İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/787 E. 2025/68 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/787
Karar No
2025/68
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/787 Esas - 2025/68 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/787 KARAR NO : 2025/68 ... DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 03/03/2017 KARAR TARİHİ : 05/02/2025 K.YAZIM TARİHİ : 06/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraflar ile akdedilen genel temizlik hizmeti sözleşmesi kapsamında davalı şirketler bünyesinde çalışan dava dışı işçi ... ödenmesi gereken kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin davalılar tarafından ödenmemesi üzerine açılan dava nedeni... K. Sayılı ilamı ile bakanlık aleyhine işçilik alacaklarının tahsiline karar verildiğini, ilama istinaden gönderilen icra emri gereğince... sayılı dosyasına 03.02.2016 tarihinde 23.114,40 TL ödeme yapıldığını, ancak vergiler nedeni ile kurum mamelekinden işçi alacağı olarak 23.538,78 TL çıktığını, ayrıca Bakanlık tarafından 23.701,00 TL ödenecek tutar olmak üzere toplam 24.712,02 TL gider tahakkuk ettirildiğini, icra müdürlüğüne 08.02.2016 tarihinde 23.701 TL ödeme yapıldığını, icra dosyasına fazladan yatırılan kısmın 23.247,87 TL'sinin 09.02.2016 tarihinde icra müdürlüğü tarafından iade edildiğini, akdedilen sözleşme ve şartnameler gereği işçilerin alacaklarından yüklenici şirketlerin sorumlu olduğunu, Vergi dairesine ve icra dosyasına ödenmek üzere gider tahakkuk ettirilen 25.002,93 TL'nin ödeme tarihi olan 03.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep ettiklerini, dava dışı işçi ile bakanlığın iş ilişkisi olmadığını, 4857 sayılı kanunu 2/6. Maddesi uyarınca bakanlık aleyhine hüküm kurulduğunu, TBK hükümleri uyarınca zamanaşımı süresince rücu edebileceğini, 4857 sayılı kanunun 6. Maddesine göre .... 'nin tüm çalışma döneminden diğer davalı şirketlerin kendi dönemlerinden sorumlu olduğunu belirterek 25.002,93 TL'nin ödeme tarihi olan 03.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlulukları oranında davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı Müflis ...' nin iflasına karar verildiğini, tasfiye işlemlerinin ... sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, huzurdaki davanın iflas kararından sonra açıldığını, İİK'na göre dava konusu alacalar bakımından önce iflas masasına başvurulması gerektiğini, iflas idaresinin kararına göre ticaret mahkemesinde dava açılması gerektiğini, doğrudan alacak davası açılmasının düzenlemeye aykırı olduğunu, davanın kayıt-kabul davası olarak görülmesi gerektiğini, usule ilişkin itirazların kabul edilmemesi halinde davanın ikinci alacaklılar toplantısının 10 gün sonrasına kadar durdurulması gerektiğini, dava dışı işçi ... müflis firma nezdinde 01.10.2007 - 30.06.2010 tarihleri arasında çalıştığını, 30.06.2010 tarihinde emeklilik nedeni ile işten ayrıldığını, 01.08.2010 tarihinde ise emekli olarak tekrar işe girişi yaptığını, 28.02.2011 tarihinde ise kendisine müvekkili müflis tarafından denk şartlarda çalışılacak yer gösterilmesine rağmen ihale bitimi nedeni ile müvekkili müflisteki çalışmasının sona erdirdiğini, ihaleyi yeni alan firma ile çalışmaya devam ettiğini, bu nedenle de iş akdinin davacı tarafından haksız olarak tek taraflı feshedildiğini, müvekkil müflis bakımında herhangi bir işçilik alacağı bulunmadığını, salt bu nedenle davacının yalnızca ihaleyi alan son firmaya huzurdaki davayı yöneltmesi gerekirken taraflarına da davayı yönelttiğini, davacının özenli bir araştırma yapmadan ödeme yapması halinde ödemelerden sorumlu olmayacaklarını, kurumun gerekli itirazları yahut araştırmaları yapmamasından doğan fazla ödemelerin rücu edilemeyeceğini, dava dışı işçinin arka arkaya ihaleyi alan birçok firmada çalıştığını, asıl işverenin de bu durumdan haberdar olduğunu ve alt işverenler nezdindeki işçi alacaklarının ödenip ödenmediğine dair kontrol yapmadığını, asıl işveren sıfatına haiz davacının bu kontrolü alt işverenler ile imzaladığı sözleşmeye müteakip düzenli aralıklarla yapması gerektiğini, yapmamasından doğan sorumluluğu kabul etmediklerini, değişen alt işverenler nezdinde işçilik alacaklarından sorumluluğun 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 6. Maddesi uyarınca 2 yıldan ibaret olduğunu, rücuya konu davda davacının yaklaşık 7 yıl önce çalıştığını, zamanaşımı itirazında bulunduğunu, değişen işverenlerin varlığı göz önünde bulundurulduğunda iş yeri devri ilişkisi olduğunun görüleceğini, iş yeri devrinden sonra yeni işveren tarafından işçinin iş sözleşmesi feshedilirse feshe bağlı alacaklardan yeni işveren tek başına sorumlu olacağını, dava dışı işçinin müflis nezdinde çalışma döneminde kullanmadığı yıllık izni yahut alamadığı işçilik alacağı bulunmadığını, işyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden her iki işveren birlikte sorumlu olduğunu, ancak eski işverenin sorumluluğunun 2 yıllık süre ile sınırlı olduğunu, 2 yıllık sorumluluğun sona erdiğini, dava dışı işçinin müvekkili müflis ile belirli süreli iş akdi imzalandığını, ihale süresinin bitmesine müteakip iş akdinin sona erdiğini, dava dışı işçinin müvekkili müflisten herhangi bir alacağı olmayacağını, taraflar arasında akdedilen sözleşmede tam bağımsızlık ve dengenin söz konusu olmadığını belirterek davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir. Davalı Müflis .... nin iflasına karar verildiğini, tasfiye işlemlerinin ... sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, huzurdaki davanın iflas kararından sonra açıldığını, İİK'na göre dava konusu alacaklar bakımından önce iflas masasına başvurulması gerektiğini, iflas idaresinin kararına göre ticaret mahkemesinde dava açılması gerektiğini, doğrudan alacak davası açılmasının düzenlemeye aykırı olduğunu, davanın kayıt-kabul davası olarak görülmesi gerektiğini, usule ilişkin itirazların kabul edilmemesi halinde davanın ikinci alacaklılar toplantısının 10 gün sonrasına kadar ertelenmesi gerektiğini, müflisi şirketin yasal temsilcisinin iflas idaresi olduğunu, ... E. sayılı dosyası kapsamında müflis şirkete bilgi verilmediğini savunma hakkının kısıtlandığını, davacı kurumun gerekli itirazları yapmamasından dolayı her türlü ihmal ve kusurundan kaynaklanan fazla ödemelerin Müflis .... ye rücu edilmesinin ve müflis şirketin sebep olmadığı masraf, faiz, vekalet ücreti ve harçlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, her bir davalı açısından sorumluluk miktarının belirlenmesi gerektiğini, rücuya konu davada davacı yanın ... kayıtlarının gerektiğini, davaya konu edilen alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, davanın iflas idaresine ihbarı için kesin süre verilmesi gerektiğini belirterek davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davadaki uyuşmazlığın: Dava dışı işçi ...işçilik alacaklarının tahsili için başlattığı takip nedeniyle icra dosyasına ödenen bedelin, taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesi gereğince davalı şirketlerin sorumluluğu oranında rücuen tahsiline ilişkin olduğu ve davalı şirketlerin iflasına karar verilmesinden sonra davanın açıldığı ve kayıt kabul davasına dönüştüğü gerekçesi ile görevsizlik kararı sonucu dosyanın mahkememize gönderildiği, davalı şirketler hakkında iflas kararı verilip verilmediği, verilmişse kararların kesinleşip kesinleşmediği, dava dışı işçinin ödemesinin davacı tarafından yapılıp yapılmadığı, dava dışı işçinin işçilik alacaklarından kimlerin sorumlu olduğu, davalıların sorumluluğu varsa miktarı ve sorumluluğun başlangıcına ilişkin olduğu anlaşıldı. Davanın ... Esas sayılı dosyasında görülmekte iken görevsizlik kararı verilmesi üzerine ...Müdürlüğü'nce mahkememize gönderildiği ve mahkememizin işbu esasına kaydedildiği anlaşıldı. Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, müflis şirketlerin ticaret sicil dosyası, dava dışı işçinin ... hizmet dökümü, sözleşme ve şartnameler,.... sayılı ilamı ve dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişiden alınan 13/09/2024 tarihli raporda:Davalı müflis şirketler bakımından alınan iflas kararı ile ....'nin sorumluluk tutarı 5.625,96 TL, davalı müflis ... 'nin sorumluluk tutarı 6.129,31 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. Bilirkişiden alınan 20/01/2025 tarihli ek raporda: Dava dışı ...davacı idare nezdinde çalıştığı son alt işverenin dava dışı ... olduğu görülmekle birlikte Yargıtay ilamı uyarınca davalı müflis şirketlerin ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinden sorumluluğu bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığına kök raporda yer verildiğini, dava dışı işçinin davacı bakanlık nezdinde farklı taşeronlar nezdinde geçen toplam çalışma süresinin 3429 gün olduğu tespit edilmekle ... hükmedilen kıdem tazminatı tutarının brüt 11.951,34 TL, icra takibine konu edilen kıdem tazminatının net 11.860 TL olduğu, kıdem tazminatına takip tarihine kadar 2.126,02 TL faiz, kıdem tazminatına takip sonrası 97,83 TL faiz işletildiği icra dosya kapak hesabının tetkikinden anlaşılmış, buna göre dava dışı işçinin davalı şirketlerde geçen çalışma süresi nazara alınarak, kıdem tazminatı ile bu alacağa takip öncesi ve sonrası işleyen faiz tutarları da sorumluluk oranında hesaplama yapıldığını, ayrıca davanın ihbar edildiği görülmekle davalılarca sorumlu olunan yargılama ve icra gideri ile vekalet ücreti de dahil edilerek davalıların sorumluluk tutarlarına kök raporda yer verilmiştir. Bu itibarla davacı yanın rapora karşı beyan ve itirazlarının kök raporda değişiklik yapmayı gerektirir nitelikte olmadığı görüldüğünü, davalıların rapora yönelik itirazlarına ise kök raporda detaylıca değinilmekle tekrara mahal vermemek üzere atıf ile yetinildiğini, izah olunan nedenlerle; Tarafların kök rapora yönelik beyan ve itirazlarının önceki tespit ve değerlendirmeleri değiştirir nitelikte olmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun olaya, oluşa ve dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır. ... Karar sayılı kararında iflas ve masa alacaklarına ilişkin ilkeler belirtilmiştir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 184/1. Maddesinde; “İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer” hükmüne yer verilmiştir. Bu maddede ifade edilen “alacaklar” teriminden maksat, aslında yalnız “iflâs alacaklarıdır.” İflâs alacakları, iflâs açıldığı anda müflise (borçluya) karşı hukuken mevcut olan alacaklardır. Başka bir deyimle, müflisin iflâs açıldığı andaki borçlarıdır. İflâs alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ve konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir (K...). İflâs alacakları, iflâs kararından önceki dönemlere isabet eden alacaklar olup alacaklılar tarafından masaya yazdırılarak istenebilir ve iflâs kararına kadar olan müflis borçlarını gösterir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 235. maddesinde; “Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür. Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” şeklinde sıra cetveline itiraz ve neticeleri düzenlenmiştir. Anı an hüküm gereğince alacağı iflâs idaresi tarafından tamamen veya kısmen reddedilen ve sıra cetveline alınmayan yahut da sıra cetveline alınan başka bir alacaklının alacağına veya sırasına karşı koymak isteyen alacaklının, sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş gün içerisinde iflâs masasına (idaresine) karşı iflâs kararı verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesine sıra cetveline itiraz davası açması gerekir. Bu dava iflâs alacaklıları veya mülkiyet dışında istihkak iddiasında bulunanlar tarafından açılabilir; müflisin bu davayı açması mümkün değildir (...). Sıra cetveline itiraz davası, normal bir eda (alacak) davasıdır. Çünkü bu dava ile, alacaklı, iflâs idaresinin alacağını tamamen veya kısmen haksız olarak reddettiğini iddia ederek iflâs masasının (idaresinin) bu alacağı ödemeye mahkûm edilmesini ister. Uygulamada bu dava “kayıt kabul davası” olarak nitelendirilmekte ve dava dilekçesinde, alacaklı, alacağının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmektedir (Kuru, ...). Dava,... incelemesinden geçerek 01/06/2021 tarihinde kesinleştiği, alacaklının kayıt kabul başvurunda bulunmadan görevsiz asliye hukuk mahkemesinde ödenen işçilik alacaklarının tazmini için alacak davası açtığı, mahkememizde yürütülen yargılama aşamasında verilen ara karar üzerine davacının iflas masasına 10.05.2022 tarihli dilekçe ile müflis ... Bakımından 7.461,64 TL alacağın iflas masasına kaydının talep edildiği, ikinci alacaklılar toplantısının 17/05/2023 tarihinde yapılması için yapılan çağrının toplantı nisabı sağlanamadığı için yapılamadığı anlaşılmıştır. Davacının dava dışı işçiye 03.02.2016 tarihinde 23.567,53 TL ödeme yapıldığı ödemede bulunduğu tespit edilmiştir. Toplanan delillere göre, davacı idare taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi kapsamında... sayılı dosyasında dosya borcu 25.002,92 TL'nin dava dışı işçiye ödeme yapıldığını belirterek, davacının yapmış olduğu ödemeyi davalılardan tahsil etmek için eldeki davayı açmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dava dışı işçinin, davalı şirketlerin alt işveren olduğu sözleşme çerçevesinde davacıya ait işletmede çalışmış olup, hizmet alım sözleşmesine göre de sorumluluk alt işverenlere ait olduğundan, davacının ödediği işçilik alacakları ve yargılama giderleri (ferileri) yönünden hesap edilen tüm alacağından, dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemi kapsayan kısmıyla sınırlı olarak ve oranlanmak suretiyle davalılardan talep edebileceği mahkememizce değerlendirildiğinden davanın kısmen kabulü ile 5.625,96TL davacı alacağının müflis ... İflas masasına kayıt ve kabulüne, 6.129,31TL davacı alacağının müflis .... İflas masasına kayıt ve kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 5.625,96TL davacı alacağının müflis .... İflas masasına KAYIT VE KABULÜNE, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 11.755,27TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 13.247,66TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 5.739,00TLyargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 2.984,28TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, Davacı vekili ile davalıların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/02/2025 ...

Atıf: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/787, K. 2025/68, T. 05.02.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-787-e-2025-68-k-f46bb4bb5387