İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/16 E. 2025/218 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/16
- Karar No
- 2025/218
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/16 Esas - 2025/218 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2025/16 Esas KARAR NO : 2025/218 HAKİM : ...... KATİP : ...... DAVACI :...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 07/01/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/04/2025 Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında yapılan ticari bir iş karşılığında davacı tarafından 17.10.2024 tarihli toplam 2.139.040,00-TL bedelli hizmet bedelini içerir e-fatura düzenlendiğini, fatura alacağına konu bedel muaccel hale geldikten sonra fatura alacağına dayalı olarak ...... Esas sayılı dosyası üzerinden 17.12.2024 tarihinde takip başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya 19.12.2024 tarihinde tebliğe çıkarıldığını, davalının ise 20.12.2024 tarihinde fatura alacağına konu bedeli haricen müvekkil davacının hesabına yatırdığını, aynı günde ödeme dekontunu içerir borca itiraz dilekçesini icra dosyasına sunarak borcun muaccel hale gelmediğinden bahisle takibe itiraz ettiğini, takibin bu nedenle ... tarafından durdurulduğunu, ileri sürüp ......Esas sayılı dosyasında icra takibinden sonra fatura bedelinin haricen ödemesi nedeniyle geriye kalan ve ödemesi yapılmayan icra vekalet ücreti, başvuru harcı, vekalet suret harcı, peşin harç ve tebligat giderleri yönünden davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin bu yönler bakımından devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin muaccel hale gelir gelmez söz konusu icra takibine konu edilen borcu ödediğini, bu davanın davacı şirket tarafından maddi kazanç elde etmek için kötü niyetli olarak açıldığını, davacının açtığı icra takibinin kötü niyetli olup, vekalet ücreti ve icra masrafları yönünden takibin devam etmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu borcu müvekkilinin icra takibinden haberdar olmadan önce 19.12.2024 tarihinde yatırdığını, müvekkilinin borcunu temerrüde düşmeden ödediğini bildirip davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesine dayalı olarak faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, davalının itirazı ile birlikte asıl alacağı haricen ödemesi nedeniyle icra dosyasının fer'ileri bakımından açılan itirazın iptali davasıdır.(İİK Madde 67) Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış; Tarafların BA-BS kayıtları getirtilmiş ve ticari defterleri incelenmek üzere istenmiş, ......Esas sayılı icra dosyasının UYAP sureti ve diğer belgeler dosyaya kazandırılmıştır. ...... Esas sayılı dosyasında özetle; Davacı tarafından davalı aleyhine 18.12.2024 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; 2.139.040,00-TL fatura alacağı istendiği, 17.10.2024 tarihli 1 adet kesilen yük taşımacılığı hizmetine dair faturanın takibe dayanak olarak gösterildiği, ödeme emrinin davalıya 19.12.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 20.12.2024 tarihinde ödeme emrine, takibe, borca işlemiş/ işleyecek faize ve ferilerine ve yetkiye itiraz ettiği, bundan önce davalının fatura bedeli olan 2.139.040,00-TL'yi 19.12.2024 tarihinde davacının hesabına haricen yatırdığı" anlaşılmıştır. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken, itirazına konu borcun tamamını öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukukî yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukukî yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukukî yarar mevcut olmayacaktır. Sonuç itibariyle; icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak davanın açılmasından önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukukî yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukukî yarar bulunmadığından dava reddedilse veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç ortadan kalksa bile faiz ve fer’îleri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2011 tarihli ve ......., 23.05.2018 tarihli ve...... 22.11.2018 tarihli ve ....... sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 18.12.2024 tarihinde ...... E. sayılı icra dosyasında, fatura alacağına dayanılarak 2.139.040,00-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, ödeme emrinin davalıya 19.12.2024 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, davalı borçlu tarafından 20.12.2024 tarihinde borcun tamamına itiraz edilmiş, ancak davalı 19.12.2024 tarihinde de fatura alacağının tamamını davacının banka hesabına havale ederek haricen ödemiştir. Dava dilekçesi incelendiğinde, icra takibine yapılan itirazdan sonra asıl alacağın haricen ödendiğinin davacı tarafından da kabul edildiği anlaşılmakta olup, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı davalı tarafça haricen ödenmiş olmakla birlikte, davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır. Ancak bu talepler hakkında ... kararı gereğince, mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerekmiştir. Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası ve tüm dosya içeriğine göre; Davacı tarafın, ...... Esas sayılı dosyasında icra takibinden sonra fatura bedelinin haricen ödemesi nedeniyle geriye kalan ve ödemesi yapılmayan icra vekalet ücreti, başvuru harcı, vekalet suret harcı, peşin harç ve tebligat giderleri yönünden davacının alacakları için icra takibi yapmakta haklı olduğu, yukarıda belirtilen olgular ve taleple bağlılık ilkesi gereği davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere, 1-DAVANIN KABULÜ ile, ...... Esas sayılı dosyada davalının yaptığı itirazın; takip tarihi ile ödeme tarihi arasında işleyecek (1 günlük) avans faizi, icra giderleri ve icra vekalet ücreti yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,8 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ...... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından tebligat ve müzekkere gideri olan 85,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 10,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ...... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.. 26/03/2025 Katip ...... e-imzalı Hakim ...... e-imzalı