İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/859 E. 2026/163 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/859
- Karar No
- 2026/163
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/859 Esas - 2026/163 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/859 Esas KARAR NO : 2026/163
...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ : 09/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili .... tarafından borcuna karşılık diğer müvekkili ...tarafından gönderilen çek örneğinde çek arkasında davalı şirketin cirosunun bulunması nedeniyle çekin kargoda çalındığının anlaşıldığını, kargo şirketinin aynı gün birden fazla bu yönde şikayet aldıklarını ve kamera görüntülerinden olayı yapanları tespit ettiklerini beyan ederek çekin akıbetinin bilinmediğine yönelik müvekkiline yazı verildiğini, müvekkillerinin davalı ile ticari faaliyetinin bulunmadığını, ilgili çekin icraya konulmayacağının bir garantisi olmadığını belirterek; İİK'nun 72. Maddesi gereğince icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ... olan 336.000.00 TL tutarında, ... numaralı çek ile ilgili ivedilikle ödemeden men yasağı kararı verilmesini, işbu kararın ... şubesine müzekkere ile bildirilmesine, davacı müvekkili şirketlerin, davalıya karşı borçlu olmadıklarının tespitine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı tarafın yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Dava kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup; uyuşmazlığın 28/02/2025 keşide tarihli, 336.000 TL bedelli, keşidecisi davacı .... olan çekin kargoda kaybolması nedeniyle, ciro silsilesinin koptuğu ve bu suretle davalı hamil şirkete karşı sorumlu olmadıkları iddiasının yerinde olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı, davalı hamile karşı bu defilerin ileri sürülüp sürülemeyeceği hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davacı tarafın ticari defterlerinin yerinde incelenmesi suretiyle rapor düzenlenmesi için ... talimat yazılmış, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 19/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davacı .... nin, diğer davacı .... nin borcundan düştüğünün görüldüğü, davacının (E-defter) Yevmiye ve Kebir defterleri incelendiğinde, 2024-2025 yılında muavin dökümde yer alan her hareketin yasal defterlerde de mevcut olduğu, davacı ...arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, ticari defterlerde buna ilişkin bir kayıt bulunmadığının tespit edildiği bildirilmiştir. Yapılan incelemede; davacılar, keşidecisi davacı ..., lehdarı diğer davacı ... olan 28/02/2025 keşide tarihli, 336.000 TL bedelli çekin, ticari ilişki kapsamında dava dışı....'ne gönderilmek üzere kargoya verildiğini ancak çekin kargoda çalındığını ve ticari ilişkisi olmayan kişi/şirketlere ciro edildiğini iddia ederek, senet nedeni ile borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir. Dava konusu çekin, keşidecisinin ... lehdarının diğer davacı ... olan 28/02/2025 keşide tarihli, 336.000 TL bedelli çekin, davalı ...'ne ciro edildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 818. (eTTK.nun 730) maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. (eTTK.nun589) maddesi uyarınca ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez''. İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Diğer bir deyişle, “imzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 sayılı TTK'nun 677 (eTTK 589) maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. Çekteki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır. Çekin geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir. 6102 sayılı TTK’nun 686/1. (eTTK 598) maddesi ; “Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır”. hükmünü içermektedir. Sahte imza bir başkasının imzasının taklit edilmesi hali olup, ticari senetteki geçersiz imza zincirleme ve birbirine bağlı, lehtardan hamile değin tam ve düzenli yani kesintisiz cirolar hak sahipliğine karine sayılır. Cirolar arasındaki zincirleme bağlılığın gözlenmesi sadece dış görünüm bakımından yapılır. Başka bir anlatımla, ciro silsilesinin (zincirinin) muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemek yeterli olup, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olması ciro zincirini etkilemez. (...) 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olup, bu düzenleme uyarınca rızası hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gerekmektedir. İspat yükü davacı üzerindedir.(... Karar) Somut olayda, davacı....'nin imza inkarında bulunmadığı, “imzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması halinde dahi, senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kalkmayacağından, davacı ....'nin menfi tespit davası yerinde görülmemiş ve reddine karar verilmiştir. Diğer davacı lehtar ...'nin ise; açıkça imza inkarı bulunmamakla birlikte, çekin kargoda çalındığı ve hamil ile ticari ilişkisi olmadığı üzerinde durulmuştur. Somut suç isnat eden iddiaya ilişkin herhangi bir savcılık ya da ceza dosyası bildirilmemiştir.... ciro silsilesi düzgün olup, aksi ispatlanamadığı için davalı taraf iyi niyetli yetkili hamil konumundadır. Davacı, davalı hamilin kötüniyetle çeki iktisap ettiğini kanıtlamadıkça şahsi def'ileri hamile karşı ileri süremez. (... Karar) Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nın 792 (6762 Sayılı TTK'nın 704.) maddesine göre, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil, ancak kötüniyetle iktisap etmiş olması veya iktisapta ağır bir kusurunun bulunması halinde çeki iade ile yükümlü olup, (... Karar) bu hususta dosyaya somut bir delil de ibraz edilmediği anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 5.738,04 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 5.006,04 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacılar tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 5-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince ...bütçesinden karşılanacak olan 3.800.00 TL arabuluculuk giderinin davacılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/03/2026
...