İlk Derece Mahkemesi · Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/69 E. 2023/135 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/69
Karar No
2023/135
Karar Tarihi

T.C. ...14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/69 Esas - 2023/135 Karar T.C. ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/69 KARAR NO : 2023/135 DAVA : Menfi tespit, İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/01/2022 KARAR TARİHİ : 28/02/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/03/2023 Mahkememize açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ; Davacı vekili ayrıntısı dava dilekçesinde yazılı olduğu üzere, davacının almış olduğu lisans kapsamında doğal gaz kombine çevrim elektrik santralinde üretim yaptığını, taraflar arasında 13/08/2009 tarihinde imzalanan sistem kullanım anlaşması bulunduğunu, ülkedeki tüm elektrik iletim sisteminin davalı şirketin mülkiyetinde olduğunu, sistemi kullananların ise kullanım karşılığında davalı şirkete bedel ödediğini, davacının da iletim sistemini kullanmakta olduğunu, davalı şirket tarafından 2011 yılı Şubat ayı (dahil) 2014 yılı Nisan ayı (dahil) tüketim yönlü iletim kullanımı için iki adet e-fatura düzenleyerek davacıya gönderdiğini, davacı tarafından ise itirazlı olarak fatura bedellerinin ödendiğini, düzenlenen faturalar kapsamında sağlanmakta olan teşvik indiriminin geri alınmaya çalışıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlükte bulunan 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu hükümleri kapsamında bulunmadığını, sözleşme tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu hükümleri kapsamında bulunduğunu, düzenlenen faturaların haksız ve dayanaksız, hukuka aykırı olduğunu belirterek itirazlı şekilde ödenen iki adet e-fatura bedeli yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ödenen bedellerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ayrıntısı cevap dilekçesinde yazılı olduğu üzere, davanın haksız olarak açıldığını, taraflar arasında iletim sisteminin kullanılmasına ilişkin sözleşme bulunduğunu, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun geçici 14/1-c maddesi uyarınca 31/12/2012 tarihine kadar işletmeye girecek lisans sahibi tüzel kişilere beş yıl süre ile % 50 indirim yapılmaya başlanıldığını, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun geçici 4. maddesi kapsamında sürenin 31/12/2015 tarihine kadar uzatıldığını ve % 50 indirim uygulanması gerektiğinin belirlendiğini, kanun ile verilen yetki uyarınca belirlenen sürenin 31/12/2020 tarihine kadar uzatıldığını, daha sonra ise herhangi bir uzatım kararı alınmadığını, kanun uyarınca belirlenen süre boyunca işletmeye giren üretim tesislerine belirlenen oranda indirimin yapıldığını, Enerji piyasası Düzenleme Kurumunun 17/09/2020 tarihli kararı ile indirimin sadece üretim tesislerinin veriş yönündeki sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanması gerektiğine karar verildiğini, bu tarihten itibaren üretim yönlü sistem kullanım bedellerinde teşvik uygulamasının devam ettiğini, tüketim yönlü sistem kullanım bedellerinde ise teşvik indiriminin yer almadığını, dava konusu edilen faturaların da buna uygun olarak düzenlendiğini, düzenlenen faturaların kanuna ve kurul kararına uygun olduğunu, kanunda teşvik indiriminin tüketim yönünü kapsadığına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığını, faturaların düzenlenme nedeninin kanun, kurul kararı ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olduğunu, davacı tarafından sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca düzenlenen dava konusu faturaların hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasında imzalanan iletim sistem kullanım sözleşmesi kapsamında düzenlenen ve itirazlı şekilde ödenen fark faturaları nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen bedellerin iadesine yönelik istirdat davasıdır. Taraflar arasındaki sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun geçici 14/1-c maddesi "Kısa dönemde gerekli arz kapasitesinin yeterli bir yedekle oluşturulması amacıyla aşağıdaki tedbirler uygulanır: 31/12/2012 (en son 31/12/2020) tarihine kadar işletmeye girecek üretim ve otoprodüktör lisansı sahibi tüzel kişilere aşağıdaki teşvikler sağlanır: Üretim tesislerinin, işletmeye giriş tarihlerinden itibaren beş yıl süreyle iletim sistemi sistem kullanım bedellerinden yüzde elli indirim yapılır...." hükmünü içermektedir. Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulandığı dönemde yürürlüğe giren 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun Arz güvenliğinin sağlanmasına yönelik düzenlemeler başlıklı geçici 4/1-a maddesi "Kısa dönemde gerekli arz kapasitesinin yeterli bir yedekle oluşturulması amacıyla, 31/12/2015 (en son 31/12/2020) tarihine kadar ilk defa işletmeye girecek üretim lisansı sahibi tüzel kişilere, aşağıdaki teşvikler sağlanır. Bu sürenin beş yıla kadar uzatılmasına Cumhurbaşkanı yetkilidir. Üretim tesislerinin, işletmeye giriş tarihlerinden itibaren beş yıl süreyle iletim sistemi sistem kullanım bedellerinden yüzde elli indirim yapılır...." hükmünü içermektedir. Dava konusu olaya da uygulanması gereken Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 17/09/2020 tarih, 9548 sayılı kararının "Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığının 15/09/2020 tarihli ve 52111265-110.99-38944 sayılı Başkanlık Makamına müzekkeresi çerçevesinde, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanan indirim teşvikinin, sadece üretim tesislerinin veriş yönündeki sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanması gerektiğine karar verilmiştir." şeklinde olduğu anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri - Koşulları - Genel olarak başlıklı 77/1. maddesi "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür." hükmünü, Geri vermenin kapsamı - Zenginleşenin yükümlülüğü başlıklı 79/1. maddesi "Sebepsiz zenginleşen, zenginleşmenin geri istenmesi sırasında elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği kısmın dışında kalanı geri vermekle yükümlüdür." hükmünü içermektedir. Denetime ve hüküm kurmaya elverişli, dava konusu olayı çözer mahiyette bulunan bilirkişi raporu ve ek raporu ile, davacının dava konusu faturaların 169,69 TL kısmından borçlu olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, davacı adına Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından 49 yıllık süre için düzenlenen üretim lisansının bulunduğu, taraflar arasında 18/03/2009 tarihinde sistem kullanım anlaşmasının imzalandığı, sözleşme kapsamında davacı tarafından üretilen elektrik enerjisinin davalının mülkiyetinde bulunan iletim sistem hatları kullanılmak suretiyle piyasaya arz edildiği, arz edilen elektrik bedeli kadar davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığı, davacının ise davalıya ait iletim hatlarını kullanması nedeniyle sistem kullanım bedeli adı altında davalıya ödeme yaptığı, taraflar arasında imzalanan sistem kullanım anlaşması uyarınca davalı tarafından 2011 yılı Ocak ayı (dahil) ile 2014 yılı Nisan ayı (dahil) arasında her iki yöne doğru da teşvik indirimini kapsayan şekilde faturalar düzenlendiği, davacı tarafından faturaların itiraz edilmeksizin ödendiği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 17/09/2020 tarihli kararı ile sistem kullanım anlaşmalarında yer alan teşvik indiriminin veriş yönü için uygulanmasının gerektiğine karar verildiği ve davalı tarafından alınan kurum kararı uyarınca 2011 yılı Şubat ayı (dahil) ila 2014 yılı Nisan ayı (dahil) düzenlenen faturalarda yer alan teşvik uygulamasının veriş yönündeki sistem kullanım bedelleri uyarınca yapılması gerektiği belirtilerek dava konusu edilen iki adet fark faturasının düzenlendiği, düzenlenen fark faturalarının davacı tarafından itirazlı şekilde ödendiği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından alınan 17/09/2020 tarihli kararın iptaline yönelik bir kararın dosyaya sunulmadığı, iptal edilmesi yönünde yapılan bir başvurunun yada açılan bir davanın bulunduğuna yönelik bir iddianın da olmadığı ve iptal edilmediği sürece uygulama alanında olan ilgililerin tamamı yönünden bağlayıcı nitelikte bulunduğu, karar uyarınca muafiyete ilişkin hesaplamaların geriye yönelik olarak ve sadece veriş yönüne ilişkin yapılmasının gerektiği, dava konusu faturaların bu kapsamda düzenlendiği, alınan bilirkişi raporu ve ek raporu ile de taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında 2011 yılı Şubat ayı (dahil) ila 2014 yılı Nisan ayı (dahil) için düzenlenen fark faturaları kapsamında karar uyarınca alınması gereken fark bedelinin 86.584,41 TL olarak hesaplandığı ve davacının tespit edilen miktar kadar davalıya karşı sebepsiz olarak zenginleştiği, dava konusu edilen ve itirazlı şekilde ödenen fatura bedelinin ise 86.754,10 TL olduğu, bu hali ile davacının fark faturaları nedeniyle borçlu olmadığı miktarın 169,69 TL olduğu ve ödemiş olduğu bedelden borçlu olmadığı tespit edilen miktarın istirdatını talep edebileceği, istirdatını talep edebileceği bedel yönünden ise ilk ödeme tarihi olan 03/03/2021 tarihinden itibaren tarafların tacir olmaları da dikkate alınarak avans faizi talebinde bulunabileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M ; gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1) (a) Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı tarafından davacı adına taraflar arasında imzalanan 13/08/2009 tarihli Sistem Kullanım Anlaşması uyarınca 2011 yılı Şubat ayı (dahil) ila 2014 yılı Nisan ayı (dahil) düzenlenen faturalar nedeniyle DAVACININ DAVALIYA 169,69-TL YÖNÜNDEN BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, (b) Davacı tarafından davaya konu faturaların itirazi kayıt konulmak suretiyle ödendiği anlaşılmakla, borçlu olunmadığı tespit edilen 169,69 TL ödemenin ödeme tarihi olan 03/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek AVANS FAİZİ ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90 TL harçtan, dava açılışında alınan 1.481,55 TL peşin harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 1.301,65 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE, 3) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı, 117,00 TL tebligat ücreti, 900,00 TL bilirkişi ücreti, 3,50 TL dosya kapak gideri toplamı 1.101,20 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 2,15 TL'si ile iade sonrası kalan 179,90 TL harç toplamından oluşan 182,05 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 4) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 169,69 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 13.853,51 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/02/2023 e - imzalıdır e - imzalıdır Bu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/69, K. 2023/135, T. 28.02.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-69-e-2023-135-k-ce16b0f32b95