İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/342 E. 2025/33 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/342
Karar No
2025/33
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/342 Esas - 2025/33 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/342 Esas KARAR NO : 2025/33 ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 16/05/2024 KARAR TARİHİ : 24/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 19/02/2023 tarihinde müvekkili şirkete sigortalı .... sevk ve idaresinde aracın ....istikametine seyirle geldiğini, olay yerinde ...ye ait olan açık mazgal demiri üzerinden geçişi sırasında rögar kapağının aracının alt kısımları ve tekerleğine zarar vermesi sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, meydana gelen kazanın müvekkili şirkete ihbar edilmesi neticesinde .... numaralı hasar dosyası açıldığını, müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen 21/03/2023 tarihli .... numaralı ekspertiz raporu ile araçta meydana gelen hasar maliyetinin 11.191,35 TL tespit edildiğini, sigortalı ile varılan mutabakat sonrası 06/04/2023 tarihinde, sigortalı ...'ye 11.191,35 TL ödeme yapıldığını, davalının rögar kapağını usulüne uygun şekilde kapatmayıp, hatta açık bırakmak suretiyle yeterli dikkat ve özen göstermediğinden kazanan oluşumuna ve sigortalı aracın hasarlanmasına tam kusurlu olarak sebebiyet verdiğinden, müvekkili şirket tarafından sigortalıya yapılan ödeme sonrasında davalı aleyhine ...Esas sayılı dosyası ile 07/03/2024 tarihinde takip başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliği ile borçlu taraf vekili aracılığı ile 08/03/2024 tarihinde itirazda bulunulduğunu ve takibin durduğunu, dava sonucunda alacaklarının semeresiz kalmaması açısından davalı adına kayıtlı dava konusu talepleri nispetinde menkul ve gayrimenkul malları ile bankalar ve üçüncü şahıslar nezdinde alacakları için ihtiyati haciz konulması, aksi halde ise davalının malvarlıklarına ihtiyati tedbir şerhi eklenmesine ile, ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki yazılı şartlarla devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, yolların bakım ve onarım sorumluluğu müvekkil idarede olmayıp 5216 sayılı Yasanın 7. maddesinin (g) bendi “... yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımını sağlamak", açık hükmü gereği .... sorumluluğunda olup davanın müvekkili idareye yöneltilmesinin usule uygun olmadığını, ayrıca ....18. maddesinin c bendinde; "Trafiğin düzenli bir şekilde akımını sağlamak bakımından alt yapı hizmetleri ile ilgili tedbirleri almak, trafikle ilgili sorunları çözümlemek, trafikle ilgili olarak ülkeyi ilgilendiren veya mevzuat değişikliği gerektiren hususları ... iletmekle görevlidir." hükmünün bulunduğunu, bu hükümden anlaşılacağı üzere bu hizmetleri sağlamakla görevli, yani yolun bakımından sorumlu olan ... olduğunu, oysa ki idaremiz.... ayrı bir tüzel kişiliği olduğunu, belirli aralıklarla su tahliye ızgaraları idare görevlilerince kontrol edilmekte ve bakımı yapıldığını, davacının rögar kapağı iddiasını ispat etmesi gerektiğini, meydana gelen kazada araç sürücüsünün kusurlu olduğunun aşikar olduğunu, haksız file dayandırılan bu davada meydana gelen kazanın tamamen kaza yapan davacının kendi kusuruna dayandığını, haksız fiil şartı olan kusurun davacı tarafindan ispat edilmesi gerektiğini, idarenin yasalarla kendine yüklenen görev ve sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu yüzden müvekkili aleyhine, hukuki dayanaktan yoksun haksız olarak açılan bu davanın asıl sorumlu olan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunu ve müvekkili yönünden davanın hem usul hem de esas açısından reddini savunmuştur. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir. Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra:.... md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: ... md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:....md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:1...) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır. Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 11.191,35 TL asıl alacak ve 2.804,43 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 13.995,78 TL toplam alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak 19/02/2023 tarihli ...plakalı aracın karıştığı kaza nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya 08/03/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından 08/03/2024 tarihinde yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Mahkememizce 19/02/2023 tarihli ...plakalı aracın karıştığı kazaya ilişkin kolluk görevlilerince tutulan kaza tespit tutanağının dosya arasında bulunduğu görülmüş, .... plakalı aracın UYAP sistemi üzerinden kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. Kaza tespit tutanağı uyarınca kazanın gerçekleşmesinde davalının sorumluluğunda bulunan rögar kapağının açık olmasının ana etken olduğu, davacının ise meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespitlerine yer verildiği görülmüştür. ... plakalı aracın davacı nezdinde 06/01/2023 - 06/01/2024 tarihlerini kapsar genişletilmiş kasko poliçesinin bulunduğu, kaza tarihi olan 19/02/2023 tarihi itibariyle poliçenin geçerli olduğu, davacı tarafından dava dışı sigortalıya davaya konu kaza nedeniyle 06/04/2023 tarihinde 11.191,35 TL hasar ödemesi yapıldığı açıktır. Bu ön tespitlerin ardından, eldeki davanın alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun, davacı nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan.. plakalı aracın seyir halindeyken açık rögar kapağı nedeniyle hasara uğrayıp uğramadığı, davacının bu nedenle sigortalısına yaptığı ödemeyi rücuen davalıdan talep edip edemeyeceği, oluşan maddi zarardan davalının sorumluluğu bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Davacının taleplerinin yerinde olup olmadığı ile yaptığı ödemenin gerçek ödeme niteliği taşıyıp taşımadığının tespiti açısından dosya makine bilirkişisine tevdi edilmiş ve bilirkişiden uyuşmazlık kapsamında rapor tanzim etmesi istenilmiştir. Bilirkişi tarafından 05/11/2024 tarihli bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur. Tüm dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu uyarınca, davacının 19/02/2023 tarihli meydana gelen kazada kusursuz olduğu, davalının ise bakımı ve kontrolünden sorumlu olduğu rögar kapağının montaj işini taşıt güvenliğini tehlikeye sokmayacak şekilde yerine getirmediği, dolayısıyla davalının meydana gelen kazadan tam kusurlu olduğu, söz konusu hususun kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporuyla da tespit edildiği, kaza tespit raporu ile bilirkişi raporundaki belirlemelerin kazanın oluş şekli ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 13. maddesiyle de uyum içerisinde olduğu, aynı şekilde davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan 11.191,35 TL ödemenin piyasa rayiçleriyle uyum içerisinde bulunduğu, denetime açık, kabul edilen bilirkişi raporuyla da davacı tarafından yapılan ödemenin sigortalının gerçek zararını karşılar nitelikte olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, davacının bu bedeli davalıdan isteyebileceği değerlendirilmiş ve ödeme tarihi olan 06/04/2023 tarihi ile takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin de yerinde olduğu görülerek davalının icra dosyasında yapmış olduğu itirazın tespit edilen bedel yönüyle haksız olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden davacı alacağının likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, davaya konu... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik davalının İTİRAZININ İPTALİ İLE, takibin aynı koşullarda DEVAMINA, 2-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında (2.799,15 TL) icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE, 3-Alınması gerekli 956,05 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 528,45‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 13.995,78 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 4.407,40 TL ( 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 419‬,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince ... bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 24/01/2025 ...

Atıf: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/342, K. 2025/33, T. 24.01.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-342-e-2025-33-k-49fab76cc865