İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/717 E. 2025/153 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/717
Karar No
2025/153
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/717 Esas - 2025/153 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2024/717 Esas KARAR NO : 2025/153 HAKİM : .... KATİP : .... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLLERİ : Av. .... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/05/2020 KARAR TARİHİ : 07/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/03/2025 Mahkememizce verilen 11/02/2022 tarih ve .... sayılı kararı, .... Dairesinin 12.09.2024 tarih ve .... sayılı ilamı kaldırılarak mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydı yapıldığı, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/08/2019 tarihinde davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı ve sürücüsü ...'ın sevk ve idaresinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptığını, kazanın oluşumunda davacının kusurunun bulunmadığını, davacının kaza sonrası tedavisini yaptırdığını, alınan sağlık kurulu raporunda %30 oranında Kalıcı Maluliyet oranı belirlendiğini, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, davacıya bir miktar ödemenin yapıldığını, ancak yapılan ödemenin zararı karşılamadığını belirterek şimdilik 75,00 TL kalıcı maluliyet ve 75,00 TL geçici maddi tazminat ile 75,00 TL bakıcı gideri, 75,00 TL hastane giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin mesnetsiz olduğunu, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafından davacıya 16/12/2019 tarihinde 237.502,92 TL ödemenin yapıldığını, davacının iddia ettiği tüm zararların karşılandığını, ödeme tarihindeki verilere göre zararın karşılanıp karşılanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davalının sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında söz konusu olacağını, davacının talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi harcamalarının teminat kapsamı dışında olduğunu, sağlık giderleri teminatının ... sorumluluğunda olduğunu, ilgili teminat dolayısı ile sigorta şirketinin ve güvence hesabının sorumluluğunun sona erdiğini, faiz talebini kabul etmediklerini, davacının müterafik kusurunun tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Mahkememizce aktüre bilirkişiden alınan 25.11.2024 tarihli raporda özetle; "Geçici iş Göremezlik süresi %100, sürekli iş göremezlik ödemesi ise %18 maluliyet üzerinden hesaplanmıştır maluliyet üzerinden hesaplanmıştır. Davacının kusuru bulunmadığından hesaplanan tazminattan kusur tenzili yapılmamıştır. Davalı ... A.Ş. tarafından davacıya, 16.12.2019 tarihinde 237.502,92-TL ödeme yapılmıştır. Davalı tarafından 16.12.2019 tarihinde yapılan 237.502,92 TL ödemenin davalı beyanına istinaden; Birinci durumda; Sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin davacı tarafın davaya konu trafik kazası neticesinde uğramış olduğu tüm zarara ilişkin olduğun kabulü halinde; davacının sigorta şirketi ödeme tarihi itibariyle hesaplanan toplam maddi tazminat zararı 236.593,85-TL olduğundan sigorta şirketi ödemesinin zararı karşıladığı görülmüştür. İkinci durumda; Sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin davacının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olarak yapıldığının kabulü halinde, davacının ödeme tarihi itibariyle hesaplanan toplam sürekli iş göremezlik maddi tazminat zararı 278,88 + 228.231,36 = 228.510,25 TL olup, sigorta şirketi ödemesi davacının sürekli iş göremezlik zararı karşıladığı görülmüştür. Bu durumda davacının 8.083,60 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatı bakiye alacağı bulunmaktadır. Davacı zararının sigorta şirketi tarafından karşılanıp karşılanmadığı hususunun nihai takdiri Sayın Mahkemede ait olmak üzere hesap bilirkişi raporu tanzim edilmiştir. Diğer taraftan, sigorta şirketi 16.12.2019 tarihinde davacıya yaptığı 237.502,92 TL'lik ödemeye ilişkin; yapılan ödemenin hangi zarar kalemlerine ilişkin olduğunun ve zarar kalemlerine yapılan ödemelerin ana para ve faiz miktarını içerip içermediği, içermesi halinde yapılan ana para ödemesinin davalı sigorta şirketinden celp edilmesi ve dava dosyasının tarafıma tevdi edilmesi halinde maddi tazminat hesabı tekrar yapılabilecektir" şeklinde görüş bildirmiştir. Dava trafik kazasından kaynaklanmakta olup, sürekli, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri tazminatlarının tahsiline ilişkindir. Mahkememizce davanın reddine dair verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, istinaf davasını inceleyen .... Dairesinin 12.09.2024 tarih ve .... sayılı ilamı ile; "...Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması Anayasa hükmüdür (md.141/3). Mahkemenin, tarafların açıklamalarını dikkate alarak değerlendirmesi ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da (HMK.md.27) gereğidir. Bu husus aynı zamanda .... 6.maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkı kapsamında da güvence altına alınmış haklardandır. Yargı organları her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delillerini değerlendirip, sabit görülen maddi vakıaları ve bunlardan çıkardıkları sonuç ve hukuki sebepleri gerekçelerine yansıtmalıdırlar. HMK'nın 6100 Sayılı HMK'nın 297. Maddesinde hükmün kapsamı ve hükümde bulunması gereken hususlar maddeler halinde açıkça düzenlenmiştir. 297/c bendinde “tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan hukuki sonuç ve hukuki sebeplerin” hükmün kapsamı içinde bulunması gereken hususlar olduğu belirtilmiştir. Yine aynı Kanun'un 297/2 maddesinde "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" düzenlemesine yer verilmiştir. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir.Anılan yasal düzenlemenin de gereği olarak mahkemece verilen hükmün gerekçeli olması, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında uygunluk ve illiyet bulunması, gerekçenin dosya kapsamına ve uyuşmazlığa ilişkin olması, taleplerin hangi nedenle kabul, hangi nedenle reddedildiğinin gerekçeden anlaşılması ve hükmün infazda tereddüt yaratmayacak mahiyette olması gerekmektedir.Hakim tefhim ettiği karara uygun gerekçeli hüküm oluşturmalıdır.Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, dava dilekçesinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının trafik kazasında yaralandığı, davalı sigorta şirketine başvuru üzerine yapılan ödemenin zararı karşılamadığı belirtilerek sürekli iş göremezlik tazminat, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve hastane gideri tazminatı olmak üzere dört ayrı zararın tahsili talep edildiği, 14.01.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda sigorta şirketinin ödeme tarihi olan 16.12.2019 tarihi verilerine göre geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, bakıcı ihtiyacı bulunmadığı belirtildiğinden bu yönde hesaplama yapılmadığının belirtildiği, tedavi gideri talebi bakımından eksikliklerin giderilmesi gerektiği belirtildikten sonra ödeme tarihi itibariyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı toplamının 236.502,92 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 237.502,92 TL ödeme yapıldığı ve ödeme ile zararın karşılandığının belirtildiği, mahkemece bu rapordaki tespit ve hesaplamalar hükme esas alınarak karar verilmiş ise de davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin hangi zarar kalemlerine ilişkin olduğunun açıklığa kavuşturulmadığı, öte yandan talep edilen tazminat kalemleri yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmadığı, oluşturulan hükmün 6100 sayılı HMK'nin 297/2. maddesine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda öncelikle davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 16.12.2019 tarihinde yapıldığı belirtilen ödemeye ilişkin tüm kayıt ve belgelerin getirtilerek yapılan ödemenin hangi zarar kalemlerine ilişkin olduğunun açıklığa kavuşturulması, daha sonra dört ayrı talep yönünden ödemenin kapsamına göre zararın karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesi, tahkikat eksiksiz tamamlanarak varılacak sonuç çerçevesinde taleplerden her biri hakkında ayrı ayrı 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesine uygun olarak açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde hüküm kurulması gerekirken anılan hususların göz ardı edilmiş olması doğru görülmemiştir...." gerekçesiyle mahkememiz hükmü kaldırılmakla dosya yeniden ele alınmıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, kaza tarihi olan 07/08/2019 tarihinde dava dışı sürücünün sevk ve idaresinde olan davalı sigorta şirketince ise zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın .... yönü istikametine doğru seyir halinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda bariyerlere çarpması neticesinde tek taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı kazanın meydana geldiği, meydana gelen kazada davacının aracın içerisinde yolcu olduğu anlaşılmıştır. Kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde 13.05.2019-13.05.2020 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince ... poliçe no ile sigortalandığı kazaya yönelik olarak dava öncesinde 16.12.2019 tarihinde 237.502,92 TL ödeme yapıldığı uyuşmazlık dışıdır. Davacının maluliyet durumuna ilişkin alınan ...'nun 07.10.2020 tarihli raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri gereğince %18 oranında malul kaldığı anlaşılmış olup, İstinaf Mahkemesi kararı sonrasında davalı vekilince ise davalıya yapılan ödemelerin sürekli iş göremezlik zararı kapsamında yapıldığına dair beyanda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu suretle, İstinaf Mahkemesi Kararı doğrultusunda davalı tarafından dava öncesinde yapılan 237.502,92 TL ödemenin sürekli iş göremezlik ödemesine istinaden yapıldığı anlaşılmış olup, davacının sürekli iş göremezlik tazminat kaleminin karşılandığı, .... 'nin raporu doğrultusunda bakıcı gideri ihtiyacının olmadığı anlaşılmaktadır. Sağlık gideri talebi yönünden ise; "...6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı 98. maddenin başlığı “Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi” olarak düzenlenmiş ve trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde ... tarafından karşılanacağı belirtilmiştir. Ancak, ..., tüm tedavi giderlerinden değil, sözkonusu madde kapsamında kalan belgeli ve resmi yada özel sağlık kuruluşlarından alınan tedavi giderlerinden sorumludur. Faturalandırılmayan tedavi giderinden ise davalı sigorta şirketi sorumludur. Sigorta şirketinin, ...tarafından karşılanmayan belgesiz tedavi giderlerinden sorumluluğu devam etmektedir...." (emsal .... sayılı ilamı) , davacı yan tarafından ...tarafından karşılanmayan sağlık gideri ödemesi yapıldığı da ispat edilemediğinden bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmiş, ancak geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile 8.083,60 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa 16/12/2019 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan 54,40 TL peşin harç, 30,00 TL ıslah harcının toplamı olan 84,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 531,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul red oranına göre 1.284,36 TL'sinin davalıdan 35,64 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç, 30,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 138,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 489,45 TL tebligat ve müzekkere gideri 4.500,00 TL bilirkişi ücreti 1.500,00 TL ... rapor ücreti olmak üzere toplam 6.489,45 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre 6.314,24 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacılar üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 8.083,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olmakla karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 225,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin ve e-duruşma sistemi üzerinden davalı vekilinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 07/03/2025 Katip .... e-imzalı Hakim .... e-imzalı Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/717, K. 2025/153, T. 07.03.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-717-e-2025-153-k-dffd66a5202e