İlk Derece Mahkemesi · Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/117 E. 2023/71 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/117
- Karar No
- 2023/71
- Karar Tarihi
T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/117 Esas - 2023/71 T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/117 Esas KARAR NO : 2023/71 DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/02/2018 KARAR TARİHİ : 10/02/2023 KARAR YAZMA TARİHİ : 21/02/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde; 15/07/2017 tarihinde Davalı Sağlık Bakanlığının işleteni, Davalı... ... ... akıma muhtaç olduğunu, bu nedenle aylık 800.00 TL bakıcı gideri talep ettiklerini, ayrıca müvekkilinin kaza nedeniyle sürekli maluliyeti söz konusu olduğundan fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 4000,00 TL sürekli maluliyet tazminatı talep ettiklerini, kaza nedeniyle müvekkilinin manevi olarak ızdırap çektiğinden 15.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini belirterek maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, menevi tazminatın ise sürücü ve işletenden kaza tarihinden ( sigortadan temerrüt tarihinden) itibaren fazi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı Sigorta Vekili, cevap dilekçesinde; Davacının harcı eksik yatırdığını,eksik hacın ikmal edilmesi talep ettiklerini, ayrıca zamanaşımı itirazında bulunduklarını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, usulüne uygun müvekkiline müracaat şartı yerine getirilmeden dava açıldığını bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesini, esas yönden ise uyuşmazlık konusu olayın Trafik Kazası mahiyetinde olmadığını bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, zira yaralı alamk için iş merkezinin otoparkına girerken sigortalı araç sürücüsünün iş yerinin tabelasına çarptığını ve tabelanın yerinden çıkarak küçüğün yaralanmasına neden olduğunu, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul etmemekle beraber müvekkilinin sorumluluğunun sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç srücüsünün kusursuz olduğunu, zira kurallara uygun olarak yaralı alamk için gittiği sırada tabelanın yeterli yükseklikte asılmamış olması nedenle davacının yaralandığını, tabelanın yeterli yükseklikte olmamasının Adora İşmerkezi ile projeye onay veren merci ile ilgili bir durum olduğunu,binaların otopark girişinin itfaiye ve ambulans gibi araçların girişine uygun olmasının gerektiğini, bu nedenle sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe edilemeyeceğini, ayrıca kazanın meydana gelmesinde davacının müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini, yaya kullanımına ait olmayan bir yolda bulunması nedeniyle müterafik ksurunun tartışılması gerektiğini, Ayrıca davacıya kaza nedeniyle SGK tarafından ödeme yapılmış ise talep edilen tazminattan indirilmesi gerektiğini, davacının kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini, davacının tazminat talebinin belirsiz olduğunu ne kadarını geçici iş görmezlik, ne kadarını sürekli iş göremezlik olarak talep ettiğini açıklaması gerektiğini, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesini, ayrıca davacının daimi maluliyetini kanıtlaması gerektiğini, ayrıca kaza tarihinde davacının 12 yaşında olması nedeniyle çalışma hayatı olmadığından tazminat talep hakkı olmadığını, ayrıca tazminatın sigorta genel şartlarına göre hesaplaması gerektiğini, bakıcı gideri ve geçici iş görmezlik taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olmadığınıbu nedenle reddine karar verilmesini, ayrıca davacının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı Sağlık Bakanlığı Cevap Dilekçesinde; Davacının, Sağlık Bakanlığına bağlı Ambulansın tabelaya çarpması neticesinde yaralandığından bahisle dava açtığını öncelikle davanın zamanaçımına uğradığını bu nedenle reddine karar verilmesini, ayrıca idare hakkında Adli yargıda dava açılamayacağından davanın görev yönünden reddine karar verilmesini, esas yönden ise müvekkilinin olayın meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğunun olmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, ayrıca davacının zararını da karşılaması gerektiğini, Kazanın kişilerin kendi kusurlarından veya idarenin ve hizmetin işleyişinin dışında kalan sebeplerden doğduğunun açık olduğunu bu nedenle idareden tazminat talebinin haksız olduğunu, ayrıca bakanlığın ve bakanlık personelinin hizmet kusuru veya haksız fiilinin bulunmadığını, ayrıca istenilen manevi tazminatın fahiş olup zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, ayrıca manevi tazminata faiz yürütülebileceği kabul edilse bile kaza tarihinin değil hüküm tarihinin nazara alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı Fatih Çetin Vekili Cevabında; Müvekkilinin Sağlık Bakanlığı 112 Acil Yardım İstasyonunda Şoför olduğunu, müvekkilinin olay tarihinde, Andora İş Merkezinde, darp sonucu yaralanan bir şahsın olduğunun bildirilmesi üzerine sağlık personeli ekip ile vakanın olduğu adrese gittiğini, İş Merkezinin önüne geldiğinde, müvekkilinin aracını otopark girişi önüne aracı çekmek ve girişe yanaşmak istediği sırada, küçük Ramazan Ardan Yörden'in kontrolsüz şekilde ve aniden koşarak ambulansın önüne fırladığını, müvekkilinin de çarpmamak için ani bir refleksle direksiyonu kırdığını, bu sırada aracın tavanın otopark girişinde bulunan tavana çarptığını, çarpmanın etkisi ile de orada bulunan Restoran tabelası yerinden çıkarak, davacı küçük çocuğun ayağına düştüğünü, kaza sonrası müvekkilinin bulunduğu araçtaki sağlık ekipleri ile ilk müdahalesinin yapıldığını ve müvekkili tarafından davacının hastaneye götürüldüğünü, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, müvekkilinin alması gereken tüm önlemleri aldığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, Öte yandan davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin tacir olmaması nedeniyle hakkında Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılamayacağından, mahkememinin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek, Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, ayrıca davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, davacının maluliyetini kanıtlaması gerektiğini, kaza sonrasında müvekkilinin davacıya elinden gelen yardımı yatığını ve her türlü desteği sağladığını, kesinlikle kabul etmemekle beraber talep edilen manevi tazminatın fahiş ve afaki olduğunu, belirterek davanın reddini istemiştir. CEVABA CEVAP DİLEKÇESİ ve İKİNCİ CEVAP DİLEKÇESİ: Davacı Vekili, Davalılar Halk Sigorta ve Fatih Çetin Vekillerinin verdikleri cevap dilekçelerine cevabında; Olay tarihde otoparka davalı araç sürücüsünün girmeye çalışırken, girişin dar olması nedeniyle girmekte zorlandığında, ambulansla geri geri gitmeye çalıştığı sırada arkada bulunan tabelaya çaptığını , çarpmanın etkisi ile arkasında bulunan tabelanın ambulansın ön tarafından bulunan müvekkiline doğru şiddetle savrulduğunu ve müvekkilinin ayağına düştüğünü, müvekkilinin ambulansın önüne çıkması gibi bir durum söz konusu olmadığını, kazanın ambulansın geri geri gitmesi sırasında meydana geldiğini, bu nedenle müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, davanın tüm davalılar yönünden görülmesinde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu bu nedenle davalı Fatih Vekilinin itirazının yerinde olmadığını, Talep edilen manevi tazminatın afaki olduğu iddiasını kabul etmediklerini, 12 yaşında olan müvekkilinin ayağına kaza nedeniyle platin takıldığını, müvekkilinin şuan okula koltuk değnekleri ile gidip geldiğini ve her türlü ihtiyacı için müvekkillenin birisinin yardımına muhtaç olduğunu, olayın trafik kazası mahiyetinde olup kazanın sigortanın sorumluluğu içerisinde olduğunu bu nedenle davalı sigortanın itirazlarının haksız olduğunu, belirterek itirazların reddine karar verilmesini istemiştir. DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava; Davalı tarafından sigortalanan aracın, İşyeri tabelasına çarpması neticesinde düşen tabelanın davacının yaralanmasına sebep olduğundan bahisle TÜM DAVALILARDAN SÜREKLİ MALULİYET TAZMİNATI VE BAKICI GİDERİ ile İŞLETEN VE SÜRÜCÜDEN MANEVİ TAZMİNAT istemine ilişkidir. Olayın, Davalıların işleteni, sürücüsü ve ZMMS sigortası olan aracın işyeri tabelasına çarpması nedeniyle davacının ayağına düşmesi neticesinde meydana geldiğine ilişkin uyuşmazlık yoktur. Davalı ZMMS usulüne uygun müvekkiline müracaat olmadığınını iddia etmiş ise de, 2918 Sayılı Yasa 97. madde çerçevesinde davalıya müracaat olduğundan davalının bu yöndeki savunaları yerinde görülmemiştir. Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından yargı yolu itirazında bulunulmuş ise de olayın 2918 Sayılı Yasadan kaynaklanmış ve davalın İşleten sıfatına dayalı olarak açılmış olmasına göre davalının Yargı Yolu itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı Fatih Vekili tarafından Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan bahisle göreve itiraz edilmiş ise de, davanın Sigorta Şirketine karşıda açılmış olması nedeniyle özel yetkili mahkememiz görevli olduğundan göreve ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkememizin yetkisine itiraz edilmemiştir. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık; zaman aşımı, kazanın meydan gelmesinde kusur durumu, kaza neticesinde davacının sürekli maluliyetinin meydan gelip gelmediği, maluliyet oranı, davacının bakıma muhtaç olup olmadığı, davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarı, davacının manevi tazminat talebinin haklı olup olmadığı ve miktarı, faizin başlangıcına ilişkindir. İş göremezlik durumunun tespitinde uygulanacak yönetmeliğin belirlenmesine ilişkin olarak, trafik kazasından kaynaklanan, işleten ve sürücü ile sigorta şirketi hakkında açılan maddi tazminat davalarının temyiz incelemesini yapmakla görevli Yargıtay dairelerinin yerleşik kararlarına göre 11/10/2008 tarihinden önce gerçekleşen kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 - 01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 - 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği (anılan yönetmeliğin % 60 ve üzeri iş göremezlik durumunun bulunması halinde rapor düzenlemeye elverişli nitelikte olması nedeniyle bu oran altındaki iş göremezlik durumlarında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği), 01/06/2015 - 20/02/2019 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra gerçekleşen kazalar için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca geçici iş göremezlik ve bakıcı ihtiyacı süresi ile sürekli iş göremezlik oranının tespit edilmesinin gerektiği, bu hali ile dava konusu kazanın meydana geldiği 15/07/2017 tarihi dikkate alındığında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasının gerektiği anlaşılmıştır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 02/06/2021 tarih 2021/2620 - 2021/2238 E.K.) Tazminat hesabında kullanılacak yaşam tablosunun ve hesap yönteminin belirlenmesine ilişkin olarak, trafik kazasından kaynaklanan, işleten ve sürücü ile sigorta şirketi hakkında açılan maddi tazminat davalarının temyiz incelemesini yapmakla görevli Yargıtay dairelerinin değişen ve yerleşik hale gelen kararları uyarınca tazminat hesabında bakiye yaşam süresinin belirlenmesinde kaza tarihi dikkate alınmaksızın TRH-2010 olarak adlandırılan yaşam tablosunun kullanılmasının gerektiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 26/04/2016 tarihinde yapılan değişiklikler sonrasında Yargıtay dairelerinin vermiş olduğu kararların kanunun yürürlük tarihinden önce meydana gelen kazalarda prograsif rant olarak adlandırılan (% 10 artırım - eksiltim) yöntemin, kanunun yürürlük tarihinden sonra meydana gelen kazalarda ise kanunda yapılan değişiklik dikkate alınarak genel şartlar ile belirlenen yöntemin (1,8 teknik faiz) uygulanmasının gerektiği yönünde olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, Yargıtay'ın yerleşik kararları ile kanunların geçmişe yürüyemeyeceği ilkesi ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 19/06/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren değişikliğin geçmişe yürüyeceğine ilişkin bir hükmün bulunmaması karşısında 19/06/2021 tarihinden önce meydana gelen kazalara ilişkin davalarda prograsif rant usulünün, bu tarihten sonra meydana gelen kazalara ilişkin davalarda ise kanun ile yürürlüğe konulan usulün uygulanmasının gerektiği ve bu hali ile dava konusu kazanın meydana geldiği tarih dikkate alındığında TRH-2010 yaşam tablosu kullanılmak ve prograsif rant olarak adlandırılan (% 10 artırım - eksiltim) yöntemi uygulanmak suretiyle tazminat hesabının yapılmasının gerektiği anlaşılmıştır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 14/01/2021 tarih 2020/2598 - 2021/34 E.K.; ... Bölge Adliye Mahkemesi 25/02/2021 tarih 2019/59 - 2021/379 E.K.) DELİLLER: Hasar dosyası, olaya ilişkin ... CBS'nin 2017/145418 Soruşturma sayılı dosyası, tedavi evrakları, SGK kayıtları, davacının ve davalı gerçek kişi Fatih Çetin'in sosyal ekonomik durum araştırması, nüfus kaydı dosyamız içerisine kazandırılmıştır. Hasar dosyasına göre davacının yaralanması medeniyle herhangi bir ödemenin yapılmadığı görülmüştür. Davacının maluliyet raporu Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınmış 10/01/2019 tarihli 78663745 Sayılı raporda davacının, 15/07/2017 tarihli yaralanmaları dikkate alınarak; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında; davacının bedensel özür oranının %24 olduğu, 12 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı ve davacının 4 ay bakıcı ihtiyacının olduğu mütalaa edilmiştir. Davacının kazadan 2 ay kadar sonra yeniden düşmesi sonrasında da, yaralanmasının söz konusu olduğu tedavi evraklarında belirtildiğinden, rapor bu haliyle karar vermeye yeterli ve elverişli olmadığından davacının İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna sevk edilerek davacının 15/07/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonrasında opresayon geçirdikten sonra 03/09/2017 tarihinde yeniden düşmeye bağlı yaralanmaya istinaden tedavi gördüğünden, her iki yaralanmanın ayrı ayrı değerlendirilerek, trafik kazasına bağlı maluliyetinin bulunup bulunmadığı, davacının maluliyetinin 03/09/2017 tarihindeki düşme nedeniyle oluşmuş ise davacıların maluliyetten oluşan maluliyetten sorumluluklarını gerektirecek illiyet bağının bulunup bulunmadığı, söz konusu 2. yaralanması nedeniyle davacının maluliyetin artmasına neden olup olmadığı, zararın artmasına neden olmuş ise, söz konusu artışın TBK’un 52 maddesinde zararın artmasına neden olmuş sayılıp sayılmayacağı, tazminat yükümlüsünün yükümlülüğün artmasına neden olup olmadığı yaklaşık hangi oranda bir artmaya neden olmuş sayılabileceği, kaza nedeniyle Özürlülük Ölçüt, sınıflandırılması ve engellilere verilecek rapor hakkındaki yönetmelik çerevsinde trafik kazasına bağlı sürekli maluliyetinin bulunup bulunmadığı varsa oranı, geçici maluliyet var ise süresi, sürekli veya geçici Bakıma muhtaçlık söz konusu ise süresine ilişkin rapor alınmış, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu 21/08/2019 tarih ve 11014 sayılı raporda, davacının, 15/07/2017 tarihli yaralanmaları dikkate alınarak; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında; davacının bedensel özür oranının %3 olduğu, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı mütalaa edilmiştir. Dosyada mevcut maluliyet raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi için dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu Başkanlığına gönderilmiş, İstanbul Adli Tıp İkinci Üst Kurulu 05/08/2021 tarih ve 1103 sayılı raporda; davacının, 15/07/2017 tarihli yaralanmaları dikkate alınarak; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında; davacının bedensel özür oranının %3 olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca %2.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı ve davacının 2 ay bakıcı ihtiyacının olduğu mütalaa edilmiştir. Mahkememizce kaza mahallinde yapılan keşif ile görevlendirilen kusur konusunda uzman bilirkişi Alper Şirinoğlu tarafından düzenlenen 10/07/2019 tarihli raporda, davalı sigorta şirketine ZMMS sigortalı, davalı Sağlık Bakanlığına ait bulunan ambulansın sürücüsü diğer davalı Fatih Çetin'in olayda %75 oranında kusurlu olduğu, olayın meydana gelmiş olduğu özel park yerinin sahibi, yetkilisi ve/veya sorumlusunun olayda %25 oranında kusurlu bulunduğu, olaya karışan davacı yaya Arda Yörden'in olayın oluşumu ile illiyetli herhangi bir dikkatsizliği ve/veya tedbirsizliği bulunmadığı, olayda tamamen kusursuz olduğu mütalaa edilmiştir. Taraf vekillerinin beyanları doğrultusunda davacının bilirkiişinin reddine ilişkin talebinin kabulü ile Mahkememizce kaza mahallinde yapılan keşif ile görevlendirilen kusur konusunda uzman bilirkişi Bülent Aras tarafından düzenlenen 16/03/2020 tarihli raporda, 06 DY 2513 plakalı araç sürücüsü davalı Fatih Çetin'in değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerden ötürü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/d, 52/b ve 71. maddelerinde belirtilen kuralları ihlal etmesinin yanında dikkatsizliği ve tedbirsizliği de mevzubahis olduğundan dolayı olayda %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, olayın meydana geldiği özel park yeri sahibine değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerden ötürü herhangi bir kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığı, davacı küçük yaya Ramazan Arda Yörden'in değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerden ötürü herhangi bir kural ihlali görülmediğinden ötürü olayda kusursuz olduğu, olaya neden olan davalı sürücü Fatih Çetin'in sevk ve idaresindeki davalı Sağlık Bakanlığının maliki olduğu 06 DY 2513 plakalı araç 33696281 numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile 24/01/2017-24/01/2018 devresinde meydana gelen rizikolara karşı davalı Halk Sigorta A.Ş.'ne - sigortalı olduğundan davalıların 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85/1 maddesi uyarınca kusur oranında kusur oranında (davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde) meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunabileceğinin değerlendirildiği mütala edilmiştir. Talep vekillerinin kusur bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını karşılar şekilde rapor düzenlenmesi için dosya yeniden bilirkişi Bülent Aras'a tevdi edilmiş, bilirkişi Bülent Aras tarafından düzenlenen 06/01/2022 tarihli ek raporda, 06 DY 2513 plakalı araç sürücüsü davalı Fatih Çetin'in değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerden ötürü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/d, 52/b ve 71. maddelerinde belirtilen kuralları ihlal etmesinin yanında dikkatsizliği ve tedbirsizliği de mevzubahis olduğundan dolayı olayda %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, olayın meydana geldiği özel park yeri sahibine değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerden ötürü herhangi bir kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığı, davacı küçük yaya Ramazan Arda Yörden'in değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerden ötürü herhangi bir kural ihlali görülmediğinden ötürü olayda kusursuz olduğu, olaya neden olan davalı sürücü Fatih Çetin'in sevk ve idaresindeki davalı Sağlık Bakanlığının maliki olduğu 06 DY 2513 plakalı araç 33696281 numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile 24/01/2017-24/01/2018 devresinde meydana gelen rizikolara karşı davalı Halk Sigorta A.Ş.'ne - sigortalı olduğundan davalıların 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85/1 maddesi uyarınca kusur oranında kusur oranında (davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde) meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunabileceğinin değerlendirildiği mütala edilmiştir. Alınan mevcut kusur raporları arasında bulunan çelişkilerin giderilmesi, tarafların kusur raporlarının belirlenmesi için İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 22/02/2022 tarihli kusur raporunda; Sürücü Fatih Çetin’in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya Ramazan Arda Yörden’in kusursuz olduğu mütala edilmiştir. Tarafların önceki beyan ve itirazlarını da karşılar şekilde rapor düzenlenmesi için dosya İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kuruluna tevdi edilmiş, Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu 19/08/2022 tarihli raporunda; davalı sürücü Fatih Çetin sevk ve idaresindeki ambulans aracı ile seyri sırasında olay yeri otopark girişi önüne yaklaştığında ve mahalde olabilecek yaya hareketliliğini de değerlendirerek hızını aracını her an durdurabileceği kadar düşürmesi, otopark giriş kapısının yüksekliğini dikkate alarak buradan geçme teşebbüsünde bulunmaması, zamanında ve güvenli bir şekilde aracını durdurması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmemiş, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde seyretmiş olup belirtilen hatalı hal ve hareketleri ile neden olduğu olayda %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı 2006 doğumlu yaya Ramazan Arda Yörden olay mahallinde bulunduğu sırada davalı sürücünün aracının çarptığı tabelanın üzerine düşmesi sonucu yaralandığı olayda alacak bir önlemi olmadığından atfı kabil kusurunun bulunmadığı, otopark giriş kapısının yükseklik durumunun kolayca farkedilebilir olması ve ayrıca davalı sürücünün mahalde aracını her an durdurabilecek hızda olması gerektiği hususları da dikkate alındığında Keşfe binaen düzenlenen 10/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda, olayın meydana gelmiş olduğu özel park yerinin sahibi, yetkilisi ve/veya sorumlusunun olayda %25 Oranında Kusurlu bulunduğu şeklindeki değerlendirmeye iştirak edilmediğinden sözkonusu rapordaki kusur oranlarına da iştirak edilmediği, keşfe binaen düzenlenen 16/03/2020 tarihli bilirkişi raporunun ve Dairelerince düzenlenen 22/02/2022 tarihli raporun isabetli olduklarının anlaşıldığı mütala edilmiştir. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunun kesin nitelikte olması, hükme esas alınabilecek yeterlilikte olmas nedeniyle taraf vekillerinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. Akabinde dosya aktüerya konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi Ezgi Tezcan 02/01/2023 tarihli raporunda; Dosyada bulunan tüm belge ve raporlardan; 15/07/2017 tarihinde, gerçekleşen trafik kazasında yaralanarak malul kalan davacı küçük Ramazan Arda Yörden'in, Adli tıp kurulu raporunda; İyileşme(iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği, bir başkasının sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 2(iki) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği tespit edilmiş olup, Bu doğrultuda davacı için; Bakıcı gideri tazminatı olarak: 3.555,00-TL'nin hesaplandığı, Davacı tarafından talep edilmediğinden ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca, kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan kazalı için geçici iş göremezlik süresine dair tazminat hesaplaması yapılmadığı, T.C Adli tıp kurulu raporunda davacının; "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik esas alındığında kişinin tüm vücut engellilik oranının, %3(Yüzdeüç) olduğu tespiti doğrultusunda yapılan hesaplamalara göre; toplam sürekli iş göremezlik tazminatı olarak; 180.023,76-TL'nin hesaplandığı, "Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği" ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için; 11.10.2008 tarihli 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” hükümlerine göre, %2.1(Yüzdeikinoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı tespiti doğrultusunda yapılan hesaplamalara göre; toplam sürekli iş göremezlik tazminatı olarak; 126.016,34-TL'nin hesaplandığı, dosya kapsamındaki, kusura ilişkin T.C Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen, 19.08.2022 tarihli, 40968900-101.01.02-2022/86024 sayılı, Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunda; dava konusu olayda, davalı sürücü Fatih Çetin'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı küçük Ramazan Arda Yörden'in kusursuz olduğu, tespit edilmiş olduğundan, takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere hesaplanan tazminatlardan kusur indirimi yapılmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen sigorta poliçesinde; ölüm-sakatlık için şahıs başına teminat limitinin 330.000,00-TL, sağlık giderleri için şahıs başına teminat limitinin 330.000,00-TL olduğu mütalaa edilmiştir. ISLAH DİLEKÇESİ: Davacı vekili, ıslah dilekçesi sunarak, 3.555,00 TL bakıcı gideri zararından ve 180.023,76 TL sürekli iş göremezlik zararından kaynaklanan toplam 183.578,76 TL tazminat alacağının tahsilini talep etmiş, harcını ikmal etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Toplanan delillere, bilirkişi raporlarına, ATK raporlarına, kazanın oluş şekline, tarafların beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; Olay günü 15/07/2017 günü saat 22:00 sıralarında davalı sürücü Fatih Çetin'in sevk ve idaresindeki 06 DY 2513 plakalı ambulans aracı ile, yaralı almak üzere, Andora İş Merkezi otoparkının olduğu yere geldiğinde otopark giriş kapısının üzerindeki tabelaya çarpması üzerine düşen tabelanın bu alanda bulunan yayaya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, sevk ve idaresindeki ambulans aracı ile seyri sırasında olay yeri otopark girişi önüne yaklaştığında ve mahalde olabilecek yaya hareketliliğini de değerlendirerek hızını aracını her an durdurabileceği kadar düşürmesi, otopark giriş kapısının yüksekliğini dikkate alarak buradan geçme teşebbüsünde bulunmaması, zamanında ve güvenli bir şekilde aracını durdurması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmemiş, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde seyretmiş olup belirtilen hatalı hal ve hareketleri ile neden olduğu olayda %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı yaşı küçük yaya Ramazan Arda Yörden'in olay mahallinde bulunduğu sırada davalı sürücünün aracının çarptığı tabelanın üzerine düşmesi sonucu yaralandığı olayda alacak bir önlemi olmadığından atfı kabil kusurunun olmadığı, otopark giriş kapısının yükseklik durumunun kolayca farkedilebilir olması ve ayrıca davalı sürücünün mahalde aracını her an durdurabilecek hızda olması gerektiği hususları da dikkate alındığında olayın meydana gelmiş olduğu özel park yerinin sahibi, yetkilisi ve/veya sorumlusunun ise olayda kusurunun bulunmadığı, meydana gelen kaza nedeniyle davacı küçüğün tüm vücut engellilik oranının %3 olduğu ve kaza nedeniyle yaralanması sonucu iyileşme süresi içerisinde 2 ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği, alınan ATK ve bilirkişi raporları ile sabittir. Meydana gelen kazadan kaynaklı maddi zarardan davalı sürücü, davalı araç işleteni ve davalı ZMMS sigorta şirketi, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumludur. Davacı küçüğün yaralanması sonucu sürekli iş göremezliğe ve geçici bakıcı ihtiyacı bulunduğu süre ve oranlar dikkate alınmakla, davacının maddi tazminat istemine yönelik davasının kabulüne, 183.578,76 TL'den ibaret maddi tazminat talebinin davalı Halk Sigorta AŞ yönünden 18/01/2018 temerrüt tarihinden, davalılar Fatih Çetin ve TC Sağlık Bakanlığı yönünden 15/07/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ayrıca davacı küçüğün davaya konu kaza dolayısıyla yaralanması nedeniyle elem ve üzüntüye hünkar olduğu anlaşıldığından tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana geliş şekli, zararın ağırlığı vs. hususlar gözönüne alınarak manevi tazminat talebinin davalı Mustafa Özkökdavalılar Fatih Çetin ve TC Sağlık Bakanlığı yönünden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle; A-1-Maddi Tazminat istemine yönelik davanın KABULÜ ile, davacının 180.023,76 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklı, 3.555,00 TL bakıcı giderinden kaynaklı toplam 183.578,76 TL'den ibaret maddi tazminat talebinin davalı Halk Sigorta AŞ yönünden 18/01/2018 temerrüt tarihinden, davalılar Fatih Çetin ve TC Sağlık Bakanlığı yönünden 15/07/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 12.540,27 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 3.102,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 9.437,37 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilip takdir edilen 28.536,81 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar ve ilam harcından mahsup edilen 3.102,90 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B-1-Manevi Tazminat istemine yönelik davanın KISMEN KABULÜ ile, davacının 10.000,00 TL manevi tazminat talebinin davalılar Fatih Çetin ve TC Sağlık Bakanlığından 15/07/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 683,10 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 54,00 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 629,10 TL'nin davalılar Fatih Çetin ve TC Sağlık Bakanlığından alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilip takdir edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar Fatih Çetin ve TC Sağlık Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalılar Fatih Çetin ve TC Sağlık Bakanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, red edilen miktar üzerinen hesap ve takdir edilen 5.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar Fatih Çetin ve TC Sağlık Bakanlığına verilmesine, 5-Karar ve ilam harcından mahsup edilen 54,00 TL peşin harcın davalılar Fatih Çetin ve TC Sağlık Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, C-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 35,90 TL başvuru harcı, 5,20 TL vekalet harcı, 628,00 TL keşif harcı, 380,00 TL keşif yol ücreti, 4.438,80 TL adli tıp rapor ücreti, 2.200,00 TL bilirkişi ücreti, 1.149,50 TL tebligat ve müzekkere posta gideri olmak üzere toplam 8.837,40 TL'nin, davada red ve kabul oranına göre 8.614,88 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişikin giderin davacı üzerinde bırakılmasına, Ç-HMK'nun 333 ve GAT'nin 5. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yokluğunda ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2023