İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/594 E. 2023/1002 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/594
Karar No
2023/1002
Karar Tarihi

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/594 Esas - 2023/1002 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/594 Esas KARAR NO : 2023/1002

H DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 03/08/2022 KARAR TARİHİ : 26/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili 03.08.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...’ın, 19.01.2022 tarihinde, davalılardan ... adına kayıtlı, davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi yapılmış ... plakalı otomobil ile trafik kazasına sebebiyet verdiğini, davalı ...'ın tek kusurlu olduğu kaza neticesinde müvekkilinin aracında 109.671,28 TL maddi hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini ve sonrasında zorunlu trafik sigortası yükümlüsü olan ...Sigorta A.Ş. tarafından müvekkili aracının perte çıkması gerektiği belirtilerek, müvekkiline sorumluluk limitleri dahilinde 50.000,00 TL ödeme yapıldığını, kısmi ödeme sonrası, aracının piyasa rayici 190.000,00 TL olan müvekkilinin bakiye zararının tazmini için 12.04.2022 tarihinde, davalı kasko poliçesi sorumlusu ...Anonim Türk Sigorta A.Ş.' ne taraflarınca başvuru yapılarak, zararın tazmininin talep edildiğini, yazılı başvuruları üzerine mail yoluyla başvuru yapılması ve belgelerin yeniden gönderilmesinin talep edilmesi üzerine, başvuru dilekçesi, araç ile ilgili pert işleminin yapılması ve müvekkili zararının tazmin edilmesi için bahse konu şirkete mail yoluyla yeniden başvuru yapıldığını, ancak sigorta şirketince kendilerinin sorumluluğuna giren bir zarar olmadığı, pert işleminin kendilerince yapılamayacağı gerekçeleriyle taleplerinin reddedildiğini, İMM sorumlusu davalı sigorta şirketi tarafından tazmin talebinin kabul edilmemesi üzerine dava şartı ara buluculuk yoluna başvurulduğunu ancak bu kapsamda yapılan görüşmelerde de anlaşmaya varılamadığını, müvekkilinin aracının yaşına göre oldukça düşük kilometre yapmış bir araç olup, kaza tarihindeki piyasa rayici 190.000,00 TL civarında olduğunu, kazadan 5 ay sonra aracın, ülkedeki hiper enflasyon koşullarına rağmen, hasarlı haliyle ancak 80.000,00 TL'na satılabildiğini, ülkedeki hiper enflasyon koşullarında aracın 5 ay sonraki satış tarihindeki rayiç bedelinin bu rakamın en az 50-60 bin TL üzerinde olduğunu, expertiz raporunda belirtilen Sovtaj ihale bedelinin de 81.000,00 TL olduğunu, gerçek piyasa rayicinin yansıtmaktan çok uzak olan Türkiye Sigorta Birliği kasko değer listesine göre müvekkili aracının kasko değerinin, satış tarihi olan 2022 yılı Haziran ayında 184.215,00 TL olduğunu, belirtmiş oldukları bedellere göre müvekkilinin bahse konu kaza sonucunda, araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle zararının 104.215,00 TL olduğunu ve bu zararın 50.000,00 TL'sinin zorunlu trafik sigorta yükümlüsü şirket tarafından karşılandığını, bakiye 54.215,00 TL tutarındaki zarar ile ilgili olarak davalı İMM yükümlüsü şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu tutarın Türkiye Sigorta Birliği kasko değer listesine göre taraflarınca hesaplanmış olmakla birlikte müvekkili gerçek zararının bu tutarın çok üstünde olduğunu, 31.07.2022 tarihi itibariyle müvekkili aracından daha yüksek kilometre yapmış olan muadillerinin fiyatları 233.000,00 TL ile 267.000,00 TL arasında olduğunu ve ilanlara göre müvekkili aracının 31.07.2022 tarihi itibariyle ortalama rayicinin 250.000,00 TL olduğunu, Türkiye Sigorta Birliği kasko değer listesine göre aracın 31.07.2022 tarihi itibariyle kasko değerinin ise 193.510,00 TL olduğunu, kasko değer listesinin aracın gerçek rayiç bedelinin 56.500,00 TL (%20) altında olduğunu, müvekkilinin zararının tespitinde bu durumun da dikkate alınmasını, bakiye zarar bakımından İMM sigorta yükümlüsü davalı şirket ve diğer davalıların hukuken müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere davanın kabulüyle; Kesin alacak miktarı bilirkişi raporu ile belirlendikten sonra somutlaştırmak üzere 1.000,00 TL bakiye değer kaybı alacağının, davalı şirket bakımından arabuluculuk ilk oturum, diğer davalılar bakımından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. CEVAP: Davalı ...Anonim Türk Sigorta Şirketi Vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 1165529321 numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 25/04/2021 - 25/04/2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe teminat limitinin, poliçe süresince tüm hasarlar için toplam 250.000,00 TL olup müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, davacının sigorta şirketine yaptığı başvuruda sunmuş olduğu bilgi ve belgeler dikkate alındığında, davacının talep ettiği tazminat miktarını bilebilecek, belirleyebilecek veya ispat edebilecek durumda olduğunu ve müracaatçının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini ve bu durumda ise davanın kısmi dava olarak ikame edildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, aracın uğradığı zarar bedeli ile değer kaybı bedeli birbirinden farklı tazminat türleri olup dava dilekçesi içerisinde çelişki mevcut olduğunu, talebin teminat dışı olduğunu, bununla birlikte davacı taraf zararını tazmin ettiğini, nitekim ... plakalı aracın trafik sigortacısı tarafından araç rayiç değerinin 130.000,00 TL olarak belirlendiğini, davacı tarafın aracını 80.000,00 TL bedelle sattığını ve trafik sigortacısından 50.000,00 TL tahsil ettiğini, Bu bağlamda davacının herhangi bir zararının olmadığını ve davanın reddedilmesini, araç rayiç değerinin hasar tarihi gözetilerek tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen ekspertiz raporunda dahi rayiç değerinin 130.000,00 TL olduğunun belirtildiğini ve davacının fahiş talebinin kabul edilebilir olmadığını, aracın daha önce ağır hasar kaydına uğrayıp uğramadığının SBG’ye sorulması gerektiğini, çünkü davacıya ait aracın, 17.08.2019 tarihinde ve 10.03.2015 tarihinde daha önce -2- kazaya uğradığını ve işbu kazalarda hasara uğrayan parçaların, hasar bedellerinin SBG’den celp edilmesini, 10.03.2015 tarihli kazada kasko sigortacısı Allianz Sigorta A.Ş. olup işbu sigorta şirketi nezdindeki hasar dosyasının da celp edilmesi gerektiğini, somut olayda aracın hasarlı halinin değerinin davacı tarafça tahsil edildiğini, bu doğrultuda rayiç değerinden sovtaj değerinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının belirlenmesi gerektiğini, her ne kadar davacı tarafça araç satış sözleşmesi ve tahsilat dekontu dosyaya ibraz edilmişse de sovtaj değerinin düşük belirlendiğini, bu doğrultuda gerçek sovtaj bedelinin tespit edilmesini, müvekkilinin, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleriyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu ve hüküm kurmaya elverişli, denetime yetkin bir kusur tayini yapılabilmesi amacı ile dosyanın alanında uzman bilirkişilerce değerlendirilerek tespit edilmesini, hakkaniyetli bir kusur dağılımı yapılabilmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi adına dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından incelenmesini, değer kaybının uzman bilirkişi marifetiyle, 01.06.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında belirtilen hususlar doğrultusunda değerlendirilmesini, sayın mahkeme aksi kanaatteyse reel piyasa koşullarına göre yapılacak olan hesaplamanın kaza tarihi verileri esas alınarak yapılmasını, davacıya ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde üç ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000 km’den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak başvurunun reddini, aracın ağır hasar kaydının olup olmadığı araştırılarak; ağır hasar kaybının bulunması halinde, değer kaybı talebinin reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin mükerrer ödeme yapmasının önüne geçmek ve poliçe limiti kadar sorumlulukları baki olduğundan bakiye teminat limitinin tespiti için adına davacını kasko sigortacısına müzekkere yazılarak kaza tarihi ve davacı araç bilgisi ile ödeme durumunun sorulmasını, ilgili hasar dosyasının celbini, ZMSS Genel Şartları kapsamında 165.000 kilometre ve /veya 10 yaşın üzerindeki araçlarda değer kaybı oluşmayacağını, teknik olarak araçta değer kaybı tazminatının tespit edilemeyeceği gözetilerek değer kaybı talebinin reddini, dava konusu aracın özel araç olduğunu, bu nedenle aleyhe hüküm kurulması halinde davacının avans faiz talebinin reddi ile yasal faiz üzerinden hüküm kurulmasını, müvekkili şirket kendisine ihbar tarihi itibariyle 8 günlük sürenin sonunda temerrüde düşmüş olacağından faiz sorumluluğunun da bu tarihten itibaren başlamış olacağını, trafik kazası sonucu hak edildiği iddia edilen tazminatın ticari bir işten kaynaklı olmadığından yasal faiz uygulanması gerektiğini, ihbar olunan müvekkili hakkında hüküm kurulmamasına, müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. 2-Davalı ... ile davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; söz konusu kazanın ... Emniyet Genel Müdürlüğü önünde meydana geldiğini, emniyet güçleri ve trafik polisleri tarafından tespitler yapıldığını, rapor tutulduğunu, ve karakolda ifadeler verildiğini, ... plakalı şahsına ait olan aracın ...Sigorta A.Ş.‘nin 40540401 poliçe no ve 09.12.2021 ile 09.12.2022 tarihleri arasında geçerli olan Zorunlu Trafik Sigortası ve ...Anonim Türk Sigorta Şirketi’nin 322190 acente kodlu, 1165529321 poliçe no.lu ve 15.04.2021 düzenleme tarihli 365 günlük sigortalılık süreli Birleşik Kasko Sigorta poliçesi (Genişletilmiş Kasko) bulunduğunu, kaza sonrası maddi mağduriyeti karşılayacak miktarda teminatların mevcut olduğunu, davacı ... ’ın manevi tazminat davası isteği üzerine uzlaşma yoluyla şahsına ödeme yapıldığını, davacının iddia ettiği mağduriyetin, yasal olarak muhatabı olduğu sigorta ve kasko şirketleri tarafından karşılanması yönünde karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER: Kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, hasar dosyası bilirkişi raporu ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE: Davanın, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybına ilişkin olduğu, 19/01/2022 tarihinde davacı sürücü sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı sürücü ... sevk ve idaresinde olup, davalı ...'a ait olan ve İMMS poliçesi davalı ...Sigorta A.Ş. Tarafından yapılan ... plaka sayılı araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, davacı tarafça kaza dolayısıyla karşı tarafın aracının ZMMS poliçesinden ödeme alındığı ancak ödemenin yeterli olmadığı ve bakiye kısım için sürücü, işleten ve İMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden araç değer kaybının talep edildiği, buna göre; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Kaza nedeniyle tarafların kusur durumu, kazada davacıya ait aracın hasar ve değer kaybı oluşup oluşmadığı, kaza ile uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı, değer kaybı oluşmuş ise bundan davalıların sorumlu olup olmadığı, noktasında olduğu anlaşılmaktadır. Kural olarak araçta meydana gelen "değer kaybı"; istikrar kazanan yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle (varsa önceki kazalar araştırılarak niteliği ve etkisi göz önüne alınarak) hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, modeli, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değeri arasındaki azalmadan ibarettir. Daha somut bir ifade ile aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmektedir. Kusur bilirkişisi Haydar Kökten tarafından düzenlenen 30/11/2022 tarihli rapor ile davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde; davalı sürücü ...; sevk ve idaresindeki diğer davalı ...Anonim Türk sigorta poliçesiyle birleşik kasko dava dışı ...sigorta poliçesiyle zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan 06FU3720 plakalı RENAULT marka özel aracı ile seyri sırasında kazanın oluş şekli göz önüne alındığında olay mahalli olan üç şeritli yolun sol şeridinde seyrine devamı sırasında önünde seyrine devam eden ve muhtemelen trafik yoğunluğuna bağlı yavaşlayan dava dışı araca çarpmamak için araç takip mesafelerine riayet etmemesi yanında bulunduğu bu şeritten sağa orta şeride” de geçiş yapmadan önce sağından gelen araç trafiğini aracının sağ yan ve iç dikiz aynasının olduğu yerden kontrol etmeden aniden sağa almış olduğu şerit değiştirme manevrasına bağlı sağından normal seyrini sürdürmekte olan davacı sürücü ... yönetimindeki 2011 modeli ... plakalı CHEVROLET marka özel aracın sol arka çamurluk kısmına, kendi RENAULT marka özel aracının sağ ön kısmı ile çarparak, çarpışmaya bağlı zorunlu olarak sağa doğrultu değiştiren davacı sürücünün seyir yönüne göre yolun sağındaki E.G.M. bahçe duvarındaki korkuluklara' da çarparak duruşa geçmesi sonucu dava konusu ve dava dışı maddi hasarlı ve davacının yaralanmasıyla meydana gelen trafik kazasının oluşumunda 2918 sayılı karayolları trafik kanununun; 56/1-a-c, 46/b-c, 84/f-j şerit izleme, yakın takip, geçeceği şeritteki aracın geçişini beklememek ve tehlikeli şerit değiştirme, kontrolsüz manevra ile doğrultu değiştirme) kurallarına riayetsizliği nedenivle kaza tespit tutanağında' da belirtildiği gibi tamamen (%100) asli kusurlu olduğu, davacı sürücü Behice Köksal'ın kusursuz olduğunun belirlendiği görülmüş olup, alınan rapor mahkememizce hükme dayanak yapılmıştır. Makine Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 05/03/2023 tarihli kök rapor ile; 30/09/2023 tarihli ek raporda; davaya konu aracın kaza tarihindeki ortalama hasarsız rayiç değerinin 149.419,97-TL olacağı, davacının hasar dosyasına yönelik aldığını beyan ettiği 50.000,00-TL ile satıştan alınan 80.000,00-TL bedelin (hasarlı araç bedeli - noter satış belgesi ve fatura bulunduğundan dolayı anılan rakamın kullanıldığı) düşürülmesinin ardından davacının bakiye alacağının reel piyasa koşullarına göre 19.419,97-TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce rapor bu yönüyle kabul edilip, hükme esas alınmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybına ilişkin olduğu, 19/01/2022 tarihinde davacı sürücü sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı sürücü... sevk ve idaresinde olup, davalı ...'a ait olan ve İMMS poliçesi davalı ...Sigorta A.Ş. Tarafından yapılan ... plaka sayılı araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, davacı tarafça kaza dolayısıyla karşı tarafın aracının ZMMS poliçesinden ödeme alındığı ancak ödemenin yeterli olmadığı ve bakiye kısım için sürücü, işleten ve İMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden araç değer kaybının talep edildiği, dava dilekçesi ile 1.000,00-TL talepte bulunulduğu daha sonra davacı tarafça talebin 05/10/2023 tarihli dilekçe ile 21.944,03-TL olarak arttırıldığı, öte yandan alınan kusur raporu ile kazanın oluşumunda davacının kusurunun bulunmadığı, davalı sürücü ...'ın % 100 oranında kusurlu olduğu, Makine Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve ek rapor ile de kaza nedeniyle davacıya ait aracın kaza tarihindeki ortalama hasarsız değerinin 149.419,97-TL olduğu, davacının hasar dosyasına yönelik aldığını beyan ettiği 50.000,00-TL ile satıştan alınan 80.000,00-TL bedelin indirilmesinin ardından davacının reel piyasa koşullarına göre talep edebileceği araç değer kaybının toplam da 19.419,97-TL olarak belirlendiği anlaşılmakla; davanın belirlenen bu miktar yönünden kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilip, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın Kısmen KABULÜ ile; toplam 19.419,97-TL araç değer kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alınması gereken 1.326,59-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 80,70-TL harç ve ıslah ile alınan 375,00-TL olmak üzere toplam 455,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 870,89-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 455,70-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 3.524,06-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yapılan 3.998,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 3.383,93-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 8-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın KISMEN KABULÜNE karar verilmiş olması nedeniyle 1.310,40-TL'sinin DAVALIDAN, bakiye 249,60-TL'sinin ise DAVACIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/12/2023

Atıf: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/594, K. 2023/1002, T. 26.12.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-594-e-2023-1002-k-56441b292533