İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/409 E. 2023/947 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/409
- Karar No
- 2023/947
- Karar Tarihi
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/409 Esas - 2023/947 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/409 Esas KARAR NO : 2023/947 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/06/2023 KARAR TARİHİ : 13/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirket ile davalı ... İnş. Ve Taahh. Ltd. Şti arasında 11.02.2021 tarihli bir taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin işbu sözleşmeye istinaden üstlenmiş olduğu edim karşılığında, davalı tarafa 3.255.000,00-TL değerinde teminat senedi verdiğini, müvekkili şirket sözleşmede bahsi geçen ve yüklenmiş olduğu edimini yerine getirmiş olup davalı şirket tarafından 27.04.2023 tarihli Kesin Hakediş Raporu ile müvekkili tarafından sözleşme kapsamında yapılan eserin muayene ve kabulü gerçekleştirilerek tek taraflı olarak kesin hesap raporu düzenlendiğini, işbu anılan hesap raporu tarafımızca kesinlikle kabul edilmediğini, müvekkili tarafından yapılan inşaat asıl iş sahibi olan Çanakkale Belediyesi tarafından kabul işlemleri gerçekleştirilmiş olup ayıptan ari olduğu ihtilafsız olduğunu, davalı taraf müvekkili şirkete olan borcunu ödememek amacı ile çeşitli bahaneler üretmekte ve müvekkili şirketi borçlandırmaya çabaladığını, müvekkilinin, sözleşme uyarınca yüklenmiş olduğu edimini tam ve eksik olarak yerine getirdiğini, işlerin yapıldığı esnada Çanakkale Belediyesi görevlilerince tutulan şantiye günlüğü ile de sabit olduğunu, işbu şantiye günlüğünün Çanakkale Belediyesinden istenmesi halinde ispatlanacağını, ancak buna rağmen davalı taraf, sözleşme uyarınca kendi üzerine düşen edimi yerine getirmediğini ve müvekkiline yapmış olduğu iş karşılığında hak etmiş olduğu ücreti ödemediğini, davalının kesin hak ediş raporu ile ileri sürdüğü iddiaların doğru olmadığı ve gerçeği yansıtmadığı taraflarınca tanzim ettirilen TBK. Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı sayın bilirkişi Av. ... tarafından düzenlenen uzman teknik mütalaası ile de ortaya konulduğunu, davalı taraf, söz konusu sözleşme gereği üstlenmiş olduğu edimini yerine getirmemiş olup hali hazırda müvekkilinin davalı taraftan alacaklı konumunda olduğunu, davalı tarafın, tüm bunlara rağmen kötü niyetli bir şekilde hareket ettiğini ve 27.04.2023 tarihli taşeron hak ediş raporuna dayanarak kendisinin müvekkilinden 268.873,17-TL alacaklı olduğundan bahisle arabuluculuk başvurusu yaptığını, mahkeme nezdinde borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiş oldukları senet görseli davalı tarafından müvekkili şirkete gönderilerek ödeme yapılmaması durumunda senedin takibe konulacağı ifade edildiğini ayrıca TTK m.776 kapsamındaki unsurları içermeyen bir bono artık kambiyo senedi vasfında olmadığını, dava konusu senette bulunan eksikliklerin ; Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadi,Vade,Ödeme yeri,Düzenlenme tarihi ve yeri olduğunu, icra takibinden önce açılan menfi tespit davalarında; talep üzerine alacağın yüzde 15'inden aşağı olmamak üzere teminat gösterilmesi halinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebildiğini, taraflarınca mahkemeden ihtiyati tedbir taleplerinin bulunduğunu, alacağın yüzde 15'inden aşağı olmamak üzere teminat mektubu sunulacağını, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini de talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ihale ile aldığı Çanakkale Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü olan Çanakkale Belediyesi Yeşil Yerel Yönetim ve Kültür Merkezi Binası ile Yakın Çevresi Düzenlemesi İkmal İnşaatı işine ait Dış cephe Kaplama işleri için 11.02.2021 tarihinde taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5 maddesinde “İşin süresi 30.10.2021 tarihine kadardır. Bu tarihe kadar kullanıcının kullanımına uygun hale getirilecektir. İş süresinde tamamlanamadığı takdirde her gün için 3.000,00 TL tutarında ceza kesilir. Taşeron inşaatta çalışan diğer ekiplerin işlerine engel olmayacak şekilde işini yürütecektir. Taşerondan dolayı engellenen bir ekip olur ise mail ile tebliğ den itibaren 3 gün içerisinde gerekli düzeltmeyi yapmak zorundadır. Aksi takdirde her gün için 3.000,00 TL tutarında ceza kesilecektir.” şeklinde düzenleme yapıldığını, davacı taraf işi süresinde tamamlamamış verilen ek sürede de işi tamamlamamış ve müvekkili kamu kurumu nezdinde zarara uğrattığını, davacı tarafın müvekkili şirkete yapılan işin teminatı olarak vermiş olduğu 3.255.000,00-TL değerinde teminat senedi yapılan işin kamu kurumu tarafından onaylanmasından sonra davacı şirket ortağı ve yetkilisi Erdem Kılıç'a elden teslim edildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin davacı şirket yetkisini tehdit ettiğine dair iddialarını kabul etmediklerini, müvekkili şirketin gecikmeden kaynaklı gecikme cezası alacak hakları saklı olduğunu, bu konuda dava şartı zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davacı vekili 22.06.2023 tarihli dilekçesinde senedin taraflarına teslim edildiğini beyan ettiğini, dava konusu senet davacı tarafa dava açıldıktan sonra dava dilekçesi taraflarına tebliğ edilmeden teslim edildiğini, bu nedenle dava açılmasına sebebiyet vermediğimiz için yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı ile davalı arasında 11/02/2021 tarihinde taşeron sözleşmesinin imzalandığı anlaşılmıştır. Davacı yüklenici söz konusu sözleşme gereğince teminat amacıyla verilen senetten dolayı üstlenilen edimin yerine getirilmiş olması nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebiyle dava açılmıştır. Davadan sonra dava konusu senedin davalı tarafından davacıya iade edildiği anlaşılmakla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin gecikme cezası başlıklı 8. Maddesi; " SÖZLEŞME" nin 5. maddesinde yer alan süre, İŞVEREN” in sebep olacağı haller dışında diğer ekipler TAŞERON tarafından gecikmeye uğratıldığı taktirde, gecikme cezası olarak, bu sürenin bitiminden itibaren geçecek beher takvim günü için TAŞERON”'den 3000,00 TL/GÜN Gecikme Cezası kesintisi yapılacaktır. Bu kesinti TAŞERON” un tahakkuk edecek hakedişlerinden veya teminatlarından yapılabilecektir. Ayrıca gecikmeden dolayı idari ve mali hükümlülüklerden Taşeron firma sorumludur. Tamamlama (eksesvor, çıta, conta vs.) ve unutuları işlerle alakalı (kullanımı engelemediği durumlarda) gecikme cezası kesmeyecektir. Müteahhit. taşeron ve idare nin birlikte yaptığı eksik ve kusur listesi resmi olarak tebliğ edildikten sonra verilecek süre sonunda tamamlanmamışsa gecikme cezası kesilir. " ve işin kabulü başlıklı 15. Maddesinde; "Kabul: Bu sözleşme kapsamındaki taşeron tarafından yapılacak İmalatların tamamı uygulama projesine uygun ölçülerde noksansız olarak müteahhit temsilcileri nezaretinde kontrol amirliğine teslim edilecek ve işin tamamı bittiğinde geçici ve kesin kabulleri taşeron tarafından yaptırıldıktan sonra iş tamamıyla bitmiş sayılacaktır. " hükmünü içermektedir. 27/04/2023 tarihli taşeron hak ediş raporuna göre, taşeron borç tutarının 263.373,17 TL olduğu tespit edilmiştir. Hak edişte taşerona borç çıkmasına, borcun gecikme cezası ve nefaset kesintisinden kaynaklanmasına ve sözleşmenin 8 ve 15. Maddesine, geçici ve kesin kabullerin yapıldığının ispat edilememesine göre dava tarihi itibariyle teminat senedinin iade şartlarının oluşmadığı, bu nedenle dava tarihi itibariyle davacının haksız olduğu kanaatine varılmakla yargılama giderlerinden davacının sorumlu tutulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gereken 269,85 TL maktu harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 55.587,27 TL'nin mahsubu ile fazladan yatan 55.317,42 TL' nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya İADESİNE, 3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 299.650,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacıya İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/12/2023