İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/873 E. 2025/654 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/873
- Karar No
- 2025/654
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/873 Esas KARAR NO : 2025/654 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ..... VEKİLİ : Av. ... -..... DAVALI : ... - ... DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 18.12.2024 KARAR TARİHİ : 23.09.2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26.09.2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ...’e % 50 hisse oranında, ...’e % 25 hisse oranında ve ...’e %25 hisse oranında olmak üzere 3 ortak olarak kurulduğunu, müvekkilleri adına vekalet işlemleri ...’in takip ettiğini, gerekli işlemleri yaptığını, diğer ortak ... ile ilgili sözleşme imzalandığını, her iki müvekkilinin de şirket ile ilgili sadece kağıt üzerinde yetkili olarak gözüktüğünü, vekaleten işlemleri takip eden ...’in tüm üzerine düşenleri yerine getirmiş olsa da ...'in basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve müvekkillerini zor duruma düşürdüğünü, müvekkili ...’nin şirket müdürü olarak tayin edildiğini, ...... numarası ile şirket müdürlüğünden azledildiğini, dosyanın kesinleştiğini, her iki müvekkilinin de şirket ile bir bağlantısının bulunmadığını, ...'in yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi, sürekli sorun çıkarması, sözleşmelere aykırı davranması nedeniyle söz konusu şirketin faaliyette bile bulunamadığını, tüm bunlara rağmen müvekkillerin şuan günlük yaşantısında işbu şirket bilgileri karşısına çıkarak hayatlarını zor hatta çekilmez hale getirmeye başladığını, müvekkillerin defalarca ortaklıktan ayrılmak istese de sürekli olarak davalı şirketin diğer ortağı tarafından oyalandığını, iyiniyetlerinin sürekli suiistimal edildiğini, müvekkilinin ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaktan bilgi alamadığı gibi kar ve zarar dağıtımından da bilgileri bulunmadığını, müvekkillerinin şirkete dair bilançolardan haberi olmadığını belirterek, sonuç olarak, öncelikle TTK hükümleri uyarınca müvekkillerinin şirket ortaklıklarından ayrı ayrı çıkarılmalarına karar verilmesini, şirketin alacaklarına sahip olmadıkları için borçlarından da sorumlu tutulmamalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş ise de yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Tüm deliller toplanmış, davalı şirkete ait ticaret sicil dosyasının bir örneği ...'nden, vergi dairesi kayıtları ...'nden getirtilerek dosya arasına alınmış, kolluk araştırması yaptırılmış, uyuşmazlık noktaları bağlamında bildirilen tanıklar dinlenmiştir. Dava, 6102 sayılı TTK'nın 638/2. fıkrası bağlamında haklı sebebe dayanılarak limited şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkidir. TTK'nın 638/2. fıkrasında, "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına izin verilmesi için dava açabilir..." denilmektedir. Kanunda, çıkma hakkı haklı sebebin varlığına bağlanmış, ancak haklı sebep kavramı hakkında açıklama yapılmamıştır. Öğretide haklı sebep, ortaklık ilişkisini diğer ortak için çekilmez hale getiren ve dürüstlük kurallarına göre ortak açısından bu ilişkinin sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği nedenler olarak ifade edilmektedir (......). Somut olarak ise Yargıtay içtihatlarında örneğin, ortaklar arasındaki güven temelinin sarsılması, ortaklık ilişkilerinin bozulması, bilgi almak için her seferinde GK'a ya da mahkemeye başvurmak zorunda kalması, şirketin faal olmaması gibi haller somut olaya göre çıkma talebi için haklı sebep oluşturabilecek haller olarak kabul edilmekte (Emsal: .....'nin, 05.02.2018 tarih ve ..... sayılı, 24.10.2018 tarih ve..... sayılı, 31.03.2009 tarih ve ..... sayılı ilamları). Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; dosyaya mübrez ...'nün 28.03.2025 tarihli müzekkere cevabından davalı şirketin 30.11.2012 tarihi itibariyle resen terk olduğu, davalı şirket hakkında yaptırılan kolluk araştırması sonucunda ..... tarafından tutulan 22.04.2025 tarihli tutanaktan davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresinde faaliyet göstermediği ve davalı şirketin gayri faal olduğu, bunun yanında gerek mahkememizce celp edilerek incelenen ..... Esas sayılı dosya içeriği gerekse dinlenen tanık beyanı birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında ortaklığı sağlıklı bir şekilde sürdürme imkanını ortadan kaldıran anlaşmazlıkların da bulunduğu anlaşılmakla, TTK'nın 638/2. fıkrası bağlamında davacılar yönünden davalı şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma koşullarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacılar tarafından şirket borçlarından sorumlu tutulmamalarına da karar verilmesi talep edilmiş ise de; bilindiği üzere limited şirket ortakları şirketin borçlarından değillerse de (TTK md. 602), 6183 sayılı AATUK'nın 35. mükerrer maddesi ile şirketin kamu borçlarından dolayı, hisseleri oranında (tüm malvarlıklarıyla) sınırsız olarak sorumlu tutulmuşlardır. Ancak bir ortağın şirketten ayrılmasının hukuken kesinleşmesi halinde ayrılan ortağın bu tarihten sonra oluşacak kamu borçlarından dolayı sorumluluğu sona eder (......). Bu bağlamda, davacıların kamu borçlarından sorumluluğu, çıkma kararının kesinleştiği tarih itibariyle sona ereceği, bu tarihten önceki kamu borçlarından sorumluluklarının ise açıklanan hukuki düzenlemeler gereği devam edeceği açık olduğundan, davacıların şirket borçlarından sorumlu tutulmamalarına yönelik talepleri bakımından fazlaya dair istemin reddi gerekmiştir. Böylece davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; davacıların TTK'nın 638/2 m. gereğince ..... sicil numarasına kayıtlı ... Şirketi ortaklığından çıkmasına, fazlaya dair istemin reddine, 2-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacılar tarafından başlangıçta yatırılan 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 855,20-TL'nin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 5-Davacılar tarafından yapılan 1.125,00-TL tebligat gideri, 27,50-TL müzekkere gideri, 450,00-TL tanık ücreti olmak üzere toplam 1.602,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 23.09.2025 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.