ilgili olarak açılan dava sonucunda, “rücuen alacak” koşulları kapsamında, davacı şirkete rücu edebileceği meblağ olması ihtimaline kapsamında, açılan işçi davası sebebiyle bilirkişi raporlarında tazminatlar hesap edildiği ve Kurum tarafından risk taşıdıkları anlaşılmakla; teminat mektuplarının iadesi hususunda yukarıda bahsi geçen ... içtihatları da gözetildiğinde hukuki takdiri mahkemeye ait bulunduğunu..." bildimişlerdir. Davacı ile davalı şirket arasındaki hukuki ilişki 4857 sayılı yasanın 2. maddesinde tarif edilen üst iş veren- alt işveren ilişkisi olup alt iş veren işçilerin bireysel hizmet akdinden ya da yasadan kaynaklanan işçilik alacaklarından, davacı alt iş veren ile birlikte üst iş veren konumunda bulunan davalı ... müşterek ve müteselsilen sorumludur. Bu sorumluluğa istinaden davacı şirketin çalıştırmış olduğu işçiler tarafından davalı aleyhine iş davaları açılmıştır. Dosya içerisine alınan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmede belirlenen 11.3.1. maddesi uyarınca davacının davayı açmakta haklı olmadığı zira, taraflar arasında sözleşme kapsamında yapılan iş nedeniyle çalıştırılan işçi tarafından açılan işçi alacakları davası olduğu ve davalının bu nedenle teminat mektubunu iade etmediğinin anlaşıldığı, davalı aleyhine davacı tarafından çalıştırılan işçi ... tarafından alacak davaları açılması nedeniyle sözleşmenin 11.3.1 maddesinde ifade edildiği gibi yüklenicinin sözleşme konusu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespiti yapılması mümkün olmadığı, Kurum aleyhine dava dışı işçi ... tarafından işçilik alacağıyla ilgili olarak açılan dava sonucunda, “rücuen alacak” koşulları kapsamında, davacı şirkete rücu edebileceği meblağ olması ihtimalinin bulunduğu, açılan işçi davası sebebiyle bilirkişi raporlarında tazminatlar hesap edildiği ve Kurum tarafından risk taşıdıkları ve sözleşme çerçevesinde kesin teminat mektubunun iadesi koşulları oluşmadığı menfi tespit talebininde yerinde olmadığı değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 3.295,96 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 3.026,11 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 30.880,00-TLvekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27.11.2023 Katip ..... Hakim .... ¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır]