İlk Derece Mahkemesi · Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/531 E. 2023/72 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/531
- Karar No
- 2023/72
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/531 Esas - 2023/72 T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/531 Esas KARAR NO : 2023/72 HAKİM :.... KATİP ... DAVACI .... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI .... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/09/2021 KARAR TARİHİ : 10/02/2023 KARAR YAZMA TARİHİ : 17/02/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı borçlu .... tarafından keşide edilerek müvekkili tarafından tahsile konulan 30.09.2018 keşide tarihli 88.500,00-TL bedelli .... çekin karşılığı çıkmadığını, bu çekle ilgili yapılan takibin de semeresiz kaldığını, davalı bankanın Çek Kanunu kapsamında çek hesabı açarken göstermesi gereken özeni ve dikkati göstermediğini, çek hesabı açılmaması gereken şirket adına çek hesabı açarak müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, davalı bankanın sorumluluğunun 5941 sayılı Çek Kanuna dayandığını, davadışı borçlu şirketin mali durumunun çek karnesi almaya yeterli olmadığı halde davalı bankanın çek hesabı açarken gerekli özeni göstermediğini, davaya konu çekin verildiği tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 20.maddesinin 2.fıkrasında "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır." hükmüne göre tüzel kişiliği haiz bir tacir olan Bankaların çek hesabı açarken ve çek defteri verirken bütün diğer bankacılık işlemlerinde olduğu gibi basiret ve özenle davranmaları gerektiğini, bankaların bu yükümlülüğünün 5941 sayılı meri Çek Kanunu'nun 2nci maddesinde ayrıca ve açıkça vurgulandığını, bu özen ve basiret borcunun gereği olarak; Bankanın kredi talep eden her müşteri hakkında yaptığı gibi çek karnesi talep eden müşteri hakkında da istihbarat yapması, müşterinin ödeme gücünü ölçmesi ve çek hesabı açılırken alınması gerekli belgelerin doğruluk ve sıhhatini kontrol etmesi gerektiğini, (5941 sk m.2 vd) çek hesabı açılmasında aranan yasal şartlar yanında bankacılık teamülleri ve yerleşik uygulamaları gereğince diğer bütün kredi tahsis aşamalarında olduğu gibi Bankanın, makul bir süre ile müşterinin bankaya tevdi ettiği mevduatın miktarını ve hesap hareketlerini takip etmeli, ayrıca müşterinin işyerini ziyaret ederek iştigal konusunu, iş hacmini, borçlarını ödeme düzenini ve müşterinin iş ilişkisi içinde olduğu tacirleri tanıyıp analiz etmesinin de bankadan beklenen bir yükümlülük olduğunu, zira çek hesabı açılarak çek defteri teslim edilmesinin aynı zamanda müşteriye tesis edilen gayrinakdi kredi olduğunu, hayatın olağan akışı ve genel hayat kabullerine göre de Bankalarca bir kimseye çek defteri verilmesinin bu kişinin Bankaca muteber kişi kabul edildiği yönünde 3.kişilerde bir kanaat uyanmasına sebep olduğunu, davalı bankanın davadışı borçlu şirkete çek karnesi verirken henüz vadesi gelmemiş ödenmeyen çok sayıda çeki olduğu halde çek karnesi verdiğini, Şirket ortaklarının ....'dan karşılıksız çek kaydı bulunup bulunmadığının, Şirket ve ortakları hakkında icra takipleri olup olmadığının, Şirketin ve ortaklarının Vergi ve ....borçlarının olup olmadığının araştırılmadığını, Kurumlar Vergisi Beyannameleri ve ekleri ile Bilançoların gereği gibi incelenmediğini, bu beyanname ve bilançolara göre Şirket likit değerlerinin (Hazır Değerler) çek karnesi alma (kredi) yeterliliğinde olmadığını, Şirket ve ortakları adına Müşteri İstihbarat Sorgulama Ekranından karşılıksız çek, protestolu senet ve kanuni takip işlemi olup olmadığının sorgulanmadığını, Şirketin nakit akışı ve mevduat hesabının incelenmediğini, Yargıtay Yerleşik Kararlarının da davalarını doğruladığını, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilebileceğini, özellikle tazminat davalarında görülecek; dava tarihinde (hesap güçlüğü ya da zarar verici durumun gelişmekte olması dolayısıyla) zararının miktarını tespit edemeyen davacının, davasını küçük bir tutarla açarak, daha sonra (zarar tutarını belirlemek mümkün hâle gelince), ıslah yoluna başvurmadan talebini artırabileceğini, somut olay bakımından davacı müvekkili adına işbu belirsiz tazminat alacağı davasına konu ettikleri değer kaybının varlığının ve miktarının belirlenebilmesinin, ancak yargılama sırasında bir kısmı davalının elinde olan delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani HMK 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikatten sonra mümkün olabileceği bu nedenle iddia edilen zararın dava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceğinin kabul edilmesi gerektiğini, açıkladıkları nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin hak ve alacaklarıı saklı kalmak kaydıyla alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlendiği aşamada HMK m.107 hükmü gereğince arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL’nin öncelikle çekin karşılıksız çıktığı (zararın doğduğu) keşide tarihlerinden itibaren, bu talepleri Sayın Mahkemece kabul görmez ise dava tarihinden itibaren 3095 sk m.2/2'ye göre işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde; 30/09/2018 keşide tarihli 45.420,00 TL bedelli 0027419 seri nolu çek için davacı tarafından 1.000.TL üzerinden belirsiz alacak davası açıldığını, çek ve üzerindeki bedele göre talep edilecek alacak belirli olduğundan, dolayısıyla belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği anlaşıldığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili bankanın, gerekli özeni gösterdiğini herhangi bir kusuru bulunmadığından, işbu dava dosyasında belirtilen hususlara ilişkin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, Müvekkili bankanın özen sorumluluğunu yerine getirmediğini kabul etmemekle birlikte, çek ile ilgili alacaklarda çek karnesini veren bankaya başvurulabilmesi için ilgili bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirmemesine ek olarak alacağın başka bir yolla temin edilememesi gerektiğini, davacı tarafın tüm cirantalara başvurup başvurmadığı, ticari ilişkiye girdiği kişi ya da kişileri seçmekte özenli davranıp davranmadığı konularının davacı tarafın dava dilekçesinden anlaşılamadığını, davacı tarafın bu hususta herhangi bir delil de ortaya koymadığını, davacının doğrudan müvekkili bankaya başvurmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, .... Sayılı ilamında, "Dava, çek hamili tarafından dava dışı keşideciye çek karnesi veren bankanın gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. ...davacının keşideci dışındaki tüm borçlular hakkında yaptığı işlemler incelenerek, önceki bozma ilamı doğrultusunda yasal yolların tüketilip tüketilmediği, davacının özen borcunu yerine getirip getirmediği tespit edildikten sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir." diyerek, karşılıksız çıkan çeklerde tüm sorumluluğun çek karnesi veren bankaya ait olmadığı hususunun vurgulandığını, bir başka deyişle davacının dava konusu çekten dolayı zararının kesin olarak gerçekleşmesi gerektiğini, kaldı ki, müvekkili bankanın, çek karnesi vermeden önce detaylı bir şekilde Ticaret Sicil Gazetesi incelemesini ve sosyo-ekonomik durum araştırmasını yaptığını, Çek Kanunu Madde 2 uyarınca, "Bankalar, çek hesabı açılması ile ilgili olarak bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını bu Kanun hükümlerine göre araştırırlar; ayrıca ilgili kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler." denilerek sorumluluğun sınırlarının çizildiğini, her karşılıksız çıkan çek için çek karnesi veren bankayı suçlamanın hayatın olağan akışına ters düştüğünü, Özen sorumluluğunun temel prensibi gerekli özenin gösterilmesiyle tarafın sorumluluktan kurtulması olduğunu, dolayısıyla, gerekli özeni gösteren, yasa ve genelgelere uygun olarak düzenlenen belgelere dayanarak çek hesabı açan ve çek karnesi veren müvekkili bankanın aleyhine açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, izah ettikleri sebeplerle; davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, mahkemeniz aksi kanaatteyse esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava; davacının dava dışı şirketten almış olduğu çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle uğramış olduğu zararını çek hesabını açarken gereli dikkat ve özeni göstermediğinden bahisle davalıdan tazmini istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; belirsiz alacak davası olarak açılıp açılamayacağı, davalının davacının almış olduğu ve karşılıksız çıkan çekler nedeniyle uğradığı zarardan sorumlu olup olmadığı, davalının çek hesabı açarken gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, sorumlu olması halinde zararın miktarı faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edildi. DELİLLER: ....Esas Sayılı dosyası dosyamız içerisine kazandırılmış, alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dava dışı .... Seri Nolu 65.000,00 TL bedelli çek ve 30/08/2018 günlü ... Seri Nolu 88.500,00 TL bedelli çek alacağı ve ferileri yönünden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin 12/02/2019 tarihinde dava dışı şirkete tebliğ edildiği, takibe ve davaya konu çeklerin karşılıksız olduğuna dair kaşelerinin icra dosyasında gönderilen suretlerinde mevcut olduğu görülmüştür. Çeklerin keşide tarihleri itibariyle dava dışı şirketin vergi borcu olup olmadığına ilişkin ilgili vergi dairesinden cevabı yazı dosyaya celp edilmiştir. Türkiye Bankalar Birliğine müzekkere yazılarak dava dışı şirket ve ortağı hakkında verilmiş olan yasaklılık kararlarına ve protestolu senet kayıtları ile davalının dava dışı şirkete ait çek karne teslim belgeleri dosyaya kazandırılmıştır. Akabinde toplanan tüm deliller üzerinde banka bilirkişisi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Bilirkişi E.... 26/05/2022 tarihli raporunda; davalı bankanın çek hesabı açıp hesap sahibine çek yapraklarını teslim ederken yasanın kendisine yüklediği araştırma yükümlülüğünü tam olarak yerine getirip getirmediğinin tespiti için davalı bankadan; şirket yetkilisi ....tan adli sicil kaydı alınıp alınmadığının sorularak dosyaya gönderilmesinin istenmesi, ne tip istihbarat yapıldığına dair banka kayıtlarının istenmesi, her çek karnesi tesliminden önce alınmış Çek Raporlarının istenmesi, davalı banka tarafından...ne tahsis edilen kredi türlerinin sorulması ve var ise gecikmeli ödemelerinin dökümünün istenmesi, söz konusu şirket hakkında icra takibi yapılıp yapılmadığının sorulması, söz konusu bilgi ve belgelerin dosya muhteviyatına sunulması halinde denetime elverişli rapor tanziminin mümkün olacağı mütalaa edilmiştir. Kök raporda tespit edilen eksik evrak davalıdan celp edilmek suretiyle dosyaya kazandırılmış, dosya ek rapor düzenlenmesi için yeniden bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi ... 18/10/2022 tarihli ek raporunda; davalı bankanın çek hesabı açıp hesap sahibine çek yapraklarını teslim ederken yasanın kendisine yüklediği araştırma yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediğinden kusurlu olduğu, ancak davacının da dava konusu olayda kendisine düşen araştırma ve özeni gösterdiği tespit edilemediğinden Sayın Mahkeme'nin takdir edeceği oranda müterafik kusur atfedilebileceği kanaatine varıldığı, davacının toplam zararının; 30.08.2018 keşide tarihli, 05.09.2018 tarihinde ibraz edilerek... seri nolu çekin karşılıksız kalan tutarından kaynaklı 63.400,00 TL ve 30.09.2018 keşide tarihli, 03.10.2018 tarihinde ibraz edilerek ... seri nolu çekin karşılıksız kalan tutarından kaynaklı 86.900,00 TL olduğunun tespit edildiği, tarafların toplam zarar ile Sayın Mahkeme'nin takdir ettiği kusur oranı ile çarpımından elde edilecek tutardan sorumlu olması gerektiği, davacının zararını, çekin karşılıksız çıktığı (zararın doğduğu) tarihinden itibaren, bu talepleri Sayın Mahkemece kabul görmez ise dava tarihinden itibaren 3095 sk m.2/2'ye göre işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ettiği görülmekte olup, bu konudaki takdirin münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu mütalaa edilmiştir. TALEP ARTTIRIM DİLEKÇESİ: Davacı vekili, 18/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda talep arttırım dilekçesi sunarak, davalının kusurlu eylemi nedeniyle çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle 75.150,00 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiş, harcını ikmal etmiştir. ISLAH DİLEKÇESİ: Davalı vekili, 24/11/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile cevap dilekçesini ıslah etmiş, zamanaşımı itirazı, hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddini, mahkememizin aksi kararda olması halinde davanın esastan reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Toplanan delillere, ... Esas Sayılı dosyasına, çeklerin karşılıksız olduğuna dair kaşelere, dava dışı çekleri keşide eden firma hakkında kurumlardan yapılan istihbari araştırmaya yönelik cevabi yazılar ile gerekçeli bilirkişi raporlarına göre; takibe konu edilen çek yapraklarının üzerindeki çeklerin ibraz tarihleri olan 05/09/2018 ve 03/10/2018 tarihinden sonra dava dışı şirkete farklı/yeni çek karnesi teslim edilmediği, ancak 15/03/2017 tarihli banka içi e posta yazışmalarında KT Mercek Bilgilendirme Ekibi tarafından dava dışı şirket yetkilisi....'ın adli sicil kaydının çözümlenerek şube yetkililerine gönderildiği, ilgili e postada "Müşterinin adli sicil kaydında,...E sayılı dosyalarından kesinleşmiş hüküm giydiği anlaşılmaktadır. Bu dosya içerikleri tarafımızca bilinmeden, müşteriye çek karnesi verilmesi uygun değildir." denildiği; yine aynı ekip tarafından 21/03/2017 tarihinde şube yetkilisine gönderilen e postada "İsmail Bey merhaba, kararlardan şahsın sahtecilik konusunda sabıkalı olduğu görülmektedir. Gerçekten bu konuda sabıkası olan bir kişiye çek karnesi verilmek istenip istenmediği ilgili tahsis birimince değerlendirilmelidir. Müşterinin çek düzenleme yasağı yok görünüyor ancak sosyo ekonomik durumunu da göz önünde bulundurma zorunluluğumuz vardır. Bu nedenle sahtecilik hususunu da göz önünde bulundurarak karar verilmedilir" denildiğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bu uyarılara karşın şube yetkililerince firma ile Çek Taahhütnamesi imzalanmak sureti ile çek karnesinin verildiği anlaşıldığından, davalı bankanın, Çek Kanunu Madde 2, "Bankalar, çek hesabı açılması ile ilgili olarak bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını bu Kanun hükümlerine göre araştırırlar; ayrıca ilgili kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler." yasal düzenlemesi uyarınca yasanın kendisine yüklediği araştırma yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmeyerek kusurlu olduğu, çekle ödemeyi kabul eden davacı hamilin de tacir olduğu bu nedenle ticari ilişki kurduğu kişilerin ekonomik/mali durumlarını, ticari çevredeki tanınmışlıklarını, ticari işletmesindeki emtiasını, çekin doğrudan keşideciden alındığı da göz önüne alınarak çeki imzalayanı araştırması ve sonucuna göre basiretli bir tacir olarak ilişki kurması zorunluluğu olduğu, ancak dava dosyası muhteviyatında davacının, dava konusu çeki aldığı dava dışı şirket hakkında gerekli araştırma ve istihbarat yapıp yapmadığına dair belge ve bilgi bulunmadığı, bu nedenle kendisinin çek vasıtası ile yapılan ödemeye karşı duyduğu güvenin haklı ve makul sebeplere dayandığı tespit edilememekle müterafik kusurlu olduğu, davacının zararının karşılıksız çıkan çeklerde ödeme yapılmayan miktar toplamı 150.300,00 TL olduğu, Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca müterafik kusur oranının davacıya atfedilebilecek müterafik kusur oranının %30 olmasına rağmen davacı vekilinin talep arttırım dilekçesindeki kabul ettiği kusur oranı ve tazminat talep miktarı ile bağlı kalınmakla, davacının davalının kusuru oranında zararının tazminini talep edebileceği, davalı vekilinin ıslah dilekçesi ile öne sürdüğü zamanaşımı itirazının Anonim Şirketlerde hukuki sorumlulukta zamanaşımına ilişkin olup, davaya konu zararla ilgili olmadığı mahkememizce kabul ve tespit edilmekle; 75.150,00 TL maddi tazminat alacağının öncesinde davalı temerrüde düşürülmediği dikkate alınarak, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle; 1-Davanın KABULÜ ile, davacının 75.150,00 TL'den ibaret tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.133,50 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.326,30 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.807,20 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olması nedeniyle, suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL zorunlu alabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre ise davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilip takdir edilen 12.024,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar ve ilam harcından mahsup edilen 1.326,30 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 59,30 TL başvuru harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 1.350,00 TL bilirkişi ücreti, 63,20 TL tebligat ve müzekkere posta gideri olmak üzere toplam 1.481,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nun 333 ve GAT'nin 5. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸