İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1 E. 2025/192 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1
- Karar No
- 2025/192
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1 Esas - 2025/192 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/1 Esas KARAR NO : 2025/192
... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 02/01/2025 KARAR TARİHİ : 14/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin kendisine ait işçi ve teknik ekipman ile kanalizasyon kanalı inşa etme, tıkanıkları giderme kanal temizliği işleri yaptığını, davalı şirkete tıkanıklık açma hizmeti nedeniyle müvekkili şirket tarafından 13/05/2024 tarihli 6.840,00 TL bedelli e-arşiv fatura düzenlenip sunulduğunu, dilekçe ekinde hizmetin sunulduğuna ilişkin servis raporunun sunulduğunu, müvekkili tarafından talep edilmesine rağmen davalı şirketin fatura bedelini ödemediğini, bu nedenle alacağın tahsili amacıyla ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı ve suiniyetli bir itirazda bulunarak takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı şirketin kötü niyetli ve haksız itirazı nedeniyle müvekkilinin alacaklarının tahsil edilememesinin zarara yol açtığını savunarak, davalının ...Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin 6.840,00 TL takip toplamı üzerinden devamına, davalı yanın kötü niyetli iş bu itirazından dolayı takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİELKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan bu davada müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının haksız olarak müvekkilinden alacağı olduğunu iddia ettiğini, zira davacının dava konusu icra takibinde de alacağın varlığına dair somut bir delil sunulmadan kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, müvekkili şirket tarafından davaya konu faturaların kabul edilmediğini, kaldı ki asla kabul manasına gelmemekle birlikte davacının, müvekkili şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar teslimatın yapılmadığını, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasında ki alacak borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirket muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süre geçmiş olma bile tek başına bu hususun fatura içerinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını savunarak haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini, kötü niyeti aşikar olan davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir. Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır. Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 6.840,00 TL asıl alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak 13/05/2024 tarihli faturanın gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya 06/08/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından 13/08/2024 tarihinde yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Dava dilekçesi incelendiğinde davacının kanalizasyon kanalı inşa etme, kanal temizliği yapma, tıkanıklıkları giderme işiyle iştigal ettiğini, davalıya bu kapsamda hizmet verildiğini, verilen hizmetin karşılığında fatura tanzim edildiğini ancak ödeme alamadıklarını, bunun üzerine icra takibi başlattıklarını belirterek alacağın tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Davalı ise, davacıya herhangi bir borçları bulunmadığından bahisle davanın reddini istemiştir. Bu ön tespitlerin ardından, eldeki davanın alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun davacının davalıdan faturadan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Yargılama devam ederken davacı vekilinin davalı tarafça asıl alacak miktarı kadar, yani 6.840,00 TL ödeme yapıldığını belirtmesi üzerine taraflara varsa ödemeye ilişkin bilgi ve belgeleri Mahkememize sunmak üzere süre verilmiştir. Davacı vekili verilen süre içerisinde ödemeye ilişkin dekontu sunmuş ve davalının yalnızca asıl alacağı ödemesi nedeniyle icra takibinin ferileri yönünden devamına karar verilmesini istemiştir. Davacının beyanına ve ödeme dekontuna göre davalının dava tarihinden sonra haricen takipteki asıl alacak kadar ödemede bulunduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, borçlunun dava açıldıktan sonra yaptığı ödemeler veya borcu kabul beyanı mahkemenin davayı devam ettirip davayı sonuçlandırmasına, takibe yapılan itirazdan haksızlık durumuna göre inkar tazminatına hükmetmesini engel teşkil etmez. Ancak verilecek kararda sonradan yapılan ödemelerin tahsilde tekerrüre meydan verilmemesi kaydıyla infazda nazara alınması belirtilmelidir. (... Karar sayılı ilamı bu yöndedir.) Buna göre dava açıldıktan sonra davalının asıl alacak kadar ödemede bulunduğu görülmekle, davanın açıldığı tarihte davacı talebinde haklı olduğundan Mahkememizce davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve dava tarihinden sonra yapılan ödemenin icra müdürlüğünce infaz sırasında değerlendirileceği gözetilmek suretiyle hüküm tesis edilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden davacı alacağının likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davaya konu ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik davalının itirazının iptali ile takibin DEVAMINA, dava açıldıktan sonra davalı tarafça yapılan 6.840,00 TL ödemenin icra dairesince infaz aşamasında DİKKATE ALINMASINA, 3-Alacağın (1.368,00 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Alınması gerekli 615,40 TL harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 6.840,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 762,90 TL (615,40 TL başvurma harcı, 87,50 vekalet harcı, 60,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince ... bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 14/03/2025
...