İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/720 E. 2023/149 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/720
Karar No
2023/149
Karar Tarihi

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/720 Esas - 2023/149 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/720 Esas KARAR NO : 2023/149 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/11/2021 KARAR TARİHİ : 07/03/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.12.2019 tarihinde davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... istikametinden gelip Kırıkkale istikametine doğru seyir halindeyken, ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucunda kaza meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde; kaza anında ... plakalı araçta bulunan davacı ...'ın yaralandığını, dava konu trafik kazası sonrasında kolluk kuvvetleri tarafından yalnızca diğer araç sürücüsünün beyanları dikkate alınarak tanzim trafik kaza tespit tutanağında her ne kadar kazanın meydana gelmesinde diğer araç sürücüsünün kusuru olmadığı tespit edilmiş ise de; bu kaza tutanağında ki gerek kazanın oluş şekline gerek kusur dağılımına ilişkin tespitler hatalı olduğunu, yine dava konusu trafik kazasına ilişkin ... Cumhuriyet Savcılığı... sayılı soruşturma dosyası kapsamında, soruşturma açılmış olup, bu soruşturma kapsamında davacı müvekkilinin müşteki olarak ifadesi dahi alınmadan ve kusura ilişkin hiçbir delil toplanmadan takipsizlik kararı verilerek soruşturmanın sona erdiğini, bu nedenle savcılık aşamasındaki bu tespitlerin eksik yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan verilmiş olup, bağlayıcı nitelikte olmadığını, öncelikle dava konusu kaza nedeniyle, hastane kayıtlarında ve adli raporlarda da sabit olduğu üzere, davacının hayati tehlike oluşturacak ve çok ağır şekilde yaralanmış olup, kaza yerine gelen acil servis tarafından ambulans ile hastaneye kaldırıldığını, bu nedenle kaza sonrası tutanağı tanzim eden kolluk kuvvetleri tarafından kazanın oluş şekline ilişkin davacının beyanlarına başvurulmadığını, yalnızca kazaya sebep olan diğer araç sürücüsünün tek taraflı beyanları dikkate alınarak tutanak tanzim edildiğini, bu nedenle kazanın oluş şeklinin kaza tutanağında doğru şekilde belirtilmemiş olup; kaza tutanağında her ne kadar, "davacı müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile ... plakalı araca arkadan çarptığı" şeklinde belirtilmiş ise de kazanın asıl oluş şeklinin bu şekilde olmadığını, kazanın asıl oluş şeklinin ise; davacının aracı ile üç şeritli yolda ilerlerken davacıyı sollamaya çalışan ... plakalı aracın, davacının aracının sol ön kapı ve orta kısmından çarpması sonucunda meydana geldiğini, zira ekte sunulu kaza sonrası davacının aracın durumuna ilişkin fotoğraflardan açıkça anlaşıldığı üzere, davacının aracı sol ön kapı ve sol orta kısmında darbe aldığını, bu kapsamda eğer, diğer araç sürücüsünün iddia ettiği ve kaza tutanağında belirtildiği gibi, davacının diğer araca arkasından çarpmış olsa idi; davacı aracının ön kısmının hasar görmesi gerekeceğini, ancak ekte sunulu fotoğraflardan da açık ve net olarak görüldüğü üzere, davacı aracının kaza sonrasında ön kısmında ve diğer aracın arka kısmında hiç bir hasar bulunmadığını, iddia edildiği gibi davacı aracının önü ile diğer aracın arka kısmına çarpmadığını, ayrıca kaza tutanağında belirtildiği şekilde, davacının seyir halinde iken sol yan kısmı ile aynı istikamette giden bir arka kısmına çarpmasının mümkün olmadığını, yine diğer araç sürücüsü tarafından her ne kadar 60 km hız ile gittiğini iddia edilmiş ise de; kaza anına ait ekte sunulu kamera kayıtları incelendiğinde, diğer araç sürücüsünün çok daha hızlı gittiğinin gözüktüğünü, kamera görüntülerinde gözüktüğü üzere, diğer araç sürücüsü davacının müvekkiline ait araca çapması sonucunda davacının aracının seyir halinde iken ters yöne döndüğünü ve çok büyük hasar aldığını, netice itibariyle, dava konusu trafik kazasının davacının diğer araca arkadan çarpması sonucunda meydana gelmemiş olup, diğer araç sürücüsünün davacıya ait aracı sollarken davacıya ait araca sol orta kısmında çarpması sonucunda meydana geldiğini, zira trafik kaza tutanağında bu hususların hatalı olarak tespit edilmiş olup, kaza tutanağının yalnızca diğer araç sürücüsü beyanları dikkate alınarak ve ekte sunulu kamere kaydı veyan başkaca hiçbir delil araştırması yapılmadan tanzim edildiğini, bu nedenle kaza tespit tutanağının kesin delil niteliğinde olmayıp, Mahkememiz tarafından tüm deliller toplanarak kusur tespitine ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, bu kapsamda tüm deliller değerlendirildiğinde; dava konusu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın asli kusurlu olduğunun tespit edileceğini, diğer yandan K.T.K.’nın 88. Maddesi gereğince maddi ve manevi zararın sorumlusu olan davalının, zararı müştereken ve müteselsilen karşılaması gerektiğini, davalı ... A.Ş.'nin, ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle Z.M.S.S. Poliçesini tanzim eden şiket konumunda olduğunu, dolayısıyla ilgili Kanun maddesi ve Yargıtay kararları gereği, zarar sorumlusu olan davalının oluşan zararı tazminle yükümlü olduğunu, kaza sonrası ağır bir şekilde yaralanan müvekkilinin ilk olarak S.B.Ü. ... Hastanesine kaldırıldığını ve daha sonra tedavisine bu hastanede devam edildiğini, tazminat hesabında asgari ücretin esas alınmasını talep ettiklerini, bu kapsamda davacı adına maddi tazminatların ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış olup; başvuru dilekçesi ve eklerinin davalı sigorta şirketine 04.10.2021 tarihinde teslim edildiğini, başvuru üzerine davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından 07.10.2021 tarihinde verilen cevap yazısında talebin karşılanamayacağı ve ödeme yapılamayacağının bildirildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş görmezlik ve 100,00 TL kalıcı iş görmezlik ile 100,00 TL bakıcı giderleri zararı olmak üzere 300,00 TL (HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak) maddi zarar tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, müvekkili şirket nezdinde ... sayılı Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigorta teminatı altına alınan ... plakalı aracın karışmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının daimi ve geçici sakatlığına ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, kabul manasında olmamak üzere müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu tutulabileceğinden, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, davacı tarafın soruşturma aşamasında şikayetçi olduğunu beyan etmiş olduğundan tazminat davası açma hakkının ortadan kalkmış olup davanın reddi gerektiğini, maluliyet oranının belirlenmesi halinde maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın ...’na sevk edilmesi gerektiğini, 25.02.2011 tarihinden itibaren geçerli olan mevzuat değişikliği sebebi ile, müvekkili şirketin tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkin sorumluluğunun ortadan kalktığını, başvuru kabul anlamına gelmemek üzere, bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere hesaplanacak tazminattan davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, muhtemel bakıcı giderine ilişkin taleplerin teminat dışında kalacağını, kabul manasında olmamak faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, sigorta poliçesi,...Başkanlığından alınan kusur raporu, karayolları fen heyetinden alınan kusur raporu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının....soruşturma numaralı dosyası, tanık beyanları, kamera kayıtları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE: Davanın, trafik kazasından kaynaklanan geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri istemine ilişkin olduğu, olay tarihi olan 12/12/2019 günü davacının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ve dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; kazada tarafların kusur durumu, kazada davacının yaralanıp yaralanmadığı, yaralanmış ise geçici ve sürekli iş göremezliğe uğrayıp uğramadığı, bakıcı yardımına ihtiyaç duyup duymadığı, yaralanma ile kaza arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, kaza tarihi itibariyle davacının ücreti noktasında olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesine göre ZMMS (trafik sigortaları), aynı Kanun'un 85. maddesine göre; işletenlere düşen hukuki sorumluluğu karşılamak üzere yapıldığından, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene ve dolayısıyla sigortacıya düşen bir sorumluluk da bulunmayacağı düzenlenmiştir. Dava konusu olaya ilişkin kaz tespit tutanağına göre; sürücü ...'ın, 12/12/2019 günü saat 07:50 sularında, idaresindeki ... plakalı otomobille ...-Kırıkkale istikametine seyrettiği yolun olay yeri kesiminde, aracının sol ön köşe kısımları ve sonrasında sol yan kısımlarıyla önde seyreden sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonun önce sağ arka köşe ve sonrasında arka kısımlarına çarpması şeklinde kazanın meydana geldiği, sürücü ... ın 2918 sayılı KTK'nun 56/1c maddesini ihlal ettiği olayda, sürücü ...'in kural ihlalinin olmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma açıldığı, bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda; kaza tespit tutanağına göre davacı/müştekinin kural ihlalinin bulunduğu, kamyon sürücüsü olan şüphelinin/davalı ...'in kural ihlalinin olmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı tanığı olarak dinlenen ... 17/05/2022 tarihli duruşmadaki ifadesinde özetle; " ... Kazanın birebir olduğu anı görmedim, ancak kazadan 1-2 dakika sonra olay yerine biz de geldik... olay yerinde kamyon şoförü olduğunu söyleyen bir şahıs vardı.... ben ve arkadaşım ... ile konuşuyorduk. Hatta ... , kamyon şoförüne hitaben ''La bu mal hiç mi görmemiş adamı, böyle kazaya sebebiyet vermiş'' şeklinde söyleyince olay yerinde bulunan ve kendisinin kamyon şoförü olduğunu söyleyen kişi bize ''Lan kardeş, kamyonun şoförü benim. Ben de görmedim. Arkadan sellektör yaptılar. Ondan sonra fark ettim. Yol çalışması vardı. Yol daralıyordu. Bu nedenle yol tek şeride düştüğünden açık olan diğer şeride geçtim. Arkadan geleni görmedim'' şeklinde bize söylemişti. Bu konuşmalarımızdan benim çıkardığım sonuç ve tahminime göre söylüyorum, yol çalışması dolayısıyla yolun daralması üzerine önde giden kamyon birden şerit değiştirince arkadan gelen araçların kaza yapmasına sebebiyet vermiş olabilir. Kamyon şoförü de kendisi bu şekilde anlatmıştır. Arkadan gelenlerin korna çaldığını, sellektör yaptıklarını ancak birden yolun açık olan diğer şeridine geçtiğini kendisi bize söylemiştir..." şeklinde beyanda bulunmuşur. Mahkememizce dosya ...Başkanlığına gönderilmiş olup, alınan 29/06/2022 tarihli kusur raporu ile; mevcut verilere göre; sürücü ...; sevk ve idaresindeki otomobille yüzeyi ıslak olan yol şartlarına gereken dikkatini vermeden ve önündeki araçla arasında güvenli takip mesafesine riayet etmeden seyrettiği yolun olay yeri kesiminde, sevk ve idare hatası gösterip aracının önce sol ön köşe kısımları ve sonrasında sol yan kısımlarıyla yakın takip ettiği önünde seyreden sürücü ... idaresindeki kamyonun önce sağ arka köşe ve sonrasında arka kısımlarına çarparak geldiği yöne dönerek durduğu olayda %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...; sevk ve idaresindeki kamyonla olay yeri kesimde, aracının önce sağ arka köşe ve sonrasında arka kısımlarına yakın takiple arkasından gelen sürücü ... idaresindeki otomobilin önce sol ön köşe kısımları ve sonrasında sol yan kısımlarıyla çarptığı olayda kusursuz olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça olay tarihinde kazanın meydana geldiği yerde yol çalışmasının bulunduğu ve olay anına ilişkin kamera kayıtlarının olduğunu belirterek buna ilişkin flash bellek kaydını dosyaya sunarak kusur raporuna itiraz etmiş, bu defa Mahkememizce karayolları fen heyetinden 21/11/2022 tarihli kusur raporu alınmıştır. Söz konusu raporda; davacı sürücü ...; yönetimindeki otomobil ile seyir halinde iken dikkatli ve tedbirli davranmamakla, ön ilerisine azami dikkatini vermemekle, aracının hızını; aracın yük ve teknik özellikleri ile görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamakla, havanın yağışlı, zeminin ıslak olduğu hususunu dikkate alarak, aracının hızını düşürmemekle, mahal şartlarına göre yüksek hızla seyretmekle, böylelikle olay yerinde direksiyon hakimiyetini kaybederek yakın sağ önünde seyir halinde olan kamyonun arka kesimine aracının sol ön-sol yan kesimleri ile çarpmakla, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52. Maddesi (b) bendi hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce ndavranarak, adı geçen kanunun 84. Maddesinde belirtilen asli kusurlu hallerde “arkadan çarpma” gerekçesi ile meydana gelen olayda tamamen kusurlu olduğu, öte yandan dava dışı sürücü ...; yönetimindeki kamyon ile nizami şekilde seyir halinde iken, yakın geresinde bulunan otomobil sürücüsü ...’ın direksiyon hakimiyetini kaybederek otomobilin sol ön-sol yan kesimleri ile kamyonun arka kesimlerine çarpması şeklinde meydana gelen olayda, olayın oluşumu ile illiyetli herhangi bir dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kural ihlali bulunmadığından, kusursuz olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Buna göre, ... ve karayolları fen heyeti tarafından düzenlenen söz konusu kusur raporları hükme esas alınmıştır. Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, trafik kazasından kaynaklanan geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri istemine ilişkin olduğu, olay tarihi olan 12/12/2019 günü davacının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ve dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, kaza tespit tutanağı ve alınan bilirkişi raporları ile kazının meydana gelmesinde davacının %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinden ZMMS (trafik) sigorta poliçesi düzenlenen ... plakalı araç sürücüsü ...'in herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirlendiği, 2918 sayılı KTK'nın 91 ve 85.maddelerine göre davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğu belirlendiğinden oluşan kaza nedeniyle davacının davalıdan ZMMS sigorta poliçesine istinaden geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri talep hakkının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 179,90-TL harçtan dava açılırken peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 6-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın REDDİNE karar verilmiş olması nedeniyle DAVACIDAN 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/03/2023

Atıf: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/720, K. 2023/149, T. 07.03.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-720-e-2023-149-k-b440cd9b78db