İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/234 E. 2023/111 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/234
Karar No
2023/111
Karar Tarihi

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/234 Esas - 2023/111 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/234 Esas KARAR NO : 2023/111 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 01/08/2011 KARAR TARİHİ : 22/02/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Asıl davada, davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin özeti ile; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında iş sahibi olan ... 'ın ... kapsamında 2. saha 1. grup paket .... için geçerli tarihi 30/06/2011 olan 200.000,00 TL + 60.000,00 + 65.000,00 TL olmak üzere toplam 325.000,00 TL tutarında teminat mektuplarını davalıya verdiklerini, bunun dışında 87.000,00 TL bedelli vadesi boş teminat senedi verdiklerini, müvekkil firmanın... işine başlayarak, işin %36,41 'ini yaptığını, hak edişe bağlandığını, hak edişin davalı ... Elektrik İnşaat ... Şti'ye yapıldığını, davalı tarafından ödemelerin zamanında ve tam olarak yapılmaması nedeniyle işin ifasının zorlanmasına neden olduğunu, bunun üzerine 30/12/2010 tarihinde karşılıklı mutabakat ile işin tasfiye edildiğini, yapılan işin de tek tek saptanarak tespit edildiğini, tespitten sonra ...'ın istediği davalının da kabulü dahilin de eksik ve tamamlama işlerinin yapıldığı, yapılan bu işlerinde ... tarafından kabul edilerek hak edişinin davalıya yapıldığını, yapılan bu işlerin bedelini 70.000,00 TL olduğunu, bu ödemenin de müvekkiline yapılmadığını, yapılacak toplam iş bedelinin 5.408.378,53 TL olduğunu, işin mutabakat ile tasfiye edildiğini, hak edişle gerçekleşme bedelinin 1.969.561,86 TL olduğu, işin %36,41 'inin yapıldığını, kalan %63,59'unun ise başka taşeronlar tarafından yapılarak tamamlandığını, ...'a teslim edildiğini, 70.000,00 TL alacağın bu işten dolayı kaldığını ayrıca müvekkil şirket ile davalı arasında Aselsan Şirketinin asıl iş veren olduğu,Afyon Karahisar ilinde yapılan ... Telsiz Sistemi Alt Yapı işinin de yaptığını, bu işten dolayı davalıdan 147.547,40 TL alacaklarının kaldığını, tasfiye alana kadar yapılan iş bedeli olan 1.969.561,86 TL'lik işin teminat tutarının %6 oran üzerinden 118.173,70 TL olduğunu, davalı şirketten alacaklarının 217.547,40 TL olduğunu ileri sürerek teminat mektuplarının ve teminat senedinin iadesini, nakde çevrilmesinin önlenmesi amacıyla tedbir verilmesini, takibe konulmamasını, teminat senetlerinin bedelsiz kalması nedeniyle iptallerine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere 200.000,00 TL'nin işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak verilmesini dava ve talep etmiştir. Birleşen ... 1. ATM'nin 2011/521 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 07/07/2009 tarihli ...-2 işi ile ilgili düzenlenen taşeron sözleşmesi gereğince müvekkilinin toplam bedeli 325.000,00 TL olan 3 adet teminat mektubu ve 87.000,00 TL bedelli boş teminat senedi verdiğini, işin 31/12/2010 tarihi itibariyle karşılıklı mutabakat ile tasfiye edildiğini, taraflar arasındaki ... tesis sistemi alt yapı kurulumu tesis işi kapsamında ise müvekkilinin davalı şirkete toplam bedeli 163.700,00 TL olan 3 adet teminat senedi verdiğini, bu işin ifa edildiğini, davalı şirketin 30/06/2011 tarihinde teminat mektuplarını nakde çevirdiğini, nakde çevirme sebebiyle teminat mektubunu veren bankanın müvekkilini temerrüde düşürüp, temerrüt faizi işletmeye başladığını, nakde çevirme işleminin iş çevresinde ve bankalarca duyulduğunu, müvekkilinin kredibilitesinin sarsıldığını ve kredi teminatı malların bankaca yapılacak icrai takibat ile satılma tehlikesine girdiğini, müvekkilinin yeni iş alması, yeni ihalelere katılmasının artık mümkün olmadığını, ihalelere katılım için teminat mektubu alamadığını, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, maddi ve manevi zararı olduğun belirtmiş ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 200.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinin özeti ile; Dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak davacı tarafla 07/07/2009 tarihinde taşeron sözleşmesinin yapıldığını, işin yapımını davacı şirkete verdiğini, davacının işi sözleşmede ön görülen koşullar çerçevesinde yerine getirmediğini, işin gecikmesine neden olduğunu, sonuçta işi yarım bırakarak işin tasfiye edilmesine neden olduğunu, işin yarım bırakılması nedeniyle sözleşme hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, bu nedenle hak edişlerin düzenlenmesi, ödemelerin yapılması, teminatların iadesi gibi hususların icrasının mümkün olamayacağını, ... kapsamında davacının işin %36,41'ini bitirerek teslim ettiğini, işlerin bu kısmının tamamlandığını iddia etmesinin mümkün olmadığını, bu iddiasının dayanaksız olduğunu, ... ile imzalanan ana sözleşme gereğince geçici kabule kadar belli yüzdelerle kesintilerin yapılmasının ön görüldüğü, bu nedenle kesin hesabın yapılamadığını, sözleşme teminatı olarak alınan teminat mektuplarının tesisin geçici kabulü onaylandıktan ve kesin hesabı yapıldıktan sonra taşeronun bütün borçlarını tamamen yerine getirdikten sonra iade edileceğini, kesin kabulün yapılmadığını, davacı ile aralarında yapılan sözleşmenin değişik hükümleri gereğince açılan davanın dayanaksız olduğunu, ... işi kapsamında müvekkili tarafından davacıya teslim edilen demir bedeli dahil olmak üzere 54.700,00 TL avans verildiğini, işin ilerlemesinde sıkıntılar baş gösterdiğini, avans olarak ödenen 42.000,00 TL nin işin yapımında kullanılmadığını ve alt yüklenici TOK-YA firmasına ödenmediğini, işlerin bizzat davacının alt yüklenicisi olan Tok-Ya şirketi tarafından yürütülmeye devam edildiğini, davacının işin tüm sorumluluğunu bu firmaya bıraktığını, davacının yazdığı yazı üzerine Tok - Ya firmasına 80.000,00 TL ödendiğini, davacı tarafından sözleşmede yer alan yükümlülüklerin defalarca ihlal edildiğini, verilen avansın iş için kullanılmadığını, kendi alt yüklenicisine ödeme yapılmadığından sözleşme uyarınca sahada bulundurulması gereken teknik ve idare personelin hiç bir zaman sahada bulundurulmadığını, 75 günlük işin 49 gün gecikmeye uğratıldığını, buna karşılık henüz işin kesin kabulünün yapılmadığını, eksik ve ayıpların tespit edilmediğini, idare tarafından müvekkiline uygulanacak ceza ve tazminatların belirlenmediğini, kesin kabul ödemesinin yapılmadığını, aynı şekilde müvekkili tarafından davacıya gecikme cezası uygulanacağını, davacının vergi, SGK borcu bulunup bulunmadığını, işçilik ve taşeron ödemelerin yapılıp yapılmadığının tespit edilmediğini, davacının 36 ay garanti süresinin bulunduğunu, teminatların iadesinin istenmesinin mümkün olmadığını ve ödeme talep edilemeyeceğini belirtmiş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin her zaman sözleşme ve hukuk kurullarına uygun davrandığını, sözleşmeden kaynaklanan haklarını talep ettiğini, teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin sorumlusunun davacı olduğunu, davacının yarım bıraktığı işten maddi ve ceza yükümlülüklerinde kurtulmaya, teminatları geçersiz hale getirmeye çalıştığını, davacının teminat mektubunun muhattabı olan banka ile yaşadığı sorunun kendisinin sözleşmeye aykırı fiil ve davranışlarının doğal sonucu olduğunu, teminat mektuplarını hangi koşullarda verildiğini, bu teminatların hangi aşamaya kadar geçerli olacağını ve tutulmasının zorunlu olduğunu, sözleşme hükümlerini , sözleşmeye aykırılığını taahhüt edilen işin yapılmamasının sonuçlarını ve teminatın nakdi çevrilmesi halinde doğacak zararların tam olarak en başından itibaren farkında olduğunu, sözleşmesel hükümlülüklerini yerine getirmeyip uyarılara rağmen teminata geçersiz hale getirmeye çalışan davacının almış olduğu ticari kararların sonuçlarına katlanmasını bilmesi gerektiğini belirtmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE: Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan hak ediş alacağının ödenmesi ve teminat mektupları ile teminat senetlerinin iadesi, birleşen dava, teminat mektuplarının haksız olarak nakde çevrilmesi nedeniyle istenilen maddi ve manevi tazminata ilişkin davadır. Davacı ile davalı iş sahibi arasında 07/07/2009 tarihli ... tarafından ihale edilen Tükiye Elektrik Dağıtım şebekesi iyileştirme projesi ikinci safta birinci grup paket 6 ... II taşeron sözleşmesi ve Aselsan Elektonik Sanayi ve Ticaret AŞ. Tarafından ihale edilen ... telsiz sistemi alt yapı kurulumu işine ilişkin alt yüklenicilere ait 22/11/2010 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Davacı tarafından asıl davada ... işinden 70.000,00 TL ... işinden 147.547,40 TL olmak üzere toplam 217.547,40 TL alacağın bulunduğu belirtilerek her iki sözleşme kapsamında 200.000,00 TL alacağın tahsili ve ... işi kapsamında verilen 200.000,00 TL , 60.000,00 TL , 65.000,00 TL lik teminat mektupları ile 87.000,00 TL lik teminat senedinin iadesi, ... işi kapsamında verilen 80.000,00 TL , 62.700,00 TL , 21.000,00 TL lik teminat senetlerinin iadesi talep edilmiştir. Birleşen davada da davalı tarafından teminat mektuplarının haksız olarak nakde çevrildiği gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat talep edilmiştir. Mahkememizce 2011/420 esas sayılı dosyada yapılan yargılama sonucunda 31/05/2017 tarihli kararla asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karara kaşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... ... karar sayılı kararla teminat mektupları ve teminat senetleri yönünden 200.000,00 TL miktar üzerinden harcın yatırılmadığı, eksik harcın yatırılması için davacı tarafa süre verilmesi ve mahkememizin gerekçeli kararında birleşen davada tarafların iddia ve savunmasının özetinin yer almadığı gibi, tarafların tüm talepleri ayrı ayrı değerlendirilmediği, davaya konu edilen alacak kalemlerinden hangilerinin hangi sözleşme kapsamında talep edildiği, neden kabul edildiği, hangilerinin hangi nedenle reddedildiği belirlenmediği gibi kararın gerekçesinin de mahkemece tartışılması gerekli tüm konuları içermediği, bu nedenle, hükmün ve gerekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddelerinde gösterilen şartları taşımadığını, mahkemece, bu şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi mahkemece alınan iki ayrı bilirkişi kurulu raporunda davada bir takım talepler yönünden farklı değerlendirme ve tespitlerin yer aldığı, her iki rapora karşı da taraf vekillerinin itiraz ve beyanlarda bulunulduğu, bu itirazlar yönünden bilirkişi raporlarının denetlenemediği gibi her iki bilirkişi raporunun çelişkili olmasına rağmen mahkemenin gerekçesinde hangi bilirkişi raporunun neden ve hangi gerekçe ile kabul edildiği açıkça belirtilmediğini, bu nedenle mahkeme gerekçesinin denetlenemediğini, mahkemece yukarıda açıklanan sebeple asıl davada eksik harç ile buna ilişkin usûli işlemler tamamlanarak her iki davadaki dayanak sözleşmelerin taraf delilleri kapsamında mahkemece alınan iki bilirkişi kurulu raporları arasındaki çelişkileri giderecek şekilde ve ...'a ilişkin sözleşmenin taraflarca tasfiye edildiği kabul edilerek bu kapsamda davacının alacağının olup olmadığı, ... sözleşmesi kapsamında ise işin tamamlandığı ancak davalının davacı alacağından mahsup talep ettiği alacak kalemlerine ilişkin delillerin de celbedilerek değerlendirilmesi suretiyle yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulundan oluşa uygun ve denetlenebilir bilirkişi raporu alınarak hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. BAM 27. Hukuk Dairesinin kararı doğrultusunda mahkememizce 200.000,00 TL yönünden harcı yatırmak üzere davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili tarafından 09/07/2021 tarihinde harç yatırılmıştır. Ayrıca mahsup talep edilen alacak taleplerine ilişkin deliller konusunda beyanda bulunmak üzere davalı vekiline iki haftalık süre verilmiştir. Davacı vekili tarafından 02/07/2021 tarihli dilekçenin sunulduğu belirtilmiştir. Mahkememizce 01/12/2021 tarihli ara kararla; icra dosyaları geldikten sonra dosyanın bir nitelikli hesap, bir elektrik elektronik mühendisi, bir mali müşavir bilirkişiden oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilerek BAM 27. Hukuk Dairesi'nin 10/03/2021 tarihli kararı doğrultusunda rapor düzenlenerek davacının alacağının bulunup bulunmadığı, varsa dava tarihi itibariyle alacağın miktarı konusunda rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiştir. Bilirkişi kurulundan 14/02/2022 tarihli rapor sunulmuştur. Bilirkişi kurulu raporunda özetle; ... işi kapsamında tarafların mutabakatı ile düzenlenen 31/12/2010 tarihli 7 nolu hak edişten sonra davacıya yaptırılan işlere dahil herhangi bir belge ve taraflar arasında düzenlenmiş tutanak , hak ediş raporunun bulunmadığını, ayrıca mahkeme marifeti ile yaptırılmış ve delil tespitinin de mevcut olmadığını bu sebeple davacının 70.000,00 TL tutarında alacağının mevcut olmadığını, ... işi kapsamında davacının bakiye 137.387,40 TL alacağının bulunduğunu, mahkemece dosyaya kazandırılan iş mahkemeleri ilanlarına dair icra takipleri tutarlarının mahsup edilmesi halinde tespit edilebildiği kadarıyla ve raporda hesaplanan toplam 214.028,70 TL lik tutarın esas alınması halinde davacının bakiye iş bedelinin bulunmadığını, mahsup yapılmaması halinde davacının 137.387,40 TL alacağının bulunduğunu, nama ve hesaba ifa alacağının mahsubu konusunda 03/02/2015 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere proje kapsamında davalı tarafından davacı nam ve hesabına yaptırılmış olduğu belirtilen işlerin davacının sorumluluğunun olduğunun tespit edilemediğinden davacı alacağından yapılmış olan 35.345,00 TL lik kesintinin uygun olmadığını değerlendirildiğini, gecikme cezası mahsubu yönünden de işin zamanında tamamlanmadığına dair bir tespit ve bu bağlamda gecikme cezasına dair bir hesabına yapılmadığından 20.144,64 TL lik iş bu kalemin davacı alacağından mahsup edilemeyeceği kanaatine varıldığını, davacının taraflar arasındaki sözleşmenin 11. Maddesinde belirtilen prosedürü tamamladığına dair bir tespitte bulunamadığı ve 03/02/2015 tarihli bilirkişi raporunda da sunulduğu üzere sözleşme gereğince davacının davalıya verdiği teminat mektuplarını işin kabulüne kadar davacıya iade edilemeyeceği, banka teminat mektuplarının nakde çevrilmiş olması nedeniyle iddia olunan davacı zararına veya hesaplamasına dair bir somut hususa rastlanılmadığını belirtmişlerdir. Rapora itiraz edilmesi üzerine bilirkişi kurulundan 24/08/2022 tarihli ek raporda bilirkişiler kök raporda yapılan tespitler ve sunulan kanaat dışında mahsuba esas işçilik alacakları bakımından mahsup edilebilecek alacak miktarı 253.798,71 TL olarak belirlenmiştir. Mahkememizce toplanan deliller, BAM kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında ... işi kapsamında taraflar arasında düzenlenen 7 nolu hak edişten sonra iş yapıldığı hususunun ispat edilemediği, bu sebeple hak ediş dışında talep edilen 70.000,00 TL tutarında alacağının bulunduğunun davacı tarafından ispat edilemediği, bu nedenle davacının asıl davadaki ... işinden kaynaklanan alacak talebinin yerinde olmadığı, ... işi kapsamında davacının bilirkişi raporuna göre 137.387,40 TL alacağının bulunduğu, ek rapora göre işçilik alacaklarından dolayı davalının 253.798,71 TL tutarında mahsup alacağının bulunduğu, işçilik alacaklarının ödenmesinde dosyada bulunan Yargıtay bozma ilamları gereğince davalı şirketin sorumlu olduğu, bu sebeple iş sahibi olarak davacının yüklenicinin işçilik alacaklarının ödenmesinden dolayı sorumlu olduğu ve mahsup talebinin yerinde olduğu, davacının alacağından davalının mahsup edilebilecek alacak miktarı mahsup edildiğinde de davacının bakiye alacağının kalmadığı, buna göre ... işi kapsamında da alacak talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Teminat mektuplarının iadesi ve teminat senetlerinin iadesi hususunda yapılan değerlendirme, taraflar arasında imzalanan ... işi kapsamındaki sözleşmenin 11.2.1 maddesine göre taahhüdün alt yüklenici tarafından sözleşme ve eklerindeki hükümlere uygun olarak yerine getirilmesi, SGK ve Vergi dairesinden işle ilgili hiç bir borcunun olmadığına dair belge getirilmesi, tüm kesin kabullerin başarıyla tamamlanarak kesin kabul tutanaklarının iş veren kullanıcı ve yüklenici tarafından onaylanması ve alt yüklenicinin bu işten dolayı alt yükleniciye herhangi bir borcun olmadığı tespit edildikten sonra teminatın yarısı alt yükleniciye iade edileceği, geriye kalan yarısının ise işlerinin tamamının garanti süresinin sonunda serbest bırakılacağına ilişkin hüküm bulunduğu, ... işi kapsamında 07/07/2009 tarihli sözleşmenin 7/3 maddesinde işin sözleşme ve eklerine uygun olarak yapılması, geçici kabul ve kesin hesap noksanlarının giderilmesi, malzeme açığı, işçi borcu olmaması ve her türlü nedenle taşeronun borçlu olmaması halinde taşeron kesin hesap hak edişinin yapılmasından sonra banka teminat mektubunun iade edileceğine ilişkin hüküm ile 11. maddesinde ...'ça kesin metrajının yapılmasına müteakip taşeronun kesin hesabının yapılacağı, taşeronun SSK ile ilişkisini kesmedikçe ve sigorta teftişi verip SSK borcunun olmadığını belgelemedikçe ve tesisin geçici kabulünün ... ça onaylanmadıkça kesin hesap yapılıp onaylansa bile banka kesin teminat mektubunun iade edilmeyeceği, sözleşme teminatı olarak alınan teminat mektubunun tesisin geçici kabulü onaylandıktan , kesin hesabı yapıldıktan ve taşeronun bütün borçlarını ödedikten sonra iade edileceğine ilişkin hüküm bulunduğu, söz konusu hükümlerde teminatların iade şartlarının düzenlendiği ve her iki iş kapsamında teminatların iade şartlarının gerçekleştiğinin davacı tarafça ispat edilemediği bu nedenle teminatların iade talebinin yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Her ne kadar birleşen davada davacı yüklenici tarafından teminat mektuplarının haksız olarak nakde çevrilmesi nedeniyle uğranıldığı iddasıyla maddi ve manevi zararın tazmini talep edilmiş ise de, dosya kapsamında toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve yukarıda teminat mektuplarının iade şartları yönünden gösterilen gerekçeler dikkate alındığında davacı tarafça teminat mektuplarının haksız olarak nakde çevrildiği ve maddi ve manevi zararın varlığı iddiasının ispat edilemediği, bu nedenle birleşen davanın da reddi gerektiği kanaatine varılmakla asıl ve birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Asıl davada; A)Davacının davasının REDDİNE, B)Alınması gerekli 179,90 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 11.965,5‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.785,6‬0 TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacı tarafa İADESİNE, C)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, D)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 103.327,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, E)Davalı tarafından yapılan 1.098,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, F)Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, 2-Birleşen ... Esas sayılı davada; A)Davacının davasının REDDİNE, B)Alınması gerekli 179,90 TL harçtan peşin alınan 7.425,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.245,10 TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya İADESİNE, C)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, D)Manevi tazminat yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, E)Maddi tazminat yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca 31.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, F)Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA, G)Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/02/2023

Atıf: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/234, K. 2023/111, T. 22.02.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-234-e-2023-111-k-391194db1ad4